Trump, Biden ve ‘kırmızı çizgi’ Suriye

27 Ekim’de Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir petrol tesisi yakınındaki ABD askeri devriyesi (AFP)
27 Ekim’de Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir petrol tesisi yakınındaki ABD askeri devriyesi (AFP)
TT

Trump, Biden ve ‘kırmızı çizgi’ Suriye

27 Ekim’de Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir petrol tesisi yakınındaki ABD askeri devriyesi (AFP)
27 Ekim’de Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir petrol tesisi yakınındaki ABD askeri devriyesi (AFP)

Suriyeli şahıs ve varlıklara yönelik son ABD yaptırımları haftalar önce hazırdı. Washington'da bu ‘dosyadan’ sorumlu kişiler, yaptırımların ilanını ayın başındaki ABD başkanlık seçimleri sonrasına erteleme kararı almıştı. Amaç ise ABD'de yönetim değiştiği taktirde Suriye'ye yönelik politikanın değişmeyeceği, iki parti ve kurumlar arasında bu ‘dosya’ üzerine siyasi uzlaşı olduğunu söylemekti. Peki bu doğru mu? Donald Trump yönetimi ile Joe Biden'ın olası yönetimi arasındaki birleşme ve çatışma noktaları neler?
Petrol endüstrisiyle bağlantılı ekonomik kuruluş ve şahıslar, güvenlik alanındaki isimler, Ulusal Savunma Kuvvetleri’ndeki resmi, askeri ve lider şahıslar, siyasi isimler, son seçimlere göre Halk Meclisi (parlamento) üyelerine yönelik son yaptırımların bulunduğu liste, Ceaser (Sezar) Suriye Sivil Koruma Yasası’nın Haziran ayı ortalarında uygulanmaya başlamasının ardından gelen beşinci listeydi. Aynı zamanda, Suriye dosyasındaki yetkililerin 90'dan fazla kişi ve kurumu etkileyen ‘Ceaser yasası’ ile ilgili söylediklerini tamamlar nitelikteydi. Yetkililerin ifade ettiğine göre, siyasi mesaj, baskı kampanyasının devam edeceği, bu kampanyanın Biden yönetiminin gelişiyle değişmeyeceği yönündeydi. Zirâ bu dosyada nasıl ilerleneceği tartışmalı değil, siyasi bölünmeleri kenara koyan bir konu. Başkan Trump’ın onayladığı Ceaser Yasası, Kongre’de hem Cumhuriyetçi, hem de Demokratlar tarafından onaylanmıştı. 
Washington’a göre Ceaser Yasası, Fırat'ın doğusundaki ve et-Tanf Üssü’ndeki askeri varlığı, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ekonomik kaynaklar açısından zengin ve stratejik bir bölgeyi kontrol etmesine destek olmak, Arap ülkelerinin ve Avrupalı diplomatların Şam ile normalleşmesini engellemeyi sürdürmek, Şam rejimini yeniden yapılanma ve normalleşme için ihtiyacı olan fonlardan mahrum etmek gibi sahip olduğu araçlardan biri sayılıyor. Nitekim ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Hazine Bakanı Stephen Mnuchin, Washington'un Suriye rejimi ve destekçileri üzerinde ekonomik baskı uygulamaya devam etme niyetini gizlemedi.
Washington, buradan hareketle, Arap ve Avrupa ülkelerini Suriyeli mültecilerle ilgili Şam'da düzenlenecek konferansa katılmamaya, Şam’ı Arap Birliği’ne geri almak için acele etmemeye çağırmıştı. Nitekim konferans boykot edildi. Arap Birliği yetkilileri ise Suriye’nin birliğe geri dönmesi üzerine Arap fikir birliğinin bulunmadığını, Şam’ın bize yardım edin ki size yardım edelim ilkesine göre ilk adımı atması gerektiğini belirtti.
Peki ABD hedefleri neler? Washington, sahip olduğu araçları şu üç hedefe ulaşmak için kullanmak istediğini söylüyor: DEAŞ’ın daimi yenilgisi, İran güçlerinin Suriye'den ihraç edilmesi ve 2254 sayılı karar çerçevesinde siyasi bir çözüme ulaşılması. Nitekim ABD’li yetkililer, Birleşmiş Milletler’in Suriye'deki Suriye misyonuna “Anayasa Komitesi'nin çalışmalarını engelleme sorumluluğunu üstlenme konusunda daha şeffaf” olması, 2254 sayılı kararın tüm unsurları üzerindeki çalışmanın yoğunlaştırılması gerektiği tavsiyesinde bulunacak kadar ileri gitti. Suriye düzeyinde kapsamlı bir ateşkes, BM gözetiminde mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin de katılımıyla seçimlerin düzenlenmesine hazırlık, kayıp ve tutuklular sorununu çözme ve güven artırıcı önlemler de bu unsurlar arasında yer alıyor.
Biden yönetimi bu hedeflerde farklılık göstermeyecek, ancak baskı ve müzakere yolunda atılan adımlarda olduğu gibi önceliklerin farklılık göstereceği tahmin ediliyor. Örneğin, Fırat'ın doğusundaki askeri varlığın Biden yönetiminde daha istikrarlı ve daha az değişken olacağına, hem SDG, hem de başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ile bölgedeki koordinasyonların daha derin olacağına inanılıyor. Yani, Washington’un müttefiklerinde, Batılı elçilerin istikrar projelerini tartışmak için Ekim ayında Kamışlı'yı ziyaret ettikleri sırada Trump'ın verdiği çekilme kararına şaşırmaları gibi bir durum gerçekleşmeyecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekim ayında Trump'tan Barış Pınarı Harekatı bölgesinin kurulmasına sadık Suriyeli gruplar ve Türk ordusunun önünden geri çekilme sözü alması gibi bir durum yeniden yaşanmayacak. Nitekim tüm göstergeler, Biden'ın Trump'ın aksine Türkiye'ye uzak, Kürtlere ise daha yakın bir tutum takındığına işaret ediyor. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in yerine Türkiye’nin Suriye’deki rolüne muhalefet eden ABD eski temsilcisi Brett McGurk’un getirilirse bunun açık bir ifadesi olacaktır. Jeffrey ve McGurk Suriye dosyasında zıtlar taraflarda bulunuyorlar.
Ulusal Güvenlik Konseyi eski üyesi Alexander Bick’in de Suriye dosyasında rol alma ihtimali mevcut. Bick ise tutum açısından McGurk ile Jeffrey’in ortasında bir yerlerde bulunuyor. Ancak, yeni ekibin, sahip olduğu araçları gerek Cenevre’de gerek bölgesel ve uluslararası oyuncularla müzakerelerle ilişkilendirerek siyasi sürece daha fazla yatırım yapacağı üzerine bir fikir birliği var. Ankara'nın gerçekleşmesini daha önce engellediği gibi, siyasi süreçte Washington’un Fırat'ın doğusundaki müttefiklerini temsil etmesi yönünde daha fazla baskı uygulayabilir.
Kapsamlı başlık, ABD'nin Ceaser Yasası, askeri mevcudiyet ve normalleşme ve yeniden inşayı yem olarak kullanma gibi baskı araçlarından faydalanmaya hazırlıklı olmasıdır. Ankara ve Şam üzerinde daha fazla baskı, Moskova ve Tahran ile ise müzakere yolu. Suriye dosyasının bölgesel ve uluslararası meselelerle bağlantılı olduğu açık hale gelecek. Nitekim İran, Biden yönetiminin bölgesel müdahale araştırmalarını da içeren düzeltilmiş nükleer anlaşmaya geri dönmesini istiyor. Türkiye ise Kürt varlığı ‘eklemlerini parçalamayı’, Rusya ile işbirliği ve rekabet içinde bölge dahilinde hem kara hem de denizden genişlemek istiyor. Diğer yandan, Arap ülkeleriyle anlaşmalar imzalayan İsrail de İran'ın Suriye'deki nüfuzunu azaltmak ve ‘mevzilerini engellemek’ istiyor. Tüm bunlara Ukrayna ve Belarus dosyaları, Rusya ile Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın yenilenmesi, Türkiye sebebiyle teorikte Suriye sınırında bulunan NATO’nun geleceği dosyaları ekleniyor.
Suriye'de ilk testleri başlatmanın muhtemelen iki yolu var: 2012'de Suriye'de kaybolan Amerikalı gazeteci Austin Tice’ın kaderini öğrenmek için müzakerelere başlamak; Şam ile Tel Aviv arasında ikili ve bölgesel içerikli bir barış anlaşması için müzakerelere başlamanın nabzını tutmak. Analistlerin "üçüncü Obama yönetimine" liderlik edeceğine inandıkları Biden, 2013’de başkanı ‘kırmızı çizgi’ koyduğu ve verdiği sözlere uymadığı sırada oradaydı. ‘Kırmızı çizgi gölgesinin’ Washington'da olduğuna inananlar var.



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.