Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır"
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır"

Merkez Bankası'nın faiz artırım kararını değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gerekirse şu aşamada bazı acı ilaçları içmemiz gerektiğinin farkındayız. Dün yapılan faiz artırımı kararını bu çerçevede değerlendiriyorum. Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18. MÜSİAD EXPO Fuarı açılışına katıldı. Düzenlenen törende konuşan Erdoğan, “Ülke olarak hem milletimizin sağlığını korumaya, hem üretim ve istihdamın aksamadan yürümesin temine çalışıyoruz. Birlikte bu süreçten güçlenerek çıkabileceğimize inanıyorum. Bugün atacağımız tohumların yarın vereceği meyveleri toplayabilmek için elimizdeki tüm imkanların kullanmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Şatları en doğru değerlendirerek bu süreci fırsata dönüştürmekte karalıyız. Salgınla mücadelede gereken her şeyi zaten yapıyor, bilim insanlarımızın tavsiyeleri doğrultusunda atılması gereken adımları atıyoruz. Dünyanın en gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı salgınla mücadele çalışmalarında Türkiye pozitif yönde ayrışarak altyapısının gücünü ortaya koymuştur. Salgının ikinci dalgasının tüm dünyayı kasıp kavurduğu dönemde nispeten daha iyi bir görünüme sahibiz” ifadelerini kullandı.
Salgının ekonomiye etkilerini azaltmak için her kesime yönelik destek çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Devlet olarak tüm imkanları seferber ederek üretimi, ihracatı, ticareti, istihdamı ayakta tutuyoruz. Bu anlayışla iş dünyasında esnaflarımıza kadar her kesime el uzattık, kaynak aktardık. Hem salgının yol açtığı sorunları, hem ekonomimizin karşı kaşıya bulunduğu sıkıntıları hep birlikte dayanışma ile aşarak hedeflerimize ulaşabiliriz. Bununu için hepimize görevler düşüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Merkez Bankamız ile özel sektörümüz bundan sonra daha güçlü şekilde birlikte çalışacaktır. Hem ekonomi politikalarımızı tahkim edecek, hem demokrasi ve özgürlüklerimizin çıtasını yükseltecek, hem milletimizin günlük hayatta rahatlamaya yol açacak hazırlıklar içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

“Bizlerle yeni anayasa hazırlamaktan kaçanların karanlık mahfillerde başka gayretler içerisine girdikleri ortaya çıktı”
Millet ittifakının tarafından hazırlanan anayasa taslağı konusundaki tartışmalara da değinen Erdoğan, “Anayasamızı demokrat ve özgürlükçü bir anlayışla defalarca değiştirdik. Tümü ile yeni bir anayasa için kolları sıvadır. Ancak CHP’nin oyun bozanlığı nedeniyle neticeye ulaşamadık. Bizimler birlikte yeni bir anayasa hazırlamaktan kaçanların daha sonra karanlık mahfillerde başka gayretler içerisine girdikleri ortaya çıktı. Böylece bizim başlattığımız yeni anayasa çalışmasının niçin akamete uğradığı da aleniyet kazandı” diye konuştu.
Hukuk alanında gerçekleştirilen reformları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yargı paketlerinin de en kısa sürede meclis gündemine getirileceğini açıkladı.

“Gerekirse bu aşamada bazı acı ilaçları içmemiz gerektiğinin farkındayız, kararı bu çerçevede değerlendiriyorum”
Merkez Bankası’nın faiz arttırma kararını da değerlendiren Erdoğan şunları söyledi:
“Milletimizin geleceğine güvenle bakabilmesi için bugün almamız gereken tedbirler neyse hayata geçirmekten kaçınmıyoruz. Gerekirse şu aşamada bazı acı ilaçları içmemiz gerektiğinin farkındayız. Dün yapılan faiz artırımı kararını bu çerçevede değerlendiriyorum. Asıl hedefimiz enflasyonu en kısa sürede önce tek haneli rakamlara, ardında orta vadeli hedeflerimiz seviyelerine düşürerek faizlerin aşağı inmesini temin etmektir. Bunu başardığımızda kurun istikrara kavuşacağını düşünüyorum. Türkiye’yi, faiz, enflasyon, kur sarmalından çıkarmamız şarttır. Aksi halde sürekli bu tartışmayı yaşamak mecburiyetinde kalacağız. Faiz sebeptir. Enflasyon neticedir. Bunu böyle bilelim. Faiz her şeyden önce bir defa paradan para kazanmak suretiyle insanları sömürmektedir. Yeni ekonomi yönetimimizle birlikte tüm mesaimizi bu konuya dikkatimiz vererek ülkemizi bu kronik sancıdan kurtaracağız.”
Konuşmasında iş dünyasına ve vatandaşlara da çağrıda bulunan Erdoğan, “Yurt dışındaki tasarruflarımızı mutlaka ülkemize getirmeliyiz. Şu anda varlık barışı ile ilgili adımı attık. Varlık barışı konusunda gerek yurtdışı, gerek yurtiçindeki yastık altı neyimiz varsa bunları herhangi bir sorguya tabi olmadan kayıt altına almamız ülkemiz için de bütün yatırımcılarımız için de yeni bir ufuk sağlayacaktır. Derdimiz şu. Paran mı var yatırım, paran mı var istihdam, paran mı var üretim. Üretim ile birlikte ihracat. Bu dörtlü mekanizmayı çalıştırdığımız zaman inanıyorum ki birlikte ayağa kalkacağız. Üretim ve istihdamda kalıcı sonuçlar doğuracak yatırımların hızlanmasını temin edeceğiz. Yatırımcıların Türk lirasına güvenlerini arttırarak mevduatlardaki döviz ağırlığının azalmasını sağlamalıyız. Türkiye’ye güvenen herkesin kazanacağı bir yatırım iklimi oluşturuyoruz” açıklamalarında bulundu.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.