2020 Riyad Zirvesi, G20 başkanlığının 'en zorlu' yılında bugün gerçekleştiriliyor

Kral Selman, iki gün sürecek 15. Liderler Zirvesi’nin çalışmalarına başkanlık ediyor

Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
TT

2020 Riyad Zirvesi, G20 başkanlığının 'en zorlu' yılında bugün gerçekleştiriliyor

Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

2020 Riyad Zirvesi bugün dünyanın en büyük ekonomilerine sahip olan ve en fazla etkisi olan ülkelerin liderlerini bir araya getiriyor. G20 ülkelerine Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yapacağı bu zirvede liderlerin gerçekleştireceği toplantılardan, küresel toparlanmayı teşvik etmeye ve dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) beraberinde getirdiği etkileri azaltmaya katkı sağlayacak tavsiyeler ve sonuçlar çıkması bekleniyor. Bu, G20 zirveleri tarihinde en zor koşullar altında yapılan zirve olarak tarihe geçecek.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz G20 liderlerinin yapacağı toplantılara başkanlık edecek. Suudi Arabistan hükümeti tüm dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 salgınından dolayı ihtiyati gerekçelerle söz konusu toplantıların sanal ortamda yapılmasına karar vermişti. Böylece sanal toplantılar bugün başlayacak ve yarına kadar sürecek.
Krallık G20 Dönem Başkanı sıfatıyla zirveye ev sahipliği yaparken Kral Selman, G20 ülkelerinin başkanlarının yanı sıra davet edilen ülkelerin ve uluslararası kuruluşların başkanlarının önünde açılış konuşmasını yapacak.
Dün G20 Suudi Arabistan Sekreterliği tarafından yapılan bir açıklamada toplantının dünyadaki karar mercileri için en güçlü tartışma forumlarından biri olduğu belirtilerek olayın önemine dikkat çekildi. Aynı zamanda dünyanın gözleri G20’nin canları kurtarmak ve salgın sonrası toparlanmaya yardım etmek için göstereceği çabalara çevrilmiş durumda.

Sorunların çözüme kavuşturulması
Söz konusu açıklamaya göre grubun liderleri daha kapsamlı, sürdürülebilir ve sağlam bir toparlanmaya zemin hazırlama, daha iyi bir geleceğin temellerini atma ve Suudi Arabistan başkanlığının hedeflerine odaklanma kapsamında sorunların çözümünü ele alacak. Açıklamada “Suudi Arabistan, gruba başkanlık ettiği sırada 2020 yılında karşı karşıya kalınan zor durumlarda ortak çalışmaları teşvik etmek için hiçbir çabadan kaçınmadı” ifadeleri yer aldı.
Açıklamanın devamında “G20 grubunun bir üyesi ve bu yılki başkanı olarak bu üst düzey toplantıya ev sahipliği yapmak Krallık için tarihi bir olay sayılıyor ve başkanlığına yansıyan Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun devam eden dönüştürücü sonuçları için bir örnek teşkil ediyor” ifadelerine yer verildi.
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 grubunun, zirve gündeminde küresel ekonominin kalkınmayı tekrar nasıl sağlayacağına ve Kovid-19 salgınının sağlık ve insan hayatının korunması başta olmak üzere yaşamın her tarafına yansıyan etkilerinden nasıl korunulacağına ilişkin etkili çözümler bulması kararlaştırılırken, G20 ülkeleri ekonomilerin sürdürülebilirliğini sağlama doğrultusunda 11 trilyon dolarlık bir bütçe ayırdı.

Zorlu aşama
G20 tarihinde ve daha önce yapılan 14 zirvede, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2020 Zirvesi’ndeki kadar zor ve olağanüstü bir aşama ile karşılaşılmamıştı. Zira Kovid-19 salgınının yayılması, dünya ülkelerinin pek çoğunun olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesine ve genel karantina önlemleri almasıyla ekonomilerinin etkilenmesine yol açtı.
Suudi Arabistan liderliğinde G20 tarihindeki en zorlu liderlik yılı, Krallığın belki de 20 ülkenin hiçbirinin daha önce karşılaşmadığı bir şekilde sınanmasına yol açtı. Krallık bu salgın ve bunun dünya üzerindeki yansımaları ile mücadele etmek amacıyla özellikle de yoksul ülkelere yardım sağlamak için diğer 20 ülke ile tam bir koordinasyon ve uyum sağlayarak siyasi, ekonomik ve zihinsel imkanlarını seferber etti.
Kral Selman bin Abdulaziz G20’nin en önemli ve acil önceliği salgınla ve bunun sağlık, sosyal ve ekonomi alanlarındaki sonuçlarıyla mücadele etmek olduğunu vurgulayarak hayatları, işleri ve geçim kaynaklarını korumanın G20 liderlerinin önceliklerinin en başında yer aldığının altını çizdi.
Kral Selman “G20 kapsamındaki çabalarımız, Kovid-19’a karşı bir aşı geliştirmek için uygun koşulları sağlamaya ve en yoksul ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak bu aşının herkese ulaştırılmasında adalet ve kapsayıcılığın sağlandığından emin olmaya odaklanmış durumda” ifadelerini kullandı.

Küresel Odaklanma
2020 G20 Dönem Başkanı sıfatıyla Kovid-19 ile mücadele çalışmalarını koordine etme çabaları çerçevesinde Suudi Arabistan, virüsün yayılmasının ardından 2020 yılının Nisan ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) katılımıyla G20 ülkelerinin sağlık bakanları ile ilk kez bir toplantı yapma çağrısında bulunmuştu.
Suudi Arabistan, geçtiğimiz Mart ayında Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında G20 liderlerinin katılımıyla olağanüstü bir sanal zirve yapma çağrısında bulunarak uluslararası çabaları tek bir çatı altında toplamaya başlamıştı. Söz konusu zirve Kovid-19 salgınıyla mücadeleyi, uluslararası işbirliğini güçlendirmeyi, bunun dünya ülkeleri ve halkları üzerinde oluşturduğu sağlık ve ekonomik etkilerini azaltmayı, uluslararası ticaret alanında oluşan sıkıntıları gidermeyi ve küresel ekonomiyi korumayı hedefliyordu.
Suudi Arabistan Haziran ayında Aşı ve Bağışıklık Küresel İttifakı’nı (Gavi) desteklemek için 150 milyon dolar tahsis etmişti. Temmuz ayında, B20 Grubu ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve Kovid-19 krizini atlatmak için bir politika paketini içeren altı merkezli bir plan açıklamıştı. Planın içerisinde en çok göze çarpan nokta kamu alımlarında yolsuzlukla mücadele etme ve verimli ve üretken sektörlerin teşvik edilmesini destekleme gerekliliği olmuştu.
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Grubu’nun Kovid-19 ile mücadeleleri hız kesmeden devam etti. Zira G20 Grubu, geçtiğimiz Eylül ayında G20 ülkelerinin maliye ve sağlık bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ortak bir toplantının ardından Kovid-19 tehlikeleri ile mücadele etmek için etkili sistemlere yatırım yapılması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunmuştu.

Petrol Krizi
Kovid-19’un yayılmasının küresel ekonomi üzerindeki etkisi yıkıcı oldu. Petrole olan küresel talep büyük ölçüde düştü. Aynı zamanda pek çok ülkenin dev Asya ülkesinden gelen vatandaşların ülkeye girmesine izin vermemesi ile turizm ve ulaşım sektörleri Kovid-19 yüzünden ilk zarar gören sektörlerden olmuştu.
Suudi Arabistan hareket etmekte gecikmedi. Krallığın başkanlık ettiği G20 Grubu, küresel ekonominin büyümesine katkı sağlayacak şekilde enerji piyasalarının istikrarını sağlamayı ve korumayı hedefleyen küresel diyalog ve işbirliğini geliştirmek için 8 Nisan’da G20 ülkelerinin ve davet edilen ülkelerin enerji bakanlarının katılımıyla olağanüstü sanal bir zirve gerçekleştirileceğini duyurmuştu.
G20 enerji bakanları, petrol piyasasında dengeyi korumak için “önlemler” alma konusunda kararlı olduklarını duyurdular ve toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, tüm ulusların yararına olacak şekilde enerji piyasalarında istikrar ve güvenliğin artırılmasında nihai hedefe ulaşmak için eşgüdümlü bir yanıt oluşturmanın ve iyileştirici önlemler alınmasının önemine vurgu yaptı.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı ülkelerden oluşan OPEC+, o dönem küresel üretimi dengede tutmak isteyen Suudi Arabistan’ın güçlü çabalarıyla tarihi bir anlaşma yapıldığını duyurmuştu. Böylece yaklaşık 10 milyon varillik bir azalma oldu ki bu da Ocak ayı OPEC+ anlaşmasında 1,7 milyon varil olmak üzere daha önceden hedeflenen rakamın yaklaşık 3 katına tekabül ediyordu.



Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.


Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

TT

Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü. Görüşmenin ana gündeminde, bölgedeki son durum ile İslamabad’ın ev sahipliği yaptığı ABD-İran müzakerelerine ilişkin gelişmeler yer aldı.

Cidde’de dün gerçekleştirilen görüşmede taraflar, bölgesel istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladı. Muhammed bin Selman ayrıca, Şahbaz Şerif ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in çalışmalarını takdir etti.

Görüşmede ayrıca Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki yakın ikili ilişkiler, mevcut iş birliği alanları ve bu ilişkilerin farklı sektörlerde daha da geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı.

dsv
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i kabul etti. (SPA)

Muhammed bin Selman, görüşme sırasında Şahbaz Şerif’in Pakistan’da büyümeyi güçlendirmeye yönelik çabalarını ve Riyad ile İslamabad arasındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarını takdir etti.

Görüşmede Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban yer aldı. Pakistan tarafında ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar hazır bulundu.

d
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi. (SPA)

Şahbaz Şerif dün Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Cidde’ye ulaştı. Şerif’i, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Suud bin Meşal bin Abdulaziz karşıladı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı dün sabah yaptığı açıklamada, Başbakan’ın üst düzey bir heyetle birlikte 15-18 Nisan tarihleri arasında Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’ye resmi ziyaretlerde bulunacağını duyurdu.

Şahbaz Şerif’e eşlik eden heyette Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Enformasyon Bakanı Ataullah Tarar, Başbakan Özel Danışmanı Tarık Fatemi ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkili yer alıyor.

Arabuluculuk çabaları

Bu gelişme, Pakistan’ın Ortadoğu’yu etkileyen savaşın ardından oluşan gerilimi sona erdirmeye yönelik ABD ile İran arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı. Bu süreç, geçici ve kırılgan bir ateşkes ile İslamabad’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelere de zemin hazırladı.

Pakistanlı siyaset analisti Dr. Ahmed el-Kureyşi, ziyaretin amacının İslamabad’ın İran’ın müzakere sürecindeki tutumuna ilişkin değerlendirmelerini Suudi liderliğine aktarmak ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin hayati meselelerinin Tahran ile yürütülen görüşmelere dahil edilmesi gerektiğini vurgulamak olduğunu söyledi.

vfdfd
Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Suud bin Meşal bin Abdulaziz, Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda Şahbaz Şerif’i karşıladı. (Mekke Bölgesi Valiliği)

Suudi Arabistan ile Pakistan arasında uzun süredir devam eden güçlü ilişkiler, iki ülke arasında imzalanan stratejik anlaşmayla daha da ileri taşınmış; bu anlaşma kapsamında genişletilen savunma ortaklığı çerçevesinde, herhangi bir ülkeye yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının diğerine yapılmış sayılacağı kabul edilmişti.

Geçtiğimiz ay Pakistan Başbakanı, İran kaynaklı çatışmalar sırasında Suudi Arabistan’ın ‘dikkat çekici bir itidal’ sergilediğini belirterek, gerilimin acilen düşürülmesi gerektiğini vurgulamıştı.

12 Mart’ta Muhammed bin Selman ile Şahbaz Şerif arasında yapılan kapalı görüşmeye ilişkin Pakistan Başbakanlığı Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, İslamabad’ın Suudi Arabistan’a ‘tam dayanışma’ ve zor koşullarda destek mesajı verdiği belirtilmiş, tarafların bölgesel barış ve istikrar için birlikte çalışma konusunda mutabık kaldığı ifade edilmişti.

Çok yönlü ilişkiler

Pakistan ile Suudi Arabistan, askeri-stratejik iş birliğinden ekonomik çıkarlara ve enerji tedarikine kadar uzanan çok boyutlu ve köklü ilişkilere sahip.

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı dün daha önceki gelişmeler kapsamında Pakistan’a 3 milyar dolar tutarında ek mevduat taahhüdünde bulunduğunu ve mevcut 5 milyar dolarlık finansman paketinin süresini üç yıl daha uzattığını açıkladı.

sdfvfd
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede... 12 Mart 2026 (SPA)

Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan’ın sağladığı mevcut 5 milyar dolarlık mevduatın artık önceki yıllarda olduğu gibi yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağı, bunun yerine daha uzun vadeli bir çerçevede devam edeceği belirtildi.

11 Nisan’da ise Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, iki ülke arasındaki ortak savunma iş birliği anlaşması kapsamında Pakistan’ın Suudi Arabistan’a güvenlik desteği sağlamak üzere askeri birlikler ve savaş uçakları gönderdiğini doğrulamıştı.


Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı, 2026 Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı

2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
TT

Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı, 2026 Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı

2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)

Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Muhammed bin Abdurrahman bin Abdulaziz dün akşam 2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde başkent Riyad’da düzenlenen törene prensler, yetkililer, Suudi Arabistan’daki diplomatik misyon temsilcileri ile dünyanın farklı bölgelerinden aydınlar ve düşünürler katıldı.

Törende konuşan Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Kral Selman’a ödüle verdiği destekten dolayı teşekkür etti ve Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı’nın törene katılımını takdirle karşıladı.

Prens Turki bin Faysal, “Kral Faysal Ödülleri’nde bilimi onurlandırmayı ve insanlığın refahı için çalışan bilim insanlarını takdir etmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımda ülkemizin vizyonunu ve liderliğimizin halkına, bölgeye ve dünyaya hizmet etmeyi esas alan yönelimini örnek alıyoruz” ifadelerini kullanarak kazananları tebrik etti.

Kral Faysal Ödülleri Genel Sekreteri Dr. Abdulaziz es-Sebil ise, ‘İslam’a hizmet, İslami çalışmalar, Arap dili ve edebiyatı, tıp ve bilim’ alanlarında insanlığa katkı sağlayan öncü çalışmaları dolayısıyla yedi kazananı tanıttı.

sdvds
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri’nin kazananları, dün Riyad’da düzenlenen törenle onurlandırıldı. (SPA)

‘İslam’a hizmet’ ödülü iki isme verildi. Ödülü kazananlardan Abdullatif el-Fevzan, kalkınma ihtiyaçlarıyla bağlantılı nitelikli girişimleri desteklemeye dayanan özgün bir hayırseverlik yaklaşımı benimsemesi ve insani projelerin geliştirilmesi amacıyla Ecvad Vakfı’nı kurması dolayısıyla ödüle layık görüldü.

Ödülü kazanan diğer isim Mısır’daki el-Ezher Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Ebu Musa oldu. Ebu Musa, özellikle Kur’an’ın i‘cazını açıklamaya odaklanan belagat alanı başta olmak üzere Arap dili üzerine 30’dan fazla eser kaleme alması, Ezher Büyük Alimler Heyeti’nin kurucu üyeleri arasında yer alması, çok sayıda uluslararası bilimsel etkinliğe katılması ve Ezher Camii’nde klasik eserlerin şerhine yönelik yüzlerce ders vermesi nedeniyle ödüle layık görüldü.

‘İslami çalışmalar’ ödülü ise konusu ‘İslam dünyasında ticaret yolları’ olan çalışmalarıyla Dr. Abdulhamid Hammude’ye verildi. Fayoum Üniversitesi öğretim üyesi olan Hammude, İslam dünyasındaki kara ve deniz ticaret yollarını, bunların ağlarını ve uzantılarını; Doğu İslam coğrafyası, Irak, İran, Arap Yarımadası, Şam, Mısır ve Sahra bölgelerini kapsayacak şekilde bütüncül ve analitik bir yaklaşımla ele alan çalışmalarıyla öne çıktı.

sdvds
Uluslararası Kral Faysal Ödülleri, insanlığa hizmet etmeye ve bilgi birikimini artırmaya katkıda bulunan öncü başarıların takdir edilmesi amacıyla veriliyor. (SPA)

Aynı ödülü kazanan diğer isim ise Ürdün’deki Haşimi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Hüseyin oldu. Hüseyin, doğrudan arkeolojik saha çalışmaları ve GPS tabanlı hassas konumlandırma verileriyle desteklenen araştırmaları, ayrıntılı analitik haritalarla güçlendirilmiş bulguları ve Kur’an metni ile coğrafi-saha verilerini birleştiren yöntemiyle öne çıktı. Bu yaklaşımıyla Mekke kervan yolu olarak bilinen İlaf yolunu coğrafi ve tarihsel bağlamı içinde bilimsel bir perspektifle ele alan Hüseyin’in çalışması, Arap Yarımadası’ndaki erken dönem ticaret yollarının belgelenmesine önemli katkı sağladı.

‘Arap dili ve edebiyatı’ ödülü ise konusu ‘Fransızca yazılan Arap edebiyatı’ olan çalışmalarıyla Pierre Larcher’e verildi. Aix-Marseille Üniversitesi öğretim üyesi olan Larcher, Arap edebiyatını Fransız okuyuculara özgün ve yenilikçi bir yaklaşımla sunması, klasik Arap şiiri üzerine yüksek düzeyli akademik çalışmaları ve bu eserleri Fransız kültürel bağlamına uygun şekilde aktarmasıyla takdir topladı. Ayrıca, Muallakat’ın Fransızcaya çevirileri ve cahiliye dönemi şiirine yönelik bilimsel incelemeleri, onun eleştirel projesinin önemli parçaları olarak öne çıktı.

fdvfd
Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Turki bin Faysal, ödülün insanlığa mutluluk getirmek için çalışan bilim insanlarını onurlandırdığını belirtti. (SPA)

‘Tıp’ ödülü, bu yıl ‘obezite tedavilerinde etkili keşifler’ temasıyla Prof. Dr. Svetlana Mojsov’a verildi. ABD’deki Rockefeller Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Mojsov, insan vücudunda pankreas, kalp ve beyinde reseptörleri bulunan biyolojik olarak aktif glukagon benzeri peptit GLP-1’in bir hormon olarak işlevini ortaya koyan öncü çalışmalarıyla ödüle layık görüldü. Biyokimya alanında ileri teknikler kullanan Mojsov’un çalışmaları, bu hormonun insülin salgısını güçlü biçimde tetiklediğini gösteren ayrıntılı fizyolojik araştırmaları da içeriyor. Bu bulguların, diyabet ve obezite tedavisinde yeni bir ilaç sınıfının geliştirilmesine önemli katkı sağladığı belirtiliyor.

‘Bilim’ ödülü ise bu yıl matematik alanındaki çalışmalarıyla Prof. Dr. Carlos Kenig’e verildi. ABD’deki Chicago Üniversitesi öğretim üyesi olan Kenig, özellikle doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemler üzerine yaptığı analiz çalışmalarıyla modern matematikte önemli bir dönüşüme katkı sundu. Geliştirdiği yöntemlerin bugün yaygın biçimde kullanıldığı, akışkanlar mekaniğinden fiber optik teknolojilere ve tıbbi görüntülemeye kadar birçok alanda yeni araştırma imkânları açtığı ifade edildi.