2020 Riyad Zirvesi, G20 başkanlığının 'en zorlu' yılında bugün gerçekleştiriliyor

Kral Selman, iki gün sürecek 15. Liderler Zirvesi’nin çalışmalarına başkanlık ediyor

Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
TT

2020 Riyad Zirvesi, G20 başkanlığının 'en zorlu' yılında bugün gerçekleştiriliyor

Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
Bugün Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin liderlerinin sanal toplu fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

2020 Riyad Zirvesi bugün dünyanın en büyük ekonomilerine sahip olan ve en fazla etkisi olan ülkelerin liderlerini bir araya getiriyor. G20 ülkelerine Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yapacağı bu zirvede liderlerin gerçekleştireceği toplantılardan, küresel toparlanmayı teşvik etmeye ve dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) beraberinde getirdiği etkileri azaltmaya katkı sağlayacak tavsiyeler ve sonuçlar çıkması bekleniyor. Bu, G20 zirveleri tarihinde en zor koşullar altında yapılan zirve olarak tarihe geçecek.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz G20 liderlerinin yapacağı toplantılara başkanlık edecek. Suudi Arabistan hükümeti tüm dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 salgınından dolayı ihtiyati gerekçelerle söz konusu toplantıların sanal ortamda yapılmasına karar vermişti. Böylece sanal toplantılar bugün başlayacak ve yarına kadar sürecek.
Krallık G20 Dönem Başkanı sıfatıyla zirveye ev sahipliği yaparken Kral Selman, G20 ülkelerinin başkanlarının yanı sıra davet edilen ülkelerin ve uluslararası kuruluşların başkanlarının önünde açılış konuşmasını yapacak.
Dün G20 Suudi Arabistan Sekreterliği tarafından yapılan bir açıklamada toplantının dünyadaki karar mercileri için en güçlü tartışma forumlarından biri olduğu belirtilerek olayın önemine dikkat çekildi. Aynı zamanda dünyanın gözleri G20’nin canları kurtarmak ve salgın sonrası toparlanmaya yardım etmek için göstereceği çabalara çevrilmiş durumda.

Sorunların çözüme kavuşturulması
Söz konusu açıklamaya göre grubun liderleri daha kapsamlı, sürdürülebilir ve sağlam bir toparlanmaya zemin hazırlama, daha iyi bir geleceğin temellerini atma ve Suudi Arabistan başkanlığının hedeflerine odaklanma kapsamında sorunların çözümünü ele alacak. Açıklamada “Suudi Arabistan, gruba başkanlık ettiği sırada 2020 yılında karşı karşıya kalınan zor durumlarda ortak çalışmaları teşvik etmek için hiçbir çabadan kaçınmadı” ifadeleri yer aldı.
Açıklamanın devamında “G20 grubunun bir üyesi ve bu yılki başkanı olarak bu üst düzey toplantıya ev sahipliği yapmak Krallık için tarihi bir olay sayılıyor ve başkanlığına yansıyan Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun devam eden dönüştürücü sonuçları için bir örnek teşkil ediyor” ifadelerine yer verildi.
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 grubunun, zirve gündeminde küresel ekonominin kalkınmayı tekrar nasıl sağlayacağına ve Kovid-19 salgınının sağlık ve insan hayatının korunması başta olmak üzere yaşamın her tarafına yansıyan etkilerinden nasıl korunulacağına ilişkin etkili çözümler bulması kararlaştırılırken, G20 ülkeleri ekonomilerin sürdürülebilirliğini sağlama doğrultusunda 11 trilyon dolarlık bir bütçe ayırdı.

Zorlu aşama
G20 tarihinde ve daha önce yapılan 14 zirvede, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2020 Zirvesi’ndeki kadar zor ve olağanüstü bir aşama ile karşılaşılmamıştı. Zira Kovid-19 salgınının yayılması, dünya ülkelerinin pek çoğunun olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesine ve genel karantina önlemleri almasıyla ekonomilerinin etkilenmesine yol açtı.
Suudi Arabistan liderliğinde G20 tarihindeki en zorlu liderlik yılı, Krallığın belki de 20 ülkenin hiçbirinin daha önce karşılaşmadığı bir şekilde sınanmasına yol açtı. Krallık bu salgın ve bunun dünya üzerindeki yansımaları ile mücadele etmek amacıyla özellikle de yoksul ülkelere yardım sağlamak için diğer 20 ülke ile tam bir koordinasyon ve uyum sağlayarak siyasi, ekonomik ve zihinsel imkanlarını seferber etti.
Kral Selman bin Abdulaziz G20’nin en önemli ve acil önceliği salgınla ve bunun sağlık, sosyal ve ekonomi alanlarındaki sonuçlarıyla mücadele etmek olduğunu vurgulayarak hayatları, işleri ve geçim kaynaklarını korumanın G20 liderlerinin önceliklerinin en başında yer aldığının altını çizdi.
Kral Selman “G20 kapsamındaki çabalarımız, Kovid-19’a karşı bir aşı geliştirmek için uygun koşulları sağlamaya ve en yoksul ülkelerin ihtiyaçlarını dikkate alarak bu aşının herkese ulaştırılmasında adalet ve kapsayıcılığın sağlandığından emin olmaya odaklanmış durumda” ifadelerini kullandı.

Küresel Odaklanma
2020 G20 Dönem Başkanı sıfatıyla Kovid-19 ile mücadele çalışmalarını koordine etme çabaları çerçevesinde Suudi Arabistan, virüsün yayılmasının ardından 2020 yılının Nisan ayında Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) katılımıyla G20 ülkelerinin sağlık bakanları ile ilk kez bir toplantı yapma çağrısında bulunmuştu.
Suudi Arabistan, geçtiğimiz Mart ayında Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında G20 liderlerinin katılımıyla olağanüstü bir sanal zirve yapma çağrısında bulunarak uluslararası çabaları tek bir çatı altında toplamaya başlamıştı. Söz konusu zirve Kovid-19 salgınıyla mücadeleyi, uluslararası işbirliğini güçlendirmeyi, bunun dünya ülkeleri ve halkları üzerinde oluşturduğu sağlık ve ekonomik etkilerini azaltmayı, uluslararası ticaret alanında oluşan sıkıntıları gidermeyi ve küresel ekonomiyi korumayı hedefliyordu.
Suudi Arabistan Haziran ayında Aşı ve Bağışıklık Küresel İttifakı’nı (Gavi) desteklemek için 150 milyon dolar tahsis etmişti. Temmuz ayında, B20 Grubu ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve Kovid-19 krizini atlatmak için bir politika paketini içeren altı merkezli bir plan açıklamıştı. Planın içerisinde en çok göze çarpan nokta kamu alımlarında yolsuzlukla mücadele etme ve verimli ve üretken sektörlerin teşvik edilmesini destekleme gerekliliği olmuştu.
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Grubu’nun Kovid-19 ile mücadeleleri hız kesmeden devam etti. Zira G20 Grubu, geçtiğimiz Eylül ayında G20 ülkelerinin maliye ve sağlık bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ortak bir toplantının ardından Kovid-19 tehlikeleri ile mücadele etmek için etkili sistemlere yatırım yapılması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunmuştu.

Petrol Krizi
Kovid-19’un yayılmasının küresel ekonomi üzerindeki etkisi yıkıcı oldu. Petrole olan küresel talep büyük ölçüde düştü. Aynı zamanda pek çok ülkenin dev Asya ülkesinden gelen vatandaşların ülkeye girmesine izin vermemesi ile turizm ve ulaşım sektörleri Kovid-19 yüzünden ilk zarar gören sektörlerden olmuştu.
Suudi Arabistan hareket etmekte gecikmedi. Krallığın başkanlık ettiği G20 Grubu, küresel ekonominin büyümesine katkı sağlayacak şekilde enerji piyasalarının istikrarını sağlamayı ve korumayı hedefleyen küresel diyalog ve işbirliğini geliştirmek için 8 Nisan’da G20 ülkelerinin ve davet edilen ülkelerin enerji bakanlarının katılımıyla olağanüstü sanal bir zirve gerçekleştirileceğini duyurmuştu.
G20 enerji bakanları, petrol piyasasında dengeyi korumak için “önlemler” alma konusunda kararlı olduklarını duyurdular ve toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, tüm ulusların yararına olacak şekilde enerji piyasalarında istikrar ve güvenliğin artırılmasında nihai hedefe ulaşmak için eşgüdümlü bir yanıt oluşturmanın ve iyileştirici önlemler alınmasının önemine vurgu yaptı.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı ülkelerden oluşan OPEC+, o dönem küresel üretimi dengede tutmak isteyen Suudi Arabistan’ın güçlü çabalarıyla tarihi bir anlaşma yapıldığını duyurmuştu. Böylece yaklaşık 10 milyon varillik bir azalma oldu ki bu da Ocak ayı OPEC+ anlaşmasında 1,7 milyon varil olmak üzere daha önceden hedeflenen rakamın yaklaşık 3 katına tekabül ediyordu.



Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
TT

Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)

Suudi Arabistan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon aracılığıyla güney vilayetlerinde askeri ve siyasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu adımların, durumun normalleştirilmesi, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ve askeri oluşumların Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında düzenlenmesi hedefleri doğrultusunda atıldığı belirtildi. Söz konusu çabalar, tansiyonun düşürülmesi ve ulusal meseleler etrafında diyalog kanallarının açılmasına yönelik diplomatik girişimlerle eş zamanlı yürütülüyor.

Bu çerçevede, geçici başkent Aden’deki Yemen Savunma Bakanlığı binasında askeri istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el-Basr başkanlık etti. Görüşmede, askerî birliklerin statüsü ve faaliyetlerine ilişkin karar ve talimatlarının uygulanması ele alındı.

Resmi medyaya göre toplantıya, ortak harekât birimleri temsilcileri, askeri oluşumların komutanları ile Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri katıldı. Toplantıda, kuvvetlerin tek bir komuta yapısı ve ortak bir harekât merkezi altında faaliyet gösterecek birleşik ve düzenli bir ulusal ordu çatısı altında örgütlenmesine yönelik adımlar gözden geçirildi. Bu sürecin, geçici başkent Aden ile diğer kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

sdfrgty
Yemenli askeri liderlerin Aden'deki Savunma Bakanlığı binasında yaptığı toplantıdan (SABA)

Tümgeneral Ahmed el-Basr, siyasi ve askeri liderliğin bu dosyaya büyük önem verdiğini belirterek, söz konusu adımı birleşik bir ulusal askeri kurumun inşası yolunda kilit bir aşama olarak nitelendirdi. El-Basr, kurumsal çalışma anlayışına ve askeri disipline bağlı kalınması, Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın şemsiyesi altında faaliyet yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

El-Basr ayrıca, meşru hükümeti destekleyen ortak kuvvetlerin askeri heyetiyle tam eşgüdümün önemine dikkat çekti. Ortak Kuvvetler Komutanı’nın danışmanı Tümgeneral Fellah eş-Şehrani başkanlığındaki heyetle koordinasyonun, verilen talimatların uygulanmasını ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını ifade etti.

Tümgeneral Fellah eş-Şehrani de tüm güçlerin ve silahlı unsurların Aden kentinden çıkarılmasının önemini vurgulayarak, geçici başkentin sivil niteliğinin korunması gerektiğini söyledi. Eş-Şehrani, Aden Havalimanı’nın vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olarak kalmasının zorunlu olduğunu da kaydetti.

xcdfgrt
Suudi Arabistan'dan bir askeri heyet, güvenlik durumunu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek amacıyla Aden'de bulunuyor. (X)

Eş-Şehrani, Aden’de aralarında feshedilen Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) bağlı oluşumların da bulunduğu askeri birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, koalisyon heyetinin Aden’de bulunmasının vatandaşlar ve yerel yönetimler için bir güven mesajı taşıdığını söyledi. Eş-Şehrani, bu durumun Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarı, yeni bir kalkınma aşamasına geçişin ve vatandaşların ihtiyaçlarına yanıt verebilmenin temel şartı olarak gördüğünü ve bu yöndeki kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Şebva, el-Mehra ve Sokotra

Yemen’in resmî medyasına göre, Şebve Valisi Avad Muhammed bin el-Vezir, meşru hükümeti destekleyen koalisyon komutanlığından Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi başkanlığındaki askeri bir heyetle bir araya gelerek, vilayette güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak koordinasyon başlıklarını ele aldı.

Vali el-Vezir, ortak kuvvetler komutanlığının Şebve’ye gösterdiği ilgiyi ve güvenliğin tesis edilmesi ile istikrarın pekiştirilmesine yönelik süregelen desteğini takdir etti. El-Vezir, yerel yönetim, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında kurumsal çalışmanın güçlendirilmesi ve görevlerin tamamlayıcı şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.

Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi ise askeri komitenin görevinin, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile meşru hükümeti destekleyen koalisyon liderliğinin talimatları doğrultusunda, vilayet yönetimine askeri ve güvenlik birimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılmasında destek vermek olduğunu belirtti. El-Uteybi, bu sayede söz konusu birimlerin Şebve’de güvenlik ve istikrarın korunması ile toplumsal barışın muhafazasında rollerini etkin biçimde sürdürebileceğini ifade etti.

Öte yandan el-Mehra vilayetinde Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tuğgeneral Abdullah el-Cedhi, Şahn ilçesi ile Umman Sultanlığı sınır kapısındaki güvenlik durumunu yerinde inceledi. El-Cedhi, güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasındaki hazırlık seviyesi, disiplin ve koordinasyonu değerlendirdi.

El-Cedhi, stratejik ve hayati öneme sahip Şahn Sınır Kapısı’nın önemine dikkat çekerek, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kapının güvenliğini sağlama, geçişlerin düzenli şekilde sürdürülmesi ve vatandaşlar ile yolcular için işlemlerin kolaylaştırılması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu vurguladı.

zASDF
Sokotra'da Suudi görev gücüyle iş birliği içinde durumun normalleştirilmesi için resmi çalışmalar sürüyor. (SABA)

Resmi kaynaklara göre Sokotra vilayetinde, Vali Rafet es-Sekali başkanlığında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya yerel yönetim yetkilileri ile yerleşim merkezlerinin aşiret liderleri katıldı; vilayetteki genel durum ile güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yollar ele alındı.

Vali es-Sekali, safların birleştirilmesi ve toplumsal bilincin artırılmasının önemine vurgu yaparak, Başkanlık Konseyi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun denetiminde faaliyet gösteren ulusal bir güç olarak Vatan Kalkanı Güçleri’ni memnuniyetle karşıladı.

Resmi medyaya göre toplantıda, vilayetin aşiret liderlerinden oluşacak özel bir komite kurulması kararlaştırıldı. Komitenin, yerel yönetim ve 808’inci Görev Gücü Komutanı ile sürekli iletişim halinde olarak çabaların eşgüdümünü sağlaması ve ortaya çıkabilecek sorunlara hızla çözüm üretmesi hedefleniyor.

Siyasi ve diplomatik faaliyetler

Siyasi ve diplomatik temaslar kapsamında, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Muhrimi, Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Catherine Corm-Kammoun ile bir araya geldi.

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığına göre el-Muhrimi, Fransa’nın Yemen’de ekonomik ve kalkınma reformlarına verdiği desteği takdir ederek, silahlı grupların oluşturduğu tehditlere karşı su yolları ve uluslararası deniz ticaret hatlarının korunmasında uluslararası toplumla ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

El-Muhrimi ayrıca, son gelişmelerin kontrol altına alınması ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabalara öncülük eden Suudi Arabistan’ın rolünü övdü; Riyad’ın kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın temellerini sağlamlaştırma konusundaki kararlılığına dikkat çekti.

El-Muhrimi, güney meselesine adil ve kapsayıcı bir diyalog yoluyla bulunacak çözümün, devlet kurumlarının yeniden inşasına ve Husilerin darbesinin sona erdirilmesine yönelik çabaların temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti. El-Muhrimi, yeniden imar programlarının desteklenmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi için uluslararası bağışçılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

XSDEFR
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih, Avrupa Birliği (AB) büyükelçisiyle bir araya geldi. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih de Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen Büyükelçisi Patrick Simonnet’i kabul etti. Resmi medyaya göre görüşmede, Yemen ile AB ülkeleri arasındaki ortaklığın ufukları, Başkanlık Konseyi ve hükümetin kurtarılmış vilayetlerde güvenliği tesis etmeye yönelik çabaları ile Kızıldeniz’de terörizm ve korsanlıkla bağlantılı riskler ele alındı.

Resmî kaynaklara göre Salih, AB’nin Yemen’e ve ülkenin toprak bütünlüğüne verdiği desteği takdir ederek, son yıllarda insani operasyonlara sağladığı katkılardan övgüyle söz etti. Salih, AB Büyükelçisi’ni kurtarılmış vilayetlerdeki son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, istikrarın iyileşmesinin devletin sahadaki varlığının güçlendirilmesini ve temel hizmetlerin etkinliğinin artırılmasını gerektirdiğini vurguladı. Salih ayrıca, özellikle Riyad’da yapılması planlanan güney-güney diyaloğuna verdiği destek bağlamında Suudi Arabistan’ın üstlendiği rolü övdü.


Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü olarak ilan etmesini memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, aşırıcılığı ve terörizmi kınadığını ve Arap devletlerinin güvenliği, istikrarı ve refahına, ayrıca bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkıda bulunan tüm çabalara destek verdiğini teyit etti.


El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.