Suudi Arabistan'ın gelecek yıl için ulusal yatırım stratejisi ve uzmanlaşmış ekonomik şehirler kurma planı

Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Zirvesi, ilk kez sanal olarak düzenlendi. (Fotoğraf: Meşal el-Kadir)
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Zirvesi, ilk kez sanal olarak düzenlendi. (Fotoğraf: Meşal el-Kadir)
TT

Suudi Arabistan'ın gelecek yıl için ulusal yatırım stratejisi ve uzmanlaşmış ekonomik şehirler kurma planı

Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Zirvesi, ilk kez sanal olarak düzenlendi. (Fotoğraf: Meşal el-Kadir)
Suudi Arabistan başkanlığındaki G20 Zirvesi, ilk kez sanal olarak düzenlendi. (Fotoğraf: Meşal el-Kadir)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, önümüzdeki yıl yabancı yatırımların hacmini artıracak ulusal yatırım stratejisi geliştirildiğini açıkladı. Falih aynı zamanda, 2020’nin ilk altı ayındaki yabancı yatırımların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 arttığını bildirdi.
Başkent Riyad'da dün düzenlenen G20 2020 Zirvesi'nde konuşan Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, grubun gücünü üye ülkelerin bireysel yeteneklerinden aldığını ve grubun dünya ekonomilerini ilerletmek için çözümler bulmaya yönelik çabalar gösterdiğini belirtti.  "G20, dünyaya rehberlik etmek ve gelecekle nasıl başa çıkılacağını göstermek amacıyla büyük bir çaba gösteriyor ve bu yönde adımlar atıyor.”
Bakan Falih, doğrudan yabancı yatırım geliştirme hedefinin "çok daha yüksek" olacağını belirterek, Krallığın yatırım geliştirme çabaları çerçevesinde Yatırım Bakanlığı’nın önümüzdeki yıl içeride yatırım fırsatlarını artırmayı içeren bir ulusal yatırım stratejisi üzerinde çalıştığını açıkladı.
Krallığın bu bağlamda attığı ciddi adımlara dikkati çeken Falih, bölgesel ve yabancı yatırımcıların yer aldığı sanayi kentleri ve çok faaliyetli özel ekonomik bölgelerin kurulması planlarından bahsederek, "Suudi ve yabancı yatırımcılara tam mülkiyet hakkı verilecek" dedi.
Falih açıklamasında, cazip ve hedeflenen sektörlerin, çalışmak için uygun ve sağlıklı bir yatırım ortamının yaratılması dikkate alınarak Krallığın bir dizi bölgesinde kurulacak bu şehirler içinde yer alacağını, bu sektörler arasında turizm, kültür, spor, sanayi, yapay zeka, teknoloji ve sağlık olduğunu belirtti. 
Yatırım Bakanı, söz konusu planın tarihi hakkında yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan önümüzdeki yıl açılışını yapacak. Ayrıca, daha büyük miktarlarda yatırım çekme hedeflerinin yanı sıra, başta yenilenebilir enerji, bulut bilişim ve eğlence gibi alanlar olmak üzere Suudi Arabistan'ın hedeflediği bir dizi alanda nitel büyümeye de odaklanılacak" dedi. 
Söz konusu alanların ülke üzerindeki etkisi konusunda iyimser açıklamalarda bulunan Falih, "Suudi Arabistan'ın 2023 Vizyonu projesi, ülkenin petrol üzerinde yoğunlaşan ekonomi odağını yeni ekonomik bölgeler oluşturarak çeşitlendirmeye odaklanıyor. Ülke, güçlü bir ekonomi ve güçlü bir özel sektör ile Kovid-19 salgınıyla baş edebiliyor” diye konuştu. Suudi Arabistan’ın mevcut enerji durumu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Falih, "Dünyanın hala tüm enerji kaynaklarına ihtiyacı olduğunu, son petrol krizinin Suudi Arabistan'ın aştığı ilk sorun olmadığını” vurguladı.
Suudi Arabistan’ın ekonomik durumu hakkında açıklamalarda bulunan Falih, Suudi Arabistan'ın bu yıl yarım trilyon dolarlık uluslararası rezerve sahip olduğunu belirterek, Krallığın ekonomisinin dünyadaki en esnek ekonomilerden biri olduğunu ifade etti. Falih açıklamasında, 2020 yılında Suudi ekonomisinin performansına ilişkin doğru tahminlerde bulunan IMF beklentilerine atıfta bulunarak, "Suudi Arabistan bir kez daha krizlere karşı mücadeledeki yeteneğini kanıtladı. Hükümetimiz dünyanın en iyileri arasında” dedi.
Bakan Falih, gelişmekte olan ülkelerin borçlarıyla alakalı yaptığı açıklamada, G20 ülkelerinin koronavirüs nedeniyle ülke borçlarının yüzde 40'ını askıya alarak ve aynı zamanda dünya ülkelerini pandeminin etkilerinden kurtarmayı hedefleyerek çok önemli bir adım attığını vurguladı.
Dünyanın yaşadığı krizlere ve özellikle mevcut koronavirüs salgını koşullarına karşı mücadele etmek için dünya ülkeleri arasında uyumlu çabaların gerekli olduğunu belirten Falih, koronavirüse karşı aşı geliştirme çabalarını desteklemek için 21 milyar dolar tahsis edildiğini açıkladı. Falih, “Koronavirüs krizi hala mevcut ve bununla mücadele etmek için en iyi çözümleri bulma çalışmaları devam ediyor" diye konuştu.
Suudi ekonomisi dünyadaki en dayanıklı ekonomilerden biri 
Koronavirüs salgınıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Falih, G20 ülkelerinin bu yıl salgınla mücadele etmek için yoğun çabalar gösterdiğini vurgulayarak, Riyad'ın koronavirüs krizi ve petrol fiyatlarındaki büyük düşüşün zorluklarıyla mücadele ederek Suudi ekonomisinin dünyadaki en dayanıklı ekonomilerden biri olduğunu kanıtladığını kaydetti.
Suudi Arabistan’ın kriz karşısında sağlık sektörünün yeterliliğini ve rekabet gücünü kanıtladığını belirten Falih, Suudi Arabistan hükümetinin erkenden kapanma kararı almasının salgını kontrol altına almasına yardımcı olduğunu vurguladı. Hükümetin aldığı kararlar sayesinde salgınla baş etmede başarılı olduğunu kanıtladığını belirten Falih, "Koronavirüs krizi, ülkelerin krizlerle başa çıkma konusundaki farklılıklarını gösterdi" dedi.
Yatırım Bakanı, bu yılki G20 zirvesinin dünyayı koronavirüsün zorluklarıyla mücadele kapsamında geleceğe hazırlama noktasında önemli olduğunu vurgulayarak, 2020 yılını zorlukların büyüklüğü açısından istisnai bir yıl olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan'ın G20 zirvesine başkanlık ettiği dönemin, eşi görülmemiş bir zorlukla karşı karşıya olduğunu ve dünyayı içinde bulunduğu krizlerden kurtarmak için çifte roller üstlendiğini ifade etti.
Dünyadaki büyük ekonomik kayıplarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Falih, "Suudi Arabistan'ın, G20 başkanlığı nedeniyle uyumlu çabalar üzerinde çalışmasını ve uluslararası ve çok taraflı kuruluşların rolünü yeniden canlandırmasını gerektirdiğini, herkesin katılımının etkisinin doğal olarak ülkelerin bireysel rollerinden çok daha büyük olacağını" belirtti.
Son olarak Falih, Suudi Arabistan'ın başkanlığını yaptığı G20 ülkelerinin bu yıl oynadığı rolle ilgili olarak, "Bu yılki G20 zirvesinin attığı adımlar sadece pandeminin etkileri ile sınırlı kalmayacak” dedi. Falih, “Dünya Ticaret Örgütü’nün 12 ülkenin gümrük vergilerini düşürmeye başladığını ve ekonomik gerilemenin azaltılmasının G20 ülkelerinin ekonomiyi koruma adımlarından olduğunu” belirtti.



Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
TT

Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef almaya çalışan iki insansız hava aracının (İHA) hava savunma unsurları tarafından engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Maliki, saldırının başarıyla bertaraf edildiğini belirterek, müdahale sonucu siviller arasında herhangi bir yaralanma kaydedilmediğini ifade etti. Rafineri içerisinde düşen şarapnel parçaları nedeniyle sınırlı çapta bir yangın çıktığını, ancak yangının kısa sürede kontrol altına alındığını aktardı.

Sözcü, hava savunma operasyonu sırasında düşen şarapnel parçalarının sivil yerleşim alanları ve sivillerin yakınına düştüğünü de sözlerine ekledi.


Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları dün video konferans yöntemiyle düzenlenen olağanüstü toplantıda, İran’ın saldırılarına karşı ülkelerinin yasal yanıt hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Bakanlar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik açık ve gerekçesiz saldırılarını en sert ifadelerle kınadıklarını bildirdi.

50’nci olağanüstü KİK Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ele alındığı belirtildi. Söz konusu saldırıların, cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların arifesinde başladığı ifade edildi.

Bakanların, İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları sonucu meydana gelen ağır hasarı değerlendirdiği aktarılan bildiride; sivil tesisler, hizmet altyapıları ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, ciddi maddi kayıplar yaşandığı ve vatandaşlar ile ülkede yaşayan yabancıların güvenlik ve hayatlarının tehdit edildiği kaydedildi. Toplantıda ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların koordinasyonu için atılması gereken adımlar ele alındı.

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Ürdün’ü de hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde reddettiğini ve kınadığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu eylemlerin ilgili ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine ağır bir ihlal teşkil ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının ise uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi.

Bakanlar Kurulu, üye ülkeler arasındaki tam dayanışmayı yineleyerek saldırılara karşı ortak duruş sergilendiğini ifade etti. Açıklamada, üye ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine yapılmış sayılacağı ve bunun KİK’in temel tüzüğü ile Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirileceği kaydedildi.

Ayrıca üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin hazırlık ve etkinliğine övgüde bulunulan açıklamada, füze ve İHA saldırılarına yüksek profesyonellikle karşılık verildiği, tehdidin etkisiz hale getirilerek can kayıplarının ve kritik altyapı zararlarının sınırlandırıldığı belirtildi. KİK, BM Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesi uyarınca, üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm tedbirleri alma; egemenlik, güvenlik ve istikrarlarını koruma hakkını saklı tuttuklarını yineledi.

sv
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran'ın ülkelerine yönelik saldırganlığındaki gelişmeleri görüştüler. (KİK)

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın üye ülkelere yönelik ‘gerekçesiz saldırganlığı’ karşısında, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak, topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede yaşayan yabancıları savunmak için gerekli tüm tedbirleri alacağını, buna saldırılara karşılık verme seçeneğinin de dahil olduğunu bildirdi.

Açıklamada, KİK ülkelerinin gerilimin artmasını önlemek amacıyla çok sayıda diplomatik girişimde bulunduğu ve topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmayacağını açıkça beyan ettiği hatırlatıldı. Buna karşın İran’ın, sivil yerleşim alanlarını hedef alan askeri operasyonlarını sürdürdüğü ifade edildi.

KİK, bölgeye güvenlik, barış ve istikrarın yeniden kazandırılması için söz konusu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bölgedeki hava ve deniz güvenliğinin, su yollarının emniyetinin ve tedarik zincirlerinin korunmasının, küresel enerji piyasalarının istikrarının sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Körfez bölgesinin istikrarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığı, küresel ekonomi ve deniz ticareti açısından temel bir unsur olduğu kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, uluslararası toplumu söz konusu saldırıları açık biçimde kınamaya çağırdı ve BM Güvenlik Konseyi’ni, sivillerin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin önlenmesi ve tekrarının engellenmesi için derhal kararlı bir tutum almaya davet etti. Açıklamada, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barışa ciddi yansımaları olabileceği uyarısında bulunuldu.

Bakanlar Kurulu ayrıca, İran’ın saldırılarını kınayan, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu açıklayan ve egemenlik ile güvenliğin korunmasına yönelik adımlara destek veren kardeş ve dost ülkelere teşekkür etti.

Açıklamada, Körfez ülkelerinin İran ile tüm meselelerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğu vurgulanarak, bu çerçevede Umman’ın rolüne övgüde bulunuldu.

KİK Bakanlar Kurulu, devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemini yineleyerek, mevcut krizin aşılmasının ve bölge halklarının güvenliğinin korunmasının tek yolunun bu süreç olduğunu belirtti. Herhangi bir tırmanmanın bölgesel güvenliği zayıflatacağı ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir sürece sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), son günlerde İran'ın BAE topraklarını hedef alan füze saldırılarının ardından Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını ve büyükelçisi ile diplomatik misyonunun tüm üyelerinin İran'dan çekildiğini duyurdu.

BAE Dışişleri Bakanlığı, kararın "açık füze saldırıları" sonrasında alındığını ve bu saldırıların, yerleşim alanları, havaalanları, limanlar ve hizmet tesisleri de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan, masum sivilleri tehlikeye atan saldırganlık olduğunu açıkladı. BAE, bu gerilim artışını "tehlikeli ve sorumsuz" olarak nitelendirdi.

Bakanlık, bu saldırıların ulusal egemenliğin açık bir ihlali ve uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın net bir ihlali olduğunu teyit ederek, BAE'nin güvenliğine, toprak bütünlüğüne veya vatandaşlarının ve sakinlerinin güvenliğine yönelik herhangi bir ihlale müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.

Büyükelçiliğin kapatılması ve büyükelçi ile diplomatik misyon üyelerinin geri çekilmesi kararının, BAE'nin güvenliğine ve egemenliğine yönelik her türlü saldırganlığı reddetme konusundaki kararlı ve sarsılmaz duruşunu yansıttığını belirtti. Bu karar, gerilimi azaltma fırsatlarını baltalayan ve bölgeyi son derece tehlikeli yollara iten saldırgan ve kışkırtıcı bir yaklaşımın devam ettiği bir dönemde alındı.

Bölgenin artan gerilimlere tanık ve itidalin gerekli olduğu, diplomatik çözümlerin önceliklendirilmesinin önlendiği bir dönemde, bu tür eylemlerin sadece bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı değil, aynı zamanda enerji güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını da tehdit ettiği ifade edildi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararı, son saldırılara verilen en son siyasi önlem olup, çatışmanın askeri ve güvenlik çerçevesinden doğrudan diplomatik düzeye kaymasını yansıtıyor; bu durum, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve bölgede daha fazla gerilimin önlenmesi yönündeki resmi çağrılar ortamında gerçekleşiyor.