Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden salgına karşı mücadelede kararlılık mesajı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman G20 Liderler Zirvesi sonunda konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman G20 Liderler Zirvesi sonunda konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden salgına karşı mücadelede kararlılık mesajı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman G20 Liderler Zirvesi sonunda konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman G20 Liderler Zirvesi sonunda konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Suudi Arabistan’ın G20 başkanlığını sırasında çabalarını daha güçlü, daha sağlam ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmeye adadığını vurguladı. Ayrıca bunun, Krallığın Vizyon 2030 projesi çerçevesinde tanık olduğu büyük ekonomik ve sosyal dönüşüme paralel olduğunu belirtti. 
Veliaht Prens, G20 Liderler Zirvesi sırasında G20'nin şu andan itibaren biri sanal, biri yıl ortasında olmak üzere iki zirve düzenlemeyi önerdiğini ve ülkesinin yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı herkes için aşı ve tedavi sağlamaya yönelik uluslararası çabaları adil ve uygun bir şekilde desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Ayrıca bunu başarmak için uluslararası ortaklar ve önümüzdeki yıl G20 Başkanlığı’na gelecek İtalya ile birlikte çalışacaklarını kaydetti.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın açıklamaları, G20 Zirvesi'nin sona ermesinin ardından yaptığı G20 Başkanlığı açıklamasında geldi. Prens Selman, koronavirüs salgını ve sağlık, ekonomik ve sosyal alanları etkileyen sonuçları çerçevesinde yaptığı açıklamada, “Bu dönemde işbirliğimiz her zamankinden daha önemliydi. İnsan hayatının, geçim kaynaklarının korunması, pandeminin neden olduğu zararların azaltılması ve gelecekteki krizlerle mücadelede hazırlığın artırılması sorumluluğu konusunda ciddi şekilde birlikte çabaladık” ifadelerini kullandı.
Veliaht Prens, pandeminin sınır tanımadığını, tüm ülkelere ulaştığını ve dünyada yaşayan her insanı doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğini, bunun da G20'nin oynadığı önemli rolün etkinleştirilmesini gerektirdiğini vurguladı. Bu amaçla, G20 Grubu’nun kuruluşundan bu yana bir ilk olarak tek bir başkanlık sırasında G20 liderlerinin iki kez bir araya geldiğini belirtti.
Prens Selman, tüm insanlığın tanık olduğu bu küresel tehditle mücadele etme konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:
"Grubun ülkeleri, pandemi ve sonuçlarıyla başa çıkmak için eşi benzeri görülmemiş ve işbirliği içerisinde önlemler aldı. Bu istisna yılın sonuna gelmiş bulunuyoruz. G20 grubu bazı öncelikler belirledi ve bunu uygulamak için birlikte çalıştık. Bunların başında salgının sağlık, ekonomi ve sosyal alanlardaki etkilerini iyileştirmek ve hayatları, geçim kaynaklarını korumak ve en muhtaç grupları desteklemek için gerekli olan tüm önlemleri almak geliyor. Grup, bunu başarmak için aşağıdaki öncelikleri belirledi:

Gerekli kaynaklar
Veliaht Prens konuyla alakalı yaptığı açıklamada, "Koronavirüs ile mücadele etmek için ön saflarda bulunanlara derhal gerekli kaynakları sağladık" dedi. Ayrıca, pandeminin başlangıcında G20 ülkelerinin acil finansman ihtiyaçlarını karşılamak için özellikle teşhis araçları, aşılar ve etkili tedaviler geliştirilmesi amacıyla 21 milyar dolardan fazla taahhütte bulunduklarını belirtti. "Krallık, bu çabaları desteklemek için 500 milyon dolar katkıda bulundu."
Prens Muhammed bin Selman, açıklamasında şunları kaydetti:
“G20'de, koronavirüse karşı herkesin aşı, teşhis araçları ve tedavileri adil ve uygun maliyetli bir şekilde elde etmesi için uygun koşullar yaratmak amacıyla hiçbir çabadan kaçınmadık. Hala bunlar üzerinde çalışıyoruz.”

Olağanüstü önlemler
Veliaht Prens açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Ekonomilerimizi ve halklarımızı desteklemek için olağanüstü önlemler aldık ve bu yıl G20 eylem planının bir parçası olarak, şirketleri desteklemek ve bireylerin geçim kaynaklarını korumak için küresel ekonomiye 11 trilyon dolardan fazla para sağladık. Bu, G20 Grubu'nun daha önce eşi görülmemiş bir katkısı oldu. Ayrıca, işlerini ve gelir kaynaklarını kaybedenleri korumak için sosyal koruma ağlarını da genişlettik."

Acil durum desteği
Veliaht Prens, borçların ödenmesi durumunu askıya alma girişimine atıfta bulunarak şu ifadelerini kullandı:
"Pandemi, onlarca yıllık kalkınma çabalarını boşa çıkarmakla tehdit ettiği için dünyadaki en savunmasız ülkelere acil destek sağladık. Nüfusu bir milyarı aşan risk altındaki çoğu ülkenin borç yükünü azaltmak için 14 milyar dolardan fazla destek verdik. Ayrıca bu girişimi uzattık ve yeniden uzatma durumu gerektiren bir şey olup olmadığını görmek için durumu değerlendirmeye devam edeceğiz.”
"Buna ek olarak, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelere yardım etmek için G20 Grubu ile birlikte çalışan kalkınma bankaları, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası  aracılığıyla 300 milyar dolardan fazla destek sağlandı. Gücümüz, birliğimizde yatıyor ve aslında bu G20’nin de dünya ülkelerinin tüm kıtalardan bir araya gelerek bu çağın acil zorluklarıyla mücadele edip bunlara karşı etkili ve ortak çözümler alması için kurulma amaçlarından biri. 

Salgınlardan korunma
Veliaht Prens, "Gelecekte olası pandemilerden daha iyi korunmanın öneminin artık farkındayız ve ayrıca bu krizden dersler almalıyız. Bunu başarmak için Krallık G20 Başkanlığı sırasında salgınlarla mücadeleye yönelik araçlara erişime katkıda bulunan bir girişim önerdi" dedi.
Girişimin 3 hedefe ulaşmayı amaçladığını belirten Veliaht Prens Muhammed bin Selman bunu, “Tüm bulaşıcı hastalıklar için teşhis araçlarının, tedavilerin ve aşıların araştırılmasını, geliştirilmesini ve dağıtımını teşvik etmek, küresel pandemiye hazırlık için uluslararası finansmanı teşvik etmek ve kolaylaştırmak, ayrıca dünyanın her yerindeki epidemiyologların eğitimini desteklemek” şeklinde açıkladı. 

Daha güçlü bir dünya inşa etmek
Prens Muhammed bin Selman, Krallığın G20 başkanlığı sırasında çabalarını daha güçlü, daha sağlam ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmeye adadığını vurguladı. “Bu, tüm vatandaşlarımızın, özellikle de kadın ve gençlerin 21. yüzyılın fırsatlarını yakalayarak güçlendirilmesini sağlamayı amaçlayan Krallığın 2030 vizyonu çerçevesinde kaydettiği büyük ekonomik ve sosyal dönüşümü ile paralel bir durum.”
Veliaht Prens'in bildirdiklerine göre, Suudi Arabistan’ın G20 başkanlığı çerçevesinde G20 üyeleri, küresel bir toparlanmanın temellerini atacak bir dizi hayati inisiyatif üzerinde anlaştılar. Prens Selman, bunların önümüzdeki on yıllar boyunca etkilerinin devam edeceğini umduğunu dile getirdi.

Riyad Girişimi
Muhammed bin Selman açıklamasının devamında şunları kaydetti:
"Dünya Ticaret Örgütü'nün reformu için gerekli desteği sağlamak üzere Dünya Ticaret Örgütü'nün geleceği konusunda Riyad girişimini başlattık. Ayrıca kaliteli eğitim ve finansal katılım sağlayarak kadınları ve gençleri güçlendirmeye yönelik çabaları sürdürdük. Krallık, başkanlığı sırasında çevreyi korumaya büyük önem verdi."
"G20 Grubu ile, ekonominin tüm sektörlerinde karbon emisyonlarının yönetimini iyileştirmek ve daha temiz, daha sürdürülebilir ve daha uygun fiyatlı enerjiye erişim sağlamak için döngüsel bir karbon ekonomisi yaklaşımı üzerinde anlaştık. Ayrıca arazi bozulmasını azaltmak ve mercan resiflerini korumak için G20 girişimini başlattık. Ayrıca, dünyadaki her bir insan için güvenli bir şekilde yönetilen temiz su sağlamak için toplu çabaları yoğunlaştırdık. artan talep ve çevresel baskıların olduğu bir zamanda herkes için gıda güvenliğini sağlamanın temel zorluğuyla mücadele ettik. 

İstisnai bir zorluk
“Bu zorluklarla geçen yılda G20 başkanlığını devralmak istisnai bir zorluk ve aynı zamanda gerçek bir onur oldu. Bu zirvenin, köklü tarihi, asil halkı ve müreffeh geleceğiyle gurur duyan bir ulusun öyküsünü anlatan başkent Riyad'da sanal olarak düzenlenmesini umuyorduk.”
Prens Muhammed bin Selman konuşmasında, "Bugün bu zirveyi sonlandırıyoruz. Salgının üstesinden gelmek için önlemler almaya ve ortak çalışmaya devam etmeye kararlıyız. Ülkelerimize ve genel olarak dünyaya umut ve güvence veriyoruz. Bu yıl başardıklarımızdan gurur duyuyoruz ve hala yapacak çok işimiz olduğunu biliyoruz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Krallığın koronavirüse karşı geliştirilen aşıların ve tedavilerin herkes için erişilebilir olması ve adil ve uygun bir şekilde sağlanmasıyla ilgili uluslararası çabaları desteklemeye devam edeceğini vurguladı.
Veliaht Prens, ülkesiyle bu taahhüdü paylaşan pek çok kişi olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: 
“Bunu başarmak için önümüzdeki yıl uluslararası ortaklarımız ve G20'ye başkanlık edecek İtalya ile birlikte çalışacağız. Krallık, Grup üyeleriyle birlikte 21. yüzyılın zorluklarını ele almaya yönelik küresel çağrılara karşılık vermeye devam edecek. Önümüzdeki yıl G20 Başkanlığı’na gelecek İtalya için başarılar dilerim.”



Mekke Yolu... Kutsal topraklara yolculuğu kısaltan bir Suudi modeli

Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
TT

Mekke Yolu... Kutsal topraklara yolculuğu kısaltan bir Suudi modeli

Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)
Mekke Yolu Projesi, seyahat işlemlerini kolaylaştırıyor ve hacı adaylarının varışını hızlandırıyor. (SPA)

Her yıl tekrarlanan ancak her seferinde daha da olgunlaşan ve genişleyen bir tablo içinde, hac yolculuğu artık yalnızca coğrafi bir hareket olmaktan çıkıp, yararlanıcı ülkelerin havalimanlarından başlayan bütüncül bir insani deneyime dönüşüyor. Bu süreçte mesafeler kısaltılırken, bürokratik zorluklar ortadan kaldırılıyor ve yerini, hacı adaylarına sunulan gelişmiş bir hizmet sistemi alıyor. Bu çerçevede Mekke Yolu Projesi, hac yolculuğunu ilk andan itibaren yeniden tanımlayan özgün modelini güçlendirmeyi sürdürüyor. Akıcılığı temel ilke haline getiren, insan onurunu önceliklendiren ve teknolojiyi sürecin her aşamasında etkin bir unsur olarak kullanan bu yaklaşım, hac deneyimini daha düzenli ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

fbfb
Ankara’dan gelen hacı adaylarının, Mekke Yolu Projesi’nin belirlediği güzergâhlarda yolculukları başladı. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı kapsamında yer alan ve Vizyon 2030 projelerinden biri olan Mekke Yolu Projesi’ni sekizinci yıl üst üste uygulamayı sürdürüyor. Program, 10 ülkede yer alan 17 noktada hayata geçiriliyor. Bu ülkeler arasında Fas, Endonezya, Malezya, Pakistan, Bangladeş, Türkiye, Fildişi Sahili ve Maldivler’in yanı sıra, bu yıl ilk kez katılan Senegal ve Brunei de bulunuyor.

Proje, hac yolculuğunu kolaylaştırmayı hedefleyen entegre ve yüksek standartlı hizmetler sunuyor. Bu kapsamda süreç, hac vizelerinin elektronik ortamda düzenlenmesiyle başlıyor. Ardından, yolcuların çıkış yaptıkları ülkelerdeki havalimanlarında pasaport işlemleri tamamlanıyor; sağlık şartları kontrol ediliyor, biyometrik veriler alınıyor ve bagajlar Suudi Arabistan’daki ulaşım ve konaklama planlarına göre etiketlenip ayrıştırılıyor. Hacı adayları Suudi Arabistan’a ulaştıklarında ise özel güzergâhlardan doğrudan otobüslere yönlendirilerek Mekke ve Medine’deki konaklama yerlerine taşınıyor. Bagajların teslimi ise ilgili kurumlar tarafından organize edilerek hacı adaylarının kaldıkları yerlere ulaştırılıyor.

fbf
Suudi Arabistan devlet kurumları, hacı adaylarına gelişmiş hizmetler sunmak için çabalarını birleştiriyor. (SPA)

Bu yılki hac sezonunun başlamasıyla birlikte, girişimden yararlanan ilk kafileler çeşitli ülkelerden yola çıktı. İlk uçaklardan biri, Bangladeş’te Dakka’daki Hazrat Şah Celal Uluslararası Havalimanı’nda bulunan özel terminalden kalkarak Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na ulaştı. Uğurlama törenine çok sayıda yetkili katılırken, bu adım hazırlık düzeyinin yüksekliğini ve kurumlar arası koordinasyonu yansıttı.

Pakistan’ın Karaçi kentinde de Cinnah Uluslararası Havalimanı’ndan hareket eden ilk uçak, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’na yöneldi. Aynı şekilde Malezya’da Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk kafileler de Medine’ye doğru yola çıktı. Bu uçuşlar, girişimin hacı adaylarının seyahat deneyimini geliştirmedeki rolünü ortaya koyan resmi katılımla gerçekleşti.

Uygulama Türkiye’yi de kapsarken, Ankara’daki Esenboğa Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan ilk uçaklar Medine’ye ulaştı. Tüm bu operasyonların, ilgili kurumlar arasında sağlanan koordinasyonla yürütülen entegre bir sistem çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.

sdvdfv
Entegre teknik ve lojistik hizmetler, hacı adaylarının kalkıştan itibaren deneyimlerini geliştiriyor. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Mekke Yolu Projesi’ni; Dışişleri, Sağlık, Hac ve Umre ile Enformasyon bakanlıklarının yanı sıra Sivil Havacılık Genel Otoritesi, Zekât, Vergi ve Gümrük Otoritesi, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), Vakıflar Genel Müdürlüğü, Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı ve Pasaport Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürütüyor. Uygulama ayrıca dijital ortak olarak stc Grubu ile entegre şekilde hayata geçiriliyor.

Mekke Yolu Projesi, 2017 yılında başlatılmasından bu yana, 1,25 milyondan fazla hacı adayına hizmet sundu. Bu rakam, projenin hedeflerine ulaşmadaki başarısını ortaya koyarken, Suudi Arabistan’ın hac organizasyonunda sunduğu hizmet kalitesini artırma vizyonuyla uyumlu bir gelişim sürecine işaret ediyor. Projenin, hac ibadetinin daha düzenli, erişilebilir ve yüksek standartlarda gerçekleştirilmesini sağlarken, kalabalık yönetimi ve lojistik hizmetlerde modern ve küresel ölçekte bir model sunduğu değerlendiriliyor.


Bahreyn Kral’ından Veliaht Prens’e, “vatan hainlerine” hesap verdirilmesi talimatı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kral’ından Veliaht Prens’e, “vatan hainlerine” hesap verdirilmesi talimatı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Veliaht Prens ve Başbakan Selman bin Hamad bin İsa Al Halife’ye, ulusal güvenliği tehlikeye atanlara karşı derhal sıkı önlemler almaya başlaması talimatını verdiğini açıkladı. Bu önlemler arasında, söz konusu kişilerin Bahreyn vatandaşlığına sahip olma haklarının yeniden değerlendirilmesi de yer alıyor.

Kral Hamad dün bazı üst düzey yetkilileri kabul etti. Görüşme sırasında ulusal meselelerle ilgili birtakım konular ele alındı.

Bahreyn Haber Ajansı BNA’ya göre Kral Hamad, devletin İsrail/ABD-İran savaşının etkilerini giderme konusunda kararlılıkla ilerlediğini vurguladı ve Veliaht Prens'e ‘savunma ve ekonomi alanlarında tespit edilen eksiklikleri gidermek için uygun programlar oluşturarak kapsamlı ve kararlı önlemler alması’ talimatı verdiğini belirtti.

Kral Hamad ayrıca, ‘vatanına ihanet eden veya vatanının güvenliğini ve istikrarını tehlikeye atanlara karşı gerekli önlemlerin derhal alınması ve Bahreyn vatandaşlığını hak edenlerle hak etmeyenlerin incelenmesi, özellikle de durumun hala hassas olmasından dolayı gerekli önlemlerin uygulanması’ talimatı da verdi.


Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
TT

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı: Ulusal modelimiz ekonomiyi şoklara karşı korudu

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)
Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari (Uluslararası Para Fonu – IMF)

Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Eymen es-Seyari, Suudi ekonomisinin bugün krizlere karşı direnç gösterebilen bir model haline geldiğini belirtti. Seyari, Vizyon 2030 hedeflerinin istikrarlı şekilde uygulanmasının, ülkeyi bölgesel şoklara karşı daha dayanıklı kıldığını; bunun da sağlam büyüme, kontrol altında tutulan enflasyon ve ihtiyatlı para politikalarıyla desteklendiğini ifade etti.

Bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını vurgulayan Seyari, söz konusu gücün, onlarca yıla yayılan yapısal reformlar ile altyapı ve kurumsal kapasiteye yapılan stratejik yatırımların bir sonucu olduğunu dile getirdi. Bu birikimin, Suudi Arabistan’a yüksek operasyonel kapasite ve şokları absorbe edebilme esnekliği kazandırdığı, böylece ulusal ekonomik temellerin yatırımcı ve tüketici güvenini koruyan bir güvence işlevi gördüğü belirtildi.

Suudi Arabistan’ın altyapısı

Seyari, ulusal hazırlık ile küresel makroekonomik güvenlik arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, Uluslararası Para Fonu (IMF) bünyesindeki Uluslararası Para ve Finans Komitesi toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Komiteye, Muhammed el-Cedan başkanlık ediyor.

Seyari, Suudi Arabistan’ın enerji ve ticaret alanındaki çeşitlendirilmiş altyapısının, kriz dönemlerinde arz sürekliliğini sağlama açısından temel bir unsur olduğunu vurguladı. Uzun vadeli yatırımların önemine işaret eden Seyari, özellikle Doğu-Batı Boru Hattı projesinin, Yanbu Limanı’na uzanarak hem Suudi petrol ihracatı hem de küresel enerji arzı açısından kritik bir rol oynadığını belirtti. Bu altyapının, ihracatın alternatif güzergâhlara yönlendirilmesini ve Kızıldeniz limanlarına güvenli erişimi mümkün kıldığını ifade eden Seyari, uzun vadeli planlamanın küresel tedarik kesintilerini önlemede hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Seyari ayrıca, enerji güvenliğinin uluslararası finansal istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, fosil yakıtların ticaret ve büyümenin sürdürülebilirliğindeki merkezi rolünü göz ardı eden politikalardan kaçınılması çağrısında bulundu.

Uluslararası sorumluluk

Seyari, bu güçlü zeminden hareketle çok taraflı sistemin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekerek, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomiyi, 1970’lerde görülen stagflasyon riskini yeniden gündeme getirebilecek somut bir sınamayla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Seyari, Diriye Rehber İlkeleri olarak adlandırılan girişimi övgüyle karşılayarak, bunu IMF yönetişim reformu sürecinde yaklaşık yirmi yıllık durgunluğun ardından önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Söz konusu ilkelerin, Diriye Deklarasyonu hedeflerini yansıttığını ve hem gerçekçi hem de iddialı bir çerçeve sunduğunu belirten Seyari, bunun IMF’nin günümüz küresel ekonomilerini daha etkin temsil etmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Seyari ayrıca, bu adımın IMF’nin denetim ve kredi sağlama gibi temel işlevlerini güçlendirmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Kurumun aynı zamanda yapay zekâ ve dijital varlıklar gibi karmaşık teknolojik dönüşümlere uyum sağlaması gerektiğini belirten Seyari, bu sayede uluslararası para sisteminin jeopolitik riskler ve yeniden gündeme gelen stagflasyon tehdidi karşısında istikrarını koruyabileceğini söyledi.

Kapasite geliştirme alanında liderlik

Seyari, Suudi Arabistan’ın ekonomik başarısını uluslararası topluma somut destek olarak yansıttığını belirtti. Bu kapsamda, IMF bünyesinde kapasite geliştirme çalışmalarını desteklemek üzere 279 milyon dolarlık taahhütte bulunulduğunu ve Riyad’da açılan bölgesel ofisin, bölge ülkeleri ve diğer ekonomilerle iş birliğini güçlendirdiğini ifade etti. Seyari ayrıca, AlUla Gelişmekte Olan Piyasa Ekonomileri Konferansı gibi platformların, deneyim paylaşımı ve gerekli reformların teşvik edilmesi açısından önemli araçlar olduğunu belirterek, bu girişimlerin ekonomik dayanıklılığı artırma ve uzun vadeli büyümeyi destekleme hedeflerine katkı sağladığını vurguladı.