Fidye yazılımları nasıl çalışır ve neden bu kadar güçlüler?

Emotet, spam e-postalar aracılığıyla sızan ve ustaca kandıran bir truva atı olarak biliniyor.

Fidye yazılımları nasıl çalışır ve neden bu kadar güçlüler?
TT

Fidye yazılımları nasıl çalışır ve neden bu kadar güçlüler?

Fidye yazılımları nasıl çalışır ve neden bu kadar güçlüler?

Emotet olarak adlandırılan bir truva atı (malware) son haftalarda yayılan en yaygın fidye yazılımı olarak ortaya çıktı. Emotet ve diğer zararlı yazılımların yarattığı tehlikeyi engellemek için önce bunların çalışma şekillerini anlamalıyız.

Fidye yazılımları (Ransomware)
Fidye yazılımları, her tür ve boyuttaki kuruluşlar ve kurumlar için büyük bir tehdit olarak görülüyor. Siber güvenlik şirketi Sophos tarafından yayınlanan ‘The State of Ransomware 2020’ adlı küresel araştırmanın sonuçları, geçtiğimiz yıl kurum ve kuruluşların yüzde 51'inin fidye yazılımı saldırılarına maruz kaldığını ve tek bir saldırının ve etkilerinin bıraktığı tahribatı gidermenin ortalama maliyetinin küresel düzeyde yaklaşık 761 bin doları bulduğunu gözler önüne serdi.
Uluslarrası alanda çeşitli fidye yazılımları bulunuyor. Ancak en yaygın ve tehlikeli olanı ve güvenlik şirketi Mimecast'in bu yıl için hazırladığı ‘Intelligence Threat’ raporuna göre fidye yazılımı saldırılarının baş aktörü Emotet.
Dark Reading adlı internet sitesinde yer alan habere göre bu saldırıların en çok hedef aldığı ülkelerin başında Almanya, Avusturya, İsviçre, ABD, Birleşik Krallık ve Kanada geliyor.

Fidye yazılımının kamuflajı
Peki, nedir bu Emotet?
Emotet, bir truva atı, yani bir malware yazılımıdır. Bir hizmet sağlayıcı kılığına bürünmüş kötü amaçlı bir yazılımdır. Bu da bilgisayar korsanlarının şirketlere ve kişilere yönelik doğrudan saldırılarda kullanmak için bu yazılımı birkaç yüz dolara bir paket olarak satın alabileceği veya aylık bir abonelik ücreti ile indirebileceği anlamına geliyor. Virüs genellikle spam e-posta aracılığıyla gönderilen kötü amaçlı komut dosyası, makro etkin belge dosyaları veya Outlook hesaplarındaki ya da bulut depolama alanlarındaki bir bağlantı listesi gibi gelebilir.
Danışmanlık şirketi olan Ernst & Young (EY) siber güvenlik uygulamaları direktörü Keith Mularski, Emotet’in fidye saldırısına başlamadan önce hedef alınan noktaya yerleştiği ve 30 ila 45 gün boyunca herhangi bir faaliyette bulunmadan kaldığı bilgisini verdi.
Emotet'in kötü amaçlı yazılım bileşenlerini sistemlere kadar taşıdığından oldukça etkili olduğunu söyleyen Mularski, güvenlik duvarları gibi geleneksel güvenlik araçlarının onu engelleyemediğini, çünkü güvenlik duvarının izleyemediği şifreli kanallar kurduğunu, ardından Emotet hedef dosyaları kontrol edip şifrelediği anda dolandırıcıların Bitcoin gibi takip edilemeyen bir elektronik para birimiyle ödenen bir fidye talep ettiğini söyledi.
Siber güvenlik şirketi Sophos’un önde gelen güvenlik danışmanlarından John Shier’e göre siber suçlular, Emotet’i, kendilerini müşterilerine sigorta desteği gibi hizmetler sunan bir firma gibi göstererek kullanıcıların bilgisayarlarına gönderiyorlar.

Saldırı süreci
Peki, kötü yazılım nasıl çalışıyor?
Bu, genellikle kullanıcının e-posta aracılığıyla gelen bir bağlantıya tıklamasıyla meydana gelen kimlik avı saldırısı şeklinde oluyor. Bu bağlantı, kullanıcıyı ‘yemi’ taşıyan bir siteye veya hizmete yönlendiriyor. Kötü amaçlı komut dosyası veya makro etkin belge dosyaları bilgisayara yerleştikten sonra diğer bağlı bilgisayarlar için arama başlıyor ve daha fazla kötü amaçlı yazılım yayılıyor. E-posta ile yapılan bu tür saldır için genellikle Microsoft Outlook kullanılıyor.
Emotet’in hedef sisteme ulaştığında parolaları kırmak ve güvenli verilere erişmek için hesaplara şiddetli saldırılar başlattığını ve ardından bu dosyaları kontrol edip şifrelemek için çalıştığını belirten John Shier, siber suçluların şifrelenmiş verilere erişip hedeflerine kilitlendikten sonra ‘ele geçirilmiş’ dosyaların kodlarını çözme ve düzenleme ücreti olarak birkaç bin ile milyon dolar arasında değişen fidyeler istediklerini söyledi. The State of Ransomware 2020 araştırmasının sonuçları, kuruluşların yüzde 94'ünün verilerinin kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardığına ancak saldırı başına ortalama maliyetin 732 bin 520 doları bulduğuna işaret ediyor.

Etkili darbe
Peki, Emotet neden bu kadar etkili?
Emotet’in birçok farklı versiyonu bulunuyor. Ayrıca bulunmasını ve engellenmesini zorlaştıran bir tasarıma sahiptir. Bilgisayar sistemlerine girmek için sosyal mühendislik tekniklerini kullanan bu virüs yakalanmama konusunda oldukça usta. Dahası, Emotet’in saldırısı sürekli olarak geliştiriliyor. Shier’e göre bazı versiyonları, siber dolandırıcıların kamuoyuna duyurmakla tehdit ettikleri bankacılık bilgilerini veya son derece hassas kurumsal verileri çalmayı hedefliyor. Bu şekilde tehdit etmek karşı tarafı fidyeyi ödemeye itecek ek bir teşvik oluşturuyor.
Virüsün sisteme girmesini sağlayan ilk e-posta, bir çalışan  veya şirketteki üst düzey bir yönetici gibi güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünebilir. Ya da bir internet sitesi veya yasal hizmet gibi görünen bir bağlantı içerebilir. Emotat, virüsü yaymak için doc, docx ve exe gibi farklı dosya türlerinin yanı sıra ZIP gibi dosya sıkıştırma tekniklerini kullanıyor. Çünkü bu şekilde ağda dolaşırken dosyanın gerçek adını gizliyor.
Bu dosyalar, kullanıcıların güvenebileceği şirketlerinden gelecek bir gönderi halinde olabilir veya kullanıcıları ‘faturanız’ veya ‘ödeme ayrıntıları’ gibi ikna edici başlıklar kullanarak kötü amaçlı dosyaları tıklamaya yönlendirebilir.
Ayrıca son zamanlarda, yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) öne çıkaran ve genellikle aynı şirketten gelen ve kötü niyetli yazılımlar içerebilen normal dosyalar olan yasal e-postalarla gelen bazı mesajlar da ortaya çıktı.
Emotet’in diğer bir üstün özelliği de sızdığı sistemi izleme kabiliyeti. Örneğin, bir virüs sanal makineye ne zaman yerleşmesi gerektiğini bilir ve kötü amaçlı yazılımları yakalayan antivirüs  taramalarında algılanmamak için uykuda kalır.
Fakat Emotat gizli güncellemeleri almak için hazırlanan sunucuları kullanır. Bu da bilgisayar korsanlarının kötü amaçlı yazılımı güncellemesine ve diğer malwarelerin sisteme yerleştirmesine olanak tanır.
Virüs, bilgisayar temizledikten sonra dahi yeniden ortaya çıkabilir.

Emotet’e karşı mücadele
Peki, Emotet’e karşı nasıl mücadele edilir?
Uzmanlar, bu virüsün bilgisayarınıza bulaşma riskini azaltmanın ve neden olduğu sorunlara karşı koruma sağlamanın bazı yolları olduğunu söylüyorlar.
Öncelikle, şüpheli e-postaları algılayan ve engelleyen bir güvenlik programı kullanmalısınız. Ağa bağlı olan tüm yönetilen ve yönetilmeyen cihazlar da güvenli hale getirilmelidir. Güçlü parolalar, iki aşamalı kimlik doğrulama, düzenli güvenlik güncellemesi yapma ve casus yazılım algılama yazılımının kullanımı gibi ek güvenlik önlemleri de uygulanabilir. Son olarak ise çalışanların şüpheli e-postaları tanımayı öğrenmeleri gerekiyor.
Diğer yandan ne yazık ki ne fidye yazılımlarının ne de Emotet’in yakın bir zamanda ortadan kalkması beklenmiyor. Bu, sadece birkaç hafta içinde ikinci kez en güçlü fidye yazılımlarından biri olarak ortaya çıktı. Saldırıları giderek daha da karmaşık hale geliyor. Bu da onu her alandaki kurum ve kuruluşlar için gerçek bir tehdit haline getiriyor.
 



11 Emmy adaylığı yetmedi: Yıldızları buluşturan dizinin fişi çekildi

52 yaşındaki Amerikalı oyuncu ve komedyen Kristen Wiig, başrolünde yer aldığı Nedimeler'le (Bridesmaids) 2012'de senaryo dalına Oscar'a aday gösterilmişti (Apple TV)
52 yaşındaki Amerikalı oyuncu ve komedyen Kristen Wiig, başrolünde yer aldığı Nedimeler'le (Bridesmaids) 2012'de senaryo dalına Oscar'a aday gösterilmişti (Apple TV)
TT

11 Emmy adaylığı yetmedi: Yıldızları buluşturan dizinin fişi çekildi

52 yaşındaki Amerikalı oyuncu ve komedyen Kristen Wiig, başrolünde yer aldığı Nedimeler'le (Bridesmaids) 2012'de senaryo dalına Oscar'a aday gösterilmişti (Apple TV)
52 yaşındaki Amerikalı oyuncu ve komedyen Kristen Wiig, başrolünde yer aldığı Nedimeler'le (Bridesmaids) 2012'de senaryo dalına Oscar'a aday gösterilmişti (Apple TV)

Apple TV, başrolünde Kristen Wiig'in yer aldığı yüksek sosyete temalı dizi Palm Royale'i ikinci sezonun ardından iptal etti. Deadline'ın özel haberine göre, böylece dizinin ekran serüveni kısa sürmüş oldu.

Abe Sylvia tarafından yaratılan yapım, ilk sezonuyla 2024'te izleyiciyle buluşmuştu. Komediyle dramayı harmanlayan dizi, Wiig'in canlandırdığı Maxine Dellacorte-Simmons karakterinin, Florida'nın en seçkin sahil kulübü Palm Royale'e sızarak 1960'lar Palm Beach sosyetesinin gözdesi olma çabasını konu alıyordu. 

Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosunda Ricky Martin, Josh Lucas, Leslie Bibb, Laura Dern, Kaia Gerber ve efsane isim Carol Burnett yer alıyordu. Dizi, Juliet McDaniel'ın 2018 tarihli Mr. and Mrs. American Pie romanından esinlenmişti.

Emmy adaylıkları ve başarılar

Palm Royale, ilk sezonuyla En İyi Komedi Dizisi, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalları dahil olmak üzere toplam 11 Emmy adaylığı elde etmişti. 

Dizi, geceden En İyi Orijinal Jenerik Müziği kategorisinde bir ödülle ayrılmıştı. İkinci sezonuyla da başarısını sürdüren yapımda Wiig, Ekran Oyuncuları Birliği (SAG) Ödülleri'nde Komedi Dizisinde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilmişti.

Hikaye nasıl bitti?

Dizinin ikinci sezonunda Maxine, bir sinir krizinin ardından toplumdan dışlanmış bir "sosyal parya" olarak karşımıza çıkmıştı. Kendi zekasını ve kurnazlığını kullanarak bu şehre ait olduğunu kanıtlamaya çalışan Maxine, bu süreçte Palm Beach'in sırlar, yalanlar ve suçlar üzerine kurulu gerçek yüzüyle tanışmıştı.

İptal kararına rağmen ikinci sezon finali dizi için bir son niteliği taşıyordu. Özellikle Carol Burnett'in canlandırdığı Norma Dellacorte karakterine ayrılan veda bölümü dikkat çekmişti. Burnett, ikinci sezon finalinde aslen Julie Andrews'un söylediği Something Good şarkısını seslendirerek oynadığı karaktere duygusal bir veda etmişti.

Palm Royale'in Dead to Me'yle de tanınan yaratıcısı Abe Sylvia aynı zamanda dizi sorumlusu ve yönetici yapımcı görevlerini üstleniyordu. Projenin diğer yönetici yapımcıları arasında Laura Dern, Kristen Wiig ve Katie O'Connell Marsh gibi isimler bulunuyordu.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


DeepSeek'in uzun zamandır beklenen yapay zeka modeli geliyor

1 Eylül 2025'te Almanya'nın batısındaki Frankfurt am Main kentinde bir dizüstü bilgisayar ekranında Deepseek AI logosu (AFP)
1 Eylül 2025'te Almanya'nın batısındaki Frankfurt am Main kentinde bir dizüstü bilgisayar ekranında Deepseek AI logosu (AFP)
TT

DeepSeek'in uzun zamandır beklenen yapay zeka modeli geliyor

1 Eylül 2025'te Almanya'nın batısındaki Frankfurt am Main kentinde bir dizüstü bilgisayar ekranında Deepseek AI logosu (AFP)
1 Eylül 2025'te Almanya'nın batısındaki Frankfurt am Main kentinde bir dizüstü bilgisayar ekranında Deepseek AI logosu (AFP)

ChatGPT ve Gemini gibi ABD'li rakiplerine meydan okumak isteyen Çinli DeepSeek'in, bir yıldan uzun sürenin ardından ilk amiral gemisi yapay zeka modelini bu hafta piyasaya sürmesi bekleniyor.

Şirketin Ocak 2025'te piyasaya sürdüğü ilk büyük dil modeli, ABD'de uygulama listelerinde zirveye yerleştikten sonra manşetlere taşınmış ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından teknoloji endüstrisi için bir "alarm zili" diye nitelendirilmişti.

Financial Times'ın haberine göre, DeepSeek'in yeni V4 modeli "çok modlu" olacak, yani resim, video ve metin üretebilecek.

Reuters'ın farklı bir haberine göre, Hangzhou merkezli girişim, en son modelini Nvidia gibi ABD'li çip üreticilerine göstermedi, bunun yerine Huawei gibi yerel tedarikçilerle paylaştı.

Bu, genellikle yazılımın donanımla uyumlu olmasını sağlamak için yeni modellerin paylaşıldığı standart endüstri uygulamasından bir sapma olarak değerlendiriliyor.

Bu hamlenin, Çin hükümetinin ABD'li çip üreticilerinin hakimiyetini azaltmaya yönelik daha geniş bir stratejisinin parçası olduğuna inanılıyor.

DeepSeek'in Ocak 2025'te piyasaya sürdüğü R1 modeli, teknoloji endüstrisinde şok etkisi yaratmıştı çünkü bu, Çinli bir rakibin ABD devlerinin en gelişmiş modelleriyle rekabet edebilmesinin ilk örneğiydi.

Ayrıca, ücretsiz, açık kaynaklı ve çok düşük maliyetle geliştirilmiş olması, birçok teknoloji şirketinin hisse senedi fiyatlarının çakılmasına yol açmıştı.

Nvidia, 500 milyar dolardan fazla değer kaybıyla tarihindeki en büyük tek günlük piyasa değeri düşüşünü yaşarken, Oracle, Amazon ve Microsoft da hisse senedi fiyatlarında önemli düşüşler görmüştü.

Görsel kaldırıldı.

Şirket sonrasında daha gelişmiş modeller de piyasaya sürdü ancak bunlar şu anda yalnızca geliştirici platformları Hugging Face ve GitHub'da mevcut.

Yeni modelin piyasaya sürülmesi, yapay zeka modellerinin askeri amaçlarla kullanımıyla ilgili tartışmaların ortasında geliyor.

Yapay zeka firması Anthropic'in teknolojisinin iç gözetim ve otonom silahlar için kullanılması taleplerini kabul etmemesinin ardından Başkan Trump, tüm federal kurumların Anthropic tarafından geliştirilen modelleri kullanmayı bırakmasını emretti.

OpenAI, daha sonra modellerini Pentagon'un gizli ağına yerleştirmek için ABD Savaş Bakanlığı'yla anlaşmaya vardı.

Independent Türkçe


NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
TT

NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

NASA, iddialı Ay programı Artemis'i revize edeceğini cuma sabahı duyurarak 2027 takvimine yeni bir hazırlık görevi ekledi. NASA yöneticisi Jared Isaacman, bunun "ilerlemenin tek yolu" olduğunu söyledi.

NASA, 50 yıldan uzun süre sonra astronotların ilk kez uydunun yüzeyine gideceği Ay'a inme görevini 2028'de gerçekleştirme planlarına devam etse de artık o yılın başında ve sonunda iki iniş olabileceğini belirtiyor.

Uzay ajansı, ek uçuşu 2027 ortasında düzenleyerek alçak Dünya yörüngesindeki yeni ticari Ay iniş araçlarını test etmeyi planlıyor. Isaacman değişikliklerle programı "temellerine geri döndürmeyi" amaçladıklarını ve buna fırlatma sıklığının artırılmasının da dahil olduğunu ifade ediyor.

Isaacman, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan NASA Kennedy Uzay Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, "Doğrudan Apollo 11'e geçmedik. Mercury Programı, Gemini ve birçok Apollo görevinden sonra doğru inişi gerçekleştirdik" dedi.

"Şu anda programımız, Apollo 8'le başlayıp doğrudan Ay'a gitmeyi öngörüyor. Bu da yine başarıya giden yol değil" diye ekledi.

NASA'nın yardımcı yöneticisi Amit Kshatriya, görevlerin güvenli ve kurumun zaman çizelgesinin de güvenilir olmasını sağlamak için revizyonlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Kshatriya "Bu zorlu ve iddialı bir hedef ancak bu rota düzeltmesiyle daha sağlam bir temele ve önümüzdeki kilometre taşlarına doğru daha gerçekçi bir yola kavuştuk" dedi.

NASA, bu yıl 4 astronotu Ay'ın etrafında bir yolculuğa çıkaracak Artemis II görevini gerçekleştirmekte zorlanıyor. Görevde NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch'un yanı sıra Kanada Uzay Ajansı'ndan Jeremy Hansen var.

SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)

NASA'nın Uzay Fırlatma Sistemi roketinde yaşanan helyum sorunu nedeniyle görev en erken nisan başına ertelenmişti. Uzay ajansı, 98 metre uzunluğundaki roketin onarımını halihazırda Florida'da sürdürüyor.

Ay'dan Mars'a Programı Yöneticisi Dr. Lori Glaze cuma günü yaptığı açıklamada, "Ekibimizin tepkisi tam olarak yapmamız gereken şeydi" dedi.

Artemis programının ilk aşaması olan Artemis I, Kasım 2022'de başarıyla gerçekleştirilerek insansız devasa Ay roketi uydunun etrafında dolaştırılıp geri getirilmişti.

Artemis programı, NASA'nın Ay'dan Mars'a mimarisinin ilk aşamasını oluştururken mimarinin nihai hedefi, insanları ilk kez Kızıl Gezegen'e taşımak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space