İran Dini Lideri’nin askeri danışmanı cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıkladı

Dehkan, Tahran'ın karar verme alanında ‘rasyonaliteyi hakim kılmayı’ vaat etti

Hamaney ve askeri danışmanı Hüseyin Dehkan (Hamaney Resmi Sitesi)
Hamaney ve askeri danışmanı Hüseyin Dehkan (Hamaney Resmi Sitesi)
TT

İran Dini Lideri’nin askeri danışmanı cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıkladı

Hamaney ve askeri danışmanı Hüseyin Dehkan (Hamaney Resmi Sitesi)
Hamaney ve askeri danışmanı Hüseyin Dehkan (Hamaney Resmi Sitesi)

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarından Hüseyin Dehkan, önümüzdeki yıl Haziran ayı ortalarında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını resmen duyurdu.
İran’ın yerel haber ajansları, pazartesi akşamı, Tuğgeneral Dehkan’ın (64) yer aldığı bir video kaydını yayınladılar. Kayıtta Dehkan, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu söyledi. Böylece aylardır cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılabileceğine dair devam eden spekülasyonların ardından Dehkan’ın adaylığı resmi bir form almış oldu. Dehkan videoda ayrıca İran Dini Lideri Ali Hamaney, ülkesinin ‘devrimci’ bir hükümete liderlik edecek ‘genç ve devrimci’ bir cumhurbaşkanına ihtiyacı olduğunu vurguladığını belirtti.
Dehkan böylece İran’ın, Şah rejimini deviren 1979 devriminden sonra sekizinci kez cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gideceği seçimlerle ilk duyurusunu yapmış oldu. Seçimlerden galip ayrılan aday, şuan görevinin ikinci döneminde olan mevcut Cumhurbaşkanı’nın Ağustos ayında bitecek olan görev süresinin ardından onun görevlerini üstlenecek.
Dehkan adaylığını açıklamadan günler önce ciddi bir performans sergiledi. ABD Hazine Bakanlığı'nın Kasım 2019'dan bu yana yaptırımlar listesinde olan Dehkan Associated Press (AP) haber ajansına özel bir röportaj verdi. Dehkan röportajda, ABD’nin ülkesine yönelik olası bir saldırıda bulunmasına karşı uyardı. Bir DMO komutanı olan Tuğgeneral Dehkan, Batı ile yapılacak müzakerelerin, İran'ın düşmanları için ‘caydırıcı’ güç olarak nitelendirdiği balistik füzeleri içermeyeceğini de belirtti.
Dehkan sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran hükümeti savunma gücünü hiçbir zaman hiç kimseyle ve hiçbir koşulda müzakere etmeyecektir.  Balistik füzelerimiz, uzmanlarımızla, gençlerimizle ve büyük sanayi merkezlerimizle sahip olduğumuz muazzam yeteneklerin bir sembolüdür.”
Dehkan, 3 yıl önce Hamaney’in savunma işleri ile ilgili danışmanı olarak atanmadan önce çeşitli görevlerde bulundu. Mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin kurduğu ilk hükümetin savunma bakanlığı görevini üstlendi. Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ‘Şuheda Teşkilatı’ işlerinden sorumlu yardımcılığını yaptı. Reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin ülkeyi yönettiği sekiz yıl boyunca savunma bakanı yardımcılığı görevinde bulundu. Tüm bunlar, İran yönetiminde son sözü söyleyen Dini Lider ile doğrudan istişare edilerek verilen görevler.
Ülkedeki reformist ve muhafazakar akımlara eşit mesafede duran Dehkan, cumhurbaşkanlığına aday olma amacının ülkesinde ‘ulusal düzeyde bir uzlaşı atmosferi sağlamak’ ve karar alma alanında ‘rasyonaliteyi hakim kılmak’ olduğunu söyledi. Dehkan ayrıca, ‘güç ve itibara sahip bir konumda dışarıyla diyalog için bir platform sağlamayı’ amaçladığını ifade etti. Tüm bunlar, mevcut Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin adaylığı sırasında öne sürdüğü vaatlerle benzerlikler taşıyor.
Dehkan, DMO eski komutanlarından Muhsin Rızai’nin 3, Muhammed Bakır Galibaf'ın ise 2 kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olduğu hatırlattı. Galibaf, 2013 yılındaki seçimlerde Ruhani karşısında yenilgiye uğrarken 2017’deki seçimler de İbrahim Reisi için çekildiğini açıkladı.
Bir grup DMO komutanın adı, son zamanlarda reformist ve muhafazakar akımlarla bağlantılı çevreler tarafından öne sürülen onlarca listede yer aldı.

İran'da yapılan en düşük katılımlı seçim
Geçtiğimiz Şubat ayında yapılan genel seçimlerin 41 yıldır Tahran'da ve tüm İran'da yapılan en düşük katılımlı seçim olarak kayıtlara geçmesinin ardından, iktidar, yaklaşan seçimlerde İranlıların sandık başına gitmeleri için mücadele edecek gibi görünüyor.
DMO’nun Tahran Şehir İçi Güvenliği Sorumlusu Sarellah Karargâhı Komutan Vekili Tuğgeneral İsmail Kevseri’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde askerlerin adaylığını savunmasının üzerinden bir haftadan kısa bir süre geçtikten sonra adaylığını duyuran Dehkan, ‘isim vermeden bazı çevrelerin insanları askerlerin adaylığı karşısında korkutmaya çalışmakla’ suçladı.
İran'da yayımlanan reformist gazetelerden biri olan Şark, geçtiğimiz pazar günü yayınlanan sayısında, reformist akımın önde gelen partilerinden Karkezaran (inşaat işçileri) Partisi’nin cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili stratejisini aktardı.
Partinin 20 aday ismi incilediğini belirten gazetenin haberine göre bu isimler arasında Humeyni'nin (rejimin kurucu rehberi) torunu Hasan Humeyni, mevcut Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri,  Planlama ve Bütçe İşlerinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Bakır Nubaht, Atom Enerjisi Örgütü Başkanı Ali Ekber Salihi, Merkez Bankası Başkanı Abdünnasır Himmeti, eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin kardeşi Muhammed Rıza Hatemi, mevcut Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, mevcut İletişim ve Enformasyon Bakanı Muhammed Cevad Azeri Cehromi, Meclis Başkanı Ali Laricani, reformistlere yakınlığıyla bilinen milletvekili Ali Mutahhari, reformist milletvekili Mesud Pizişkiyan yer alıyor.
Karkezaran Partisi’nin en önde gelen isimlerinden Muhsin Haşimi, cumartesi günü İran'ın yarı resmi ajansı ISNA ajansına verdiği demeçte, partiye bağlı bir çalışma grubunun, ‘ülkedeki mevcut koşullar ve bir sonraki hükümetin kuruluşu göz önüne alındığında, partinin yönelimleri için bir plan üzerinde çalışmaya başladığını’ belirtti. Haşimi ayrıca, adayların bir uzlaşıya varması amacıyla reformist akımdan partilerle müzakerelerde bulunan ikinci bir çalışma grubunun daha olduğunu kaydetti.
Doğrudan İran Dini Lideri’ne bağlı olan İran Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK), aday adaylarının, cumhurbaşkanlığına ve aday olmaya uygunluğunu değerlendiriyor. Böylece aday adayları, seçimlere giden yolda belirleyici bir aşamayla karşı karşıya kalıyorlar.
İran’da bir cumhurbaşkanının, rejimin genel politikalarını etkilemesine pek ihtimal verilmiyor. Öyle ki İran Berna haber ajansının haberine göre eski reformist milletvekili Nasır Kavami, kötüleşen ekonomik durum nedeniyle Cumhurbaşkanı Ruhani'ye baskı yapan milletvekillerini eleştirerek, “İran İslam Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanının ve hükümetin yetkileri yüzde 10’dur. Yetkilerin yüzde 90'ı diğer kurumların elindedir” ifadelerini kullandı.
Eski Kültür ve İslami İrşad Bakanı Ali Cenneti, Dehkan'ın adaylığına gelen ilk tepki olarak pazartesi günü Twitter hesabından, “Boğucu yaptırımlar, ekonomik baskılar, halkın hoşnutsuzluğu ve mevcut sorunların başlıca nedeni olan cumhurbaşkanının dış ve iç politika konusunda karar verme yetkisinin sınırlı olması gibi ülkenin karşı karşıya olduğu birçok sorun göz önüne alındığında, cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmak isteyenlerin aklından şüphe etmeliyiz” yorumunda bulundu.



İsrail, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nı pazar günü açmayı planlıyor

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafından çekilmiş bir fotoğraf, 29 Ocak 2026 (Reuters)
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafından çekilmiş bir fotoğraf, 29 Ocak 2026 (Reuters)
TT

İsrail, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nı pazar günü açmayı planlıyor

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafından çekilmiş bir fotoğraf, 29 Ocak 2026 (Reuters)
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafından çekilmiş bir fotoğraf, 29 Ocak 2026 (Reuters)

İsrail hükümetinin Gazze Şeridi’ndeki faaliyetlerini koordine eden birim, bugün yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki geçişlere pazar günü yeniden açılacağını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre birimden yapılan açıklamada, Mısır’la koordinasyon içinde, yalnızca savaş sırasında Gazze Şeridi’nden ayrılmış olan kişilerin ve İsrail’den önceden güvenlik onayı alanların Mısır’dan Gazze Şeridi’ne dönüşüne izin verileceği belirtildi.

Refah Sınır Kapısı, iki milyondan fazla nüfusa sahip Gazze Şeridi sakinlerinin giriş ve çıkışları için başlıca geçiş noktası konumunda bulunuyor.

İsrail, Gazze savaşının başlamasından yaklaşık dokuz ay sonra, Mayıs 2024’te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmişti. Kapının yeniden açılması, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaları durdurmaya yönelik planının ilk aşamasında yer alan temel şartlardan biri olarak öne çıkmıştı. Söz konusu plan, ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının ardından gündeme gelmişti.

İsrail, daha önce yaptığı açıklamalarda, Gazze Şeridi’nde tutulan son İsrailli rehinenin cesedinin teslim edilmesinden önce sınır kapısının yeniden açılmayacağını bildirmişti. Bu koşulun bu hafta yerine getirildiği belirtildi.


İsrail, Refah Sınır Kapısı’nı kontrol altına almak için şartlar koyuyor... Bu sırada büyük kaçakçılar sınırlarından giriş yapıyor

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
TT

İsrail, Refah Sınır Kapısı’nı kontrol altına almak için şartlar koyuyor... Bu sırada büyük kaçakçılar sınırlarından giriş yapıyor

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)

İsrail, Refah Sınır Kapısı’nın işletilmesine, Mısır’dan Gazze Şeridi’ne kaçakçılığın önlenmesi gerekçesiyle şartlar öne sürerken, Aşkelon Sulh Mahkemesi’nde görülen bir davada, Gazze Şeridi’ne binlerce çeşit mal sokan büyük bir kaçakçılık şebekesinin ortaya çıkarıldığı açıklandı. Savcılık, şu aşamada dosyayı güvenlik değil ceza davası olarak değerlendirse de, kamuoyuna yansıyan suçlamalar, söz konusu malların hem sivil hem de askerî alanlarda kullanılabilecek nitelikte olduğunu gösteriyor. Soruşturmaya İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet’in de dahil olduğu, ayrıca Şin-Bet Başkanı David Zini’nin yakınlarından birinin kaçakçılık şüphesiyle gözaltında bulunduğu bildirildi.

Mahkeme, özellikle Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına ilişkin müzakerelerin en hassas aşamaya geldiği bir dönemde, dosya hakkında başlangıçta tam bir yayın yasağı getirdi. Ancak İbranice yayımlanan gazetelerin talebi üzerine, bir İsrail mahkemesi soruşturmaya ilişkin bazı bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasına izin verdi. Açıklanan ayrıntılar, özellikle şüphelilerden birinin Şin-Bet Başkanı’nın yakını olduğunun ortaya çıkmasıyla İsrail kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Savcılık ise Şin-Bet Başkanı’nın suçlamalarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı. Aksine, söz konusu şüpheliyle ilgili soruşturmanın polis tarafından yürütülmesine karar verildiği ve Şin-Bet’in bu dosyadan dışlandığı belirtildi.

sdfgt
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular, 14 Ekim 2023 (DPA)

Savcılık, soruşturmaların onlarca şüpheliyi kapsadığını, ancak şu ana kadar kesin suçlamaların 13 kişiyle sınırlı olduğunu açıkladı. Bu kişilerin tamamı, Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığı yapmak ve bunu maddi kazanç sağlama amacıyla gerçekleştirmekle suçlanacak. Zini’nin yakınıyla ilgili soruşturmanın ise sürdüğü, söz konusu kişinin gözaltında bulunduğu ancak henüz şüphelerin iddianameye dönüştürülmesine karar verilmediği belirtildi. Mahkeme, zanlının tutukluluk halinin gelecek pazartesi gününe kadar uzatılmasına hükmetti.

Şin-Bet Başkanı’nın babası Yossi Zini, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda ortada ne cezai ne de güvenlik boyutu olan bir dosya bulunduğunu savundu. Aileden bir yakınının davaya dahil edilmesini, ‘derin devletin sağa karşı yürüttüğü bir başka girişim ve itibarsızlaştırma çabası’ olarak nitelendirdi. Zini, şüpheliler arasında Şin-Bet Başkanı’nın oğlu ile aileden bir başka yakınının da bulunduğunu ima ederek, her ikisinin de masum olduğunu öne sürdü.

Polis, yaptığı açıklamada, yayın yasağının yürürlükte kalacağını ve şüphelilerin kimliklerini ya da soruşturmanın seyrini açığa çıkarabilecek ek ayrıntıların yayımlanmasının yasak olduğunu bildirdi. Açıklamada, yasağın gelecek ayın 10’uncu gününe kadar geçerli olacağı kaydedildi.

Yayımlanmasına izin verilen bilgilerden, söz konusu şebekenin Gazze’de İsrail ordusuna hizmet veren müteahhitleri, kamyon şoförlerini, altyapı çalışanlarını, zaman zaman da savaş sırasında görev yapan muvazzaf askerler, subaylar ve yedek personeli para karşılığında kullanarak, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine mal ve teçhizat kaçırdığı anlaşılıyor.

İsrail polisi, kaçakçılık faaliyetlerinin sigara, cep telefonları ve ev aletleri gibi malları kapsadığını, ancak bunların arasında askerî amaçlarla kullanılabilecek malzemelerin de bulunduğunu açıkladı. Polis açıklamasında, tünellerin aydınlatılmasında ve içlerindeki elektrikli cihazların çalıştırılmasında kullanılabilecek akülerin de kaçak yollarla Gazze Şeridi’ne sokulduğu belirtildi. Söz konusu malzemelerin yalnızca orduya hizmet veren kamyonlarla kara yoluyla değil, aynı zamanda insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla da taşındığı ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre, üst düzey bir askerî istihbarat yetkilisi, Gazze Şeridi’ndeki Hamas hareketinin bu operasyonların bir parçası olduğunu ve en büyük kazancı elde eden taraf konumunda bulunduğunu söyledi. Yetkiliye göre Hamas, çok amaçlı kullanılan cihazları teslim alıyor ve sigara, cep telefonu ile diğer değerli malların ticaretini kontrol ederek bunları fahiş fiyatlarla satıyor ve büyük gelir elde ediyor.

Polis, bir operasyonda değeri yaklaşık 1 milyon şekel (320 bin dolar) olan mallarla yakalanan kaçakçıları gözaltına aldığını bildirdi. Ele geçirilenler arasında 700 cep telefonu, yüzlerce karton sigara ve tıraş makineleri yer aldı. Bu olayda şüphelilerin Necef’teki Arara kasabasından Arap vatandaşlar olduğu, bir erkek ile eşinin tutuklandığı belirtildi. Ancak polis, kaçakçılık ağlarının büyük bölümünü, ordu hizmeti kapsamında Gazze Şeridi’ne giriş izni bulunan Yahudi siviller ve askerlerin oluşturduğunu kaydetti.

gtyu
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafında işgal güçlerinin kullandığı araçlar (Arşiv – Reuters)

Bu dava, İsrail’in Refah Sınır Kapısı’na ilişkin taleplerinin ciddiyeti konusunda birçok soruyu da beraberinde getiriyor. Zira İsrail, fiilen kaçakçılığı yalnızca Mısır’la sınırlıymış gibi göstermeye çalışıyor. Katar ve Türkiye’nin bugün hâlâ Gazze’deki Hamas’a para aktardığı yönündeki suçlayıcı haberler de bu çerçevede servis ediliyor. Ancak söz konusu dosya, kaçakçılığın İsrail tarafında gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu durum, İsrail ordusunun Gazze sınır bölgelerinde 40 askerî nokta kurmuş olmasına, bölgeyi sürekli kuşatan büyük askerî yığınaklara ve sınır boyunca hava kuvvetleri, zırhlı birlikler, piyade, çeşitli komando birlikleri ve hatta deniz kuvvetlerinin konuşlandırılmış olmasına rağmen ortaya çıkıyor.

Daha da dikkat çekici olan, İsrail ordusu komuta kademesindeki bazı unsurların, ‘İsrail’in kaçakçılık faaliyetlerine izin vermeyi sürdürmesi halinde bunun Hamas’ın ekonomisini güçlendireceği’ yönünde uyarılarda bulunması. Buna karşılık Yedioth Ahronoth gazetesi, orduyu, istihbarat birimlerini ve diğer güvenlik kurumlarını yetersizlik ve başarısızlıkla suçladı. Gazete, Gazze Şeridi’ne girip çıkan yüzlerce İsrail vatandaşına yönelik denetimin ya çok zayıf olduğunu ya da hiç yapılmadığını yazdı. Üst düzey bir İsrailli subay ise “Bazı kişiler askerlere selam verip bölgeye giriyor; ne üzerleri ne de kamyonlar aranıyor, girişlerini kimin koordine ettiği bile kontrol edilmiyor” ifadelerini kullandı. Subay ayrıca, ordunun kendi bünyesinden bazı unsurların da bu kaçakçılık faaliyetlerine karıştığına dikkat çekti.


Çin lideri Şi Cinping neden en üst düzey askeri komutanlarını tasfiye etti?

Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
TT

Çin lideri Şi Cinping neden en üst düzey askeri komutanlarını tasfiye etti?

Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yürüttüğü uzun soluklu tasfiye operasyonun ardından, Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı General Zhang Youxia’nın tutuklanması, Çin’in siyasi ve askerî çevrelerinde büyük bir şok etkisi yarattı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Le Monde gazetesinde bugün (Cuma) yayımlanan analizden aktardığına göre bu gelişme, Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) bütünlüğü ve Şi’ye bağlılığı konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Zhang yalnızca üst düzey bir komutan değil, fiilen ülkenin ikinci askerî beyni ve en deneyimli, en nüfuzlu generallerden biri olarak görülüyordu.

Askerî piramidin zirvesinde sarsıntı

Son üç yıl içinde Çin, neredeyse tüm üst düzey askerî liderlerini kaybetti. 2022’de Merkez Askerî Komisyona atanan yedi üyeden bugün yalnızca Şi Cinping ve disiplin işlerinden sorumlu, tasfiyeleri yürüten Zhang Shengmin görevde kaldı. Çin kamuoyu üst düzey yetkililerin görevden alınmasına alışkın olsa da, 24 Ocak’ta duyurulan Zhang Youxia’nın düşüşü, Şi’nin iktidara gelişinden bu yana Çin siyasetindeki en sarsıcı gelişmelerden biri olarak nitelendiriliyor.

dı8o
Zhang Youxia, Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Vietnam’ın başkenti Hanoi’de Savunma Bakanlığı’nda düzenlenen bir toplantıya katılıyor… 24 Ekim 2024 (EPA)

Zhang Youxia, fiilen hem Genelkurmay Başkanı hem de Savunma Bakanı yetkilerini bir arada toplayan bir konumdaydı. Bundan önce de, Ekim 2025’te sekiz üst düzey generalin tutuklanması dikkat çekmişti. Bu zincirleme tasfiyeler, gözlemciler arasında Çin ordusunun üst düzey liderlikten yoksun şekilde ne ölçüde sorunsuz işleyebileceği sorusunu gündeme getirdi.

Savaş tecrübesi ve devrimci soy

Şoku derinleştiren bir diğer unsur ise Zhang’ın Şi Cinping’e yakınlığıydı. Zhang, üst düzey subaylar arasında gerçek savaş tecrübesine sahip az sayıdaki isimden biriydi; 1979’daki kısa Çin-Vietnam savaşına ve sonraki sınır çatışmalarına katılmıştı. Ayrıca “kızıl prensler” olarak bilinen elit gruba mensuptu: Babası, Mao Zedong’un ordusunda komutanlık yapmıştı. Aynı şekilde Şi Cinping’in babası da Çin Komünist Devrimi’nin önde gelen isimlerindendi.

frgtyu7
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2017 yılında kentin İngiliz yönetiminden devrinin 20. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlik kapsamında Hong Kong’daki birlikleri denetliyor (Reuters)

Eski ABD’li yetkililer, Zhang’ı profesyonel, görece açık fikirli ve özellikle Tayvan dosyasında, ordunun zayıf noktaları ve olası bir askerî çatışmanın maliyeti konusunda Şi’ye gerçekçi tavsiyeler sunabilen bir komutan olarak tanımlıyordu.

İsyan suçlaması mı, siyasi gerekçe mi?

Resmî askerî medya, Zhang Youxia ve tutuklanan Genelkurmay Başkanı Liu Zhenli’yi, “Merkez Askerî Komisyon Başkanının mutlak liderliği ilkesini zayıflatmakla” suçladı. Bu ifade, Şi Cinping’in otoritesine meydan okunduğu imasına işaret ediyor. Resmî başyazılarda ise tutuklamalar, yolsuzluğa karşı uzun soluklu mücadelenin parçası olarak savunuldu ve soruşturma derinleştikçe ortaya çıkanların daha da ağırlaştığı vurgulandı.

Ancak bu söylem şüpheleri gidermek yerine, Şi ile ordu arasındaki en kritik bağın neden hedef alındığına dair belirsizliği artırdı.

Askerî ilerleme ve yapısal sorunlar

Tasfiyeler, Çin’in hipersonik füzelerden hayalet uçaklara ve modern uçak gemilerine kadar askerî kapasitesinde büyük sıçramalar yaptığı bir dönemde gerçekleşiyor. Buna karşın, özellikle Roket Kuvvetleri ve silahlanma programları gibi hassas birimlerde devam eden yolsuzluk skandalları, bu teknik ilerlemeyle keskin bir tezat oluşturuyor. 2023’ten bu yana yürütülen soruşturmalar, derin yapısal sorunları gözler önüne serdi.

fgthyu
Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia (solda) ile Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Pekin’de düzenlenen Xiangshan Forumu’na geliyor… 30 Ekim 2023 (AFP)

Zhang Youxia, geçmişte ekipman geliştirmeden sorumlu birimi yönetmişti. Bu alan, yolsuzluk iddialarına en açık sektörlerden biri olarak biliniyor. Bu durum, rütbe satışı ya da savunma ihalelerinin kötü yönetimi gibi ihtimalleri gündeme getirse de şu ana kadar doğrulanmış bilgiler bulunmuyor.

Tayvan dosyası merkezde

Yaşananlara ilişkin yorumlar farklılaşıyor: Bu süreç köklü bir yolsuzlukla mücadele mi, ordu içindeki sadakat çatışması mı, yoksa Tayvan’a yönelik olası bir askerî senaryonun hazırlık takvimi konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının sonucu mu? Bazı komutanlar önce zafiyetlerin giderilmesini savunurken, diğerleri 2027’ye kadar belirli bir askerî hazır olma düzeyine ulaşmayı öncelik olarak görüyor.

sdfrgt
Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerleri, Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen askerî geçit töreni sırasında… 1 Ekim 2019 (Reuters)

Kesin olan şu ki, 2023’ten bu yana 60’tan fazla üst düzey askerî komutan ve savunma sanayii yetkilisi soruşturma altında. Bu soruşturmalar, Çin’deki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. Asıl soru ise şu: Bu tasfiyeler, daha disiplinli ve lidere daha bağlı bir ordu mu yaratacak, yoksa özellikle Tayvan başta olmak üzere Çin’in en hassas stratejik dosyalarında karar alma süreçlerini etkileyecek tehlikeli bir deneyim boşluğuna mı yol açacak?