İşgalci İsrail Batı Şeria’daki evleri yıkıyor

İsrail askerlerini ezmeye çalışmakla suçlanan bir Filistinli öldürüldü.

İsrail polisi ezme girişiminde bulunduğu iddiasıyla öldürdüğü Filistinlinin arabasını kontrol etti. (AP)
İsrail polisi ezme girişiminde bulunduğu iddiasıyla öldürdüğü Filistinlinin arabasını kontrol etti. (AP)
TT

İşgalci İsrail Batı Şeria’daki evleri yıkıyor

İsrail polisi ezme girişiminde bulunduğu iddiasıyla öldürdüğü Filistinlinin arabasını kontrol etti. (AP)
İsrail polisi ezme girişiminde bulunduğu iddiasıyla öldürdüğü Filistinlinin arabasını kontrol etti. (AP)

Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde gerçekleştirdiği yıkımlara hız veren İsrail, Ürdün Vadisi ile el-Halil’e yakın bölgelerdeki evlerin de bir kısmını yerle bir etti. Diğer evlerin de yıkılacağı uyarısında bulundu.
İsrail buldozerleri, Eriha’nın kuzeyinde kalan Ürdün Vadisi’ndeki Fasayil bölgesinde ve Batı Şeria’nın güneyinde kalan el-Halil’de, Yatta’nın doğusunda evleri yıktı.
Eriha ve Ürdün Vadisi Valisi Cihad Ebu el-Asel, işgal güçlerinin yaptığının “zorla göç ettirme, çıkartma ve sistematik bir şekilde yıkma yoluyla hakikati değiştirerek yeni gerçekleri empoze etme girişimi” olduğunu söyledi. Asel, uluslararası kurumlara ve insan hakları örgütlerine İsrail’i yaptıklarına son verme ve uluslararası kanunlara saygı göstermeye zorlama çağrısında bulundu.
İsrail’in nihai barış anlaşması yapılmasına rağmen çekilmeyi kabul etmediği Ürdün Vadisi, Filistin ve İsrail arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. Filistinliler bölgenin devletlerine açılan bir kapı olduğunu ve içinde tek bir İsrailli askerin dahi olmasına müsaade etmeyeceklerini söylüyor.
Ancak bu dönemde yıkım yalnızca Ürdün Vadisi ile sınırlı değil. Yatta Koruma ve Direnme Komiteleri Koordinatörü Fuad el-Umur, işgal güçlerinin el-Halil yakınlarındaki kasabada birçok evi yıktığını aktardı.
Er-Rakiz bölgesinde 65 metrekarelik bir ev ve Yatta’nın doğusundaki et-Tuvani bölgesinde bulunan 35 metrekarelik bir diğer ev izinsiz inşa edildikleri gerekçesiyle yıkıldı. Ayrıca işgal güçleri Sarura bölgesindeki bir sağlık kuruluşunu, Masfer Yatta’daki Hallet ed-Dabaa bölgesinde kerpiç ve konteyner malzemelerinden yapılmış iki evi ve Yatta’nın doğusundaki Mugayir el-Abid bloğundaki bir konutu yıktı.
Bunun ardından işgal güçleri buldozerleri ile kasabanın doğusundaki Safi bloğunda bir hafta önce kaldırılması için ihtarda bulundukları su şebekesini yıktı. Masafer Yatta’daki sakinleri yerlerinden etme girişimi eskiye dayanıyor. İşgal güçleri sadece bu ay Masafer Yatta’daki 16 eve izinsiz inşa edildikleri gerekçesiyle yıkım ihtarında bulundu. Düne kadar da toplamda 11 talimat yerine getirildi.
İsrail, buradaki sakinlerin askeri eğitim amacıyla ya da devlet arazisi olarak kullanılan topraklarda gayri meşru bir şekilde ikamet ettiğini öne sürerken bölge sakinleri İsrail gelmeden çok daha önce burada olduklarını savunuyor.
40 bin dönümlük bir alanı kaplayan ve geçimini hayvancılık ve çiftçilikle sağlayan 140 bin kişinin bulunduğu Masafer Yatta’da Umm el-Hayr, et-Tuvani, Umm es-Safa, Susiya, Umm en-Neyr ve el-Mufakkara başta olmak üzere harabeye dönmüş pek çok köy var. Aynı zamanda İsrail ordusu Kalkilya kentinin doğusundaki bir seraya da yıkım ihtarı gönderdi.
Bu bölgelerin hepsi Oslo Anlaşmaları’na göre İsrail güvenlik ve sivil kontrolüne bağlı C Bölgesi’nden sayılıyor ve bu bölgeler büyük siyasi tartışmalara neden oluyor. Zira Filistin Yönetimi, bu bölgelerin 1967 sınırları içerisinde Batı Şeria şehirlerinin ve köylerinin doğal bir uzantısı olduğunu savunurken İsrail burada Filistin Yönetimi’ne herhangi bir yetki vermeyi reddediyor. Söz konusu bölgeler Batı Şeria’nın üçte ikisini oluşturuyor.
Diğer yandan İsrail işgal güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan ez-Zaim askeri kontrol noktası yakınlarında bir aracın içindeki Filistinliyi araçla ezme girişiminde bulunduğu iddiasıyla vurarak öldürdü. İsrail kaynakları kontrol noktası muhafızların üzerlerine doğru gelen Filistinlinin aracına ateş açtığını ve olay sonucunda sürücünün ağır yaralandığını bildirdi. Kaynaklar Filistinlinin karnından yaralandığını ve durumunun ağırlaşması sonucu yaşamını yitirdiğini aktardı.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.