Sadık Mehdi’nin yerini kim alacak?

Sudan Milli Ümmet Partisi lideri Sadık el-Mehdi'nin cenaze töreninden bir kare
Sudan Milli Ümmet Partisi lideri Sadık el-Mehdi'nin cenaze töreninden bir kare
TT

Sadık Mehdi’nin yerini kim alacak?

Sudan Milli Ümmet Partisi lideri Sadık el-Mehdi'nin cenaze töreninden bir kare
Sudan Milli Ümmet Partisi lideri Sadık el-Mehdi'nin cenaze töreninden bir kare

İsmail Muhammed Ali
Sudan Milli Ümmet Partisi lideri ve Ensar mezhebinin imamı Sadık el-Mehdi’nin, 26 Kasım Perşembe günü Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Haberin hemen ardından ise parti liderliğine onun yerine kimin geçeceği ve ülkedeki en büyük dini mezhep olan Ensar’ı kimin yöneteceğine dair sorular tekrarlanmaya başladı. Bu çerçevede Ümmet Partisi ve Ensar mezhebinin birimlerinde, başkanlık ve imamlık pozisyonlarının seçimi için kullanılan temeller ve kriterler nelerdir? Bu iki pozisyonu doldurmak için yapılmış düzenlemeler var mı? Mehdi’nin yokluğunun partizan- dini kurumlara ve onların geleceklerine etkisi nasıl olacak? Aynı şekilde bu yokluğun, tanık olunan zorlu koşullar çerçevesinde istikrarı açısından Sudan düzeyine etkisi nedir? Zira kendisi, 1986 yılında ülkede yapılan son demokratik seçimlere göre ülkesinin en büyük kitle tabanının sahibiydi. Ancak 30 Haziran 1989’da Müslüman Kardeşler’in emriyle eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in önderlik ettiği askeri darbe nedeniyle görev süresini tamamlayamamıştı.
Sudan Milli Ümmet Partisi Siyasi Büro üyesi Osman Dav el-Beyt, “Şu anda Sadık el-Mehdi’nin yokluğunun neden olduğu boşlukla ilgili tüm bu konuları okumak çok zor. Ancak mesele, halkın vizyonunun birleşmesi boyutuna bağlı ve bilindiği gibi net bir vizyon mevcut değil. Parti içerisinde bilinen farklılıklar var. Varlığı döneminde etkisi yoktu, zira tüm görüşleri dinlerdi. İstisnasız herkes tarafından kabul edilen bir görüşle ortaya çıktı. Yokluğunun ardından şu an gerekli olan şey, parti içerisindeki insanların birbirlerini kabul etmeleri ve onları neyin ayırdığı değil, neyin birleştireceği konusunda anlaşmasıdır” açıklamasında bulundu.

Genel Kongre
Dav el-Beyt, “Parti içerisinde pozisyon doldurma ve Ensar’a liderlik etme düzenlemeleri hususunda Ümmet Partisi, kurumlara dayanmaktadır. Eğer süre dolmuşsa genel bir kongre düzenlenir. Sadık el-Mehdi, 2003 yılında kendi bünyesinden Ensar’a imam olarak seçildi. Ayrıca 2004 yılında düzenlenen genel bir kongrede Ümmet Partisi başkanlığına seçildi. Parti açısından başkanlık için şu an 5 milletvekili var. Bunlar sırasıyla Fadlullah Barma, Sıddık İsmail, Muhammed Abdullah ed-Duma, Meryem es-Sadık el-Mehdi ve İbrahim el-Emin. Fadlullah Barma, yeni bir parti lideri seçmek için genel bir kongre düzenlenene kadar bu dönemde partinin başkanlığını üstlenecek. Dini imamlığa gelince, imamın vekili veya yardımcısı yoktur. Ancak Ensar’ın işleri ile ilgili kararlar almak için 50 üyeden oluşan sözde Çözüm ve Sözleşme Konseyi vardır. Ayrıca Ensar İşleri Dairesi adına bir icra dairesi de bulunmaktadır. Bu, Dini Evler olarak biliniyor. Belirli bir isimde uzlaşı varsa, imamlık meselesi aile içerisinde bir meseledir. Sonuç olarak insanlar uyumsuzluk durumunda bir imam seçmek için etrafında toplanır veya genel bir kongre düzenler” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haber analize göre Ümmet Partisi Siyasi Büro Üyesi, “Halihazırda tüm Sudanlıların, hoşgörü ve barış kültürünü benimseyerek, görüş ve diğer görüşleri kabul ederek ülkelerine istikrar getirmeye çabalamaları ve toplumsal uzlaşmaya varmaları önemlidir. Çünkü savaşların ve ayrımcılığın patlak vereceği noktaya ulaşan Sudan dokusunun tahrip edilmesi ve yok edilmesi, sevgiye dayalı önceki söylemlerden farklı bir söylem gerektirir. Ülkeyi ilgilendiren Sudan meselelerinin, bilgelik çerçevesinde çözülmesi zorunludur. Sadık el-Mehdi, konuşmasının kapsamlı olmasının yanı sıra milletin ulusal meselelerini ele alma vizyonuna sahip olduğu için seçildi. Tüm bunları, 1960’ların başından beri uyguladığı, yerel ve küresel düzeydeki üst düzey siyasetçilerin düşündüğü siyaset savaşından elde etti. Bilgelik ve uzlaşı yaklaşımına göre en karmaşık ve zor problemlerle başa çıkmasını sağlayacak uzmanlığa ve tecrübeye sahipti. Aralık 2018’de halk devrimi gerçekleştiğinde ‘orduyu kışkırtmayın, çünkü elimde silahlar var’ dendiği gbi, ‘Hilesini yayan, şehrini mahveder’ sözünü tekrarladı. Herkesin kendisine saygı duymasını sağlayan şefkat ve merhamete sahip olduğu için sokaklarda kan aktığını görmeyi sevmiyordu” değerlendirmesinde bulundu.

Geniş ittifak
Öte yandan Sudanlı siyasi analist Abdullah Adem Hatir, “Sadık el-Mehdi, İbrahim Abbud rejimine karşı 1964 Ekim Devrimi’nden sonra Sudan’ın içinde ve dışındaki gelişmelere duyarlı şekilde, merkezi geleneksellikten moderniteye doğru bir değişime yöneldi. Ümmet Partisi’ni demokratik bir çerçevede görmeyi seviyordu, Mehdi ailesiyle sınırlı kalmayarak, bu değişime inanan partinin tüm iç güçlerinin, özellikle ademimerkeziyet ve ekonomik kalkınma meselesine katılımıyla, liderlik tabanını genişletmek ve çeşitlendirmek için çabalamıştı. İdari ve ekonomik teoriler yoluyla modernleşmeye çalıştı” dedi. Hatir, Cafer Muhammed en-Numeyri rejimini 1985’te deviren halk ayaklanmasının ardından Sadık el-Mehdi’nin, Ümmet Partisi tabanı dışında bile uzlaşı sağlamış geniş bir liderliği temsil ettiğine dikkat çekti. Hatir ayrıca, Sadık el-Mehdi’nin, ulusal bir lider olarak kabul edildiğini belirtti.
Abdullah Adem Hatir, “Eski rejim özgürlükler üzerindeki vidaları sıkılaştırırken Sadık el-Mehdi için en büyük zorluk, ülkenin karşı karşıya olduğu güçlükler ve sorunlar ışığında her zaman değişim şemsiyesi olmaya çalışmasıydı. Ancak şimdi vefatı sonrasında öyle görünüyor ki Ümmet Partisi, başkalarının beklediği parti olmayacak. Genellikle başkanın vefatı öncesinde resmettiği, hukukun üstünlüğü ve demokrasi olarak defalarca bahsettiği hedefleri gerçekleştirmek için federal bir ittifak şeklinde, bölgesel kökleri olan diğer partilerle ittifaklara dönüşecektir” açıklamasında bulundu. Hilafetin, siyasi açıdan aile temelleri üzerine sunulacağını kabul etmeyen analist, Mehdi ailesinin, Sudan siyasetindeki amaçlarını tükettiğini ve Mehdi’nin kendisinin, liderliğinin tüm Sudanlıları kapsadığına inandığını dile getirdi.
Analist, “Mehdi'yi endişelendiren konulardan biri de, liderliğinde üçüncü bir Mehdi bulundurarak Mehdiciliği yenilemeye çalışmasıydı. Bu nedenle Mehdi’nin ailesinden veya dışarıdan bir kişinin alternatif lider olmaya hazır olması çok zordur. Liderlik meselesi, partinin eski durumuna nasıl dönebileceğini düşünmeye yetkili kişilerin yer aldığı bir entelektüel atölyede gündeme gelebilir. Ama bana göre geniş bir ittifak olmadan gelecekte Ümmet Partisi’nin, İngiltere’deki İşçi Partisi ve ABD’deki Demokrat Parti gibi bir koalisyon partisi olması çok zor” ifadelerini kullandı.

Ümmet Partisi’nin tarihi
Sudan Milli Ümmet Partisi’nin kökleri, Sudan’ın modern tarihinin en önemli ulusal devrimi olarak kabul edilen, 19’uncu yüzyılda İmam Muhammed Ahmed el-Mehdi önderliğindeki Mehdici Devrimi’ne dayanmaktadır.
Ümmet Partisi, Şubat 1945’te baba Mehdi’nin tek oğlu İmam Abdurrahman el-Mehdi döneminde, Mehdicilik fikrini destekleyen Ensar oluşumu ve 1956’daki Sudan’ın bağımsızlığını talep eden bazı milliyetçi entelektüellerin bir karışımı ile kurulmuş, ekonomik ve toplumsal faaliyetleri başlamış, ardından siyasi eyleme geçmiştir.
Ümmet Partisi, İngiliz sömürgeciliğine karşı ulusal mücadele döneminde ‘Bağımsızlar’ olarak biliniyordu. Partinin gücü, ‘Ensar’ grubuna dayanıyor. ‘Bağımsızlar’, İmam Muhammed Ahmed el-Mehdi’nin yandaşlarından oluşuyor ve Sudan tüm bölgelerine yayılmış durumdalar. Beyaz Nil, Darfur, Kordofan bölgeleri ve Doğu Sudan’daki bazı eyaletler partinin etki alanları olarak kabul ediliyor.
Partinin Ensar grubundan olan yandaşları, onun vurucu gücü olarak kabul ediliyor. Ensar, partinin lideri Sadık el-Mehdi’ye ölümünden önce mutlak sadakatte bağlı savaşçılar olarak biliniyor.
 



Suriye’de beklenen kabine değişikliği, SDG’nin entegrasyonunu da göz önünde bulunduruyor

Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suriye’de beklenen kabine değişikliği, SDG’nin entegrasyonunu da göz önünde bulunduruyor

Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

Suriye hükümetine yakın kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, önümüzdeki günlerde Suriye hükümetinde kapsamlı bir kabine değişikliği yapılmasının beklendiğini bildirdi. Kaynaklara göre, değişiklik yalnızca kabine ile sınırlı kalmayacak; birçok bakanlıkta yeniden yapılanma da gerçekleştirilecek. Egemenlik alanındaki bazı bakanlıklar dahil olmak üzere çeşitli kurumlarda yapısal düzenlemeler ve bazı valileri kapsayan görev değişiklikleri planlanıyor.

Söz konusu kabine revizyonunun, Mart 2025’te kurulan hükümetin üzerinden bir yıldan fazla süre geçmesinin ardından gündeme geldiği belirtiliyor. Bu hükümet, daha önceki geçici yönetimin görevini devralmasının ardından oluşturulmuştu.

Değişikliğin özellikle yerel yönetimler ve çevre, sağlık, spor ve gençlik, tarım, ulaştırma, eğitim ile yükseköğretim gibi hizmet bakanlıklarını kapsaması bekleniyor.

Şarku’l Avsat kaynakları, değişiklik kapsamındaki bazı bakanlıklarda vekâleten yönetim uygulanacağını, kurum içinden görevlendirilen isimlerin geçici olarak işleri yürüteceğini belirtti. Sürecin, devlet kurumlarının farklı kademelerini etkileyecek daha geniş bir yeniden yapılanmanın parçası olduğu ifade edildi.

Söz konusu değişim süreci Tarım Bakanlığı ile başladı. Bakan Emced Bedr’in yerine, daha önce Bakan Yardımcısı ve Haksız Kazançla Mücadele Komitesi Başkanı olan Basil Suveydan geçici olarak görevlendirildi. Sağlık Bakanlığı’nda ise Musab Nizal el-Ali’nin yerine Muhammed Mesalihi’nin atandığı bildirildi.

fgfgf
Suriye Spor Bakanı, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın huzurunda yemin ederken (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre, planlanan değişikliklerin bir kısmı bakanların kendi kişisel talepleri üzerine gerçekleşti. Bu gerekçeler arasında sağlık sorunları da bulunuyor. Ayrıca görevden alınan bazı bakanların ilerleyen süreçte daha üst düzey yönetim pozisyonlarına getirilebileceği ifade ediliyor. Öte yandan bazı değişikliklerin performans değerlendirmeleri sonucunda yapıldığı, bununla birlikte siyasi yakınlaşma süreçleri ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) devlet yapısına entegrasyon sürecini hızlandırma çabalarının da etkili olabileceği belirtiliyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Şam’da düzenlenen el-Feyha Spor Salonu açılışında yaptığı konuşmada, Gençlik ve Spor Bakanı Muhammed Samih Hamid’in sağlık gerekçeleriyle görevden affını talep ettiğini kendisine ilettiğini açıklamıştı.

Egemenlik alanındaki bakanlıklarda herhangi bir değişiklik yapılmayacak

Son haftalarda İçişleri Bakanlığı’nda da değişiklik yapılacağı yönünde iddialar gündeme geldi. Bu iddialara göre mevcut İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na getirilmesi, yardımcısı Abdulkadir Tahan’ın ise bakanlığa atanması planlanıyordu. Ancak hükümet kaynakları, egemenlik alanındaki hiçbir bakanlığın bakan düzeyinde bir değişikliğe tabi tutulmayacağını doğruladı.

frtbrtb
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Suriyeli mevkidaşı Esad eş-Şeybani arasında yapılan görüşmeden (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklar, Cumhurbaşkanlığı’nın bu bakanlıklarda istikrarın korunmasını istediğini, özellikle son dönemde elde edilen güvenlik başarılarının bu kararda etkili olduğunu belirtti. Bu başarılar arasında eski rejime bağlı bazı savaş suçlularının, örneğin Emced Yusuf gibi isimlerin yakalanması da bulunuyor. Ayrıca, SDG’nin devlet yapısına entegrasyon süreciyle bağlantılı kurumların da çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Bu kapsamda Savunma Bakanlığı’nın askerî yapının yeniden düzenlenmesi üzerinde çalıştığı, Adalet Bakanlığı’nın doğu bölgelerindeki adliye binalarının sisteme entegrasyonunu yürüttüğü, ayrıca Enerji ve Ekonomi bakanlıklarının da bu sürece eşlik ettiği kaydedildi.

Sokaktaki gerginliği gidermek

Kaynaklar, İçişleri ve Savunma gibi bazı bakanlıkların halk nezdinde önemli bir takdir topladığını, ancak özellikle Enerji, Ekonomi ve Maliye gibi bazı bakanlıklara yönelik memnuniyetsizlik bulunduğunu belirtiyor. Bu bakanlıklar, halkın üzerindeki ekonomik yükler nedeniyle görevden alınmaları yönünde taleplerle karşı karşıya. Buna rağmen Suriye yönetiminin bu sorunların karmaşık nedenlerinin farkında olduğu, kurumların çalışmalarını ve yürütülen geliştirme projelerini yakından takip ettiği ve bu nedenle söz konusu bakanlıkların büyük ölçüde değişim dışında tutulduğu ifade ediliyor.

fdbfd
Azerbaycan ve Suriye enerji bakanları cumartesi günü gaz tedarik anlaşması imzaladı. (SANA)

Kaynaklara göre bu süreç, aynı zamanda ‘sokaktaki gerilimi azaltmaya yönelik kritik kararlarla’ birlikte ilerlemeli. Özellikle yüksek elektrik faturaları, kamu hizmetlerine yönelik memnuniyetin düşmesinde önemli bir etken olarak görülüyor. Buna karşın elektrik hizmetlerinde kesinti sürelerinin azalması ve hizmet kalitesindeki iyileşme dikkat çekiyor. Benzer bir tablo telekomünikasyon alanında da yaşanıyor. Mobil şebeke kapsama alanında belirgin bir iyileşme ve erişimin genişlemesi sağlanırken, buna paralel olarak hizmet maliyetlerinin ve fiyatların arttığı belirtiliyor.

Kapsamlı yeniden yapılandırma

Planlanan kabine değişikliğinin yalnızca bakanlıklarla sınırlı kalmayacağı, bakanlıklara bağlı müdürlükler ve üst düzey görevleri de kapsayacak şekilde genişletileceği bildirildi. Bu kapsamda İçişleri, Savunma, Turizm, İletişim, Teknoloji ve Enformasyon bakanlıkları gibi kurumlarda bazı üst düzey isimlerin görevden alınarak yerlerine yeni atamalar yapılabileceği ifade ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Suriye’de devlet kurumlarının yeniden düzenlenmesine yönelik geniş kapsamlı bir değişim süreci yürütülüyor. Bu süreçte bakan yardımcıları ve idari müdürlerin yanı sıra özellikle Turizm Bakanlığı’nda önemli değişiklikler yapıldığı, ayrıca sendika ve meslek örgütlerine kadar uzanan bir yeniden yapılanma planlandığı belirtiliyor. Bu çerçevede Suriye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Favaz Ahmed’in görevden alınması gündeme gelirken, ülke genelinde barolar gibi meslek örgütlerinde de yeni yönetimlerin oluşturulması için çalışmalar yürütülüyor.

Ayrıca bazı valileri kapsayan geniş çaplı yer değişikliklerinin de gündemde olduğu, özellikle Halep ve Humus gibi büyük şehirlerin bu değişimden etkilenebileceği ifade ediliyor. Yerel kaynaklara göre Halep Valisi Azzam el-Garib’e, Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir yürütme yapısında üst düzey bir görev teklif edildiği, ancak Garib’in halen kentteki görevine devam etmeyi değerlendirdiği aktarıldı.

Bunun yanında Humus Valisi Abdurrahman el-Ama’nın görevden alınarak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne atanacağı, yerine ise Murhaf en-Nasan’ın Humus Valisi olarak görevlendirileceği yönünde haberler de dolaşıyor.

Paylaşım sisteminin yokluğu

Jusoor Araştırma Merkezi araştırmacısı Vail Alvan, Suriye’de mevcut hükümetin üzerinden bir yıl geçmesinin ardından gündeme gelen kabine ve idari değişiklik tartışmalarını, Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütülen bir performans değerlendirmesine bağladı.

Alvan Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu tür süreçlerin genellikle paralel siyasi gelişmelerle birlikte ilerlediğini belirtti. Alvan’a göre bu gelişmeler arasında Suriye Meclisi’nin ilk oturumlarının yapılması veya SDG ile yakınlaşma süreci gibi unsurlar yer alıyor. Alvan, mevcut göstergelerin henüz kapsamlı bir hükümet değişikliğine ya da tamamen yeni bir kabine kurulmasına işaret edecek düzeyde olmadığını ifade etti.

df fd
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, 15 Nisan 2026 tarihinde Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’nin de hazır bulunduğu bir toplantıda SDG lideri Mazlum Abdi ile Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’i kabul etti. (SANA)

Alvan, bakanların belirlenme sürecinin ve yapılan incelemelerin takip edilmesi sonucunda, hükümette ‘paylaşımcı siyaset’ ya da taraflar arasında uzlaşmaya dayalı bir bakanlık dağılımı anlayışının bulunmadığını gözlemlediklerini söyledi. Alvan’a göre, buna rağmen önümüzdeki dönemde SDG mensuplarının bakan, bakan yardımcısı veya vali gibi karar alma pozisyonlarında yer alması mümkün. Bunun, güç paylaşımı ve tek elde iktidar toplanmaması ilkesi çerçevesinde ‘doğal’ bir gelişme olduğu değerlendiriliyor. Bakanlık ve görevlerin ise liyakat, performans değerlendirmesi ve düzenli gözden geçirme mekanizmalarıyla belirlendiği, bu nedenle görevlerin sürekli denetime açık olduğu ifade ediliyor.

Alvan ayrıca, yürütme organı içinde bazı bakanlıklar ya da sorumlu pozisyonlarda meclisin toplanmasından önce sınırlı değişikliklerin olabileceğini belirtti. Ancak kapsamlı bir hükümet değişikliğinin parlamentonun faaliyete geçmesine bağlı olduğunu, bunun daha geniş çaplı ve bazı hassas egemenlik bakanlıklarını da kapsayabilecek bir yeniden yapılanma sürecine zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Bu tür bir değişimin ise mevcut sürecin ötesinde, kapsamlı bir performans değerlendirmesinin sonucu olacağı kaydedildi.

Parlamentonun yetkileri

Öte yandan Halep’ten seçilen Suriye Halk Meclisi üyesi Akil Hüseyin, beklenen değişim sürecinin parlamentonun yetkileriyle ya da meclisin faaliyete başlamasıyla doğrudan bağlantılı olmadığını belirtti. Bu durumun, geçen yıl mart ayında kabul edilen anayasal bildiri çerçevesinde şekillendiğini ifade etti.

fvfe
Şam’daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor. (AFP)

Hüseyin, hukuki açıdan meclisin hükümetin kurulmasını onaylama, atama yapma ya da güvenoyu verme yetkisine sahip olmadığını söyledi. Mevcut yönetim sisteminde meclisin rolünün daha çok bakanların denetlenmesi ve hesap verebilirliğinin sağlanmasıyla sınırlı olduğunu, dolayısıyla kabine değişikliklerinin doğrudan Cumhurbaşkanı’nın yetkisi dahilinde gerçekleştiğini vurguladı.

Suriye’de kabul edilen anayasal bildiri başkanlık sistemi esasına dayanıyor, geniş yürütme yetkileri cumhurbaşkanında toplanıyor ve yürütme organı doğrudan cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor.


Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
TT

Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)

Lübnan’ın başkenti Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'deki Kefaat bölgesinde dün öğleden sonra bir güvenlik gerilimi yaşandı. Dört kişinin cenaze töreni sırasında havaya yoğun bir şekilde ateş açılması nedeniyle birkaç kişi yaralandı.

Lübnan basını, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninin silahlı kişilerin yoğun biçimde havaya ateş açmasıyla kargaşaya dönüştüğünü ve bazı kişilerin yaralanmasına yol açtığını bildirdi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntüleri, havaya ateş açıldığını gösterirken siviller arasında panik yaşandığı da görüntülere yansıdı.

Edinilen bilgilere göre Lübnan ordusu durumu kontrol altına almak amacıyla bölgeye ulaştı, ancak Hizbullah yanlıları ateş açanların tutuklanmasını engellemek için müdahale etti.

Bir süre sonra Lübnan ordusu araçları ve İstihbarat Müdürlüğü mensuplarının Kefaat Kavşağı çevresinde geniş çaplı konuşlandığı görüldü. Bu sırada çok sayıda silahlı unsur bölgeden çekildi.

Ayrıca ambulansların yaralıları taşımak üzere olay yerine yöneldiği bildirildi. Cenaze töreni boyunca gerginlik ve kalabalık yoğunluğu devam etti.

Bu gelişme, başkent Beyrut’ta silah dosyasına ilişkin artan tartışmalar gölgesinde yaşandı. Lübnan hükümeti daha önce güvenliği sağlamak ve silahları azaltmak amacıyla yürütülen çabalar çerçevesinde Beyrut'u ‘silahsızlandırılmış şehir’ ilan etme kararını açıklamıştı.

Ancak bu karar, Hizbullah'ın sert tepkisiyle karşılaştı. Örgüt, silahlarının güvenlik kaosunun değil ‘direnişin’ bir parçası olduğunu savunarak bu dosyaya ilişkin her türlü tartışmanın kapsamlı bir ulusal savunma stratejisi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah ‘silahsızlandırma’ meselesinin bu şekilde gündeme taşınmasının iç gerginliklere yol açabileceği ve ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirebileceği konusunda da uyardı.


Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, ABD’nin eşi ve benzeri görülmemiş desteğinin yanı sıra uluslararası ve yerel desteği arkasına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Zeydi, siyasi güçlerle ilişkisinin niteliğini sınayan ilk dosya olarak bakanlıkların dağılımına ilişkin yaşanan çekişmeyle yüzleşmek zorunda.

Siyasi bloklar ve güçler, Zeydi'yi belirli bakanlıkları talep ederek, başka bakanlıkları kendi çıkarları doğrultusunda döndürerek ya da yeni bakanlıklar ve başbakan yardımcılığı makamları oluşturarak köşeye sıkıştırmaya başladı. Böylece yetkileri olmasa bile bazı parti ve güç liderlerinin devlet kademelerinde mümkün olduğunca fazla yer edinmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Bağdat'taki siyasi gözlemcilere göre söz konusu güçlerin şartlarını dayatmakta ısrar etmesi halinde bu durum, silahlı gruplardan, şişirilmiş kadrolardan ve siyasi blokların dikte ettirdiği atamalardan arınmış bir hükümet kurmak isteyen Zeydi ile bu güçler arasındaki kopuşun başlangıcına dönüşebilir.