Suudi Arabistan koronavirüsü kontrol altına aldı

Haftalık vaka istatistiklerinin yayınlanmasında yeni mekanizma

İhtiyati önlemlere riayet edilmesi vurgulanıyor (Fotoğraf: Beşir Salih)
İhtiyati önlemlere riayet edilmesi vurgulanıyor (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Suudi Arabistan koronavirüsü kontrol altına aldı

İhtiyati önlemlere riayet edilmesi vurgulanıyor (Fotoğraf: Beşir Salih)
İhtiyati önlemlere riayet edilmesi vurgulanıyor (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan’da 217 yeni tip koronavirüs vakası daha kaydedilirken, 386 kişi daha sağlığına kavuştu ve 14 kişi virüs sebebiyle hayatını kaybetti.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia Twitter hesabı üzerinden “Krallık’ta hala koronavirüse karşı hakimiyetimizi korurken vaka sayılarında düşüş gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre, Krallık’ta ilk vakanın tespit edilmesinden bu yana kaydedilen toplam vaka sayısı 357 bin 128’e yükseldi, ülkede 4 bin 835 aktif vaka bulunuyor ve aktif vakalardan 674’ü yoğun bakımda tedavi görüyor. Ülke genelinde kaydedilen toplam iyileşen vaka sayısı 346 bin 409’a yükselirken, virüs sebebiyle kaydedilen can kaybı 5 bin 884’e yükseldi.
Sağlık Bakanlığı dün Suudi Arabistan’da koronavirüs verilerine ilişkin bilgilerin verilmesi için yeni bir mekanizma uygulanacağını duyurdu. Bu mekanizmanın haftalık vaka haritası olarak uygulanacağı, günlük vaka sayılarına ilişkin yapılan açıklamalar durdurularak onun yerine haftalık verilerin yayınlanması ile yetinileceği belirtildi. Haftalık çizelgede karşılaştırmaların bir önceki haftaya göre gerçekleştirileceği bilgisi de verildi.

Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı 3 kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesi ile ülke genelinde salgının başlangıcından bu yana kaydedilen toplam can kaybının 878’e yükseldiğini duyurdu.
Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Abdullah es-Sened 231 yeni vakanın tespit edildiğini böylece toplam vaka sayısının 142 bin 426’ya yükseldiğini açıkladı. Es-Sened ayrıca, yoğun bakımda tedavi gören 76 vaka olduğuna dikkat çekti.
Sağlık Bakanlığı, 524 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen vaka sayısının 136 bin 413’e yükseldiğini bildirdi.

BAE
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı dün bir kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesinin ardından toplam can kaybının 570’e yükseldiğini duyurdu.
Ülkede bin 251 yeni vakanın kaydedilmesi ile toplam vaka sayısının 167 bin 753’e yükseldiğini açıklayan Bakanlık, 736 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen vaka sayısının 154 bin 185’e yükseldiğini belirtti.

Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı 28 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirilen koronavirüs test sayısının 8 bin 121’e ulaştığını, testler sonucunda 53’ü göçmen işçilerden, 64’ü daha önce duyurulan vakalar ile temas kuran kişilerden ve 13’ü yurt dışından gelen kişilerden olmak üzere 130 yeni vakanın kaydedildiğini ayrıca 132 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen kişi sayısının 84 bin 785’e yükseldiğini duyurdu.
Bahreyn’de yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören 14 vaha olduğu, hastanelerde sağlık durumu tedavi gerektiren 23 hastanın bulunduğu ayrıca bin 519 aktif vakadan bin 505’inin sağlık durumunun stabil olduğu açıklandı.

Umman
Umman Sağlık Bakanlığı dün 905 yeni vakanın tespiy edilmesinin ardından toplam vaka sayısının 123 bin 484’e yükseldiğini duyurdu.
Umman haber ajansının aktardığına göre, Sağlık Bakanlığı, Milli Gün tatili süresince 27 kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesi ile toplam can kaybının bin 418’e yükseldiğini açıkladı.
Bakanlık ülke genelinde toplam 114 bin 963 kişinin sağlığına kavuşması ile iyileşme oranının 93,1’e çıktığını ayrıca son 24 saatte 21 kişinin daha hastaneye yatırılması ile hastanelerde tedavi gören vaka sayısının 218’e yükseldiğini ve 107 vakanın yoğun bakımda tedavi gördüğünü bildirdi.

Katar
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı dün (Pazar) son 24 saatte 171 yeni vakanın tespit edildiğini duyurdu. Bakanlık ayrıca son 24 saate 211 kişinin daha sağlığına kavuşması ile ülke genelinde sağlığına kavuşan kişi sayısının 135 bin 862’ye yükseldiğini açıkladı.



El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de meydana gelen bombalı saldırı sonucunda kardeş ülke Katar'ın büyükelçilik binasına verilen zarardan dolayı Krallık'ın derin üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık’ın yaptığı açıklamada, “Krallık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca diplomatik misyonların üyelerine ve merkezlerine koruma sağlanması gerektiğini teyit eder ve (Rusya-Ukrayna) krizini barışçıl yollarla çözmeyi amaçlayan diplomatik çabaları desteklediğini yineler” ifadeleri yer aldı.