2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor
TT

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

Oyuncular, prodüksiyon ve yönetmenlik ekipleri aylarca bu an çalışıyor. İşte uzun zamandır beklenen o an geldi ve 2026 yılının Ramazan ayı dizilerinin yayınlanması için geri sayım başladı.

Okyanustan Körfez'e onlarca dizi seyirciyle buluşacak. Her zamanki gibi, bu diziler dramadan komediye, gerilimden, tarih, polisiye, fantastik ve diğer televizyon türlerine kadar geniş bir yelpazede çeşitleniyor.

Bu yıl Mısır televizyonlarında boy gösterecek diziler, gerçek hayattan alınmış heyecan verici ve dokunaklı hikayeler anlatacağı için büyük bir heyecanla bekleniyor. Suriye yapımı diziler ise Beşşar Esad rejiminin düşüşünden ve ardından rejim hapishanelerinde işlenen zulümlerin ortaya çıkmasından etkilenmiş gibi görünüyor. Tarihten esinlenen Körfez ülkeleri yapımı diziler ise toplumla ilgili hikayelere odaklanırken bazıları da geçtiğimiz Ramazan ayında başarılı olan yapımların devamı niteliğinde.

sdcds
“Şari’u’l-A’şa” dizisi, ilk sezonun başarısının ardından ikinci sezonuyla yeniden izleyicisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor (Shahid platformu)

Ramazan sezonu yarışına büyük isimlerden bazıları geri dönerken Mısırlı aktör Muhammed Ramadan gibi bazı isimler ise bu yıl hiçbir dizide yer almadı. Lübnanlı yıldız Nadine Nassib Njeim, “Mumkin” (Olabilir) adlı dizisinin Ramazan sezonu sonrasına ertelenmesi nedeniyle ekranlarda olmayacak. Mısırlı aktris Ghada Abdel Razek ise yapım şirketiyle anlaşmazlıklar yaşadığı için “Aaliya” dizisinden çekildi.

sdcd
2026 Ramazan dizileri sezonunda yer almayan bazı yıldızlar (Instagram)

Körfez bölgesinin 2026 Ramazan ayı için en güçlü yapımları

Şari’u’l-A’şa 2

Şari’u’l-A’şa (el-A’şa Caddesi) dizisi, geçtiğimiz yıl Ramazan ayında başlayan başarılı yolculuğuna devam ediyor. Dizi ikinci sezonunda da el-Aşa Caddesi sakinleri hakkında daha fazla hikayeyle izleyicisinin karşısına çıkacak. Badryah El-Bishr’in romanından uyarlanan dizi, 1970'lerin Riyad'ında geçiyor. Dizinin yıldızı Suudi aktris İlham Ali, bu sezon birçok zorluğa karşı ailesini korumaya devam eden karakteri Wadhah hakkında konuştu. Ali'nin yanı sıra, kadroda Khalid Saqr, Aisha Kay, Lama Abdel Wahab ve diğer Suudi ekran yıldızları da yer alıyor.

Al-Ghamiza

Kuveytli aktris Huda Hussein, 1970'lerde geçen “Al-Ghamiza” (Körebe) dizisiyle Körfez bölgesinde yapılan Ramazan dizilerine geri dönüyor. Dizi, fiziksel durumu ve karşılaştığı toplumsal zorluklara rağmen ailesini bir arada tutmaya ve terzilik yapmaya çalışan kör bir anne olan Widad'ın hikâyesini anlatıyor. Dizide Huda Hussein’in yanı sıra Mahmoud Bouchery, Fatima Al-Safi, Laila Abdullah ve diğer oyuncularla birlikte rol alıyor.

Kisra

“Kisra” toplumun gelenekler ile zamanın getirdiği değişiklikler arasında bölündüğü 1990'larda geçen toplumsal bir hikayeyi anlatıyor. Aref (Daoud Hussein) ve Dananir (Taif) kendi dünyalarında mutlu oldukları bir yuva kurmak için mücadele eden bir çifttir. Ancak çocukları, paranın cazibesine kapılıp açgözlülüğün esiri olurlar ve isyan rüzgârları eser. Bu da ebeveynlerinin fedakârlıklarını nankör çocuklarıyla acı bir mücadeleye dönüştürür.

Yevmiyyat Racul Mütezevvic

Suudi oyuncu İbrahim Al-Hajjaj “Yevmiyyat Racul Anis” (Bekâr Bir Adamın Günlüğü) adlı dizinin ardından, ikinci sezonla “Yevmiyyat Racul Mütezevvic” (Evli Bir Adamın Günlüğü) ile ekranlara geri dönüyor. Suudi Arabistan yapımı komedi dizisi, daha komik durumlar ve sosyal meseleleri ele alırken daha fazla dürüstlük vaat ediyor.

Dizide Hajjaj’a Saeed Saleh, Fatima Al-Sharif, Aida Al-Qasim ve diğerleri gibi deneyimli aktörlerden oluşan bir ekip eşlik ediyor.

Bu sezon izlenmesi gereken diğer Körfez dizileri arasında “Kahilan”, “Ghalt Banat”, ‘Hamdiya’, “Banat Abdul Ghani” ve “Amour Ailiah” gibi yapımlar yer alıyor.

2026 Ramazan ayının en çok beklenen Mısır dizisi: “Sahab al-Ard”

WATCH IT platformunda yayınlanacak olan dizi, Gazze’deki savaşı genel arka plan olarak alıyor. Başroldeki aktör Iyad Nassar, trajediyi tüm ayrıntılarıyla yaşayan ve kuşatma ve bombardıman altında mahsur kalan yeğenini kurtarmak için mücadele eden Filistinli bir adamı canlandırıyor.

Nassar’a Mısırlı bir sağlık ekibinde çalışan bir doktoru canlandıran aktris Menna Shalaby eşlik ediyor. Alevler ve savaşın zorlu koşulları arasında, karakterler arasında insani ilişkiler gelişiyor ve drama ile belgeseli harmanlayan bir hikaye ortaya çıkıyor.

Toplamda 15 bölümlük dizide rol alan oyuncular arasında Adam Bakri, Tara Abboud ve Kamel el-Basha bulunuyor.

Senaryosu Ammar Sabri tarafından yazılan dizi, Peter Mimi tarafından yönetildi. Sahab al-Ard, İsrail basınının dikkatini çekerken Yedioth Ahronoth gazetesi, dizinin yüksek reytingler alacağı tahmininde bulundu.

“Menna’a”

Tunuslu aktris Hend Sabri, Ramazan dizilerinden beş yıldır uzaktı. Ancak ‘Yango Play’ platformundaki “Menna’a” (Bağışıklık) dizisiyle geri dönüyor. Dizide Gharam karakterini canlandıran Sabri, sinema ve televizyonda tanındığı rollerden farklı bir rol sergiliyor.

Gerilim dolu dizi, 1980'ler Kahire’sinde işçi sınıfının yaşadığı el-Batniya Mahallesi’nde geçiyor. Gharam, bu mahallede tüm karanlık ve tehlikeli sırlarıyla uyuşturucu mafyasına girmeye zorlanıyor. Amr el-Daly'nin yazdığı ve Hussein El-Manbawy'nin yönettiği dizide Sabri'nin yanı sıra Khaled Selim, Ahmed Khaled Salah, Mohamed Anwar ve diğer oyuncular rol alıyor.

scdsc
Hend Sabri, Ramazan dizilerine beş yıl ara verdikten sonra “Gharam” karakteriyle geri dönüyor (Yango Play)

“İfrac”

Alsabah Media Group ve Shahid platformu tarafından yapılan umut verici bir tanıtım duyurusu, Amr Saad'ın Abbas Al-Rais karaterini üstlendiği “İfrac” (Salıverme) dizisinin yayınlanacağını müjdeledi.

Karısını ve iki kızını öldürdüğü suçlamasıyla yıllarca hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ana karakter, bir kahraman olmaktan ziyade, suçun gizemi, suçluluğun ağırlığı ve toplumun yargısı altında eziliyor.

Dışarıya taşan psikolojik ve insani bir yaklaşımla, karakterler gergin bir psikolojik atmosferde hareket ediyor. Dizinin, insanların kötülükleri, travmaları ve hayal kırıklıkları da dahil olmak üzere gerçekliğini en gerçekçi şekilde aktardığına şüphe yok. Dizide ayrıca aktris Tara Emad'ın daha önceki rollerinden farklı bir görünümle canlandırdığı karakter dikkati çekiyor.

Ra’su’l-Afaa

“Ra’su’l-Afaa” (Yılanın başı) dizisi, Ameer Karara'nın Arap dizilerinde nadiren işlenen gerilim dolu bir ortamda ulusal güvenliği tehdit eden bir terörist komployla karşı karşıya kaldığı bir suç draması türündedir.

Gerçek olaylardan esinlenen dizi, senaryosu Hani Sarhan tarafından yazılan diziyi Mohamed Bakir yönetti. Dizi, WATCH IT platformunda izlenebilir.

Karara'ya dizide Müslüman Kardeşler'in (İhvan) eski baş rehberi Mahmud Ezzat’ı canlandıran Sherif Mounir ve Ramazan dizilerine dört sezonluk bir aradan sonra geri dönen Magda Zaki eşlik ediyor.

El-King

Heyecan verici bir aksiyon dizisi olan “el-King” (Kral) adlı yapımda, başrol oyuncusu Mısırlı aktör Mohammad Emam, kardeşleriyle miras için savaşan Hamza karakterini canlandırıyor. Dizide bir yandan olaylar gelişirken, baş kahraman basit, fakir bir hamaldan uluslararası bir çete ağının peşinde olduğu nüfuzlu bir iş adamına dönüşüyor.

Dizi, Hamza'nın iki aşk arasında kalmasına neden olan bir çatışma şeklindeki romantizmden de yoksun değil. İmam, Shahid platformunda yayınlanan dizide Hanan Motawe, Basant Shawky, Mostafa Khater, Mirna Jamil ve geniş bir oyuncu kadrosuyla birlikte rol alıyor.

“Etnen Gherna”

Romantik sosyal dramaya geçersek, Aser Yassin ve Dina El Sherbiny, “Etnen Gherna” adlı yapımda ilk kez ekranlarda bir araya geliyor. Hikaye ailevi ve kişisel krizler yaşayan tanınmış bir aktris ile eşinden ayrılmış bir öğretmen etrafında gelişir. Kader onları bir araya getirir ve birçok zorlukla karşı karşıya bırakır. 15 bölümlük dizi, WATCH IT platformunda izlenebilir.

“Ve Nensa illi Kan”

Geçtiğimiz yıl Ramazan ayında “Ve Tegabul Habib” adlı yapımda başarılı bir ikili olan Yasmin Abdulaziz ve Karim Fahmy, “Ve Nensa illi Kan” (Olanları unutalım) adlı yeni bir sosyal dramada yeniden bir araya geliyor.

Spot ışıklarından ve ünlülerin hayatından çok da uzak olmayan bu dizi, tehdit mesajları alan Jalila Raslan adlı bir sanatçının hikâyesini anlatıyor. Jalila, sadece Bedir adlı korumasının yanında kendini güvende hisseder ve Bedir daha sonra, onun çalışanı olmaktan çıkıp sevgilisi olur.

Dizinin kadrosunda Abdulaziz ve Fahmy’nin yanı sıra Shirin Reda, Menna Fadali, Khaled Sarhan, Edward ve diğer sanatçılar yer alıyor. Amr Mahmoud Yassin'in yazdığı dizinin yönetmen koltuğunda Mohamed Al-Khabiri oturuyor. Dizi, Ramazan ayı boyunca Shahid platformunda gösterilecek.

Mai Omar, Sawsan Badr, Engy El-Mokadem ve diğerlerinin rol aldığı “Al-Sitt Mona Lisa” gibi diziler de bu Ramazan’da izleyicisiyle buluşmayı bekliyor.

Ahmed Malek ve Hoda Al-Mufti'yi bir araya getiren “Sawa Sawa” adlı dizinin yanı sıra, Majid Al-Kaddouani ve Yousra Al-Lozi'nin başrollerini paylaştığı “Kan Ya Kan” ve Nelly Karim ve Sherif Salama'nın rol aldığı “Ala Ad El Hob” gibi dizilerde ekranlara gelecek.

Ramazan sezonunda sanatçı Mahmoud Hamida, Tarek Lotfy, Nada Moussa ve Aida Riad ile birlikte “Forsa Akhira” dizisinde dikkat çekici bir performans sergiliyor.

Gerilim dizileri sevenler, Ahmed Al-Awadi'nin başrolünde oynadığı “Ali Clay” (Muhammed Ali) adlı yapımı izleyebilirler.

“Al-Maddah” diziside Hamada Hilal ile birlikte altıncı ve son sezonuyla ekranlara dönüyor. Komedi türünde ise Karim Abdel Aziz'in rol aldığı 15 bölümlük dizi “Al-Meter Samir” yer alıyor.

Lübnan ve Suriye dizileri

“Bi’l-haram”

Lübnan dizisi “Bi’l-haram”, deneyimli oyuncuların rol aldığı ve sirk benzeri bir ortamda geçen ilgi çekici bir hikayeye sahip. Dizi, bir sanat grubunda çalışan karakterlerin hayatlarını anlatıyor.

Maguy Bou Ghosn başrolü üstlenirken, Ammar Shalq, Takla Chamoun, Bassem Mghanna, Carole Abboud, Randa Kaadi, Tarek Tamim ve Tony Issa gibi büyük isimler ile yeni nesil Lübnanlı dizi yıldızları da kadroda yer alıyor.

Yapım şirketi Eagle Films, bu sezon Lübnan drama listelerinin zirvesinde yer alan Balharam'a büyük bir yatırım yapıyor. Dizi, Shadi Kiwan ve Fadi Hussein tarafından yazıldı ve Philip Asmar tarafından yönetildi. Dizi, Shahid platformunda izlenebilir.

“Bi Kams Arwah”

Suriyeli ikili Kosai Khauli ve Karess Bashar, “Bi Kams Arwah” dizisi ile yoksul mahallelerden ve marjinalleşmiş topluluklardan ortaya çıkan bir hikaye sunuyor. Yoksulluk, zulüm ve yetimlik içinde büyüyen hikayenin kahramanı Shams Abdullah, zengin ve nüfuzlu bir adamın tek meşru varisi olduğunu keşfeder. Sevgilisi Samaher'in eşlik ettiği, zorluklar ve tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkan Shams Abdullah, hakkını talep eder. Aktris Karess Bashar, yeni karakteri için Irak lehçesi öğrendi.

“Mawlana”

“Mawlana” adlı dizide Suriyeli aktör Taim Hasan, karmaşık ve çok yönlü bir karakter olan Jaber’i canlandırıyor. Shahid platformundaki açıklamaya göre hikayenin kahramanı geçmişinden ve topluluğundan kaçıp saklanır ve onlarca yıldır kurtarıcısını bekleyen unutulmuş bir köyde umutlarını taze tutar. Yönetmen Samer Barqawi, tema şarkısının Hassan, Nour Ali, Fares Al-Helou ve Nancy Khoury ile birlikte rol alan sanatçı Mona Wassef tarafından seslendirileceğini açıkladı. Bu açıklamada, izleyiciler için büyük bir sürpriz oldu.

“Matbakh Al Madinah”

“Matbakh Al Madinah” (El-Medine Restaurant) kaderi eski Şam'daki tarihi bir restorana bağlı olan Şamlı bir ailenin hikayesini anlatıyor. Rasha Sharbatji'nin yönettiği bu gerçekçi dramada, Suriyeli akyör Maxim Khalil uzun yıllar sonra yeniden ülkesinin bir yapımıyla ekranlara geri dönüyor. Khalil, Amal Arafa, Abbas Al-Nouri, Abdul Moneim Amayri, Mohammed Hadaki, Khaled Al-Qish, Fadi Subeih ve diğerleri dahil olmak üzere çok sayıda Suriyeli yıldızla birlikte rol alıyor.

“Saadaet Al Magnoun”

“Saadaet Al Magnoun” (Deli adamın mutluluğu) Suriyeli yönetmen Saif Sbeih'in gözünden, karmaşık insan ilişkileri ve bu ilişkileri bozan çıkarlar, yolsuzluklar, nüfuz ve güç mücadeleleri etrafında dönüyor. Sbeih dizide, Abed Fahd, Sulafa Memar ve Bassem Yakhour'un başını çektiği yetenekli oyuncuların yardımını alarak insan ruhunun karanlık yönlerini derinlemesine inceliyor. OSN Plus platformunda yayınlanan Saadaet Al Magnoun dizisi, suç, gerilim ve psikolojik dramayı harmanlıyor.

Esed rejimin sonrası dizi sektörü

Geçtiğimiz yıl Suriye'de yaşanan siyasi değişiklikler çerçevesinde, bu dönemi belgelemeye çalışan yapımlarda artış yaşandı. Bunların çoğu, eski rejimin hapishanelerini dramatik bir bakış açısı olarak ele aldı. Bu diziler arasında, gözaltı merkezlerinde yaşanan gerçek olaylardan esinlenerek çekilen ve Ghassan Massoud, Salloum Haddad ve Fayez Kazak’ın başrollerini paylaştığı “Kayser (Caesar): La Mekan, La Zaman” (Sezar: Mekansız, zamansız) da yer alıyor.

“Al-Khaleej ila al-Bahr”

“Al-Khaleej ila al-Bahr” (Kuyunun çıkışı) dizisi, Sednaya Hapishanesi'ndeki mahkumların çektikleri acıları anlatıyor. Dizinin başrollerini Jamal Suleiman ile Carmen Lebbos paylaşıyor. Aynı kategoride “Aila al-Malik” (Kralın Ailesi) ve “Al-Suriun al-A'dada” (Suriye Düşmanları) da ekranlara gelecek.



Savaş Üstüne Savaş'ın yıldızı: "Paul Thomas Anderson'a yalvarıyorum"

Bu yılki ödül sezonunda çok konuşulan Savaş Üstüne Savaş birden fazla payeye layık görüldü (AFP)
Bu yılki ödül sezonunda çok konuşulan Savaş Üstüne Savaş birden fazla payeye layık görüldü (AFP)
TT

Savaş Üstüne Savaş'ın yıldızı: "Paul Thomas Anderson'a yalvarıyorum"

Bu yılki ödül sezonunda çok konuşulan Savaş Üstüne Savaş birden fazla payeye layık görüldü (AFP)
Bu yılki ödül sezonunda çok konuşulan Savaş Üstüne Savaş birden fazla payeye layık görüldü (AFP)

Teyana Taylor, Savaş Üstüne Savaş'taki (One Battle After Another) karakterine odaklanan bir devam filmi çekmesi için yönetmen Paul Thomas Anderson'a yalvardığını açıkladı.

Filmdeki radikal sol devrimci Perfidia Beverly Hills rolüyle çıkış yaparak Oscar'a aday gösterilen 35 yaşındaki şarkıcı, karakterinin yaklaşık 20 yıl sonrasını gösterecek bir spin-off için Anderson'la görüştüğünü verdiği yeni bir röportajda söyledi.

Olası devam filmi hakkında IndieWire'a "Görüşmeler çok ama çok gerçek" dedi.

Bunu bize vermesi için [Anderson'a] yalvardığımı şu anda herkese doğrulamak istiyorum. Bunu bize vermesi için ona yalvarıyorum.

Taylor sözlerine şöyle devam etti:

Orada burada Paul'e küçük şakalar yapıyorum. 'Perfidia'nın o 16 yılda ne yaptığını görmemiz gerekiyor' gibi şeyler diyorum.

Leonardo DiCaprio, Taylor ve Chase Infiniti'nin başrollerinde yer aldığı film, Sean Penn'in beyaz üstünlüğü yanlısı yozlaşmış subayı liderliğindeki orduyla savaşan devrimci bir örgütü takip ediyor.

cvfghy
Teyana Taylor, Oscar'a aday gösterilen Savaş Üstüne Savaş'ta Perfidia Beverly Hills rolünde (Warner Bros)

Filmde Taylor'ın karakteri, örgütü French 75'a ihanet ederek elemanlarını ordunun yakalamasını sağlıyor ve partneri Pat'le (DiCaprio) kızı Willa'yı (Infiniti) terk ediyor.

Taylor sözlerini şöyle sürdürdü:

Ama Perfidia ve Willa'nın birlikte bazı sahnelere ihtiyacı var. Willa o son sahnede kapıdan çıktığında 'Gerçekten nereye gidiyor? Deandra'yı serbest mi bırakacak? Annesini mi bulacak?' dedim. Filmin hâlâ umut barındırmasını seviyorum ve oralarda bir yerde ikinci bölüme yer var.

Bu yılki Oscar Ödülleri'nde 13 ödüle aday gösterilen yapım, Altın Küre'de En İyi Film ve Taylor'ın aldığı En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülleri de dahil olmak üzere 4, geçen ay BAFTA Film Ödülleri'ndeyse 6 payeye layık görülmüştü.

Oscar Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Taylor'ın rakipleri, Günahkarlar'daki (Sinners) Wunmi Mosaku, Silahlar'daki (Weapons) Amy Madigan ve Manevi Değer'deki (Sentimental Value) Elle Fanning ve Inga Ibsdotter Lilleaas olacak.

Geçen ay Saturday Night Live'da sunuculuk yapan Taylor, skeç şovundaki bir sahne için kendisini kel gösteren bir bone kafasına takılmışken Oscar adaylığını öğrendiğini açıklamıştı.

Taylor açılış monoloğunda "Bu hafta çok çılgındı" demişti.

Savaş Üstüne Savaş'la Oscar'a aday gösterildim. Bir rüya gerçek oldu…

Her küçük kızın istediği şekilde bunu yaşadım... Mikey Day'in yanında kellik bonesi takılırken.

cvfbgh
Teyana Taylor bu yılki Oscar Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi (Warner Bros)

Taylor, Oscar adaylığının ardından yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

Dün gece Özel Bir Kadın'ı (Pretty Woman) izlerken, mutlu sonları ve bazen onların ne kadar imkansız geldiklerini düşünerek uyudum... ve Tanrı'nın beni kendi peri masalsı sonuma hazırladığı bir tecrübe yaşadığımı fark ettim.

Independent Türkçe


Taş Devri mutfağı yeniden yazılıyor: Karmaşık tarifleri çömlekler ele verdi

Tarih öncesi tarifleri canlandırmak için seramik kapların modern replikalarıyla deneysel pişirme (Lara González Carretero)
Tarih öncesi tarifleri canlandırmak için seramik kapların modern replikalarıyla deneysel pişirme (Lara González Carretero)
TT

Taş Devri mutfağı yeniden yazılıyor: Karmaşık tarifleri çömlekler ele verdi

Tarih öncesi tarifleri canlandırmak için seramik kapların modern replikalarıyla deneysel pişirme (Lara González Carretero)
Tarih öncesi tarifleri canlandırmak için seramik kapların modern replikalarıyla deneysel pişirme (Lara González Carretero)

Yeni bir araştırmaya göre, Avrupa genelinde bulunan binlerce yıllık çömlek kalıntıları, bölgedeki eski toplulukların daha önce inanıldığından çok daha çeşitli bitkisel ve hayvansal ürünler kullanarak karmaşık yemekler hazırladığını ortaya koyuyor.

Arkeologlar, çömlek kalıntılarındaki yağ tortularını analiz ederek eski kültürlerin beslenme alışkanlıklarını yorumluyor. Ancak bu yöntem çoğunlukla sadece et bazlı yiyecekler hakkında bilgi veriyor.

Yeni çalışmada, Avrupalı antik ​​avcı-toplayıcıların yediği bitkilerin kalıntılarını belirlemek için mikroskobik inceleme ve kimyasal analiz de dahil birden fazla teknik birleştirildi.

Araştırmada, Kuzey ve Doğu Avrupa'daki 13 arkeolojik alanda bulunan ve MÖ 6. ile 3. binyıllar arasına tarihlenen yaklaşık 60 çömlek parçasında kalan organik kalıntılar incelendi.

Bu çok yönlü yaklaşımı kullanarak araştırmacılar, otlar, kırmızı orman meyveleri, yapraklar ve tohumlar da dahil çeşitli bitkilerin doku örneklerinin yanı sıra balık ve diğer deniz ürünlerinin kalıntılarını da buldu.

PLOS One adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, "Avcı-toplayıcı balıkçıların sadece balıkla beslenmediklerini, çok çeşitli bitkileri bilfiil işleyip tükettiklerini bulduk" diye yazdılar.

Kalıntı ve içerik karışımı bölgeden bölgeye değişiyordu; bu muhtemelen bölgedeki mevcut kaynakların yanı sıra yerel kültürel uygulamaların bir yansımasıydı.

Çalışmada, örneğin, Baltık bölgesinde, çömlekte fosilleşmiş yemek kalıntılarında sıklıkla yüksek yoğunlukta tatlı su balığıyla birlikte Viburnum meyveleri bulundu; bu da "hedefli bir içerik seçimine işaret ediyor" diye belirtildi.

Mikroskobik analiz, Litvanya'daki bölgelerden elde edilen çömleklerde daha yüksek oranda tatlı su balığı bulunduğunu ortaya koyarken, Danimarka'nın güneyindeki Syltholm II bölgesinden elde edilen lipid kalıntı analizi ise daha çeşitli hayvansal ürünlerin kullanıldığını gösterdi.

Bulgular, bitkilerin ve su ürünlerinin erken Avrupalıların beslenme düzenlerinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Yemek yapımında farklı türde çömlekler kullanılıyordu ve her kültürün kendine özgü karmaşık mutfak gelenekleri vardı.

Özellikle, arkeologlar tarih öncesi Avrupalı ​​avcı-toplayıcılar arasında "belirli yiyecekleri farklı şekilde hazırlayarak" birleştirme yönünde genel bir eğilim olduğunu buldu.

Bir örneğe atıfta bulunarak, Viburnum meyvelerinin genellikle "tatlı su balığıyla karıştırılmış tek bitkisel malzeme" olarak göründüğünü söylediler.

"Bu araştırma, eski beslenme düzenlerini gerçekten anlamak için, bu fosilleşmiş yiyecek kalıntılarına kelimenin tam anlamıyla daha yakından bakmamız gerektiğini vurguluyor" diye yazdılar.

Geleneksel kimyasal analiz, eski yemeklerin hayvansal bileşenlerini vurgulama eğilimindeyken, birleşik mikroskobik yaklaşımımız bu tarih öncesi tarifleri yeniden odağın merkezine getirdi.

Independent Türkçe


Yeni yapay zeka bildirisi beklenmedik kesimleri birleştirdi

Eylemciler, PauseAI UK ve gelişmiş yapay zeka sistemlerinin gelişiminin kontrolünü mesele edinen diğer örgütler tarafından 28 Şubat 2026'da Londra'da düzenlenen bir protestoda Google Deepmind ofislerinin önünde pankart ve dövizlerle toplandı (AFP)
Eylemciler, PauseAI UK ve gelişmiş yapay zeka sistemlerinin gelişiminin kontrolünü mesele edinen diğer örgütler tarafından 28 Şubat 2026'da Londra'da düzenlenen bir protestoda Google Deepmind ofislerinin önünde pankart ve dövizlerle toplandı (AFP)
TT

Yeni yapay zeka bildirisi beklenmedik kesimleri birleştirdi

Eylemciler, PauseAI UK ve gelişmiş yapay zeka sistemlerinin gelişiminin kontrolünü mesele edinen diğer örgütler tarafından 28 Şubat 2026'da Londra'da düzenlenen bir protestoda Google Deepmind ofislerinin önünde pankart ve dövizlerle toplandı (AFP)
Eylemciler, PauseAI UK ve gelişmiş yapay zeka sistemlerinin gelişiminin kontrolünü mesele edinen diğer örgütler tarafından 28 Şubat 2026'da Londra'da düzenlenen bir protestoda Google Deepmind ofislerinin önünde pankart ve dövizlerle toplandı (AFP)

Akademisyenler, işletmeler, dini liderler ve siyasi figürlerden oluşan alışılmadık bir koalisyon, yeni bir "insandan taraf" bildiri imzalayarak yapay zekaya dair endişelerini dile getirdi.

Kâr amacı gütmeyen yapay zeka güvenliği kuruluşlarının önde gelenlerinden Yaşamın Geleceği Enstitüsü tarafından desteklenen İnsandan Taraf Yapay Zeka Deklarasyonu, yapay zeka güvenliğine yeni bir bakışla odaklanılması ve onu kontrol eden şirketlere yönelik daha katı düzenlemeler getirilmesi ve daha fazla hesap verme zorunluluğu uygulanması çağrısında bulunuyor.

İmzacılar arasında milyarder girişimci Richard Branson, Nobel Ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu ve Trump yönetiminin eski danışmanlarından Steve Bannon yer alıyor.

Deklarasyonu destekleyen kuruluşlar arasında Amerikan Öğretmenler Federasyonu, Hıristiyan Liderler Kongresi ve Amerika İlerici Demokratları da var.

Bildiride "Yapay zeka insanlığa hizmet etmeli, tam tersi olmamalı" ifadeleri kullanılıyor.

Güvenilir ve kontrol edilebilir yapay zeka araçlarının insan potansiyelini azaltmak yerine artırdığı, insanları güçlendirdiği, insan onurunu artırdığı, bireysel özgürlüğü koruduğu, aileleri ve toplulukları güçlendirdiği, özyönetimi koruduğu ve emsalsiz sağlık ve refah yaratılmasını sağladığı daha iyi bir yol var. Bu yol, teknolojinin gücünü kullananların, insanlığın gelişmesini desteklemek için insani değerlere ve ihtiyaçlara karşı sorumlu olmasını gerektiriyor.

Deklarasyonun temel ilkeleri arasında şunlar var: Yapay zeka üzerinde insan kontrolü, yapay zeka tekellerinin önlenmesi, çocukların teknolojiden korunması, insan failliğinin ve özgürlüğünün korunması, kusurlar ve yetersiz güvenlik kontrolleri için kurumsal hesap verme zorunluluğu.

Deklarasyona paralel yayımlanan yeni bir anket, ABD seçmenlerinin yüzde 80'inin hem yapay zekanın insanların sorumluluğunda olmasını hem de yapay zeka şirketleri için daha fazla hesap verme mecburiyeti uygulanmasını desteklediğini ortaya koydu.

İnsandan Taraf Yapay Zeka Deklarasyonu'nun organizatörleri, daha önce yapay zeka güvenliğini artırmaya yönelik benzer imza kampanyalarında yer alan endüstri temsilcilerini kasten dışladı.

Yaşamın Geleceği Enstitüsü'nün yapay zeka güvenliğini güçlendirmeye yönelik önceki çabaları arasında, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinin altı aylığına durdurulması için 2023'te başlatılan girişimin yanı sıra güvenliği kanıtlanana kadar süper akıllı yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesini yasaklamak için geçen yıl hazırlanan imza kampanyası da var.

Teknoloji endüstrisiyse bu çabalara kulak asmazken 2023'teki mektubu imzalayanlardan bazıları sonrasında kendi yapay zeka girişimlerini başlatmıştı. 

Independent Türkçe