Salgını kontrol altına alan Suudi Arabistan aşamalı normalleşecek

Tüm kamu sektörlerinde ve birimlerinde sağlık önlemleri alındı. (Fotoğraf- Beşir Salih)
Tüm kamu sektörlerinde ve birimlerinde sağlık önlemleri alındı. (Fotoğraf- Beşir Salih)
TT

Salgını kontrol altına alan Suudi Arabistan aşamalı normalleşecek

Tüm kamu sektörlerinde ve birimlerinde sağlık önlemleri alındı. (Fotoğraf- Beşir Salih)
Tüm kamu sektörlerinde ve birimlerinde sağlık önlemleri alındı. (Fotoğraf- Beşir Salih)

Suudi Arabistan ülkeden ayrılan ve ülkeye geri dönen vatandaşlara getirilen kısıtlamaların tamamen kaldırılmasının ayrıntılarını duyurmaya ve limanların açılmasına izin vermeye hazırlanıyor. Bugün yapılması beklenen duyuru, Suudi Arabistan'ın koronavirüsün ülkede yayılmasının başlangıcında kaydedilen sayılara yükselen koronavirüs istatistiklerinde devam eden düşüşe tanık olduğu bir zamanda geliyor.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı’ndan resmi bir kaynak geçtiğimiz Eylül ayında yaptığı açıklamada, ülkeden ayrılan ve geri dönen vatandaşlara getirilen kısıtlamaların tamamen kaldırılması ve 1 Ocak 2021'den sonra tüm ulaşım araçları için limanların açılmasına izin verilmesi için onay verildiğini belirtti. Askıya alma ve iznin kaldırılması için belirlenen tarih, 30 gün önce ilan edildi.
Özellikle dünyanın dört bir yanından birçok aşının geliştirildiği ve Suudi Arabistan’ın aşıyı sağlamak için ilaç şirketleriyle anlaşmalar imzaladığı bir dönemde, Suudi Arabistan'ı normal hayata tamamen geri dönüşünü sağlayacak sayılı günler, ülke çevrelerinde "Koronavirüsün son günleri" olarak tanımlanıyor.
Suudi Arabistan, Wego Travel web sitesinin "Kovid-19 salgını sırasında seyahat edilebilecek güvenli yerler" başlıklı sıralamasına göre, koronavirüs salgını çerçevesinde dünyadaki ülkeler arasında en güvenli seyahat noktası olarak altıncı sırada yer aldı. Sınıflandırma, seyahat kısıtlamalarını koordine etmek için Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin benimsediği ortak standartlara göre belirlendi.
Sınıflandırma yöntemi, ülkelerin pandemiyi kontrol altına alma, uzun süre stabiliteye ulaşma kabiliyeti ve yoğun bakım odaları ve tıbbi personel kapasitesi olmak üzere sağlık sisteminin etkinliği açısından epidemiyolojik kriterlere dayanıyor.

Mart: Salgının başlangıcı
Bu yılın başlarında, Çin'in Vuhan kentinde yayılan gizemli virüs hakkında sık sık haberler gündeme geliyordu. Birçok Suudi yetkili vatandaşlarını bu şehirden tahliye etmekte hızlı davrandı ve onları ülkeye dönüşlerinde karantinaya aldı. Suudi Arabistan, Şubat ayı başlarında karantina süreleri sona ermeden önce, vatandaşlarının Çin'e ve Çin'den ülkeye seyahatlerini askıya aldığını duyurdu. Ayrıca ülkeye gelenlerden son iki hafta içinde gittikleri ülkeler hakkında bilgi vermeleri talep edildi.
Bununla birlikte aynı dönemde Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Suudi Arabistan'a giriş noktalarında ve sağlık tesislerinde virüsün yayılmasını önlemek için alınacak önlemlerin bir parçası olarak önleyici programlarını güçlendirdi, ülkede bin 464'ten fazla odada solunum izolasyonu için önlemler aldı.
Riyad, koronavirüsün küresel çapta yayılmaya başladığı ve Suudi Arabistan'ın henüz herhangi bir vaka kaydetmediği bir dönemde, ilgili makamlardan oluşan bir komite oluşturarak ileride ortaya çıkabilecek vakalar için 25 hastane ve 80 bin yatak tahsis etti. Ayrıca bazılarını o dönem 460 binden fazla olan hacı adayı için ayırarak salgına karşı önlemler aldı. Bununla birlikte, o sırada Hac ve Umre vizelerini durdurma kararı çıkararak ülkedeki 105 bin hacı adayının da ülkelerine dönüşünü sağladı.

Salgınla mücadelede üstün başarı
2020'nin ikinci ayı geçti ve Suudi Arabistan koronavirüsün dünyanın birçok ülkesine nüfuz ettiği bir dönemde hala hiçbir vaka kaydetmedi. Ancak geçen Mart salgın nedeniyle Suudi Arabistan'da sosyal yaşamın seyrini değiştiren birçok kararın alındığı kritik ay oldu. 
Birçok ihtiyati tedbire rağmen 2 Mart’ta Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı ilk vakayı duyurdu. Ardından bunu diğer vakalar izledi ve buna vakaların tespit edildiği aralıklarla ilgili kapsamlı incelemeler eşlik etti. O ay, "bir sonraki duyuruya kadar" başlığı sık sık gündeme geldi. Tüm eğitim kurumlarında eğitimin durdurulmasına karar verildi. Bunu, bazı ülkelere geçici seyahat edilmesi söz konusuyken, dünyanın tüm ülkelerine seyahatin ve camilerde cemaatle namazın askıya alınması kararı takip etti. O dönemde İçişleri Bakanlığı, virüsün yayılmasını önlemek ve coğrafi düzeyde püskürtmek için alınan ihtiyati tedbirler kapsamında Katif Valiliği'ne giriş ve çıkışları “askıya alarak” ihtiyati tedbirlerin alındığını duyurdu. Ancak bu uzun sürmedi ve virüs ülkenin çeşitli şehir ve valiliklerine kadar yayıldı.
Bunun yanı sıra, Suudi Arabistan’da Mart ayında çalışma alanında da yeni kararlar alındı. Buna göre güvenlik, sağlık gibi sahada bulunmayı gerektiren sektörler dışında tüm devlet kurumlarındaki işyerlerine katılımın 16 gün süreyle askıya alınması kararları alındı. Ayrıca pazarlar, alışveriş merkezleri ve eğlence alanları da kapatılırken, halka açık yerlerde kalabalık toplanmalar yasaklandı, 23 Mart'a kadar 19.00- 06.00 saatine kadar geçici bir sokağa çıkma yasağı getirildi.
Geçtiğimiz Haziran ayına kadar ülkede birçok karar alındı. Bu tarihten sonra Suudi Arabistan'da normal hayata "kademeli" dönüşün başlangıcı oldu. Ayrıca Suudi Arabistan’daki devlet kurumlarının salgının çeşitli aşamalarındaki pandemiyi dijital ortama aktararak yönetmesindeki teknik yeteneği de ön plana çıktı.

Aşıya hazırlık
Suudi İlaç Endüstrileri ve Tıbbi Cihazlar Şirketi (SPIMACO), Krallık'ta Kovid-19’a karşı bir aşı sağlamak üzere biyomedikal araştırmalarda lider olan Alman CureVac şirketi ile bağlayıcı olmayan bir mutabakat anlaşması imzaladığını duyurdu. Ayrıca, Suudi kimya şirketi SABIC, Suudi Arabistan'da koronavirüs aşısının sağlanması için birlikte çalışmak üzere Rusya Doğrudan Yatırım Fonu ile bir mutabakat anlaşması imzaladı. 
Suudi Arabistan geçtiğimiz günlerde attığı adımlarla Kovid-19 aşılarını alma aşamasına hazırlanmaya başladı. Başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndaki Model Kargo Köyü'nde yer alan Sal Kargolama İstasyonu’nda aşı dozlarını depolamayı ve taşınmasını sağlamayı amaçlayan tıbbi malzeme taşıma tesisleri açtı. Burada bozulabilir gönderiler ve  Riyad'a gelen tıbbi malzeme gönderileri için ayrılmış 13 soğutulmuş depo yer alıyor. Suudi yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda, büyük uluslararası örgütleri 500 milyon dolarla desteklemenin yanı sıra, gösterilen çabalara ve önceden planlamalara atıfta bulunarak, "Suudi Arabistan'ın herhangi bir aşıya sahip olmayacağını, en iyi aşıyı elde edeceğini” vurguladı.



Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte Salı günü Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret kapsamında Riyad’a geldi.

Erdoğan’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdülaziz bin Ayyaf, refakatçi bakan sıfatıyla Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Suudi Arabistan’ın Türkiye Ankara Fehd Ebu’n-Nasr, Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ile bölge polis müdür vekili Tümgeneral Mansur bin Nasır el-Uteybi karşıladı.