IGAD Zirvesi: Ülkelerin sorunları mı bölgesel zorluklar mı?

Bölgenin istikrarı, kalkınma ve gelişme için iş birliği yapılmasına dayanıyor

Etiyopya Başbakanı ile Sudan Başbakanı, IGAD Zirvesi’nde bir araya geldiler (Reuters)
Etiyopya Başbakanı ile Sudan Başbakanı, IGAD Zirvesi’nde bir araya geldiler (Reuters)
TT

IGAD Zirvesi: Ülkelerin sorunları mı bölgesel zorluklar mı?

Etiyopya Başbakanı ile Sudan Başbakanı, IGAD Zirvesi’nde bir araya geldiler (Reuters)
Etiyopya Başbakanı ile Sudan Başbakanı, IGAD Zirvesi’nde bir araya geldiler (Reuters)

Cibuti'de 20 Aralık Pazar günü yapılan 38’inci Doğu Afrika bloku Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi (IGAD) Zirvesi’nde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının neden olduğu krizden İran'ın nükleer dosyasına, Filistin meselesinden Libya krizine ve diğer dosyalara kadar birçok istisnai konu ele alındı. Zirveye, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu, Güney Sudan Başkan Yardımcısı Rebecca Nyandeng De Mabior, Cibuti Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta, Afrika Birliği (AfB) Komisyon Başkanı Musa Faki Mahamat katılırken, zirvenin gündem maddelerini bölgedeki karmaşık sorunlar oluşturdu.

Dostça görüşmeler
Olağanüstü gündemle toplanan bölge ülkelerinin liderlerini bir araya getiren dostane görüşmelere vesile olan zirvede, Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile Etiyopyalı mevkidaşı Abiy Ahmed bir araya geldiler. Abiy Ahmed Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Tigray bölgesindeki son gelişmelere işaret ederek, “Addis Ababa'daki son görüşmemizin devamı olarak ikili konuları görüşmek üzere Sudan Başbakanı Hamduk ile bir araya geldim” ifadelerini kullandı. Uluslararası kuruluşların aktardığı verilere göre Sudan ve Etiyopya arasındaki önemli sınır sorununun yanı sıra on binlerce Etiyopyalı Tigray bölgesindeki çatışmalar nedeniyle Sudan'a akın etti.
Etiyopya Başbakanı geçtiğimiz hafta birkaç Sudanlı askerin bazı Etiyopyalı milisler tarafından öldürülmesinin ardından, ‘iki ülkeyi birbirine bağlayan bağlardan ötürü Etiyopya-Sudan ilişkilerinin son sınır olayları nedeniyle kopmayacağını’ ifade etmişti. Ahmed, Twitter hesabından ayrıca “Etiyopya hükümeti, Etiyopya-Sudan sınırındaki olayları yerel milislerle yakından takip ediyor. Anlaşmazlığa neden olanların halklarımız arasındaki köklü bağların gücünü anlamadığı açık” yazdı.

Somali-Kenya krizi
IGAD Zirvesi’nin Sudan-Etiyopya ilişkilerinin yanı sıra başlıca gündem maddelerinden biri de Somali-Kenya ilişkilerindeki krizdi. İki ülke arasında yeni ortaya çıkan kriz nedeniyle son olarak Mogadişu, Nairobi’deki Büyükelçisi Muhammed Ahmed Nur'u geri çağırmış ve Kenyalılara Somali’ye girişte vize uygulama kararı almıştı. Anlaşmazlık, geçtiğimiz Kasım ayının sonlarında, Somali Dışişleri Bakanlığı'nın Kenya'yı ‘iç işlerine karışmakla’ ve Somali seçimlerini ve sonuçlarını etkilemeye çalışmakla suçlayan bir açıklama yayınlamasıyla başladı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, açıklamada, ‘Kenya’nın Somali siyaset sahnesine müdahalesinin, ortak çıkarlarla ilişkili komşu ülkeler arasındaki diplomatik normların dışında olduğu ve Kenya’nın müdahalelerinin uluslararası ilkelerle ve sözleşmelerle çeliştiği’ belirtildi.
Kenya ise buna Somali’nin suçlamalarını kınayarak, diyalog dili ve diplomatik yöntemler kullanılması çağrısında bulunarak karşılık verdi. Kenya Dışişleri Bakanlığı, suçlamaların diplomatik kanallardan geçmediğini söylerken, siyasi ve diplomatik normlara bağlı olduklarını vurguladı.
Öte yandan Güney Sudan krizi, Güney Sudan Cumhurbaşkanı Salva Kiir Mayardit ile muhalif lider Riek Machar arasında yoğun bir rekabete tanıklık ediyor. İki tarafın Haziran 2018'de Hartum Anlaşması'yla barış konusunda uzlaşıya varmalarına rağmen, aralarında güç paylaşımı savaşı halen devam ediyor. Ancak bazı çevreler, söz konusu barış anlaşmasını, ülkeyi yeni iç savaşlardan kurtarmak için bölgesel ve uluslararası desteğe ihtiyaç duyan kırılgan bir barış olarak tanımlıyorlar.

İş birliği çağrıları
Öte yandan, ülkesi Rönesans (Nahda) Barajı meselesi ve kolluk güçlerinin Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) isyancılarına karşı gerçekleştirdiği operasyonlar gibi zorluklarla karşı karşıya olan Etiyopya Başbakanı, IGAD ülkelerinin liderlerini iş birliği yapmaya çağırdı. Abiy Ahmed Twitter hesabından paylaştığı tweette, “Bölgemizdeki istikrarın gücü, kalkınma için iş birliği yapılmasına dayanmaktadır. Bölge ülkelerinin liderleri olarak bölgemizdeki acil sorunları tartışmak üzere aynı masada oturabildiğimiz için mutluyum” ifadelerini kullandı.
1996 yılında kurulan IGAD, Cibuti, Etiyopya, Sudan, Kenya, Somali, Eritre ve Güney Sudan'daki üye devletler için istikrar ve barışı sağlamak, güvenliği ve huzuru korumak, insan haklarının korunmasını teşvik etmek, söz konusu ülkeler arasında ekonomik iş birliği ve koordinasyon sağlamak, ortak kalkınma stratejileri belirlemek, ekonomik, sosyal, teknolojik ve bilimsel politikaları koordine etmek, yabancı yatırım çekme kabiliyetini arttırmak, ticaret, gümrük, ulaşım, iletişim, tarım ve doğal kaynaklarla ilgili politikalar arasında koordinasyon kurmak, ürünlerin serbest dolaşımını sağlamak, iletişim, ulaşım ve enerji alanlarında altyapıyı geliştirilmek ve iyileştirmek amacıyla oluşturulan en önemli bölgesel yapılardan biri olarak kabul edilir.



İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İngiliz hükümeti bugün ABD'ye, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran füze mevzilerine saldırı düzenlemek üzere İngiltere'deki askeri üsleri kullanma izni verdi.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, İngiliz bakanların bugün İran'la savaş ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması konusunu görüşmek üzere bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgenin kolektif savunması için ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına izin veren anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze mevzileri ve kapasitelerini imha etmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit ettiler” denildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bu hafta, Londra'nın İran'a karşı bir savaşa sürüklenmeyeceğini açıklamıştı.

Başlangıçta, herhangi bir askeri harekatın meşruiyetinden emin olunması gerektiği gerekçesiyle, İran'a saldırı düzenlemek için İngiliz üslerinin kullanılması yönündeki ABD talebini reddetmişti.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Ancak Starmer, İran'ın Ortadoğu'daki İngiliz müttefiklerine saldırılar düzenlemesinin ardından tutumunu değiştirdi ve ABD'nin Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait Fairford Hava Üssü ile Hint Okyanusu'ndaki ortak ABD-İngiltere üssü Diego Garcia'yı kullanabileceğine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın başlamasından bu yana Starmer'a defalarca saldırdı ve onun yeterli destek sağlamadığını söyledi.

Trump pazartesi günü, “bazı ülkelerin beni büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrattığını” söyledi ve ardından bir zamanlar “ABD'nin en iyi müttefikleri” olarak nitelendirdiği İngiltere'yi özellikle zikretti.

Bugün yayınlanan Downing Street bildirisi, «gerginliğin acilen azaltılması ve savaşa hızlı bir çözüm bulunması» çağrısında bulundu.

İngiltere’deki kamuoyu yoklamaları, savaş konusunda yaygın bir şüphe olduğunu gösteriyor; YouGov’un yaptığı ankete katılanların yüzde 59’u, ABD-İsrail saldırılarına karşı olduklarını belirtti.


Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.


Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi
TT

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

İsrail, bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra gerçekleşti. İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırıları, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa yol açmış ve ABD-İsrail savaşında önemli bir tırmanışa işaret etmişti.

İsrail ordusu sözcüsü bu sabah "İsrail ordusu, Tahran'ın kalbindeki İran terörist rejiminin altyapısına karşı bir dizi saldırı başlattı" dedi ancak ayrıntı vermedi.

ABD Başkanı, "İran liderliğinin ortadan kaldırılacağını" ve Tahran rejiminin "yeni liderler aradığını" teyit ederek, "İran üzerindeki etkisi kötü olacak ve bunu yakında bitireceğiz" dedi.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yükselen yakıt fiyatlarından etkilenecek olan Trump, dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda yardım taleplerine temkinli yanıt veren müttefiklerini korkaklıkla eleştirdi. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan enerji altyapısına yönelik saldırıyı tekrarlamamasını istediğini söyledi.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney ise bugün yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı yürüttüğü savaşta düşmanlarına "kesin bir darbe" indirdiğini söyledi.

İran'ın Umman ve Türkiye'yi hedef alan son saldırılardan sorumlu olmadığını belirtti.