ABD Başkanı Donald Trump, görev süresinin bitmesine az bir süre kala, geçen salı günü tartışmalı bir af kararına imza attı. Trump, seçim kampanyası ekibi ve Rusya arasındaki sözde iş birliğine ilişkin soruşturmada yer alan iki kişi ve Blackwater güvenlik şirketi unsurları da dahil olmak üzere bazı isimleri affetti.
Trump’ın söz konusu hamlesi tartışmalara yol açarken Cumhuriyetçi Başkan, Demokrat Joe Biden’a yenildiğini reddetmeyi ise sürdürüyor.
Son karar ile 20 Ocak’ta görevden ayrılacak olan Trump’ın siyasi müttefikleri hakkında çıkardığı önceki aflara bir yenisi daha eklendi.
Karar, ‘başkanlık affının, görevden ayrılmadan birkaç hafta önce Trump’ın müttefikleri lehine siyasallaştırılması’ ve ‘arkadaşlarını ve yakın müttefiklerini korumayı amaçladığı’ olarak tanımlayan hukukçular arasında bir tartışmaya kapı açtı. Trump’ın kendisini, aile üyelerini, avukatını ve diğer ortaklarını da kapsayacak bir af dalgasına yöneldiğinin göstergesi olarak nitelendi.
15 kişi faydalandı
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Başkan Trump’ın, yaklaşık 15 kişiyi tamamen affettiği, 5 kişiye verilen cezalarda da kısmen indirimde bulunduğu duyuruldu. 2016 kampanyası sırasında Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) Ruslarla olan bağlantılar hakkında yalan söylediğini itiraf eden, Trump’ın eski danışmanı George Papadopoulos’a tam af verildi. AFP’nin bildirdiğine göre Papadopoulos 2016 yılında, Trump başkan adayı olduğu sırada dış ilişkiler danışmanıydı. Ekim 2017’de FBI’a, kendisini üst düzey Rus yetkililerle tanıştıran bir profesörle olan bağlantıları hakkında yalan söylediğini itiraf etti.
Rusya ve Trump’ın ekibi arasındaki olası gizli anlaşmalara yönelik iki yıllık bir soruşturma yürüten özel yetkili savcı Robert Mueller’in soruşturmacılarıyla iş birliği yaptı. Soruşturmada Moskova ile Cumhuriyetçi milyarder arasında gizli bir anlaşma olduğuna dair bir sonuca varılamadı.
Papadopoulos, 12 gün hapis yattı. Beyaz Saray, “Bugünkü af, Mueller’in insanlara verdiği zararı onarıyor’ açıklamasında bulundu. Trump ayrıca Rus soruşturması çerçevesinde suçlanan Hollandalı Avukat Alex van der Zwaan’ı da affetti.
Af listesinde ayrıca New York’un eski Cumhuriyetçi Temsilcisi Chris Collins, seçim kampanyasında para çaldığı suçlamasını kabul eden ve geçen mart ayında 11 ay hapis cezasına çarptırılan Kaliforniya’nın eski Cumhuriyetçi Temsilcisi Duncan Hunter da yer alıyor. Trump, yardım fonlarını kötüye kullanmaktan mahkum olan Teksas’ın eski Cumhuriyetçi Temsilcisi Steve Stockman ve yasa dışı protestolara liderlik etmekten suçlu bulunan Utah Temsilcisi Phil Lehman’ın cezalarını da hafifletti.
Müebbet hapis cezasına çarptırılan Nicholas Slaten de dahil olmak üzere 2007’de Iraklıları öldürmekten suçlu bulunan dört Blackwater güvenlik görevlisini kapsayan af ise ABD’de ve yurt dışında öfkeye neden oldu. Güvenlik görevlileri, 16 Eylül 2007’de Bağdat’taki kalabalık Nisur Meydanı’nda uluslararası bir skandala sebep olmuş, ABD ordusunun varlığından artan hoşnutsuzluğa yol açan eylemde ateş açmaktan suçlu bulunmuşlardı. Saldırıda en az 14 Iraklı sivil ölmüş, 17’si de yaralanmıştı. Güvenlik güçleri söz konusu dönemde silah seslerine karşı kendilerini savunduklarını belirtmişti. Beyaz Saray, açıklamasında dört eski askeri personelin ‘ulusa hizmet konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu’ vurguladı.
ABD eleştirisi
Karar, çok sayıda eleştiriye yol açtı. Uzmanlar, Başkan Trump ile yakın ilişkilere ve çıkarlara sahip bir dizi ismin affedilmesi kararının, başkan olarak yetkilerini siyasi müttefiklerinin yararına kullanmasına yeni bir istenmeyen boyut eklediğini bildirdi.
Temsilciler Meclisi’nden İstihbarat Komitesi Başkanı Demokrat Adam Schiff söz konusu adımı kınadığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Başkanı örtbas etmek için yalan söylersen, affedilirsin. Trump’ı destekleyen yolsuz bir politikacıysan affedilirsin. Savaş sırasında sivilleri öldürürsen affedilirsin.”
Eski Federal Başsavcı Glenn Kirschner de Trump’ın kararını kınayanlar arasındaydı. Kirschner, NBC kanalına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Rus müdahalesi soruşturmasında FBI’a yalan söyleyen kişilere yönelik aflar, hukukun üstünlüğüne yönelik bir saldırıdır. Kendisi, federal ajanlara yalan söyleyenleri ve bağışçıların parasını çalan veya kampanya finansmanı ihlalleri yapan Cumhuriyetçi milletvekillerini affetti Ama beni en çok rahatsız eden, masum ve silahsız Iraklı erkekleri, kadınları ve çocukları katleden Blackwater’ın dört unsurunun affedilmesi oldu. Bu af, belki de savcı olarak geçirdiğim 30 yılda, Iraklı kurbanların haklarına yapılan en büyük hakarettir.”
Görev süresi sona eren Kongre üyesi Will Hurd da Twitter üzerinden yaptığı eleştiride “İtiraf ettikleri suçları kasten işledikleri için iktidarda ayrıcalığa sahip seçilmiş isimleri affetmek, hiç de muhafazakar bir politika değildir” dedi.
Demokrat Senatör Chris Van Hollen de Twitter şunları söyledi:
“Artık yaptığı hiçbir şey şaşırtıcı değil. Hepsi skandal. Ne kadar partizanza eylem ve gücü kötüye kullanma hamlesi varsa hepsini yapıyor. Bu bataklığın en kötü halidir. 20 Ocak uzak görünüyor.”
Irak’ta hoşnutsuzluk hakim
Irak’ta çok sayıda kişi ABD Başkanı’nın 2007’de Bağdat’ta Iraklı sivilleri öldürmekten suçlu bulunan dört ABD’li güvenlik görevlisini affetme kararı sonrasında öfke ve üzüntülerini dile getirdi.
Söz konusu güvenlik görevlileriyle ilgili soruşturmaya başkanlık eden polis memuru Tuğgeneral Faris Saadi, AF’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ben uzun zaman önce umudumu yitirmiştim. 13 sene... Her şey dünmüş gibi hatırlıyorum. Tamamen gelişigüzel bir şekilde ateş edildi. Kurbanları hastaneye götürdüm ama adalete ulaşamayacağımızı biliyordum.”
Trajik olaya dair polis tarafından yürütülen soruşturmada yer alan Tuğgeneral Faris Saadi, ABD mahkemesinde tanık ifadeleri alınana kadar Bağdat’a gönderilen FBI ekibiyle koordineli olarak çalıştı. Saadi, ABD’deki yargılama sürecini de yakından takip ettiklerini belirtti. Paul Slough, Evan Liberty ve Dustin Heard’ün ‘ateşli silah kullanma, kasten cinayet işleme ve cinayete teşebbüs etme’ suçlamalarıyla 30 yıla, Nicholas Slatten’in da ‘ilk ateş açan kişi’ olması dolayısıyla ömür boyu hapse mahkum edildiklerini vurguladı.
Ağustos 2019’da yeniden yargılanan Slatten aleyhine de benzer bir karar verildi. Bir ay sonra Slough, Liberty ve Heard’ün cezaları yarıya indirildi. Faris Saadi, “Süreci yakından izledim, aşamalı olarak cezalar hafifletildi. Asla adaletin sağlandığını görmeyeceğimizi biliyordum. Bu yüzden son karara şaşırmadım” dedi.
Trump’ın af kararı, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 2003’te gerçekleşen işgal sonrasında Irak’taki İngiliz güçleri tarafından işlendiği iddia edilen savaş suçlarına yönelik ilk soruşturmayı kapatmasından birkaç hafta sonra geldi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı, 2017’de bu tür suçlar için ‘makul bir dayanak’ olduğunu açıklamasının ardından bu ay ise İngiltere’nin askerlerini kovuşturmadan koruduğuna dair hiçbir kanıt bulamadığını belirtti.
Irak İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ali el-Bayati, birbirlerini takip eden iki kararın, yurt dışında insan haklarına çok az düzeyde saygı duyulduğunu gösterdiğini söyledi. Bayati, AFP’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bu durum, bu ülkelerin insan hakları standartlarını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini doğruluyor. İnsan haklarını koruduklarını iddia etseler bile askerlerine dokunulmazlık sağlıyorlar.”
Irak, ülkeyi vuran mezhep merkezli çatışma koşulları nedeniyle Nisur Meydanı davasında herhangi bir duruşmaya tanık olmadı.
Bağdat, Blackwater şirketinin çalışma lisansını yenilemeye karşı olduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı da şirketle olan anlaşmasını yenilemedi.
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)