Kovid-19 aşısıyla ilgili küresel yarış, yüksek gelirli ülkeler aşı bekleme sıralarının ön saflarında yer aldığından, aşı için gerekli fonu ayırdığından ve çok sayıda aşı satın almak için ilaç şirketleriyle sözleşmeler imzaladığından, dünyanın güneyindeki düşük gelirli ülkeler açısından hiçte iyiye gitmiyor. ABD, bir grup ilaç şirketinden 6 milyar dolar değerinde aşı satın almak için sözleşmeler imzaladı. Yüksek gelirli ülkeler, testlerden geçen aşıların onaylanması halinde 2021'in sonlarına doğru nüfuslarının tamamını kapsayacak ve neredeyse üç katını da karşılayacak kadar dozda aşı satın almış durumdalar.
Bununla birlikte gelecek yıl düşük gelirli 70 ülkede her 10 kişiden yalnızca biri aşı olabilecek. Bu bağlamda, Joe Biden'ın geçtiğimiz ayki ABD başkanlık seçimlerindeki zaferi, ABD’nin rolünün yeniden canlanması, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de dahil olmak üzere yeniden uluslararası kuruluşlara katılması ve bu salgının durdurulmasına yönelik uluslararası çabalara verilen desteğin bir parçası olması, iyimser bir atmosfer oluşturdu.
Biden’ın Eylül ayında Başkan Trump tarafından alınan ABD’nin WHO’ya sağladığı fonları dondurma kararını hızla iptal etmesi, diğer dünya liderlerinin de aşı programlarının başarısını vurgulamayı bir kenara bırakıp bunun yerine güney ülkelerine aşıya erişimleri ve aşı dağıtımı konusunda yardım etmeye odaklanmalarına teşvik edecektir.
WHO eşgüdümünde yürütülen Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) şeklinde bir çerçeve ve çalışma mekanizması halihazırda mevcut olsa da dünya liderlerini harekete geçirmek için ABD tarafında kararlı bir liderlik dürtüsüne ihtiyaç olduğu da bir gerçek.
Mali bir mekanizma olan COVAX, orta ve düşük gelirli ülkelere aşı sağlamayı hedefliyor. Bu amaç doğrultusunda 2021yılı sonuna kadar iki milyar doz aşı satın alınması planlanıyor. COVAX, 92 üye devletin nüfusunun yüzde 20'si için ilk korumayı sağlamak amacıyla mevcut aşılardan yeterli dozları edinmeyi amaçlıyor. Ancak bu rakam, ‘sürü bağışıklığı’ olarak bilinen durumun oluşması için gereken yüzde 60 oranının çok gerisinde kalıyor.
Burada 1,2 milyar nüfuslu Afrika'da sürü bağışıklığını sağlamak için en az 1,5 milyar doz aşı gerektiğini belirtmekte fayda var. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), aşının satın alınması ve dağıtımı için gereken sistemleri ve yapıları inşa etmenin 7 ila 10 milyar dolara mal olacağını tahmin ediyor.
WHO ise Afrika'nın ortalama yüzde 33’üne aşı temin etmeyi planlıyor. Ancak bu rakam gerekli olan yüzde 80 oranının çok altında kalıyor. Bu arada kuzey ülkeleri de ilaç şirketlerinin Kovid-19’la mücadele için aşı geliştirme konusunda elde ettikleri başarılardan yararlanıyorlar. Aşı geliştirme çalışmalarına yapılan toplam yatırımın 12 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Sadece aşıyı satın almak için gereken parayı toplamak konusunda değil, aynı zamanda aşının dağıtımı konusunda da Afrika'nın karşı karşıya olduğu zorluklar göz ardı etmemelidir.
Afrika’da aşının dağıtımı ancak aşağıdaki şu adımlar atılarak gerçekleştirilebilir:
1- Şuan içe kapanmanın ve basit davranıp ulusal çıkarlara odaklanın zamanı değil. Dünya liderlerinin her zaman bunu yapma eğiliminde olmaları gayet doğal karşılansa da, Kovid-19 salgınının küresel bir çözüme ihtiyaç duyan acil küresel bir sağlık sorunu olduğu da asla unutulmamalıdır. Kuzey ülkeleri COVAX’a bağlı kalıp programa yatırım yapmalıdır. Ayrıca aşı onay aldıktan sonra dünyanın dört bir yanındaki ülkelere güvenli ve etkili bir şekilde dağıtımı konusunda eşitlik sağlamak amacıyla aşı üreticileriyle iş birliği yapma planlarına yatırım yapmalılar.
2- Kovid-19 salgını, kısa vadeli değil, sürdürülebilir bir küresel çözüme ihtiyaç duyan bir sorundur. Ulusal düzeyde bu tür önlemler popüler olsa da, yardım bütçelerinin azaltılmasının yalnızca Kovid-19 salgınının ekonomik yansımalarının şiddetlenmesine katkıda bulunacağı kesindir. Bunun da büyüme ve göç üzerinde çok olumsuz etkileri olacaktır. Dünya Bankası, Sahra altı Afrika ülkelerindeki ekonomik büyümenin, 25 yıl sonra ilk kez durgunluğa girdiğini ve 2019'da yüzde 2,4 olan büyüme oranının 2020'de yüzde 2,1 ile yüzde 1,5’lik bir düşüş yaşayacağını tahmin ediyorlar. En azından Kovid-19’a karşı bir aşı, bu zorlu koşulların hafifletilmesine yardımcı olabilir.
3- COVAX’a tam destek sağlamak, büyük güçlerle karşı karşıya gelmek yerine birlikte çalışma fırsatı tanıyacaktır. Öte yandan bazıları bu krizin üretim sürecinin yerelleştirilmesi yoluyla küreselleşme sürecini sonsuza kadar sona erdireceğine inandığından Kovid-19 salgını küreselleşmenin geleceği hakkında yaygın tartışmalara yol açtı. Bununla birlikte salgının, uluslararası eyleme olan bağlılığını gösterecek yeni bir ABD başkanının gelişiyle, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına ve çok kutuplu bir dünyadan iki kutuplu bir dünyaya geçiş aşamasının başlangıcına doğru ilerleyen yolculuğun hızını artırdığına inanıyorlar. Ancak bunun yanı sıra büyük güçlerin aşı yarışına girmek yerine insanlığın karşı karşıya olduğu ortak tehditle birlikte mücadele etmesi ve iş birliği yapması olasılığı da var.
4- Alınan derslerden çıkarılan sonuçların ve edinilen tecrübelerin paylaşımı. Yüksek gelirli ülkeler, aşı dağıtımını sağlamak ve yönetmek için etkili ve verimli mekanizmalar geliştirmek için mücadele ediyorlar. Bu deneyimden çıkarılan dersler Afrika Kovid-19 Görev Gücü (Africa Task Force for Novel Coronavirus - AFCOR), Afrika Tıbbi Malzemeler Platformu (Africa Medical Supplies Platform - AMSP) ve Africa CDC Kovid-19 Aşı Klinik Denemeler Konsorsiyumu (The African CDC Consortium for COVID-19 Vaccine Clinical Trials - CONCVACT) gibi kuruluşlar aracılığıyla Afrika ülkeleriyle paylaşılmalıdır.
5- Son olarak Kovid-19 salgınının, küresel bir acil durum yarattığı ve aynı zamanda küresel ekonomiyi mahvettiği göz önüne alındığında çetrefilli lisans sorunu ele alınmalıdır. Bu konuda bir takım tavizlerin verilmesi, herkesin aşıya eşit şekilde erişebilmelerinin sağlanmasına katkıda bulunabilir ve böylece salgının sona erdirilmesine yardımcı olabilir.
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)