Batı'da onaylanan ilk Kovid-19 aşısının hikayesi nasıl başladı?

Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci (New York Times)
Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci (New York Times)
TT

Batı'da onaylanan ilk Kovid-19 aşısının hikayesi nasıl başladı?

Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci (New York Times)
Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci (New York Times)

Araştırmacı çift bir kış sabahı Almanya'daki evlerinin mutfağında kahvaltı yapmak için masada otururken, Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’in Türk kökenli CEO'ları Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci, Çin’de ortaya çıkan yeni tip kronavirüse (Kovid-19) karşı bir aşı geliştirmek için bir araştırma başlatmak üzere anlaştılar.  
Şarku’l Avsat’ın AFP haber ajansından aktardığına göre, Prof. Dr. Uğur Şahin, virüsün Vuhan'da büyük bir salgına neden olduğunu anlatan bilimsel bir makaleyi henüz okumuşken eşi Türeci, "Buradan yola çıkarak büyük bir pandeminin kapıda olduğu sonucuna varıyorum" dedi.
Bu, Batı dünyasında rekor bir sürede ulaşılan ilk onaylı Kovid-19 aşısının geliştirilmesine yol açacak hikayenin başlangıç noktası oldu. 
Çift, 24 Ocak'ta, şu ana kadar kanser için immünoterapi tedavilerine odaklanmış olan şirketlerinin tüm kaynaklarını, kaynağı bilinmeyen viral pnömoni için bir tedavi geliştirmek için ayırmaya karar verdi.
Özlem Türeci, "ışık hızı" olarak adlandırdığı bu süreçte hız faktörünün önemli olduğunu belirterek, "O tarihten bu yana, bu proje üzerinde çalışmadığımız bir gün bile geçmedi" dedi.
Almanya, dört gün sonra 28 Ocak'ta, Avrupa topraklarındaki kaydedilen ilk Kovid-19 vakasını duyurdu.
İki haftadan kısa bir süre sonra, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ilk kez yeni salgının adını açıkladı: Kovid-19.
İlkbaharda Çin'de yayılan salgının küresel bir sağlık krizine dönüşmesiyle birlikte Biontech şirketinin genel merkezinin bulunduğu Mainz'de yoğun çalışmalar başladı.
Vakaların artması hükümetleri sınırları, okulları, kültür ve spor kurumlarını ve işletmeleri kapatmaya zorlayınca dünya karantina dönemine girdi.
Almanya ekonomisinin başarısının arkasındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler ağı, yeni zorluğun üstesinden gelmek için faaliyetlerine başladı.
130 yıl önce kurulan küçük ve orta ölçekli bir işletme olan Schott AG, Biontech’in hızına benzer şekilde kısa bir sürede üretim hızını artırdı.
Cam ve cam seramik üretiminde uzmanlaşmış çok uluslu bir Alman cam şirketi olan Schott AG, henüz net bilinmemekle birlikte, virüsle ilgili klinik araştırmalarda kullanılan milyonlarca şişe sayesinde ilaç endüstrisinde kilit bir rol oynadı.
Ürettiği cam şişeler aynı zamanda işletme sahibinin uzmanlık alanıydı. Eksi 80 dereceden 500 dereceye kadar aşırı sıcaklıklara dayanabilen acil cam şişelere ihtiyaç duyulduğu için bu büyük bir avantaj sağladı. Pfizer-Biontech aşısının ise eksi 70 derecede saklanması gerekiyordu.
Schott AG fabrikası, 2021'in sonunda iki milyar doz aşı için şişe üretmeye karar verdi.
Şirket, Kovid-19 ile genel merkezinde bile karşı karşıya kaldı. Bir bira partisinin ardından Bavyera'nın Metternich kentindeki önemli bir üretim merkezinde hızla yayılan virüs, bölgeyi Kovid-19'un yayılımında ilk odak noktası haline getirdi.
Sınırların kapatılmasıyla Çekya’dan gelen işçiler haftalarca arkadaşlarını ve yakınlarını göremediler.
Salgın, dünya çapında uçuşların iptal edilmesine neden olurken, normalde aşırı kalabalık olan havalimanlarını ıssız binalara dönüştürdü.
Frankfurt havalimanındaki Lufthansa Havayolu Şirketi’nin ilaç sevkiyatları merkezinde faaliyetler hız kazanırken gerilim de arttı.
Geçen yıl 120 bin ton ilaç taşıyan Avrupa'nın en büyük ilaç taşıma merkezi, milyonlarca doz aşı nakletmeye hazırlanıyor.
Merkez, bu tür ürünlere ayrılmış 12 bin metrekarelik klimalı alana sahip olup, sıfırın altında 78,9 derece sıcaklıklarda katı haldeki kuru buz, karbondioksit blokları ile gerekli sıcaklıkları sağladığı için özel taşımaları güvence altına alıyor.
Frankfurt Havaalanı Hizmetleri (Fraport AG), soğutma sektörüne yatırım yapan tek şirket değil.
Baden-Württemberg eyaletinde (Güneybatı Almanya) bulunan, küçük ve orta ölçekli bir Alman şirketi olan Binder, sahada çok bilinmeyen şirketlerden biri.
Bu şirketin uzmanlık alanı nedir? Almanya medyasına göre, derecesinin Kuzey Kutbu’ndan daha soğuk olduğu ve bu nedenle sıcaklık derecelerinin eksi 90 santigrat dereceye kadar ulaşabildiği "süper soğuk buzdolapları" üretmek.
Pazarın önde gelen firmalarından Tuttlingen Vakfı, önce laboratuvarları daha sonra lojistik imkanları sağladı ve aşılama merkezlerinin donatılması için Alman yetkililerle işbirliği yaptı.
Binder şirketinin sözcüsü Anne Lenze, "Her şey Ağustos ayında lojistik şirketlerinden talepler aldığımızda başladı. Bu durumda depolama merkezlerimizi buzdolaplarıyla donatmamız gerektiğine karar verdik" dedi.
Lenze açıklamasında, "O zamandan beri talepler, 24 saat çalıştığımız ve işe almak için daha fazla çalışan aradığımız noktaya kadar arttı" ifadelerini kullandı.
Biontech şirketi, bilimsel yolculuğunun başlamasından 10 ay sonra 18 Kasım'da, Amerikalı ortağı Pfizer ile birlikte Kovid-19'a karşı geliştirdiği aşının yüzde 95 oranında etkili ve güvenli olduğunu açıkladı. Bu oran, salgınla mücadelede aynı teknolojiyi geliştirmek için onunla rekabet eden Moderna şirketine yakın bir yüzde.
Bu haberin etkisiyle küresel borsalar iyileşti ve tüm dünyada umutlar yeniden canlandı.
Almanya'nın her yerinde 450 aşılama merkezi kuruldu. Bunlardan en büyüğü Hamburg'da bulunuyor ve bu amaçla hazırlanan 64 küçük odada günde 7 bin kişi aşılanabiliyor.
Berlin’de olduğu gibi Hamburg'da da her ziyaretçinin kimlik doğrulamasından aşılama sürecine kadar bir dizi prosedürü takip etmesi gerekiyor.
Her birey aşı olmadan önce tıbbi muayeneden geçecek ve günün sonunda tüm sürecin düzgün bir şekilde yürütülmesini sağlamak için bir bekleme odası olacak.
Öte yandan İngiltere, 2 Aralık'ta Pfizer-Biontech aşısının acil kullanımını onaylayan ilk Batı ülkesi oldu.
İngiltere’yi Suudi Arabistan ve Singapur takip etti. İkinci bir Kovid-19 dalgasından ağır darbe alan Almanya’nın ise sabrı tükenmeye başladı.
Bu nedenle Almanya, en geç 29 Aralık'ta yapılması planlanan aşı ile ilgili karar alması için düzenleyici kurum Avrupa İlaç Ajansı'na (EMA) baskı yaptı.
EMA planlanan tarihten bir haftadan önce 21 Aralık’ta aşı için yeşil ışık yaktı ve Avrupa Birliği (AB) bu ayın 27'sinde aşılama kampanyasının başladığını duyurdu.
Hamburg'taki aşılama merkezinde sağlık yetkilileri hazırlandıklarını belirtti. Biontech, doktorlar ve hemşirelerle internette eğitime başladı ve şirket sağlık ekiplerinden gelen binden fazla soruyu yanıtladı.
Aşı dozlarının yüklendiği ilk tırlar Çarşamba günü Belçika'nın Pfizer üretim tesisinden yola çıktı.
Biontech'e göre tırlar, daha sonra onları ülkenin 294 bölgesine taşıyacak olan Alman federal yetkilileri tarafından belirlenen 25 dağıtım merkezine gitmek üzere yola çıktı.
Yol boyunca yük araçlarına polisler eşlik edecek. Almanya, aşıyı reddedenlerin ve virüsün varlığına inanmayanların sayısının yaz aylarından itibaren artmasının ardından olası sabotaj operasyonlarından endişe ediyor.
Ülkede ilk aşamada 80 yaşın üzerindeki risk grubundan vatandaşlar aşılanacak.
Kovid-19 bir dizi yaşlı bakımevinde hızlı bir şekilde yayılırken, günlük ölümlerin sayısı hala yüksek.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, her aşının bir insan hayatını kurtaracağını belirterek, "Bu virüsten ölenlerin sayısını gördüğümüzde, aşının ne kadar hayat kurtaracağını anlıyoruz" dedi.
Halberstadt (doğuda) kentindeki bir huzurevinden yetkililer, aşı kampanyasını Cumartesi günü başlatmaya karar vererek, aşıyı ilk alan kişi olarak 101 yaşındaki Edith Kwoizalla'ya öncelik verdi.
Aşılama kampanyası bugün (Pazar) ülke genelinde ve Avrupa Birliği'nin diğer ülkelerinde resmi olarak başlatılacak.
Böylece Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci, belki de kahvaltılarında yeni bir fincan çayı yudumlayabilecek.



İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İngiliz hükümeti bugün ABD'ye, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran füze mevzilerine saldırı düzenlemek üzere İngiltere'deki askeri üsleri kullanma izni verdi.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, İngiliz bakanların bugün İran'la savaş ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması konusunu görüşmek üzere bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgenin kolektif savunması için ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına izin veren anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze mevzileri ve kapasitelerini imha etmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit ettiler” denildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bu hafta, Londra'nın İran'a karşı bir savaşa sürüklenmeyeceğini açıklamıştı.

Başlangıçta, herhangi bir askeri harekatın meşruiyetinden emin olunması gerektiği gerekçesiyle, İran'a saldırı düzenlemek için İngiliz üslerinin kullanılması yönündeki ABD talebini reddetmişti.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Ancak Starmer, İran'ın Ortadoğu'daki İngiliz müttefiklerine saldırılar düzenlemesinin ardından tutumunu değiştirdi ve ABD'nin Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait Fairford Hava Üssü ile Hint Okyanusu'ndaki ortak ABD-İngiltere üssü Diego Garcia'yı kullanabileceğine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın başlamasından bu yana Starmer'a defalarca saldırdı ve onun yeterli destek sağlamadığını söyledi.

Trump pazartesi günü, “bazı ülkelerin beni büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrattığını” söyledi ve ardından bir zamanlar “ABD'nin en iyi müttefikleri” olarak nitelendirdiği İngiltere'yi özellikle zikretti.

Bugün yayınlanan Downing Street bildirisi, «gerginliğin acilen azaltılması ve savaşa hızlı bir çözüm bulunması» çağrısında bulundu.

İngiltere’deki kamuoyu yoklamaları, savaş konusunda yaygın bir şüphe olduğunu gösteriyor; YouGov’un yaptığı ankete katılanların yüzde 59’u, ABD-İsrail saldırılarına karşı olduklarını belirtti.


Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.


Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi
TT

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

İsrail, bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra gerçekleşti. İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırıları, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa yol açmış ve ABD-İsrail savaşında önemli bir tırmanışa işaret etmişti.

İsrail ordusu sözcüsü bu sabah "İsrail ordusu, Tahran'ın kalbindeki İran terörist rejiminin altyapısına karşı bir dizi saldırı başlattı" dedi ancak ayrıntı vermedi.

ABD Başkanı, "İran liderliğinin ortadan kaldırılacağını" ve Tahran rejiminin "yeni liderler aradığını" teyit ederek, "İran üzerindeki etkisi kötü olacak ve bunu yakında bitireceğiz" dedi.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yükselen yakıt fiyatlarından etkilenecek olan Trump, dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda yardım taleplerine temkinli yanıt veren müttefiklerini korkaklıkla eleştirdi. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan enerji altyapısına yönelik saldırıyı tekrarlamamasını istediğini söyledi.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney ise bugün yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı yürüttüğü savaşta düşmanlarına "kesin bir darbe" indirdiğini söyledi.

İran'ın Umman ve Türkiye'yi hedef alan son saldırılardan sorumlu olmadığını belirtti.