İran seçim atmosferine erken girdi

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
TT

İran seçim atmosferine erken girdi

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi, İran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden altı ay önce, "Gayri Resmi" başlıklı bir belgesel film yayınladı. Belgeselde, sanatçıların katıldığı gayri resmi toplantılar ve rejimin ömrünün beşinci on yılının başında "devrimci bir hükümet" seçimi için belirlenmiş şartnamelerin bazı bölümleri yer alıyor.
Belgesel, Hamaney'in 2008 yılından sonra ofisinde, yönetmenler ve sanatçılarla görüş alışverişinde bulunduğu röportajları gösteriyor. İran Dini Lideri Ali Hamaney'nin web sitesinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İşçiler, sosyal, kültürel ve sanatsal gruplarla çeşitli toplantılar yapmak Hamaney’in yıllardır devam eden uygulamalarından biridir. Toplantılar, resmi toplantılardan farklı bir atmosferde gerçekleşir ve Hamaney, katılımcıların endişelerini dinler. Bu toplantıların bir kısmı 2006 yılından sonra “Perşembe oturumları” adı altında gerçekleştirilmişti.”
Devrim Muhafızları'nın "Ufuk" TV kanalı ve Hamaney’e yakın internet siteler, Perşembe akşamı belgeseli ilk yayınlayanlar oldu.
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in web sitesi, geçen hafta, "yaptırımların etkinliğini iptal etmenin" gerekliliği hakkındaki söyleminin çarpıtılmasından duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirdi. Açıklamada, hükümet medyası Hamaney'in konuşmasını çarpıtmakla suçlandı.
Belgesel, sosyal medyada, Hamaney'in politikalarına ve otuz yıldır hükümeti idaresine yönelik bir eleştiri dalgasının başlamasına yol açtı. Belgesel, Avrupa ve ABD merkezli İran haber kanalları ve siteleri tarafından da eleştiri aldı.
BBC Farsça Servisi’nin analiz haberinde, servis edilen belgeselle Birinci Körfez Savaşı'nda öne çıkan sanatsal, edebi ve sinematik figürlere odaklanılması, bilinçli ve popüler lider imajı çizilmesinin hedeflendiği aktarıldı.
BBC Farsça Servisi, analizinin başka bir bölümünde, Hamaney'in Ofisi'ndeki belgesel yazarlarının birkaç net hedef üzerinde çalıştığını ileri sürüyor. Bunlardan biri "genç ve devrimci" bir hükümet kurarak mevcut sorunları çözme sözü verdiği ve  dile getirdiği tavsiyeleri belgeselde işlemek. Hamaney bu tavsiyeleri ile rejim beşinci on yılına girerken yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine atıfta bulunuyor. Hamaney son otuz yılda ülkede son sözü söyleyen isim konumunda. Ayrıca, belgeselde, Hamaney’in ülke sorunlarından habersiz olduğu, taraftarlarının özel bir grup olduğu ve tüm toplumu temsil etmediği yönündeki eleştirilere cevap verilmeye çalışılıyor.
BBC Farsça Servisi’nin, belgesele ilişkin yaptığı analizde şu ifadelere yer verildi: “Belgesel Hamaney’i dostane bir imaja sahip, halkla iletişim halinde, halkın kendisiyle korkusuzca konuşabildiği ve halkla arasında herhangi bir engel bulunmayan bir lider olarak yansıtmayı amaçlayan bir propaganda filmidir. Geçen yıl protestoların geniş kitleler halinde patlak vermesi ve parlamento seçimlerine katılımın düşük olması, Hamaney'i bu belgesel kanalıyla halkla yeniden ilişki kurmak, yaklaşan seçimler üzerindeki etkisinin önünü açmak ve daha önce belirlediği şartnamelere uygun bir hükümetin yükselişine zemin hazırlamak istemeye sevk etmiş olabilir.”
Öte yandan, İran International TV kanalı ise belgeselde yer alan bazı video kesitlerinin Hamaney'i eleştiriyi kabul eden bir lider imajını çizdirdiğini belirterek, Hamaney’in zekasını ve mizah anlayışını sergilemeyi hedeflediğini kaydetti.
Belgesele yönelik bu eleştiriler İran liderinin ofisine yakın çevreleri kızdırdı. İran Dini liderine yakınlığı ile bilinen Nur News isimli haber sitesi, BBC Farsça Servisi ve İran International kanallarına sert eleştirilerde bulundu.
Nur News’te yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Belgesel, İran dini liderinin imajını olduğunun tersine yansıtmak isteyen düşmanların çabalarını alt üst ediyor ve düşmanları korkutan hakikatin üzerindeki perdeyi kaldırıyor. İran sahnesindeki gelişmeleri yakından takip eden bu kanallar propaganda aracı işlevi görüyor ve herhangi bir olumlu etkiden yoksunlar. Bu türden belgesellerin yayınlanması, her şeyden önce, algı savaşının ana odağını etkisiz kılar. Bu medya araçları rejimin halk tarafından destek görmediğini iddia etme çabasında.”
İran Anayasayı Koruyucular Konseyi Sözcüsü Abbas Ali Kedhudayi, Hamaney'in ofisinin belgeselde yer verdiği video kesitlerine atıfta bulunarak, Hamaney ile görüşmelerde İranlı yetkililere soru ve eleştirilerin yöneltilme şeklini "özgürlüğü hissetmek" ve "gönül ferahlığı" olarak tanımladı.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin danışmanı Hüsameddin Aşina ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Gayri resmi toplantılar, kültür ve sanat insanları için teşvik, liderler için ihtiyaçtır. Umarım Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Hamaney gibi sanat insanlarıyla yaptığı görüşmeleri paylaşır.”
İran Meclisi’nde, son birkaç gün içinde, cumhurbaşkanlığı seçim yasasının ele alınması sırasında cumhurbaşkanı adaylarının kimlikleri üzerinde tartışmalar şiddetlendi.
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarından Hüseyin Dehkan, cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını 24 Kasım’da resmen duyurmasıyla, ülke seçim atmosferine önceki dönemlere göre daha erken girdi. Dehkan’n adaylığını açıklamasından kısa bir süre sonra İranlı nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade Tahran'da bir silahlı saldırıda yaşamını yitirmişti.
Parlamento, doğrudan Hamaney kararnamesiyle adayların resmi görevlerde bulunmalarına izin veren bir yasayı oyladı. Milletvekilleri ayrıca baş yargıç ve parlamento başkanının görevlerinden istifa etmeden seçimlere aday olmasına izin verdi.
İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuş, ancak Galibaf, Ruhani karşısında seçimleri kaybeden Reisi lehine geri çekilmişti.
İran Meclisi Başkanlık Heyeti Sözcüsü Muhammed Hüseyin Ferhengi, cumhurbaşkanlığı seçimlerine ordudan bir ismin katılabileceğine ilişkin yeni bir karar alındığı iddiasını yalanladı.
İran Meclisi Başkanlık Heyeti Sözcüsü Muhammed Hüseyin Ferhengi, dün, düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ordudan bir ismin katılabilmesine ilişkin yeni bir karar almadık. Parlamentonun rakipleri dışlama çabası hakkında söylenenler gereksiz bir atmosfer yaratıyor. Parlamentonun ordudan bir ismin seçimlere katılımına izin vermek istediğine dair bazı söylentiler var, ancak bu gerçekle çelişiyor.”
İran İçişleri Bakanlığı, cumhurbaşkanı adaylarının adaylık kayıt tarihini henüz belirlemedi, ancak önümüzdeki Mart ayında, Anayasa Koruma Konseyi (AKK) Başkanlığı için adaylık başvurularının alınmasından önce kayıtların başlaması bekleniyor. İran dini lideri Ali Hamaney 12 üyeli AKK’nin yarısını seçme hakkına sahip, diğer yarısını ise Hamaney  tarafından atanan baş yargıç seçiyor.



İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İngiliz hükümeti bugün ABD'ye, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran füze mevzilerine saldırı düzenlemek üzere İngiltere'deki askeri üsleri kullanma izni verdi.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, İngiliz bakanların bugün İran'la savaş ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması konusunu görüşmek üzere bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgenin kolektif savunması için ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına izin veren anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze mevzileri ve kapasitelerini imha etmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit ettiler” denildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bu hafta, Londra'nın İran'a karşı bir savaşa sürüklenmeyeceğini açıklamıştı.

Başlangıçta, herhangi bir askeri harekatın meşruiyetinden emin olunması gerektiği gerekçesiyle, İran'a saldırı düzenlemek için İngiliz üslerinin kullanılması yönündeki ABD talebini reddetmişti.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Ancak Starmer, İran'ın Ortadoğu'daki İngiliz müttefiklerine saldırılar düzenlemesinin ardından tutumunu değiştirdi ve ABD'nin Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait Fairford Hava Üssü ile Hint Okyanusu'ndaki ortak ABD-İngiltere üssü Diego Garcia'yı kullanabileceğine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın başlamasından bu yana Starmer'a defalarca saldırdı ve onun yeterli destek sağlamadığını söyledi.

Trump pazartesi günü, “bazı ülkelerin beni büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrattığını” söyledi ve ardından bir zamanlar “ABD'nin en iyi müttefikleri” olarak nitelendirdiği İngiltere'yi özellikle zikretti.

Bugün yayınlanan Downing Street bildirisi, «gerginliğin acilen azaltılması ve savaşa hızlı bir çözüm bulunması» çağrısında bulundu.

İngiltere’deki kamuoyu yoklamaları, savaş konusunda yaygın bir şüphe olduğunu gösteriyor; YouGov’un yaptığı ankete katılanların yüzde 59’u, ABD-İsrail saldırılarına karşı olduklarını belirtti.


Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.


Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi
TT

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

İsrail, bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra gerçekleşti. İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırıları, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa yol açmış ve ABD-İsrail savaşında önemli bir tırmanışa işaret etmişti.

İsrail ordusu sözcüsü bu sabah "İsrail ordusu, Tahran'ın kalbindeki İran terörist rejiminin altyapısına karşı bir dizi saldırı başlattı" dedi ancak ayrıntı vermedi.

ABD Başkanı, "İran liderliğinin ortadan kaldırılacağını" ve Tahran rejiminin "yeni liderler aradığını" teyit ederek, "İran üzerindeki etkisi kötü olacak ve bunu yakında bitireceğiz" dedi.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yükselen yakıt fiyatlarından etkilenecek olan Trump, dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda yardım taleplerine temkinli yanıt veren müttefiklerini korkaklıkla eleştirdi. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan enerji altyapısına yönelik saldırıyı tekrarlamamasını istediğini söyledi.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney ise bugün yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı yürüttüğü savaşta düşmanlarına "kesin bir darbe" indirdiğini söyledi.

İran'ın Umman ve Türkiye'yi hedef alan son saldırılardan sorumlu olmadığını belirtti.