Sergen Yalçın: 'Beşiktaş şu anda olması gereken yerde'

Sergen Yalçın: 'Beşiktaş şu anda olması gereken yerde'
TT

Sergen Yalçın: 'Beşiktaş şu anda olması gereken yerde'

Sergen Yalçın: 'Beşiktaş şu anda olması gereken yerde'

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, siyah-beyazlı ekibin şu anda olması gerektiği yerde olduğunu ifade ederek, devre arasında ekonomik duruma göre 1-2 transfer yapılabileceğini söyledi. Sivasspor maçındaki taç pozisyonuyla ilgili de konuşan Yalçın, “Bütün maçı 1 taç atışına bağladılar. Ne taçmış arkadaş. Taç düşsün kafanıza” dedi.
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, yılbaşı özel programında kulüp kanalında taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. İlk olarak Sivasspor maçıyla ilgili konuşan Sergen Yalçın, “Sivasspor maçında bir taç pozisyonudur gidiyor. Ayrıca topun çıkıp çıkmadığı da belli değil. Bana sorarsan top çıkmış ama izdüşüm var deniliyor, bu nedenle top çıkmadı deniliyor. O pozisyon gol olmasa bunlar konuşulmayacaktı. Geçen hafta bizim verilmeyen golümüz bu kadar konuşulmadı. Larin’in golünün aynısı Liverpool - West Bromwich maçında atıldı. Faulün babası vardı o pozisyonda. Larin’in pozisyonundan 10 kat daha faul. Taç pozisyonunun ardından maçın bitmesine daha 75 dakika vardı. Rakip devre arasında 10 kişi kaldı ama konunun bizimle alakası yoktu. Penaltı kazanmadık, kırmızı kart kazanmadık. Aynı dikliği, bizim aleyhimize yapılanlarda da bekliyoruz. Bütün maçı 1 taç atışına bağladılar. Ne taçmış arkadaş. Taç düşsün kafanıza” diye konuştu.

“Ben aslında daha farklı futbol oynatmak istiyorum”
Tribünlerde taraftarların olmamasının oynanan futbolu etkilediğini söyleyen Yalçın, “Benim oynatmak istediğim futbol aslında bu değil. Tribünde taraftar olsa, ben çok daha farklı bir oyun oynatacağım. Bunu sadece Beşiktaş için söylemiyorum, yüksek taraftarı olanlar için söylüyorum. Futbol bir tiyatro ve sahada olanlar da birer sanatçı. Tribüne gelen insanlar bunu izler ve memnun olurlarsa, sürekli gelirler. Mesela sinemaya gidiyorsunuz, çıkınca bir arkadaşınız soruyor ‘Gitme değmez’ diyorsun. Beşiktaş maçından sonra taraftar birbirine sorduğunda '1-0 kazandık ama kötü oynadık. Gidilmez bu maçlara' dememeli. Biz şu anda seyircisiz maçlardan dolayı daha kontrollü oynuyoruz. Zaman zaman farklı durumlar olabiliyor. Oyuncunun motivasyonu nasıl, sakatlık var mı, Covid var mı? Herkes her zaman oynayabilir, herkes her zaman oturabilir. Belli bir istatistiği korumak zorundayız. 'Bu takımdan bir şey olmaz' lafları vardı. Her takımdan bir şey olur, doğru kurguyu bulmak gerekiyor. Camiamız kenetlenmiş durumda ve arkamızdalar, biz de onlara en iyisini vermek istiyoruz. Belki ben 70’le 90 dakikalar arası savunma yapacağım. Kazanmamız gerekiyorsa kazanmak için savaşacağız. Ligin tamamı böyle. İyi gittiğin, çıkış yakaladığın bölümler var. Şu anda iyi bir pozisyona geldik. Aslında Beşiktaş’ın olması gereken pozisyon bu. Bundan aşağıda olduğunda problem vardır. Zaten olması gereken yerde takım. Büyük camialar için şampiyonluk normal bir hedef. Ben gelip de 'Şampiyonluk hedefimiz var' diyemem. Büyük takımların hepsi için gerekli bu. Hedefimiz tepeyi görmek ama daha mesafe çok uzun. Sakatlıkların durumu önemli. Allah’tan yerine oynayabilecek oyuncularımız var da yerlerini doldurabiliyoruz” dedi.
Geride kalan 1 yılda unutamadığı maçın hangisi olduğu sorusunu yanıtlayan Yalçın, “Geride kalan 1 yıla baktığımızda unutamadığım maç diyebileceğim Fenerbahçe maçı var. Bazen benim de sınırları aştığım bir maçtı. Yaşananlardan, başımıza gelenlerden sınırları aştığımız olabiliyor ama insanız biz de. Ama asla saygısızca bir şey söylemedim. Ne bir camiaya, ne bir rakip hocaya, rakip oyuncuya asla saygısızlık yapmam. Bazen sınırları aşabiliyoruz. Zaman zaman atılıyoruz ama kimseye saygısızca kelimeler kullanmam. Bize yapılmadığı sürece kimseye bir saygısızlık yapma durumumuz olmaz” şeklinde konuştu.

“Ben sizin gibi ‘canım, cicim’li konuşmam”
Teknik direktörlük kariyerinde hedefinin Avrupa olduğunu söyleyen Yalçın, “Ben futbolu bıraktıktan sonra yorumculuk yaptım, dizide oynadım, jüri üyeliği yaptım ama bu bölümü düşünmüyordum. Teknik direktörlüğü çok düşünmemiştim. Futbolculuktan bir kopayım istedim. Ama en iyi bildiğimiz iş bu. Ben futbolla doğmuşum. Televizyon ve yorumculuk güzel ama bir yere kadar. Futbol oynamış insan için zor. Çünkü her hafta aynı şeyi konuşuyorsun. Ben de yorumcuyken biraz serttim. Eleştiri yapabilirsin, belli bir bilgi birikimin var. Beni eleştir, oyunumu eleştir, takım hazır değil de. Ama bel altı vurma. Gerek yok. Çünkü hepimiz aynı ortamın içindeyiz. Ben burada sakin kalmaya çalışıp işimi yapmaya çalışıyorum. İşi gücü bir kenara koyarsam o zaman konuşuruz. Benim konuşacaklarım da, sizin konuştuğunuzun 100 katı olur. Direkt isim vererek ağır şekilde cevap veririm ama girmiyorum şu anda bunlara. Bel altı yapmayın. Kulvarın dışına çıkarsanız ben de kulvarın dışına çıkarım. Ben konuştuğum zaman da sizin gibi ‘canım, cicim’ konuşmam” ifadelerini kullandı.

“Atiba 10 sene daha oynar”
Atiba’yla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Sergen Yalçın, “Ben Atiba’nın menajeri değilim, hayat planlamasını da yapmıyorum. Atiba, Beşiktaş’ın demirbaşı. Necip, Beşiktaş’ın demirbaşı. Necip de Atiba da, bence Beşiktaş’ta istedikleri her görevi yapabilirler. Bu Beşiktaş Yönetimi’nin vereceği bir cevap. Zaten problem burada. Kendi oyuncularımızı bırakıyoruz. Futbolun içinden gelmiş, kulübün yapısını bilen Necip, 10 yaşından beri burada, Atiba yıllardır burada. Bu oyuncuları tabii ki kulüpte kullanacaksın. Bu oyuncuları kullanmak kadar güzel bir şey var mı? Teknik ekipte mi olur, idari kısımda mı olur bilemem ama Atiba böyle devam ederse 10 sene daha oynar” dedi. Futbolcuyla örnek aldığı tek ismin Maradona olduğunu söyleyen Yalçın, “Kendi futbol hayatımla ilgili konuşmayı sevmiyorum. Ben artık futbolu bıraktım. Geriye dönüp bakmayı seven birisi değilim. Sivas maçı oynandı bitti, yarına bakalım. Frikik atmak çok öğrenilecek bir şey değil. Şöyle söyleyeyim, gözlerimi kapatsam yine atarım. Bakmakla alakalı bir şey değil. Yetenek ve hayal dünyasıyla alakalı. Ben attığım golleri maçtan önce kafamda çizerdim ve ertesi gün atardım. Atacağım golleri arkadaşlarıma söylerdim” ifadelerini kullandı.

“Çok büyük hatalar yaptım”
Sürekli değişkenlik yaşanan dünyada futbolun da değiştiğini söyleyen Sergen Yalçın, “Sürekli değişkenlik yaşayan bir dünya futbolu var. Antrenman programları değişiyor, ekibim bunları takip ediyor. Bu bilgiler önüme geliyor. Birçok değişkenlik biz de yaşıyoruz. Bu biraz da eldeki oyuncu grubuyla ilgili. En uygununu oynatmaya çalışıyoruz. Zaman zaman başarılı oluyoruz, zaman zaman olamıyoruz. Yaptığımız iş başarı odaklı. Bana diyorlar ki genç oyuncu yetiştirelim. Benim burada ne kadar kalacağım belli mi” dedi.
Şu anda 18 yaşındaki Sergen’i görse, ona söyleyeceği çok şey olduğunu da sözlerine ekleyen Yalçın, “Ona söyleyeceklerim için 1 saat yetmez, 1 hafta gerekir. Futbolun hayatında ne kadar önemli olduğunu söylerdim. Bu yetenekle kendisini geliştirdiği zaman Avrupa’da hangi pozisyona gelebileceğini söylerdim. Her yere de gelirdi bu yetenekle. Çok büyük hatalar yaptık gençken. Ama hatalarla yaşamasını da bildim. O zamanlar kendime biraz daha anlatabilseydim çok daha farklı bir Sergen olurdu” diye konuştu.

“Ben Mike Tyson’ı döverim dersem inanır mısınız?”
Türk takımlarının Avrupa’daki durumuyla ilgili konuşan Yalçın, “Avrupa başlı başına farklı bir konu. Aramızdaki makas o kadar açıldı ki bu makası kapatmak şu anda mümkün değil. Oyuncu kalitesi ve oynanan oyunlar çok yukarıya çıktı. Mesela Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’den bir takım son 8’e kalabilir mi? Bence mümkün değil. Bu sezon başı Avrupa’da başarısız olduk ama ben dedim ki 'Merak etmeyin, bir gün burada oynayacağız.' Ama o gün bugün değil. Şu anda ilk düzeltilmesi gereken konu ekonomi. Normalleşmekten bahsediyorum. Bunlar çok uzun projeler. Biz göremeyiz bunu. Türkiye’de mümkün mü bunları görmen? Türkiye’de hiç kimse için 3 maç sonrası belli değil. Sadece kendimden bahsetmiyorum. Hep başarılı olmak zorundasın. Bütün teknik adamlar için geçerli bu. Hiç kimse rahat değil ki. Büyük takımdaysan zirvenin altında kalınca yandın, Anadolu’daysanız, düşme hattına gelince yandın. Bana bir yerde 'Bu takım şampiyonluğa oynar' dediler. Yahu nerden şampiyonluğa oynayacak bu takım, şaka mı yapıyorsunuz? Anadolu’da böyle söylediler bana. Söyleyen buna inanıyor ama bir de realite var işin ucunda. Ben Mike Tyson’la boks maçı yapsam ve 'Ben onu indiririm' desem inanacak mısın? Ben inanıyorum ama realite var. 10 kişi girsek belki döveriz adamı. Hayalcilik başka gerçekler başka” açıklamasını yaptı.

“Protesto bile etseler gelsinler tribünlere”
Oyunculuk döneminde birçok şampiyonluk yaşadığını ve kupalar kazandığını hatırlatan Sergen Yalçın, “Beşiktaş’ta birçok efsane var. Metin-Ali-Feyyaz var, Rıza Çalımbay var, Şifo var, birçok efsane var zaten. Benim buraya gelmemin en önemli sebeplerinden birisi taraftar. Ben taraftarın beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum. Bu kadar insanı statta görünce inanamadım. Üzerimizdeki sorumluluğu da hissettirdiler bize. Ben kaç tane şampiyonluk maçı oynadım, 100. yılda şampiyonluk golünü ben attım ama imza törenindeki heyecanımı hiçbir zaman yaşamadım. Ben inanamadım o imza törenine. Yeni yılda taraftarı istiyoruz. Artık sıkıldı millet pandemiden. Herkes bitmesini istiyor artık. İnsanlık bunaldı. Tesise gel, eve git, başka bir şey yapmıyoruz. Rutin bir hayat oluştu. Taraftar gelsin, atmosfer olsun, hayatımız renklensin biraz. Taraftarsız olmaz. Taraftar sevse de sevmese de onlar olsun. Beni protesto etmelerine bile razıyım. Yeter ki gelsinler” dedi.

"1-2 transfer istiyorum"
100. yılda şampiyonluğu getiren gol hatırlatılan Yalçın, “100. yıldaki attığım şampiyonluk golünü anlatmak çok zor. Bir golün mutluluğunu kimse anlatamaz. O anlık bir histir. O an ne yapacağın doğal olarak aklına gelir ve bunu anlatamazsın. Şampiyonluk golünün hayalini 1 sene kurmuşum. Atacağım yani bu golü. Bunu çizmişim. O pozisyonda topun bana geri geleceğini düşünmüştüm zaten. Zaman zaman idmanlarda sahaya çıkıyorum. Ama yaşlandık artık. Futbol oynayacak durumumuz yok. Koşamıyoruz. Atiba gibi olsaydık belki oynardım. Atiba 10 sene daha oynar. İnanın ona çok şaşırıyorum. 20 yaşındaki çocuk gibi antrenman yapıyor. Takımdan şu anda memnunum. Oyuncular çok mücadele ediyorlar, bireysel performanslar yukarıya çıkıyor. Eksiklerimiz dönerse daha da iyi olacak. 1-2 transfer istiyorum aslında ama ekonomik durumlar biraz sıkıntılı. Elimizde oyuncu profilleri de hazır. Alabileceğimiz oyuncular da var. Bu soruyu başkana sorsak daha iyi olur bence” diye konuştu.

“Soyunma odasında çok sert konuşmalar geçiyor”
Bazı maçların ilk yarılarında kötü, ikinci yarılarında iyi oynadıkları hatırlatılan Yalçın, “90 dakika kötü oynanmaz. İlk yarı kötü oynuyorsak, ikinci yarıyı iyi oynayalım. Bazen soyunma odasında çok sert konuşmalar geçebiliyor. Oynanan ilk yarıya göre bazen mutlu girebiliyoruz soyunma odasına ama bazen de çok sinirli girebiliyoruz. Çok ağır konuşmalar olabiliyor bazen. Ama orada olan orada kalır. Orada her türlü konuşma geçebilir. Yaptığımız işin gereği bu zaten” değerlendirmesini yaptı.
Konuşulan taktiklerin, sayıların çok anlamlı olmadığını söyleyen Yalçın, “Televizyonlarda taktiklerle ilgili o kadar çok konuşuyorlar ki. Ama bu doğal bir oyun. Bir şeyi deneyemezsin, birçok şeyi denersin. Anlık olarak da değişiyor taktik. Herkes sanıyor ki, biz oyuncuları kuruyoruz, 90 dakika öyle devam ediyorlar. Bu oyun kendi içinde gelişen bir oyun. Rutin şeyler de var tabii ki. Mesela savunma pozisyonunu biz aldırırız. Biz nasıl istersek savunma o pozisyonu alır ama hücum organizasyonunu belirleyemezsin. Mensah topla giderken, nereye atacağına karar veremeyiz. Onun kararını oyuncu tercih eder. İşin ofansif kısmı oyuncudadır, defansif kısmı bizdedir. Savunmayı bizim dediğimiz gibi yapmak zorunda oyuncular ama hücum böyle değil. Mesela top bendeyken hücum ederken bana topu nereye atacağımı söyleyemezsin. Benim yeteneğim neye müsaitse, ona göre hareket ederim. Mesela Larin’in attığı golleri çalışıyoruz. O golleri atacak. Duran topları çalışıyoruz. Ama bunlar ofansif organizasyon değil. Larin’in arka direkte attığı goller tesadüf değil” dedi.
Futbol oynadığı dönemdeki isimlerden Pascal Nouma’nın şu andaki takımda olmasını istediğini söyleyen Yalçın, “Bu takımda Pascal Nouma olsa isterdim. Öyle bir oyuncuya ihtiyacımız var. Oynarken de aram çok iyiydi. Şu anda santrfor o olabilirdi mesela bizde” derken, 2021 yılında sağlık beklediklerini ve Beşiktaş’ın şampiyon olmasını istediklerini ifade etti.



25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.


Kaza geçiren Anthony Joshua tekrar dövüşebilecek mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kaza geçiren Anthony Joshua tekrar dövüşebilecek mi?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın organizatörü Eddie Hearn, ağırsıklet boksörün ölümcül bir trafik kazasına karışmasının ardından tekrar boks yapmasını beklediğini söylese de hiçbir şeyin sözünü vermiyor.

29 Aralık'ta Joshua, Nijerya'da iki yakın arkadaşının hayatını kaybettiği trafik kazasında yaralanmıştı. Sina Ghami ve Latif "Latz" Ayodele, "AJ"in profesyonel kariyerinin büyük bölümünde Britanyalı ağırsıkletin ekibinin üyeleriydi ve ölümleri Joshua'nın bokstaki geleceği hakkında birçok spekülasyona yol açtı.

Ancak 36 yaşındaki Joshua, Ghami ve Ayodele'nin cenazelerine katıldıktan iki hafta sonra spor salonuna geri döndü. Ardından hayranları için duygusal bir video mesaj paylaştı.

İki kez dünya şampiyonu olan boksör sözkonusu videoda ringdeki geleceğine değinmedi ancak menajeri Hearn bu konudaki soruları yanıtlamaya devam ediyor.

Matchroom'un patronu, First Round TV'ye "Tekrar dövüşeceğine dair hiçbir garanti yok ama dövüşmesini de bekliyorum çünkü bu onun çok sevdiği bir şey" diye konuştu.

Ve bu, o adamları da yanında taşıyabileceği ve yapmak istediği bir şey. Boks açısından, fiziksel olarak da yaşadıkları kolay değildi. İnsanlar bunun boyutunu muhtemelen fark etmiyor.

Görsel kaldırıldı.
Anthony Joshua ocak ayında, ölümcül bir trafik kazasına karıştıktan birkaç hafta sonra duygusal bir videoda hayranlarına seslendi (Anthony Joshua)

Antrenman yapıyor ancak henüz hazır değil ve tam boks antrenmanına dönmeye bir süre daha hazır olmayacak. Bu korkunç olaydan önce, martta dövüşmeye ve ardından Tyson Fury'yle karşılaşmaya hazırlanıyorduk. Elbette durum şimdi bu değil ve artık hiç  olup olmayacağını da bilmiyorum. Ama sanırım gelecek birkaç hafta ve ay içinde geri dönmeye başlayabilir ve antrenman temposunu biraz daha artırarak nerede olduğunu görebiliriz.

Joshua ve arkadaşlarının yolcu olarak içinde yer aldığı Lagos-Ibadan otoyolundaki araç kazası, Britanyalı boksörün Miami'de Jake Paul'la dövüşmesinden sadece 10 gün sonra meydana geldi.

Joshua, YouTuber'dan boksöre dönüşen Amerikalıyı 6. raundda çenesini kırarak durdurmuş ve 2024'te Daniel Dubois'ya karşı aldığı nakavt yenilgisinden sonra geri dönüş yapmıştı.

Hearn'ün de belirttiği gibi, AJ'in Fury'yle uzun zamandır beklenen bir yerel çarpışmaya hazırlanması planlanıyordu ancak aralık ayındaki olay bu planları büyük ölçüde etkiledi.

Yine de Fury, nisanda Birleşik Krallık'ta Rus Arslanbek Makhmudov'la karşılaşarak kariyerindeki 5. emekliliğinden geri dönecek.

Independent Türkçe