Trump destekçileri, Biden’ın zaferinin onaylanmasını engellemek için ABD Kongresi'ni işgal etti: Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor

Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
TT

Trump destekçileri, Biden’ın zaferinin onaylanmasını engellemek için ABD Kongresi'ni işgal etti: Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor

Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)
Trump destekçileri, başkan seçilen Joe Biden'ın zaferini onaylamaya hazırlanan ABD Kongresi’ni bastılar (AP)

ABD Kongresi dün, Joe Biden'ın ABD’nin yeni başkanı olarak seçilmesinin onaylanmasını durdurmak için Kongre binasına baskın düzenleyen Başkan Donald Trump'ın destekçileri tarafından engellenmeye çalışılan, sıra dışı tarihi bir oturuma tanık oldu.
CNN televizyonu, dün akşam ABD Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin kapısında silahlı bir çatışma yaşandığını bildirdi. ABD'nin başkenti Washington D.C'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, başkentte sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.
ABD Kongresi’nin üst kanadı Senato ve alt kanadı Temsilciler Meclisi, Joe Biden'ın 306 oyuna karşın ABD Başkanı Donald Trump'a 232 oy aldığı Seçiciler Kurulu başkanlık seçimi oylamasının sonucunu onaylamak için ortak oturum düzenledi. Tüm gözler, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in anayasal görevi olan protokol oturumunu denetleme görevini yerine getirmek için hazır bulunduğu salondaydı. Ancak bu yıl yapılan seçimlerdeki farklı ve katı bölünme, Kongre binası koridorlarına taşındığından, bazı Cumhuriyetçilerin seçim sonuçlarına resmen itiraz etme niyetinde olduklarını açıklamalarıyla Pence'in görevi hiçte kolay olmayacaktı. Bu durum, Pence'i vazgeçilmez bir konuma getirdi. Oturum öncesinde ABD Başkanı Başkanı Trump, Twitter hesabından ardı ardına yazdığı tweetlerle protokol prosedürlerini engellemesi için Pence’in üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdı. Trump bir tweetinde, “Eyaletler oylarını düzeltmek istiyor. Yap şunu Mike, şimdi olağanüstü cesaret zamanı!” ifadelerini kullandı.

Trump, Başkan Yardımcısını son fırsat olarak görüyor
Anayasa uzmanlarının ve hatta Kongre'deki Cumhuriyetçilerin Pence’in rolünün sadece görüntüden ibaret olduğunu teyit etmelerine rağmen Trump, seçim sonuçlarını raydan çıkarmak için Başkan Yardımcısını sahip olduğu son fırsat olarak görüyor. Bu da Pence'i özellikle Trump'ın isteğinin ABD Anayasası karşısında imkansız bir talep olmasından ötürü son derece utanç verici bir duruma sokuyor. Zira ABD anayasası ve 1887 tarihli seçim yasası uyarınca Başkan Yardımcısının görevi, ‘salonda düzeni sağlamak’ amacıyla ortak oturuma başkanlık etmektir.
Aynı şekilde 12’inci Anayasa Değişikliği, Pence'in Senato başkanı olarak, eyaletlerin resmi onayını içeren tüm zarfları açması ve zarfın içindeki sayıya göre oyları sayması olduğunu öngörüyor. Bu sayım sonucunda başkanlık için en çok oyu alan kişi ABD başkanı olur. Bazıları, Pence'in görevini, Oscar Ödülleri sunucusunun sadece okumak için sonuç zarfını açmasına benzetti.
Ancak bu yasalar ve anayasal prosedürler, ortak oturumun açılmasından sonra, eyalet oylarının sonuçlarının eyalet isimlerinin alfabetik sıralamasına göre tek tek okunması sırasında Cumhuriyetçilerin, hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde Arizona'dan başlayarak bazı eyaletlerin sonuçlarına yazılı itirazda bulunmalarını engelleyemedi.
ABD Anayasası’na göre yazılı itirazın bir senatör ve bir eyalet temsilcisi tarafından yapılması, ABD Başkan Yardımcısını, Temsilciler Meclisi kâtibinden itirazı alenen okumasını istemeye ve ardından ortak oturumun sona erdiğini ve hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde her eyalet için ayrı ayrı tartışma oturumları yapılacağını duyurmaya itiyor. Kongre yasalarına göre her senatör ve temsilci, her eyalet için ayrılan iki saatlik oturumda beş dakikalık bir süre zarfında konuşma hakkına sahipler. Nihai onay süresi, Cumhuriyetçilerin itiraz etmek istedikleri en yüksek eyalet sayısına bağlıdır. Cumhuriyetçiler, Arizona, Georgia, Michigan, Pennsylvania ve Wisconsin eyaletlerine itiraz etmeye çalıştıklarını söylediler. Eğer bu itiraz yapılırsa ve karşı kanat da buna uyarsa, itiraz oturumun başlangıcından yaklaşık 10 saat veya daha uzun bir süre sonra onaylanabilir. Tüm bu prosedürler, resmi sonuçları onaylama sürecini geciktirebilir, ancak aksatmaz. Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney, Kongredeki oturum öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, Amerikalı seçmenleri küçümsedi, seçim sistemine hakaret etti ve başkanlık makamına leke sürdü. Duymak isteseler de istemeseler de, anayasayı uygulayacağımızdan ve destekçilerimize gerçeği söyleyeceğimizden eminim” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, tüm engelleme çabalarının başarısızlıkla sonuçlanacağını vurgulayarak, “Her cumhuriyetçi, oturumda Biden’a verilen her oyu geçersiz kılmak için oy verse dahi, Kongre sürecin sonunda Biden'ı kazanan ilan edecektir. Bu bir matematik meselesidir. Demokratlar çoğunlukta ve Biden'a oy verecekler” dedi.

Seçim sonuçlarının engellemeye yönelik girişimin ortadan kalkması için meclis oylaması yeterli
Massie, seçim sonuçlarına itiraz edenlerin karşı bir itirazda bulunulacağını ve seçim sonuçlarını engellemeye yönelik girişimin ortadan kalkması için yalnızca bir meclis oylamasının yeterli olduğuna işaret etti. Massie’ye göre her bir eyalette oylama işlemlerinin tamamlanmasının ardından hem Senato hem de Temsilciler Meclisi, eyaletlerin resmi oylarını saymak ve Biden'ı ABD'nin 46’ıncı başkanı ilan etmek üzere tekrar toplanacak.
Trump destekçilerinin Kongre'deki sonuçlara itiraz etme konusundaki ısrarı, Cumhuriyetçilerin de öfkesini çekti. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Liz Cheney konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bizler Anayasayı savunmak için yemin ettik. Bu yemine sadece siyasi açıdan uygun olduğunda değil, her zaman uymalıyız” şeklinde konuştu. Kogre’nin rolü ile ilgili olarak ise Cheney, “Kongre, Seçici Kurul’a itiraz ederek seçim sonuçlarını tersine çevirme yetkisine sahip değildir. Bu, devlet yetkililerinin çalınması ve anayasanın ihlalidir” ifadelerini kullandı.
Mahkemenin davayla ilgili kararına rağmen protesto kararı veren Cumhuriyetçileri eleştiren ifadelerin yer aldığı açıklamalar ardı ardına gelirken Georgia Eyaleti’ndeki seçimlerin ön sonuçları, bu tür politikaların Cumhuriyetçi Parti'nin geleceği üzerindeki olumsuz etkisi konusunda uyarıda bulunan ılımlı Cumhuriyetçilerin endişelerini açıklar nitelikteydi.
ABD Kongresi tarihinde Seçici Kurul'un oylama sonuçlarına ilk kez itiraz edilmiyor. Daha önce de 2005 yılında Demokrat John Kerry ve Cumhuriyetçi George W. Bush arasındaki yarışta böyle bir durum yaşanmış, Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Stephanie Jones ve Demokrat Senatör Barbara Boxer, Ohio Eyaleti sonuçlarına itiraz etmişti.
O dönem eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Senato ve Temsilciler Meclisi’nde itirazın tartışılmasına ve ardından oylanmasına izin vermek yapılması planlanan ortak oturumu, oylama sonucu açık olduğundan askıya aldı. Çünkü seçim sonuçlarına itiraz eden 31 temsilciye karşın 267 temsilci itiraza karşıydı. Senato'da ise Boxer'ı destekleyen 1 oya karşı 74 karşı oy çıktı.
Ancak 2005’teki olayla şuan yaşanan olay arasında büyük bir fark var. O dönem Kerry, Demokratların itirazına ne katıldı ne de destekledi. Bush’a karşı yenilgisini kabul etti ve zaferinden dolayı onu tebrik etti. Trump ise sonuçlara itiraz etmeyi sürdürmekte kararlı görünüyor.



Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe


Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
TT

Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)

21 yaşındaki Austin Tucker Martin'in, Mar-a-Lago'nun kuzey kapısının hemen ardında, saat 01.30 civarında, iki Gizli Servis ajanı ve bir Palm Beach County şerif yardımcısıyla karşılaştığında, elinde bir av tüfeği ve bir gaz tüpü olduğu iddia edildi. Başkan ve eşi o sırada Washington DC'deydi.

Palm Beach County Şerifi Ric Bradshaw pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, memurların Martin'e teçhizatını bırakmasını emrettiğini söyledi. Martin daha sonra gaz tüpünü indirdi ancak "av tüfeğini ateş etmeye hazır konuma kaldırdı".

Şerif, "O anda, şerif yardımcısı ve iki Gizli Servis ajanı silahlarını ateşledi" dedi.

Aile üyeleri, hafta sonu Martin'in kaybolduğunu bildirmişti ve haber karşısında şaşkına döndüler.

İşte silahlı saldırgan olduğu iddia edilen Martin hakkında bildiklerimiz:

"Karıncayı bile incitmezdi"
Martin'i tanıyanlar, haneye tecavüz ve silahlı saldırıyı öğrenince şoke oldu.

Kuzeni Braeden Fields, Associated Press'e, "İyi bir çocuktu" diye konuştu.

Böyle bir şey yapacağına inanmazdım. Akıl almaz bir şey.

Fields, "Karıncayı bile incitmezdi" diye ekledi.

Silah kullanmayı bile bilmiyor.

Fields, Martin'in ailesini "tutkulu Trump destekçileri" diye tanımladı ve 21 yaşındaki gencin "çok sessiz, hiçbir şeyden bahsetmeyen biri" olduğunu söyledi. Fields, Martin'in yerel bir golf sahasında çalıştığını da ekledi.

cdfgt
Polis, Martin'in Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinin sınırını ihlal ederken bir av tüfeği taşıdığını söylüyor (Palm Beach County Şerif Bürosu)

The News & Observer'ın ulaştığı belgelere göre, Cameron'daki Union Pines Lisesi'nden 2023'te mezun olan Martin, seçmen kayıtlarında herhangi bir partiye kayıtlı görünmüyordu.

Geçen yıl Martin, golf sahalarının el yapımı çizimlerini yapan bir iş kurdu.

Girişimin internet sitesinde, "Fresh Sky Illustrations, esas olarak golf sahası sahnelerini çizerek ve çeşitli golf sahası hediyelik eşya dükkanlarında el yapımı eserlerin çerçeveli kopyalarını sunarak, bir yandan da kişisel siparişleri yerine getirerek golf sahasında olmanın umut dolu hissini hayata geçirmeye odaklanan bir sanat şirketidir" diye yazıyor.

Kuzey Karolina'nın Sanford kentindeki Quail Ridge Golf Sahası'nın baş golf profesyoneli Brandon Huneycutt, The News & Observer'a birkaç yıl önce Martin'le kısaca tanıştığını, golf arabası kullanmasına ve sahanın bazı bölümlerini görmesine izin verdiğini söyledi.

Huneycutt, "Sanırım onların fotoğraflarını çekti ve eve gidip resimleri gerçekten de elle çizdi" dedi.

Son derece iyi çalışmalardı.

dfvgbh
Martin''in kuzeni Braeden Fields, 21 yaşındaki gencin "iyi bir çocuk" ve silahlı saldırı haberinin "akıl almaz" olduğunu söyledi (AP)

Mar-a-Lago yakınlarında bulunan bir arabanın Martin'in gümüş renkli Volkswagen'i olduğu düşünülüyor. Polis, arabada Martin'in av tüfeğini taşıdığı anlaşılan bir kutu buldu.

Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi'ye göre, dedektifler Martin'in silahı Florida'ya doğru güneye giderken aldığına inanıyor.

Soruşturmayı FBI yürütüyor.

Trump ve Mar-a-Lago yakınlarında bir dizi tehdit
Trump ve mülkleri, 2024 seçim kampanyası sezonundan bu yana bir dizi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024'te Pensilvanya'da düzenlenen bir miting sırasında, daha sonra öldürülen bir silahlı saldırganın kurşunu Cumhuriyetçi adayı sıyırmıştı.

Federal savcılara göre, 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh, aynı yılın sonlarında Mar-a-Lago yakınlarında Trump'ı öldürmeye teşebbüs etmiş ve Trump Uluslararası Golf Kulübü'nü çevreleyen bir çitin üzerinden tüfek doğrultmuştu.

Bu ay Routh, federal hapishanede ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme belgelerine göre Routh, mahkumiyetine ve cezasına itiraz başvurusunda bulundu.

Independent Türkçe


Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
TT

Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)

İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington  Büyükelçisi  Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.

Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.

Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.

Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.

BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.

Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.

Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.

Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.

Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.

Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.

Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.

Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.

Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.