Konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 arttı

Konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 arttı
TT

Konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 arttı

Konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 arttı

Konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 artarak 1 milyon 499 bin 316 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2020 yılı Aralık ayı Konut Satış İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,2 artarak 1 milyon 499 bin 316 oldu. Ocak-Aralık döneminde ipotekli konut satışı yüzde 72,4 artarak 573 bin 337, diğer satış türlerinde ise yüzde 8,9 azalarak 925 bin 979 oldu. 2020 yılında ipotekli satışların payı yüzde 38,2, diğer satışların payı yüzde 61,8 oldu. Bu dönemde ilk defa satılan konutlar yüzde 8,2 azalarak 469 bin 740 oldu. İkinci el konut satışları da yüzde 23,0 artarak 1 milyon 29 bin 576 olarak gerçekleşti. İlk el konut satış oranı yüzde 31,3, İkinci el konut satış oranı yüzde 68,7 oldu. Konut satışlarında 2020 yılında, İstanbul 265 bin 98 konut satışı ve yüzde 17,7 pay ile ilk sırayı aldı. İstanbul'u, 157 bin 95 konut satışı ve yüzde 10,5 pay ile Ankara, 93 bin 457 konut satışı ve yüzde 6,2 pay ile İzmir izledi. En az satış ise 192 konut ile Ardahan'da oldu.

Türkiye'de 2020 Aralık ayında 105 bin 981 konut satıldı
Türkiye genelinde konut satışları 2020 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,6 azalarak 105 bin 981 oldu. Konut satışlarında, İstanbul 20 bin 236 konut satışı ve yüzde 19,1 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul'u 9 bin 990 konut satışı ve yüzde 9,4 pay ile Ankara, 5 bin 794 konut satışı ve yüzde 5,5 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 18 konut ile Ardahan, 20 konut ile Hakkari ve 100 konut ile Bayburt oldu.

İpotekli konut satışları 2020 Aralık ayında 14 bin 631 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde 2020 Aralık ayında ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,9 azalış göstererek 14 bin 631 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 13,8 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 3 bin 251 konut satışı ve yüzde 22,2 pay ile ilk sırayı aldı. İpotekli konut satışının en az olduğu il 2 konut ile Hakkari oldu.

Diğer satış türleri sonucunda 91 bin 350 konut el değiştirdi
Diğer konut satışları 2020 Aralık ayında Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,8 azalarak 91 bin 350 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 16 bin 985 konut satışı ve yüzde 18,6 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 83,9 oldu. Ankara 8 bin 179 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara'yı 4 bin 759 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 15 konut ile Ardahan oldu.

Konut satışlarında 36 bin 898 konut ilk defa satıldı
Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı 2020 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,1 azalarak 36 bin 898 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 34,8 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6 bin 391 konut satışı ve yüzde 17,3 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul'u 2 bin 332 konut satışı ile Ankara ve bin 789 konut satışı ile İzmir izledi.

İkinci el konut satışlarında 69 bin 83 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde ikinci el konut satışları 2020 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45,4 azalış göstererek 69 bin 83 oldu. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 13 bin 845 konut satışı ve yüzde 20,0 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 68,4 oldu. Ankara 7 bin 658 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara'yı 4 bin 5 konut satışı ile İzmir izledi.

Türkiye genelinde 2020 yılında yabancılara 40 bin 812 konut satıldı
Yabancılara yapılan konut satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,3 azaldı. Yabancılara yapılan konut satışlarında 2020 yılında ilk sırayı 19 bin 175 konut ile İstanbul, ikinci sırayı 7 bin 735 konut ile Antalya aldı. Antalya'yı 2 bin 746 konut satışı ile Ankara ve bin 340 konut satışı ile Bursa izledi.

Yabancılara 2020 yılı Aralık ayında 4 bin 427 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,4 azalarak 4 bin 427 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Aralık 2020'de ilk sırayı 2 bin 308 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 789 konut satışı ile Antalya, 273 konut satışı ile Ankara, 159 konut satışı ile Mersin ve 131 konut satışı ile Yalova izledi.

Ülke uyruklarına göre 2020 yılında en çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı
İran vatandaşları 2020 yılında Türkiye'den 7 bin 189 konut satın aldı. İran'ı 6 bin 674 konut ile Irak, 3 bin 78 konut ile Rusya Federasyonu, bin 929 konut ile Afganistan ve bin 279 konut ile Azerbaycan izledi.
2020 Aralık ayında ise İran vatandaşları Türkiye'den 764 konut satın aldı. İran'ı sırasıyla, 724 konut ile Irak, 349 konut ile Rusya Federasyonu ve 224 konut ile Afganistan izledi.

Türkiye'de 2020 yılında erkekler 892 bin 347, kadınlar 483 bin 7 konut sahibi oldu
Türkiye genelinde 2020 yılında, erkekler yüzde 59,5 pay ile 892 bin 347, kadınlar yüzde 32,2 pay ile 483 bin 7 konut sahibi olurken, yüzde 1,6 pay ile 23 bin 424 konut kadın ve erkek tarafından ortaklaşa alındı.
İstanbul 77 bin 209 konut satışı ve yüzde 16,0 payla Türkiye'de kadınlar tarafından en fazla konut satın alınan il oldu. İstanbul'da 149 bin 316 konut erkekler tarafından alınırken, kadınlar ve erkekler tarafından ortak alınan konut sayısı 5 bin 703 oldu. En az konut satışının gerçekleştiği iller kadınlarda 50 konut ile Ardahan, erkeklerde 130 konut ile Hakkari oldu.



Şahbaz Şerif, Pakistan'ın borçlarının ödenmesinde oynadığı "önemli" rol nedeniyle Suudi liderliğine teşekkür etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
TT

Şahbaz Şerif, Pakistan'ın borçlarının ödenmesinde oynadığı "önemli" rol nedeniyle Suudi liderliğine teşekkür etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkesinin mevcut mali krizleri aşmasında oynadığı kritik rol nedeniyle Suudi Arabistan yönetimine  teşekkür etti.

Şerif bugün, Bakanlar Kurulu toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Pakistan’ın büyük mali yükümlülüklerini Riyad ile yürütülen yakın iş birliği sayesinde yerine getirebildiğini belirtti.

Pakistan Başbakanı, ülkesinin yaklaşık 3,5 milyar dolar tutarındaki zorunlu dış borçlarını, ikili krediler kapsamında geri ödemeyi başardığını açıkladı. Bu çerçevede Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a özel teşekkürlerini ileten Şerif, her iki ismin de bu büyük mali sorunların çözümünde ‘kilit rol oynadığını’ vurguladı. Bu katkının, Pakistan Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin mevcut seviyelerde istikrar kazanmasına yardımcı olduğu ifade edildi.

Şerif, ortaya çıkan olumlu sonuçların, iki ülke arasında karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesi ve kurumsal düzeyde bürokratik engellerin kaldırılmasının doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti.

Pakistan Başbakanı ayrıca, kalan ekonomik sorunların da bu iş birliği yaklaşımı sayesinde kısa sürede çözüme kavuşacağına olan güvenini dile getirerek, ülkesinin bölgesel ve uluslararası barışı destekleme çabalarının sürdüğünü vurguladı.


Çin yatırımı artırıyor: Endonezya alüminyum devi olma yolunda

Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
TT

Çin yatırımı artırıyor: Endonezya alüminyum devi olma yolunda

Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)

Dünyanın en büyük nikel üreticisi Endonezya, Çinli firmaların yatırımlarıyla alüminyum sektöründe de ivme yakalamaya hazırlanıyor.

Güneydoğu Asya'nın popüler turistik noktalarından Bintan Adası, artık Çinli alüminyum şirketlerinin yatırımlarıyla gündemde.

Financial Times'ın analizine göre, Çin merkezli Shandong Nanshan Aluminium'un çoğunluk hissesine sahip olduğu Bintan'daki tesis, Güneydoğu Asya'nın en büyük alümina üretim merkezlerinden biri haline geldi. Alümina, genellikle ticari veya endüstriyel kullanım için işlenerek alüminyum oksit haline getiriliyor.

Çinli Tsingshan Holding Group da Endonezya'nın Kuzey Maluku bölgesinde 3 milyar dolarlık yeni bir alüminyum eritme tesisi kurulmasıyla ilgili görüşmeler yapıyor.

Goldman Sachs'ın tahminlerine göre Endonezya'nın küresel birincil alüminyum üretimindeki payı 2030'a kadar yüzde 1'den yüzde 5'e çıkacak. Ülke aynı zamanda küresel üretim artışının yüzde 40'ını tek başına karşılayabilir.

Ev eşyalarından savunma sanayine ve yapay zeka veri merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip madenin tedarik zincirindeki kırılganlık, İran savaşıyla bir kez daha gündemde. Ortadoğu, küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 10'unu sağlıyor.

Diğer yandan Endonezya'da alümina üretimi hızlı bir yükseliş gösterdi. 2022'de 3,3 milyon ton olan üretim, geçen yıl 5,9 milyon tona çıktı. Liman verileri de hem yerel hem ithal kaynaklardan yapılan sevkıyatların belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Bu büyümenin arkasında önemli bir neden de Çin'deki üretim kısıtlamaları. Pekin yönetimi 2017'de alüminyum eritme kapasitesine üst sınır getirmişti. Bu nedenle Çinli şirketler yeni yatırımlar için yurtdışına yöneliyor.

Bazı uzmanlar, Endonezya'daki üretim artışının Ortadoğu kaynaklı kayıpları telafi edebileceğini savunuyor.

JPMorgan'dan Greg Shearer, son dönemdeki yüksek fiyatların Endonezya'daki kapasite artışını hızlandırabileceğini ancak yeni arzın etkisinin tesisler devreye girdikçe 2027'den itibaren hissedileceğini söylüyor.

Öte yandan aşırı arz riskine dikkat çeken Wittsend Commodity Advisors'ın başkanı Greg Wittbecker şu yorumu yapıyor:

Endonezya'daki bu metal üretiminin piyasayı bir anda aşırı arzla doldurarak yükseliş eğilimini sonlandırmasından endişeleniliyor. Yine de bu metale ihtiyacımız var.

Independent Türkçe, Financial Times, Fastmarkets 


‘İstikrara kaçış’, Suudi Arabistan gayrimenkul sektörünü canlandırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

‘İstikrara kaçış’, Suudi Arabistan gayrimenkul sektörünü canlandırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Jeopolitik dalgalanmaların bölgesel yatırım haritasını yeniden şekillendirdiği bir dönemde Suudi Arabistan, ‘istikrarın kalesi’ ve sermaye için güvenli liman olarak öne çıktı. Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, bu süreçte en büyük kazancı gayrimenkul sektörünün elde ettiğini ve sektörde yüzde 20 ila 30 arasında değişen olağanüstü bir büyüme kaydedildiğini belirtti. Uzmanlara göre bu canlanma tesadüfi değil; güçlü mali tamponlar ve Vizyon 2030 kapsamında yürütülen yapısal reform programlarının bir sonucu. Söz konusu politikaların, dış şokları absorbe etmede ve bölgesel krizleri sürdürülebilir büyüme fırsatlarına dönüştürmede yüksek etkinlik gösterdiği ifade ediliyor.

Ekonomik açıdan dikkat çeken bir diğer unsur ise mevcut bölgesel çatışmaların, Suudi Arabistan’ın esnek kamu politikalarıyla desteklenen cazip bir yatırım destinasyonu olduğunu daha görünür hale getirmesi oldu.

Bu gelişmelerin, özellikle krizlerden etkilenen ülkelerden gelen yatırımcı ve nüfus hareketliliği sayesinde gayrimenkul piyasasına doğrudan yansıdığı kaydedildi. Artan talep, konut ve otel doluluk oranlarında belirgin bir yükselişe yol açarken, ülkeye yönelik seyahat ve ekonomik faaliyetlerde de ivme kazandırdı.

Küresel ölçekte enerji, emtia ve tedarik zincirleri üzerindeki baskılara rağmen, Suudi gayrimenkul sektörünün pozitif yönde ayrıştığına dikkat çekiliyor. Nitekim, ülke genelinde kira getirilerinin ortalama yüzde 20 ila 30 arasında artış göstermesi, bu güçlü talebin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu tablo, Suudi ekonomisinin zorlu küresel koşullara rağmen istikrarlı ve kazançlı bir yatırım ortamı sunma kapasitesini ortaya koyuyor.

Olumlu etki

Suudi yatırımcı ve Riyad Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyesi Muhammed el-Murşid, mevcut savaşın kısa vadede gayrimenkul talebi üzerinde ‘dikkate değer bir pozitif etki’ yarattığını belirtti. Murşid, özellikle Riyad, Cidde ve Doğu bölgesindeki büyük şehirlerde kira talebinin arttığını, ancak bunun tek başına belirleyici bir unsur olmadığını, daha önce başlayan bir eğilimi güçlendirdiğini ifade etti.

Murşid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu artışı, savaştan doğrudan etkilenen ülkelerdeki nüfus hareketliliğine bağladı. Bölgedeki hava sahalarının kısmen kapanması ve uçuşların aksaması nedeniyle, Körfez ülkelerinde bulunan yolcu ve yerleşiklerin daha istikrarlı bir merkez olarak görülen Suudi Arabistan’a yöneldiğini kaydetti.

Bu hareketliliğin bazı durumlarda kara yoluyla Riyad’a geçiş şeklinde gerçekleştiğini belirten Murşid, bunun kısa süreli kiralık konutlar ve otellere yönelik ani talep artışına yol açtığını, eşyalı konutlarda geçici baskı oluşturduğunu ve şirketlerin talebini artırdığını dile getirdi.

Murşid, “Bölgesel istikrarsızlık dönemlerinde şirketler, çalışanlarını daha güvenli ülkelere kaydırma ve daha istikrarlı siyasi ve ekonomik ortamlarda ofislerini güçlendirme eğilimindedir” dedi. Bu durumun, ekonomik ağırlığı ve göreli güvenlik istikrarı sayesinde Suudi Arabistan lehine sonuç verdiğini vurguladı.

Öte yandan küresel enflasyon baskılarının da etkili olduğuna dikkat çeken Murşid, savaş nedeniyle artan enerji fiyatları ile nakliye ve sigorta maliyetlerinin inşaat maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Küresel tahminlere göre bu faktörlerin, gayrimenkul fiyatlarını yüzde 15 ila 20 oranında artırdığı belirtildi.

Murşid, savaşın Suudi gayrimenkul sektöründe yüzde 20 ila 30 arasında bir canlanmaya katkı sağladığını belirterek, bunu Vizyon 2030 kapsamındaki programların etkili şekilde dış şokları absorbe etmesine ve artan nüfusla birlikte yükselen iç talebe bağladı.

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü ‘en büyük kazanan’

Eş-Şuruk Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Abdurrahman Başen, Murşid’in değerlendirmelerine katılarak, Suudi Arabistan’daki gayrimenkul sektörünün mevcut jeopolitik gelişmelerin en büyük kazananı olduğunu vurguladı.

Başen’e göre bu başarının temelinde, tamamen iç dinamiklerle beslenen ve güçlü kalmayı sürdüren yerel talep yatıyor. Bölgedeki diğer sektörlerin dalgalanmalardan olumsuz etkilenmesine rağmen, gayrimenkul talebinin artmaya devam ettiği ifade edildi.

Başen ayrıca, dikkat çekici bir ekonomik paradoksa işaret etti. Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanması nedeniyle küresel petrol arzında düşüş yaşanmasına rağmen, ham petrol fiyatlarındaki keskin artışın ihracat hacmindeki gerilemeyi telafi ettiğini belirtti. Bu durumun, toplam devlet gelirlerini artırarak kamu harcamalarının devamlılığını sağladığını dile getirdi. Artan gelirlerin, özellikle büyük ölçekli gayrimenkul projeleri ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesinin, piyasa için kritik bir güvence oluşturduğu ve sektörün dayanıklılığını güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Üç motor

Başen, mevcut krizin tetiklediği ve piyasaya ek bir ivme kazandıran 3 temel unsuru belirledi:

1- Talepte geçici artış: İstikrar arayışındaki nüfus ve şirketlerin hareketliliğinin bir sonucu.

2- Fiyatlarda doğal artış: Küresel olarak artan inşaat ve lojistik maliyetleri nedeniyle.

3- Stratejik konumun pekiştirilmesi: Suudi Arabistan’ın, alternatifi olmayan bir ‘bölgesel yatırım merkezi’ olarak imajının güçlendirilmesi.

Başen, gelinen noktada Suudi gayrimenkul sektörünün ‘akıllı bir denge’ içinde hareket ettiğini belirtti. Buna göre sektör, bir yandan güçlü iç talep tarafından desteklenirken, diğer yandan bölgesel krizlerin tetiklediği dış talep fırsatlarından besleniyor.

Bu çift yönlü dinamik yapının, sektöre kısa ve orta vadede yüksek uyum kabiliyeti kazandırdığı ve değişen koşullara karşı dayanıklılığını artırdığı ifade ediliyor. Bu çerçevede Başen, gayrimenkul sektörünün Suudi ekonomisi içinde istikrarlı ve stratejik bir rol oynamayı sürdürdüğü değerlendirmesinde bulundu.

Suudi Arabistan’ın bölgesel bir yatırım cenneti olarak konumunun güçlendirilmesi

Genel tabloya ilişkin ortak değerlendirmede Başen ve Murşid, mevcut krizin Suudi Arabistan’ın ‘bölgesel yatırım merkezi’ konumunu yeniden pekiştirdiği konusunda görüş birliğine vardı. Uzmanlara göre bu tabloyu şekillendiren üç temel unsur öne çıkıyor: güvenliğe yönelen göç hareketleriyle oluşan güçlü talep artışı, küresel maliyetlerdeki yükselişle paralel ilerleyen fiyat artışları ve uluslararası düzeyde ulusal ekonomiye duyulan güvenin güçlenmesi.

İki uzman, Suudi gayrimenkul sektörünün bugün yüksek esneklik ve uyum kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti. Sektörün, sürdürülebilir iç talebe dayanan sağlam bir temel üzerine kurulu olduğu, bunun yanında bölgesel gelişmelerin tetiklediği dış talep ile de desteklendiği ifade edildi. Bu dinamik yapı sayesinde sektörün, kısa ve orta vadede cazibesini koruyarak diğer alanlara kıyasla üstün performans sergilemeye devam etmesinin beklendiği vurgulandı.