ABD, Hamaney'e bağlı 2 kuruluşa yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı.
ABD Hazine Bakanlığı.
TT

ABD, Hamaney'e bağlı 2 kuruluşa yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı.
ABD Hazine Bakanlığı.

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in kontrolündeki 2 farklı kuruluşa yaptırım uygulayan ABD, 16 kuruluş ve 3 İranlıyı hedef alan son yaptırım paketinde ‘yozlaşmış’ elitlerin İran ekonomisinde kontrol sahibi olduğu bu kurumları takip etmeye devam edeceğini bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’nin (OFAC) İmam Humeyni'nin Emrinin İnfazı’na (EIKO) ve vergiden muaf en zengin dini kurum olan Astan Kudüs Razavi (AQR) kuruluşlarına ve liderlerine yaptırım kararı aldığı kaydetti.
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, bu iki kuruluşun ve bağlı kurumların İranlı elitlerin ülke ekonomisinin büyük bir kısmını yozlaşmış bir şekilde kontrol etmesini sağladığını söyledi. Mnuchin daha önce de Hamaney'e bağlı The Mostazafan Foundation (Bonyad-e Mostazafan) ve Devrim Muhafızları’nın ekonomik kolu Hatem'ul Enbiya grubunun İran ekonomisinin yarısını kontrol ettiğini bildirmişti.
Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, muhaliflerin haklarını sistematik olarak ihlal eden EIKO kuruluşunun siyasi muhalifler, dini azınlıklar ve sürgünler de dahil olmak üzere rejime muhaliflerin ellerindeki topraklara ve mülklere el koyduğu belirtildi.
EIKO Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Mohber ve AQR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed Marvi’nin yanı sıra söz konusu kuruluşlara bağlı olan, enerji, iletişim ve finansal hizmetler alanlarında faaliyet gösteren 16 farklı kuruluşun da yaptırımlara tâbi olduğu kaydedildi.
Bakan Mnuchin, zenginleştikleri halde halka yardım ettiği yalanlarını söyleyen şahısları ve kurumları hedef almaya devam edeceği sözü verdi.
ABD Adalet Bakanlığı da salı günü yaptığı açıklamada; Kanada’nın Ontario bölgesinde yaşayan ve 23 Aralık 2020’de tutuklanan 32 yaşındaki İranlı Arash Yousefijam, yine Kanada’da yaşayan ve 12 Ocak 2021’de tutuklanan 33 yaşındaki İranlı Emin Yousefijam ve İran’da olduğu düşünülen 44 yaşındaki İranlı Abdullah Mumini er-Rostani olmak üzere 3 kişiyi Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal ederek ABD mallarını İran'a ihraç etme ve uluslararası kara para aklama yönünde komplo kurmakla suçladı.
Söz konusu isimlerin ABD'den İran'a 9 elektriksel deşarj paneli, bir CPU (ana işlem birimi) kartı, iki servo motor ve iki demiryolu dirsekli mil ihraç etme yönünde plan yaptığı, ücretlerin ödenmesi ve nakliye işlemleri için de üçüncü şahıslara para verdikleri kaydedildi.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.