Libya’da yeni bir yürütme otoritesi oluşturulmasında sona yaklaşıldı

BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams. (AP)
BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams. (AP)
TT

Libya’da yeni bir yürütme otoritesi oluşturulmasında sona yaklaşıldı

BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams. (AP)
BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams. (AP)

Libya, Başta ABD olmak üzere Batı’dan yapılan olumlu memnuniyet açıklamalar sürerken ilerleyen saatlerde, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ortaya konulan süreç doğrultusunda, yeni yürütme otoritesini seçme mekanizmasını oylayan Siyasi Diyalog Forumu’nun sonuçlarını bekliyor.
Libya Ulusal Ordusu (LUO), geçen cumartesi günü medya tarafından yayınlanan ‘Türkiye ve Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) ait iki insansız hava aracının (İHA), kısıtlı bölgeye girişleri sonrasında stratejik Sirte şehrinin batısında düşürüldüğü’ yönündeki haberleri doğrulamadı ve kayıtsız kaldı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi geçen cumartesi akşamı Arap Parlamentosu Başkanı Adil el-Usumi ile gerçekleştirdiği toplantıda ‘Sirte ve Cufra’da ilan edilen kırmızı çizgilerinin, dengeyi sağlamayı ve siyasi rotayı korumayı amaçladığını’ belirtti. Mısır Cumhurbaşkanlığı’na göre Usumi, Sisi tarafından Libya’daki dış müdahalelere ilişkin ilan edilen çizgilerin, ‘risklerin azaltılmasına doğrudan katkı sağladığını’ dile getirdi.
Diğer yandan Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams, siyasi diyalogta, yürütme otoritesinin seçilme mekanizmasının onaylanmasına doğru ilerleme kaydedildiğini duyurdu. Williams söz konusu mekanizmaya, gelecek aralık ayında yapılması planlanan seçimlerden önceki dönemi denetlemek için yeni bir geçiş hükümeti kurulması meselesinin de dahil olduğunu belirtti. BM Temsilcisi ayrıca Cenevre görüşmelerine katılanların, Libya’daki ana grupların gündemindeki mesele olan ‘yeni hükümeti seçme mekanizmasına’ ilişkin uzlaşı sağladıklarına dikkat çekti.
Stephanie Williams, uzlaşının bu mesele hususunda mümkün olan en iyi anlaşma olduğunu ve birkaç hafta içerisinde bir geçiş hükümetinin seçilmesine olanak tanıyabileceğini dile getirirken yine de ‘barış sağlama çabalarını engellemeye çalışanların olacağı’ konusunda uyardı. Williams, geçiş hükümetinin seçimlere hazırlıktan, yolsuzlukla mücadeleden ve Libya genelinde kamu hizmetlerini yeniden tesis etmekten sorumlu olacağını vurguladı.
Williams, geçen çarşamba günü başlayan komite görüşmelerinin ardından, geçen cumartesi akşamı Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında “Uzlaşının şartları, cumartesi günü öğleden sonra forumun 75 üyesiyle paylaşıldı” dedi. BM Temsilcisi, forum üyelerini 24 saat içerisinde önerilen mekanizmayı oylamaya davet ettiğine dikkat çekti.
Yapılan açıklamalar oylamanın sonlanmasının ardından, yarın sonuçların ilan edileceği yönünde.
Uzlaşıyı, Tunus’ta belirlenen hedeflere ulaşmak için belirleyici bir adım olarak nitelendiren Williams, Danışma Komitesi üyelerinin yapıcı bir ruhla, katılımcı çabalarla ve yüksek bir vatanseverlikle sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtti. Stephanie Williams ayrıca kardeşlik ruhu, dayanışma, ülke ve Libya halkının çıkarlarını her şeyin önüne koyma taahhüdü dolayısıyla komiteye içten teşekkürlerini iletirken Danışma Komitesi’nin öne sürdüğü öneriye dayalı olarak her seçim heyetinin, seçimde fikir birliği ilkesine (yüzde 70) göre Başkanlık Konseyi’ne bir komite temsilcisi atayacağını bildirdi.
Ancak bunun mümkün olmaması halinde, tüm bölgelerden 4’er kişiyi içeren listeler oluşturulacağı kaydedildi.
Williams, oylamaya sunulması için her listenin 17 öneri (8 batıdan, 6 doğudan ve 3 güneyden) alması gerektiğini belirtirken oyların yüzde 60’ını alan listenin ilk turu kazanacağını kaydetti. Ayrıca listelerden hiçbirinin bu orana ulaşamaması halinde en yüksek yüzdeyi alan iki listenin, genel oturumda oyların yüzde 50+ 1’ini kazanan listenin seçilmesi şartıyla, ikinci turda yarışacağını vurguladı.
Danışma Komitesi tarafından uzlaşı sağlanan ve onay için gerekli olan yeterli sayının oylamaya katılanların yüzde 63’ü olarak belirlendiği, bu sayıya ulaşılmadığı takdirde ise misyonun iki gün sonra ikinci bir oylama turu düzenleyeceği kaydedildi. İkinci turda onay için yeter sayısı oylama yapanların 50+1’i olarak belirlendi.
Önerilen kararı ulaşılabilecek en iyi çözüm olarak nitelendiren Williams, bölgesel boyuta saygı duyduğunu belirterek vatandaşları da ‘ülkede anlayışı geliştirmeye ve birliği inşa etmeye’ çağırdı.
Stephanie Williams, BM’nin listelerin hazırlanmasına hiçbir şekilde katılmayacağını söyledi, “Bu bir Libya- Libya çözümüdür” ifadesini kullandı.  BM’nin rolünün ise destek ve kolaylaştırmayla sınırlı olduğunu dile getiren Williams, yakında seçilecek yürütme otoritesinin bir sonraki seçimlerin gerçekleştirilmesiyle biten açık ve sınırlı bir yetkiye sahip, geçici, birleşik bir yürütme mekanizması olduğunu kaydetti.
Geçen cumartesi akşamı ABD’nin Libya’daki büyükelçiliği tarafından yayınlanan bir bildiride, Siyasi Diyalog Forumu’nun yeni bir geçici yürütme otoritesi seçme yönünde kaydettiği ilerlemenin memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Açıklamada bu durumun ‘mevcut koşulların kolaylık sağladığı çatışma ve yolsuzluğun üstesinden gelme zamanının geldiğine dair Libya halkının açık taleplerini yansıttığı’ vurgulandı.
ABD ayrıca tüm tarafları, görevi ‘yaklaşan seçimleri yürütmek, kamu hizmetleri sağlamak, Libya’nın servetini tüm vatandaşların yararına şeffaf bir şekilde yönetmek ve dağıtmak’ olan yeni bir birleşik hükümet kurmak için Libya Siyasi Diyalog Forumu aracılığıyla acilen ve iyi niyetle çalışmaya çağırdı. Libya halkının ve uluslararası toplumun siyasi geçişi engellemeye yönelik her türlü girişimi önlemek için mevcut tüm araçları kullanması gerektiğini söyleyen ABD, ‘istisnai’ olarak nitelediği Stephanie Williams’ın liderliğine ve Libya’nın daha güvenli ve müreffeh bir geleceğe ulaşmasına yardım etme konusundaki kararlılığına övgüde bulundu.
Diğer yandan İngiltere’nin Libya Büyükelçisi Nicholas Hopton da Danışma Komitesi’nin Diyalog Forumu’nda kaydettiği ilerlemeyi memnuniyetle karşıladığını dile getirdi. Hopton, gelişmeyi ‘bu yılın sonunda Libya’da yapılması planlanan seçimlere hazırlanmak için birleşik bir ulusal hükümet kurma yolunda önemli bir adım’ olarak değerlendirdi.
Libya’daki Fransız Büyükelçiliği de Diyalog Forumu’nun olumlu sonuçlarına ilişkin tebrik yayınladı, süreci engellemeye çalışan herkese yönelik tedbir alma uyarısı yaptı. Büyükelçilik, herkese, ‘seçimlere ulaşmak için yeni bir birleşik yürüte makamının seçilmesine olanak tanıma’ çağrısında bulundu.
Almanya’nın Libya Büyükelçisi Oliver Owcza da tüm kesimleri ulusal seçimlerin önünü açmak amacıyla forumun başarılı bir şekilde uygulanmasını desteklemeye çağırdı. Owcza ayrıca ilerleyen haftaların değişim iradesini göstermek için bir fırsat olacağına dikkat çekti.
Aynı şekilde AB Misyonu Başkanı da“Herkesin, Libya’da seçimlere giden geçici hükümetin çabalarını sürdürme zamanı geldi” dedi.
Sahada ise UMH’nin 5+5 Ortak Askeri Komite heyetinin bir üyesi, insansız hava araçlarının hareketlerine yönelik herhangi bir talimat verilmediğini söyledi. Üye, bir televizyon kanalı aracılığıyla yaptığı açıklamada güçlerinin ateşkese bağlı olduğunu vurguladı.
Resmi olmayan raporlarda Mareşal Halife Hafter liderliğindeki LUO’nun, Sirte’de Türkiye’ye ait 2 İHA’yı düşürdüğü iddia edildi. Bu iddia, ordunun geçen yılın haziran ayında başkent Trablus’tan çekilmesinden ve ekim ayında Cenevre’de ateşkesin ilan edilmesinden bu yana türünün ilk örneği oldu.
LUO söz konusu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Aynı şekilde UMH güçlerinin Sirte şehrinin batısında seferber olmayı sürdürdüğü yönündeki bilgileri de teyit etmedi.



Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Yemen Başkanlık Konseyi’nden bir kaynak, Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin son açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, Bahsani’nin Konsey liderliğince alınan egemen nitelikteki kararlara karşı çıkmasına tepki gösterdi. Kaynak, bu kararların başında, Riyad Anlaşması ve Yetki Devri Bildirgesi’nde öngörüldüğü üzere, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında birleştirilmesinin geldiğini vurguladı.

Resmî açıklamada, söz konusu ifadelerin Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerinin yemin ettikleri kolektif sorumluluk ilkesinden açık bir sapma anlamına geldiği, geçiş dönemini düzenleyen referanslarla ve Konseyin askeri ve güvenlik dosyalarını yönetme konusundaki anayasal yetkileriyle çeliştiği kaydedildi. Açıklamada, bu yetkilerin devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, münhasır yetkilerine yönelik müdahalelerin önlenmesi ve mevcut meydan okumalar karşısında devlet otoritesinin pekiştirilmesi açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak ayrıca, Suudi Arabistan’ın güney diyaloğuna yönelik himaye çabalarının sorgulanmasının ve bu diyaloğun uzlaşıyla belirlenen himaye çerçevesi dışına taşınması çağrılarının olumsuz mesajlar içerdiğini belirtti. Bu tutumun ne tansiyonun düşürülmesine katkı sunduğu ne de Başkanlık Konseyi’nin defalarca vurguladığı üzere ulusal, kapsayıcı bir çerçeve içinde adil ve kapsamlı biçimde ele alınması gereken Güney meselesinin çıkarlarına hizmet ettiği bildirildi.

zxsdefrt
Aden şehrindeki Merkez Bankası genel merkezinin dışında devriye gezen Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker (EPA)

Kaynak, bu tutumların önceki bir bağlamdan bağımsız olmadığını da vurguladı. Kaynak, el-Bahsani’nin daha önce de birden fazla kez Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde isyan ve tek taraflı adımlara yönelik destekleyici ya da müsamahakâr tutumlar sergilediğini ifade etti. Ayrıca el-Bahsani’nin, devletten ve ulusal kurumlarından yana tavır alan bazı ofis çalışanlarını görevden aldığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın Başkanlık Konseyi üyeliğine yüklenen egemen nitelikteki görevler ve anayasal sorumluluklarla bağdaşmadığını kaydetti.

Kararlı davranmak

Kaynak, Başkanlık Konseyi’nin bu uygulamalarla ulusal sorumluluğun gerektirdiği şekilde, anayasa ve geçiş dönemini düzenleyen referanslar çerçevesinde hareket edeceğini vurguladı. Açıklamada, egemen karar alma birliğinin korunması, ulusal mutabakata zarar verebilecek ya da güvenlik ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları zayıflatabilecek her türlü adımın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.

Kaynak ayrıca, mevcut aşamanın dar hesaplardan uzak, ülkenin karşı karşıya bulunduğu varoluşsal zorluklarla uyumlu, sorumlu bir siyasi dil ve tutum gerektirdiğini kaydederek, yalnızca devletin ve kapsayıcı ulusal projesinin karşıtlarına hizmet eden muğlak mesajlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Yemen Başkanlık Konseyi daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin topraklarından ayrılarak Riyad’a gitmesine izin verilmesini talep etmişti. Açıklamada, el-Bahsani’nin Konsey liderliğiyle birlikte çalışması ve Suudi Arabistan’ın himayesinde Yemen’deki durumu ele almaya yönelik çabalara katılması gerektiği, bunun da mevcut belirsizlik ve kafa karışıklıklarının giderilmesine katkı sağlayacağı ifade edilmişti.

Başkanlık Konseyi, sorumlu bir kaynak aracılığıyla, Başkanlık Konseyi üyeliğinin bireysel hesaplara ya da devlet çerçevesi dışındaki değerlendirmelere tabi tutulamayacak, üst düzey bir anayasal sorumluluk olduğunun altını çizdi. Açıklamada, ulusal mücadelenin, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için en yüksek düzeyde birlik ve uyum gerektirdiği vurgulandı.


Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)

Sudan ordusu ile HDK arasında devam eden savaşta, Sennar eyaletinin Senga kentinde ve Mavi Nil eyaletinin Yabus beldesinde hem askerlerden hem de sivillerden onlara ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, iki gün boyunca insansız hava araçlarının (İHA) da dahil olduğu çatışmalar yaşandı.

Görgü tanıkları, HDK'ya ait İHA’ların pazartesi sabahı Senga'yı bombaladığını ve ordunun 17. Piyade Tümeni karargahını hedef aldığını söyledi.

Görgü tanıklarının ifadesine göre 17. Piyade Tümeni karargahında yapılan bir toplantı sırasında gerçekleşen saldırıda askeri personelden ve sivillerden çok sayıda kişi öldürdü. Sennar Eyaleti Sağlık Bakanı İbrahim el-İvad, Ultra Sudan platformunda yayınlanan açıklamalarında 17 kişinin öldüğünü ve 13 kişinin yaralandığını söyledi, ancak ölen ve yaralananların kimler olduğuna değinmedi.

Sennar Hükümeti Sözcüsü Adem Abdullah, olayın önemini küçümseyerek, bir İHA’nın şehri hedef aldığını ve saha savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, sayımı devam eden sivillerin kayıplarının ise saha savunma sistemlerinin İHA’ya verdiği tepki sonucu meydana geldiğini söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'a bağlı Mavi Nil Halk Hareketi, HDK'nın yaydığı ‘kötü niyetli söylentilere kanılmaması’ çağrısında bulunan bir açıklama yayınladı, ancak tam olarak ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Sudan ordusu henüz bir açıklama yapmazken ordu yanlısı platformlar, HDK'nın insansız hava araçlarının şehirdeki ordu kışlalarını ve sivilleri hedef aldığını bildirdi. Tanıklar ise 17. Piyade Tümeni'nin toplantı yeri yakınlarındaki bir okulun İHA’larla vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, saldırının Sennar, El Cezire, Beyaz Nil ve Mavi Nil merkez eyaletlerinin valilerinin tümen karargahında yaptıkları toplantı sırasında gerçekleştiğini söylediler, ancak bu bilgi henüz doğrulanamadı.

xcdfgth
Pazar günü Hartum'daki bir mezarlıkta savaş kurbanlarının bulunduğu çantaları inceleyen Sudanlılar (AP)

Beyaz Nil Valisi, aralarında protokol müdürü ve bir korumasının da olduğu bazı yardımcılarının öldüğünü açıkladı.

Orduya yakınlığıyla bilinen gazeteci Mazmul Ebu el-Kasım, Facebook'ta, stratejik bir İHA saldırısının Sennar eyaletindeki Senga kentinde bulunan 17. Piyade Tümeni karargahını dört füzeyle hedef aldığını söyledi.

HDK komutanlarından Paşa Tabik, Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşımda 17. Tümen karargahında yaşananları ‘geçici bir olay” olarak nitelendirdi. Tabik, saldırıya ilişkin daha fazla bilgi vermedi.

Tabik, Sennar'da yaşananların, ‘Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ordu komutanları ve onların arkasındaki İslamcı hareket ve savaşın devam etmesi gerektiğini savunanlara yönelik doğrudan bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Çeşitli savaş bölgelerinde benzer operasyonların devam edeceğini söyleyen Tabik, “Gelecekte yaşananlar daha şiddetli, daha acı ve daha ıstırap verici olacak” dedi.

Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan açıklamada, Senga ve Yabus'taki olaylara değinilmeden ordu güçlerinin son 72 saat içinde Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerindeki savaş alanlarında HDK’ya ait 107 askeri aracı ve bazı yakıt ve mühimmat depolarını imha ettiği, onlarca HDK üyesini öldürdüğü ve yaraladığı belirtildi.

Abdulaziz el-Hılu liderliğindeki HDK’nın müttefiki olan silahlı grup Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ise yaptığı açıklamada, ordunun bir savaş uçağının pazar günü Mavi Nil eyaletindeki Yabus beldesini bombaladığını, bu saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 93 sivilin öldüğünü ve 32 kişinin yaralandığını bildirdi.

Sudan ordusu olayla ilgili yorum yapmasa da orduya bağlı platformlar, Sudan'ın Etiyopya sınırına yakın Yabus beldesindeki HDK mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini, onlarca askeri aracın imha edildiğini ve HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Bu platformlara göre Sudan ordusu, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana HDK’nın Etiyopya sınırındaki mevzilerini ilk kez hedef aldı.

Bununla birlikte İslamcı çizgideki Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, dün Güney Kordofan eyaletinin Habila bölgesindeki Kartala beldesinde bir HDK konvoyunun bombalanması sonucu beş kişinin öldüğü ve bazı kişilerin de yaralandığı ifade edildi.

Dilling ve Kadugli şehirlerindeki kuşatmayı kırmak amacıyla geçici olarak kontrolünü ele geçirdikten sonra geçtiğimiz hafta Habila şehrinin kontrolünü kaybeden ordu güçleri Kartala beldesinden çekilmişti.