SpaceX'in fareleri ve NASA'nın uzayda yıllandırdığı Bordo şarapları dünyaya geri dönüyor

Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörünge yüksekliği yaklaşık 400 kilometre (NASA)
Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörünge yüksekliği yaklaşık 400 kilometre (NASA)
TT

SpaceX'in fareleri ve NASA'nın uzayda yıllandırdığı Bordo şarapları dünyaya geri dönüyor

Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörünge yüksekliği yaklaşık 400 kilometre (NASA)
Uluslararası Uzay İstasyonu'nun yörünge yüksekliği yaklaşık 400 kilometre (NASA)

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) bir seneden daha uzun süre yıllanan Fransa'nın dünyaca ünlü şarabı, 12 Ocak’ta SpaceX Dragon kapsülüyle Dünya’ya doğru yola çıktı. 12 şişe Bordo şarabının beraberinde yüzlerce üzüm asması ve uzay kaynaklı görmeyle kemik rahatsızlıklarını iyileştirmek adına incelenecek fareler de bulunuyor. Kapsülün 13 Ocak gecesi Meksika Körfezi'ne iniş yapması hedefleniyor.
Deneyi gerçekleştiren Lüksemburg merkezli Space Cargo Unlimited adlı şirket, söz konusu şişeleri NASA'yla 2019 Kasım’ında göndermişti. Kırılmalarını önlemek için çelik silindire yerleştirilmiş şişeler, yaklaşık 18 santigrat derecede ve ağzı mantarla kapatılmış şekilde yıllanmaya bırakılmıştı.
Şaraplara 2021 Şubat’ının sonuna kadar dokunmamayı planlıyor. Daha sonra bir veya iki şişeyi açarak Fransa’daki en iyi uzmanlardan bazılarına sunmayı ve aylar sürecek kimyasal testler gerçekleştirmeyi düşünüyor.
Şirketin hedefi, uzay şartlarına maruz kalan örneklerden alınan bilgilerle bitkileri daha dayanıklı hale getirmek.

The Guardian'ın haberine göre, şirketin CEO’su Nicolas Gaume, organik ve sağlıklı tarımın ileride nasıl yapılabileceğini öğrenmeye çalıştıklarını ve bunun anahtarının uzayda olduğunu düşündüklerini söyledi. İklim değişikliği sebebiyle üzüm gibi tarım ürünlerinin daha sert koşullara uyum sağlaması gerektiğini vurguladı. Deneyi özel yatırımcıların finanse ettiğini belirtti ancak maliyeti açıklamadı. Yatırımcılara, araştırmadaki şaraplar vaat edilmişti.
Şarap ilk değil
İskoçya’da üretilen bazı viskiler, uzayın maltlama sürecini nasıl etkileyeceğini keşfedebilmek için 2012’de UUİ’ye gönderilmişti.
 
Independent Türkçe, The Guardian, Euronews, The Telegraph



Deepfake videoları tespit etmek giderek zorlaşıyor: Artık gerçekçi kalp atışları var

Kişilerin rızası ve bilgisi dışında üretilen deepfake görüntüler endişe yaratıyor (Reuters)
Kişilerin rızası ve bilgisi dışında üretilen deepfake görüntüler endişe yaratıyor (Reuters)
TT

Deepfake videoları tespit etmek giderek zorlaşıyor: Artık gerçekçi kalp atışları var

Kişilerin rızası ve bilgisi dışında üretilen deepfake görüntüler endişe yaratıyor (Reuters)
Kişilerin rızası ve bilgisi dışında üretilen deepfake görüntüler endişe yaratıyor (Reuters)

Deepfake videoların gelişmiş saptama yöntemlerini yanıltabildiği ve her geçen gün daha gerçekçi hale geldiği tespit edildi. 

Bir kişinin yüzünün ya da vücudunun dijital olarak değiştirilmesiyle oluşturulan deepfake videolar endişe yaratmaya devam ediyor. 

Bu videolar gerçek bir kişinin görüntüsünün yapay zeka kullanılarak değiştirilmesiyle yapılıyor. Aslında bu teknoloji, kullanıcıların yüzünü kediye dönüştüren veya yaşlandıran uygulamalar gibi zararsız amaçlarla da kullanılabiliyor.

Ancak insanların cinsel içerikli videolarını üretmek veya masum insanlara iftira atmak için de kullanılabilmesi ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Bu videoların sahte olup olmadığını anlamak için kullanılan gelişmiş yöntemlerden biri kalp atışlarını izlemek. 

Uzaktan fotopletismografi (rPPP) adlı araç, deriden geçen ışıktaki küçük değişiklikleri tespit ederek nabzı ölçüyor. Nabız ölçen pulse oksimetreyle aynı prensiple çalışan bu araç, çevrimiçi doktor randevularının yanı sıra deepfake videoları tespit etmek için de kullanılıyor.

Ancak bulguları hakemli dergi Frontiers in Imaging'de bugün (30 Nisan) yayımlanan çalışmaya göre deepfake görüntülerde artık gerçekçi kalp atışları var.

Bilim insanları çalışmalarına videolardaki nabız hızını otomatik olarak saptayıp analiz eden bir deepfake dedektörü geliştirerek başladı. 

Ardından rPPP tabanlı bu aracın verilerini, EKG kayıtlarıyla karşılaştırarak hassasiyetini ölçtüler. Son derece iyi performans gösteren aracın EKG'yle arasında dakikada sadece iki-üç atımlık fark vardı. 

Ekip aracı deepfake videolar üzerinde test ettiğindeyse rPPP, videoya kalp atışı eklenmese bile son derece gerçekçi bir kalp atışı algıladı. 

Bilim insanları kalp atışlarının videoya kasten eklenebileceği gibi, kullanılan kaynak videodan kendiliğinden geçebileceğini de söylüyor.

Almanya'daki Humboldt Üniversitesi'nden çalışmanın ortak yazarı Peter Eisert "Kaynak video gerçek bir kişiye aitse, bu artık deepfake videoya aktarılabiliyor" diyerek ekliyor: 

Sanırım tüm deepfake dedektörlerinin kaderi bu; deepfake'ler gittikçe daha iyi hale geliyor ve iki yıl önce iyi çalışan bir dedektör bugün tamamen başarısız olmaya başlıyor.

Araştırmacılar yine de sahte videoları saptamanın başka yolları olduğunu düşünüyor. Örneğin sadece nabız hızını ölçmek yerine, yüzdeki kan akışını ayrıntılı olarak takip eden dedektörler geliştirilebilir.

Eisert, "Kalp atarken kan, damarlardan geçerek yüze akıyor ve daha sonra tüm yüz bölgesine dağılıyor. Bu harekette gerçek görüntülerde tespit edebileceğimiz küçük bir gecikme var" diyor.

Ancak bilim insanına göre nihai çözüm deepfake dedektörlerinden ziyade, bir görüntünün üzerinde oynanıp oynanmadığını anlamaya yarayan dijital işaretlere odaklanmaktan geçiyor:

Bir şeyin sahte olup olmadığını tespit etmek yerine bir şeyin değiştirilmediğini kanıtlayan teknolojiye daha fazla odaklanmadığımız sürece, deepfake'lerin saptanmalarını zorlaştıracak kadar iyi olacağını düşünüyorum.

Independent Türkçe, BBC Science Focus, TechXplore, Frontiers in Imaging