KİK, Yemen'in istikrarını destekleyerek İran’ın müdahalesini reddetti

KİK Genel Sekreteri Hacref, Riyad'daki KİK Ortak Askeri Komutanlığı karargahını ziyareti sırasında (Şarku’l Avsat)
KİK Genel Sekreteri Hacref, Riyad'daki KİK Ortak Askeri Komutanlığı karargahını ziyareti sırasında (Şarku’l Avsat)
TT

KİK, Yemen'in istikrarını destekleyerek İran’ın müdahalesini reddetti

KİK Genel Sekreteri Hacref, Riyad'daki KİK Ortak Askeri Komutanlığı karargahını ziyareti sırasında (Şarku’l Avsat)
KİK Genel Sekreteri Hacref, Riyad'daki KİK Ortak Askeri Komutanlığı karargahını ziyareti sırasında (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref, KİK liderlerinin Aden Uluslararası Havalimanı'nda Yemen hükümetini hedef alan Husi terörist saldırısını ve  İran'ın Yemen’in iç işlerine müdahalesini reddettiğini belirtti.
Hacref, Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ile dün Riyad'da yaptığı görüşmede, KİK liderlerinin selamlarını ileterek, KİK ülkelerinin Yemen'deki birlik, güvenlik ve istikrarın sağlanması konusundaki istekliliğini ve anayasal meşruiyete verdiği desteği vurguladı.
Yemen resmi haber ajansı SABA’nın haberine göre  Hacref, KİK'in Yemen'de ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi için düzenlenecek uluslararası bir bağış konferansının hazırlıklarını sürdürdüğünü açıkladı. Aynı zamanda KİK’in, Birleşmiş Milletler'in kararlaştırılan temel referanslar doğrultusunda kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarını desteklediğini vurguladı.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda Yemen'in kalkınma ihtiyaçlarını belirlemek için düzenlenen ortak teknik komite toplantılarının 2 Şubat'ta yeniden başlayacağını bildirdi.

Hadi, KİK’in verdiği desteğe övgüde bulundu
Yemen Cumhurbaşkanı Hadi ise, KİK’in Yemen’in güvenliği, birliği ve istikrarı konusunda gösterdiği büyük çabaların yanı sıra, Körfez Girişimi'nde temsil edilen üç temel referansa ve uygulama mekanizmalarına, Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuçlarına ve özellikle 2216 sayılı Karar olmak üzere ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayalı olarak siyasi sürece verdiği desteğe övgüde bulundu.
Hadi ayrıca, Suudi Arabistan önderliğindeki Arap koalisyonunun çabalarını ve İran'ın bölgedeki genişlemesine karşı koymak için pan-Arabizm ruhundan ve ortak kaderin birliğinden kaynaklanan siyasi ve askeri pozisyonlarını takdir etti.
KİK Genel Sekreteri Hacref, dün Riyad'daki KİK Ortak Askeri Komutanlığı karargahını ziyaret etti. Hacref, Komutan Korgeneral Aid eş-Şelevi ve bir dizi üst düzey komutan tarafından karşılandı.
Genel Sekreter Hacref, Körfez'deki en büyük askeri başarılardan biri olarak kabul edilen Ortak Askeri Komutanlığın çalışmalarını gerçekleştirmesi için gösterilen çabalara övgüde bulundu. Ayrıca, Ortak Askeri Komutanlığın kurulması kararının, KİK  liderlerinin üye devletleri birbirine bağlayan uyuma olan inançları ve KİK ülkelerindeki silahlı kuvvetlerin güvenlik ve istikrarı sağlama, güvenliği ve bağımsızlığı koruma yönündeki sorumluluğu çerçevesinde verildiğini kaydetti. 
Ortak Askeri Komutanlık ve KİK ülkelerindeki alt birimleri arasındaki koordinasyon sürecine değinen KİK Genel Sekreteri, bunun “KİK ülkelerindeki tüm silahlı kuvvetler çalışanlarının kuruluş kararından günümüze kadar gösterdiği çabalarının ve yorulmak bilmeyen çalışmalarının bir sonucu olduğunu” belirtti.
KİK Yüksek Konseyi liderleri, son Ula zirvesinde, ‘Yarımada Kalkan Gücü Komutanlığı’ adını ‘KİK Ülkeleri Birleşik Askeri Komutanlığı’ olarak değiştirerek, Ortak Savunma Anlaşması’nın 6’ncı maddesinde yapılan değişikliği onayladı.



Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini belirterek, Riyad yönetiminin gerilimin düşürülmesi için çalıştığını ve savaşı sona erdirmeye yönelik Pakistan girişimlerini desteklediğini söyledi.

Kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumuna ilişkin yanıltıcı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve Genel İşler Müsteşarı Raid Krimli, Riyad’ın gerilimin azaltılması ve çatışmaların tırmanmasının önlenmesi yönündeki tutumunun sürdüğünü vurguladı. Krimli, Suudi Arabistan’ın İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecini ve diplomatik çabaları desteklediğini belirtti.

Krimli, X platformundaki paylaşımında, Suudi Arabistan’a atfedilen ve kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan bazı haberlerin Riyad’ın resmî tutumuyla çeliştiğini ifade ederek, ülkesinin “gerilimi azaltma ve tırmanmayı önleme” yönündeki kararlı pozisyonunu yineledi.

Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Abdulaziz bin Sagir ise Suudi Arabistan’ın başından beri net bir pozisyon ortaya koyduğunu belirterek, Riyad’ın yaklaşımının “gerilimi artırmamak ve tüm anlaşmazlıkları siyasi diyalog yoluyla çözmek” olduğunu söyledi.

Bin Sagir, Muhammed bin Selman ile Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesini hatırlatarak, Veliaht Prens’in görüşmede Suudi Arabistan’ın topraklarının veya hava sahasının askerî operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ifade ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili de 24 Mart’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad yönetiminin İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın uzamasını istediği yönündeki iddiaları daha önce de yalanladığını belirtmişti.

Yetkili, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, İran saldırılarının sona ermesi gerektiğini ve “Suudi Arabistan’ın sabrının bir sınırı olduğunu” söylediğini aktardı. Ayrıca Riyad’ın siyasi ve diğer yöntemlerle karşılık verme hakkını saklı tuttuğu ifade edildi.

Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Bin Sagir’e göre Suudi Arabistan’ın temel talepleri arasında “İran saldırılarının durdurulması, savaşın sona erdirilmesine yönelik güvence verilmesi, İran’ın Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmemesi ile deniz güvenliği ve enerji güvenliğinin sağlanması” yer alıyor.

Bin Sagir, Riyad’ın gerilimi düşürmek ve müzakerelere alan açmak istediğini belirterek, olası bir gerilimin müzakere sürecini sekteye uğratabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl de perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz yollarından biri olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)

El-Vasıl’ın açıklamaları, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ABD’nin New York’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin karar tasarısının sunulması sırasında yapıldı.

Suudi diplomat, boğazdaki deniz ulaşımının tehdit edilmesinin küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, temel tüketim malları, tıbbi malzemeler ve insani yardımların akışının kesintiye uğramasının ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Suudi diplomat, uluslararası hukuka uygun şekilde deniz güvenliğinin korunmasının ve uluslararası ticaretin güvenli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, gerilimin azaltılması ve krizin büyümesinin önlenmesi için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.

 


Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)

Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl, dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz güzergahlarından biri olduğunu vurguladı.

El-Vasıl, bu açıklamayı New York'ta Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri arasında düzenlenen ortak basın toplantısında yaptı. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini güvence altına alacak bir karar tasarısının sunulması konusu ele alındı.

Suudi diplomat, boğazdaki seyrüsefer serbestisine yönelik her türlü tehdidin doğrudan küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini sarsacağı konusunda uyarıda bulundu.

El-Vasıl, bölgedeki bir aksamanın yaratacağı sonuçlara ilişkin şu noktalara dikkat çekti, Temel emtia akışının durması küresel pazarları kaosa sürükleyebilir. Tıbbi malzemelerin ve insani yardımların sevkiyatında yaşanacak kesintiler ciddi bir krize yol açabilir.

Deniz güvenliğinin korunmasının ve ticaretin uluslararası hukuka uygun şekilde kesintisiz devam etmesinin önemini belirten El-Vasıl, uluslararası toplumu şu adımları atmaya çağırdı: "Gerilimi düşürmek, krizin derinleşmesini önlemek ve hem bölgesel hem de uluslararası barış ve istikrarı korumak için eşgüdümlü bir uluslararası harekete ihtiyaç vardır."

El-Vasıl, açıklamasının sonunda hayati öneme sahip deniz yollarının korunması ve uluslararası barış ile güvenliğin tesisi için küresel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
TT

BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)

Birleşik Arap Emirlikleri bugün, ABD ve İran'ın Ortadoğu savaşındaki kırılgan ateşkesi tehdit eden karşılıklı ateş açmasından saatler sonra, hava savunma sistemlerinin İran'dan kaynaklanan füzeleri ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediğini duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, "BAE hava savunma sistemleri şu anda İran kaynaklı füze ve İHA’larla mücadele ediyor" ifadelerini kullandı. BAE ayrıca pazartesi ve salı günleri de İran'a atfedilen saldırıların hedefi olmuştu, Bu saldırılarda, Fuceyre emirliğindeki bir petrol tesisinde üç kişi yaralanmıştı.