Trump’tan veda konuşması: “Dünya Çin karşısında birleşti ve ‘yeni bir savaş’ başlatmadı”

Trump’ın Florida'ya başkan olarak yaptığı son gezisinde yanına nükleer çantayı alması tartışmalara neden oldu

Trump'ın 12 Ocak'ta Teksas'tan ayrılırken çekilen bir fotoğrafı (AP)
Trump'ın 12 Ocak'ta Teksas'tan ayrılırken çekilen bir fotoğrafı (AP)
TT

Trump’tan veda konuşması: “Dünya Çin karşısında birleşti ve ‘yeni bir savaş’ başlatmadı”

Trump'ın 12 Ocak'ta Teksas'tan ayrılırken çekilen bir fotoğrafı (AP)
Trump'ın 12 Ocak'ta Teksas'tan ayrılırken çekilen bir fotoğrafı (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan ayrılmadan önce yaptığı konuşmada, dünyanın Çin karşısında ‘birleştiğini’ ve görev süresi boyunca yeni bir savaş başlatmadığını söyledi. Trump veda konuşmasında, “İttifaklarımızı yeniden canlandırdık ve dünya uluslarını Çin karşısında daha önce hiç olmadığı şekilde bir araya getirdik. Özellikle onlarca yıl sonra yeni bir savaşa girmeyen ilk başkan olmaktan gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte yeni yönetimin ABD’yi ‘güvenlik ve refah içinde tutacağına’ olan umudunu dile getiren Trump, Amerikalıları yeni yönetimin başarılı olması için ‘dua etmeye’ çağırdı.
Trump, görev süresinin son saatlerinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı uygulanan politikalar çerçevesinde bazı ülkelere uygulanan seyahat yasaklarının kaldırılması ve uzun bir af listesi dahil olmak üzere bir dizi başkanlık kararı çıkarmaya çalıştı.
Basında yer alan haberlere göre Trump, Beyaz Saray'dan Florida'ya seyahat etmeden 24 saatten daha kısa bir süre önce, en yakın müttefikleri ve üst düzey yardımcılarıyla birlikte 100 kadar isim için af çıkarmaya hazırlandı. Trump tüm hafta sonu, üst düzey danışmanlarıyla listeyi hazırlamaya ve kongredeki müttefikleriyle listenin duyulacağı en uygun zaman konusunda fikir alışverişinde bulunmaya çalıştı. Öte yandan basın haberlerinde Trump’ın Senato tarafından yapılacak oturumda kendisine özel af verilmemesi ihtimaline karşı savunma ekibini güçlendirmeye çalıştığı da belirtildi.
Trump'ın kendisi için özel af çıkarmasını destekleyen müttefiklerinden bazıları, Trump’ın kendisine özel af çıkarma riskini almaması gerektiğini savunan Senato'daki Cumhuriyetçileri kızdırmayı göze alıyorlar. Zira Cumhuriyetçiler, Trump’ın kendisi için özel af çıkarmasının, kendisine yöneltilen ‘şiddeti körükleme ve Kongre Binası'na yapılan baskının sorumlusu olma’ suçlamalarını üstü örtülü olarak kabul ettiği anlamına geleceğini düşünüyorlar.
Af listesinde ruhsatsız silah taşıdığını itiraf eden Lil Wayne ve yolsuzluktan hüküm giymiş eski New York Eyalet Kongresi Meclis Başkanı Sheldon Silver yer alırken listenin, Meksika sınırına duvar inşa etmek için başlatılan bir bağış kampanyasında toplanan binlerce doları çalmakla suçlanan eski Beyaz Saray Baş Strateji Uzmanı Steve Bannon gibi tartışmalı isimleri içermesi bekleniyor. Bazı taraflara göre af listesinde, casusluk yapmakla suçlanan WikiLeaks’ın kurucusu Julian Assange, ABD'nin istihbarat bilgilerini sızdıran Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA) eski çalışanı Edward Snowden ve şiddet içermeyen suçlar işleyen bazı tutuklular da yer alabilir.
Trump daha önce eski kampanya yöneticisi Paul Manafort, General Michael Flynn, eski danışmanı Roger Stone ve damadı Jared Kushner'in sahte vergi iadesi yapmakla suçlanan babası Charles Kushner dahil olmak üzere 90 kişiyi affetmişti. Ayrıca, kampanya fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu bulunan iki eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi de Trump tarafından affedildi.

Trump, ikinci kez başkan olma fırsatına engel olunduğuna inanıyor
Beyaz Saray’daki kaynaklar, Başkan Trump’ın Beyaz Saray’daki son günlerini, kötü bir ruh halinde ve ikinci kez başkan olma fırsatına engel olduklarına inandığı kişilere karşı duyduğu öfkeyle geçirdiğine işaret ettiler. Bununla birlikte Trump, Beyaz Saray'ın Mavi Odası'nda son dört yılda elde ettiği başarıların listelendiği videolu bir veda mesajı kaydetti. Dün tüm gününü en yakın yardımcılarıyla geçiren Trump, Oval Ofis'te hatıra fotoğrafları çektirdi. Ayrıca Beyaz Saray’dan ayrılış törenini gözden geçiren Trump, halefi Joe Biden'ın göreve başlama töreni için alınan güvenlik önlemleriyle ilgili bilgi aldı. Bu arada Trump birçok telefon görüşmesi yaptı. Basında yer alan haberlere göre Trump, bu sabah (Çarşamba) St. Andrews Askeri Üssü'nde çok sayıda misafirin ve gazetecinin katılacağı bir askeri veda törenine katılmak üzere.
ABD başkanına her gittiği yerde eşlik eden nükleer çantanın yeni başkana teslim edilmesi konusunda tartışmalar başladı. Nükleer çanta, genellikle devir teslim töreninde görevi bırakan başkandan yeni başkana teslim edilir. 'Nükleer futbol topu (nuclear football)' olarak bilinen başkanın ‘acil durum çantası’ her zaman başkana eşlik eden bir askeri personel tarafından taşınır. Çantada bir başkanın nükleer saldırı emri vermesine olanak sağlayan ekipmanlar yer alıyor.
Beyaz Saray’a yakın kaynaklar, biri Başkan Trump’ta, diğeri Başkan Yardımcısı Mike Pence’de ve üçüncüsü yedek olmak üzere 3 çanta olduğunu söylüyorlar. Bununla birlikte Trump’ın çantalardan birini Florida'ya giderken yanında götürmesi, akıllarda çantanın Biden’a nasıl teslim edileceği ile ilgili soru işaretleri belirmesine neden oldu. Beyaz Saray’daki kaynaklar, Biden’ın başkanlık yeminini ettikten sonra, ilk çantanın törende Biden'a eşlik eden bir askeri personele teslim edileceğini düşünüyorlar. Bu arada yedek çanta, Washington dışında güvenli bir yerde bulunurken diğer çantanın Trump'a eşlik eden askeri personel tarafından Washington'a getirilmesi bekleniyor.



ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
TT

ABD’nin olası İran operasyonu: Hangi seçenekler masada?

Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)
Londra'daki İran Büyükelçiliği önünde dün toplanan göstericiler arasında ABD'nin İran'a askeri müdahalesini savunanlar da vardı (Reuters)

ABD, İran'a yönelik gizli operasyon ve askeri stratejiler üzerinde çalışıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Başkan Donald Trump'a çeşitli saldırı seçenekleri sunduğunu söylüyor.

Bunlar arasında ABD'nin haziranda vurduğu nükleer tesislere ek olarak balistik füze üretimi merkezlerinin hedef alınması da var.

İran ve İsrail arasında Gazze savaşı nedeniyle tırmanan gerginlik haziranda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. İsrail'in 13 Haziran'daki saldırısıyla başlayan çatışmalarda İran vakit kaybetmeden misilleme yapmıştı.

Çatışmalarda ABD'ye ait bombardıman uçakları İran'daki İsfahan, Fordo ve Natanz tesislerine 22 Haziran'da hava saldırısı düzenlemiş, operasyonda 14 "sığınak delici" GBU-57 bombası kullanılmıştı.

Yetkililer, böyle bir saldırı senaryosunda operasyonun "birkaç gün" sürebileceğini ve İran'ın "şiddetli misilleme yapabileceğini" belirtiyor.

İran, ABD'nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran'da Amerikan ordusunun Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ne saldırmıştı. Operasyonda Tahran'ın önceden Washington'a haber verdiği ve hiçbir can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştı.

Pentagon'un sunduğu diğer seçenekler arasında İran'ın güvenlik kurumlarına yönelik siber saldırı düzenlenmesi yer alıyor. Kaynaklara göre bu tarz saldırılarda "protestoculara karşı ölümcül güç kullanan iç güvenlik aygıtı" hedef alınacak.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla BBC'ye konuşan ABD'li yetkililer de İran'a yönelik olası operasyonda hava saldırılarının en muhtemel seçenekler arasında olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak İran'ın "komuta ve telekomünikasyon sistemlerinin" hedef alınabileceğine işaret ediliyor.

Trump, sosyal medyadan dün paylaştığı gönderide İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi getirme tehdidinde bulundu.

NYT'nin analizinde, İran petrolünün en büyük alıcısı Çin'in yanı sıra Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan'ın da böyle bir hamleden olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor.

Trump'ın protestocuların öldürülmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunduğu İran'ın ekonomisi, uzun süredir ABD ambargosunun da etkisiyle zor durumda.

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf 28 Aralık'ta greve gitmişti.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, Norveç merkezli insan hakları örgütü İran İnsan Hakları (IHRNGO) verilerine göre, protestolarda en az 648 eylemci öldürüldü, bunlardan 9'u 18 yaşın altındaydı. BBC'nin İran'daki kaynaklarıysa ölü sayısının çok daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), öğrencilerin de katılımıyla büyüyen gösterilerin 16. gününe ilişkin raporunda, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u 18 yaşın altında toplam 646 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 721 kişinin de gözaltına alındığını bildirdi.

ABD'nin İran'a yönelik operasyon başlatma ihtimali İsrail'i de harekete geçirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden (IDF) dün yapılan paylaşımda, İran'daki durumla ilgili "sürpriz senaryolara karşı" hazırlık yapıldığı ifade edildi.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Times of Israel


Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
TT

Çin’den AB’ye Tayvan baskısı: Kırmızı çizgimizi geçiyorsunuz

AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)
AB, Tayvan'ı egemen bir devlet olarak tanımasa da Taipei yönetimiyle gayriresmi bağlantılara sahip (Reuters)

Çin, Tayvanlı politikacıları kabul etmemeleri için Avrupa ülkelerine baskı yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Guardian'a konuşan diplomat ve yetkililer, Pekin'in Tayvanlı siyasetçilerin ülkelerine girişini yasaklaması için Avrupa Birliği (AB) hükümetlerine baskı yaptığını öne sürüyor. 

Kaynaklara göre Çin yönetimi, Avrupa'daki konsolosluklar üzerinden hükümet yetkililerine kasım ve aralıkta ulaşarak Tayvanlı politikacıların girişlerinin yasaklanması yönünde "hukuki tavsiye" verdi. 

Pekin yönetimi, Schengen Sınırları Kanunu diye bilinen ve AB vatandaşı olmayanların ülkelere girişi için "üye devletlerin uluslararası ilişkilerine tehdit oluşturmamasını" şart koşan kuralları öne sürerek uyarı yapıyor. 

Buna göre Çinli yetkililer, Tayvanlı siyasetçilerin Avrupa ülkelerine girişinin, mevzubahis ülkenin Çin'le uluslararası ilişkilerini tehdit edeceğini savunuyor. 

Diğer yandan Tayvan Ulusal Dong Hwa Üniversitesi'nden Zsuzsa Anna Ferenczy, "AB-Tayvan ilişkilerinin AB-Çin ilişkilerini tehdit ettiği yönündeki yorum Pekin'e ait. Bu, Avrupa'daki algı veya gerçeklikle hiç uyuşmuyor" diyor. 

Guardian'ın incelediği bazı notlarda "Tayvanlı personelin resmi temas için Avrupa'ya girmesinin yasaklanması" talep ediliyor. Bunun "Çin'in kırmızı çizgisinin ihlal edilmesi" anlamına geldiği ileri sürülüyor. 

Ayrıca bazı notlarda, AB hükümetlerinden Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, Devlet Başkanı Yardımcısı Hsiao Bi-khim ve Başbakan Cho Jung-tai'nin yanı sıra, bu pozisyonlarda önceden görev yapmış isimlerin de girişinin yasaklanması talep ediliyor. 

Çin yönetimine göre Tayvanlı yetkililerin Belçika, Çekya, Polonya, Hollanda, İtalya, Avusturya, Almanya, Litvanya, Danimarka, Estonya ve İrlanda'ya ziyaretleri, "Çin-AB ilişkilerini ciddi şekilde zedeleme" riski taşıyor. 

Guardian'ın aktardığına göre Norveç ve Finlandiya'ya da benzer uyarı notları gönderilmiş. 

Tayvan Dışişleri Bakanlığı gazeteye gönderdiği açıklamada, yetkililerin Avrupa ziyaretlerinin "Çin'le hiçbir ilgisi olmadığı, Çin'in bu konuda müdahale etme hakkının bulunmadığı" belirtildi. 

Çin'e odaklanan Alman düşünce kuruluşu Merics'ten Claus Soong, şu ifadeleri kullanıyor: 

Pekin, Tayvanlı yetkilileri ülkeye kabul etmeden önce iyice düşünmeniz gerektiğini söylemek için elinden geleni yapıyor. Bunun bir tehdit olduğunu söyleyemem, daha çok bir hatırlatma ancak pek de nazik bir hatırlatma değil.

AB, Çin ordusunun Tayvan etrafında geçen ay düzenlediği kapsamlı tatbikatı eleştirerek, "bölgedeki istikrarın tehlikeye girdiğini" bildirmişti.

Independent Türkçe, Guardian, European Newsroom


Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
TT

Trump, Adalet Bakanı Bondi'den şikayetçi: Sürekli yakınıyor

Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)
Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt gibi önemli isimler de WSJ'nin haberinin ardından Bondi'yi öven açıklamalar yaptı (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanı Pam Bondi'den memnun olmadığını bildirdi. 

Amerikan gazetesinin kaynakları, 60 yaşındaki siyasetçiyi etkisiz ve zayıf bulan Trump'ın, onu kapalı kapılar ardında sürekli yerdiğini iddia etti.

Danışmanlara yapılan şikayetlerinin dozu ve sıklığının özellikle son aylarda çok arttığı belirtiliyor. 

WSJ, eski FBI Direktörü James Comey ve New York Başsavcısı Letitia James gibi Trump'ın rakip gördüğü kişilere karşı atılan yasal adımların yeterli bulunmadığını öne sürüyor. 

Trump'ın bu kişilere ve kaybettiği 2020 seçimlerine dair hile iddialarına karşı yürütülen yasal süreçlerin hızlandırılması için Adalet Bakanlığı'na özel savcılar atamayı planladığı da haberde dile getirilen iddialar arasında. 

Trump'ın, MAGA hareketinden de tepki alan Pondi'nin Jeffrey Epstein dosyalarını eline yüzüne bulaştırdığı eleştirilerine hak verdiği ifade ediliyor. 

Trump'ın bizzat eleştirilerini ilettiği Bondi'nin endişelerinin özellikle son bir aylık süreçte arttığı bildiriliyor.

WSJ'nin haberinin ardından Beyaz Saray'dan peş peşe açıklamalar geldi.

Trump, "Pam harika bir iş çıkarıyor. Uzun yıllardır benim arkadaşım. Radikal solcu çılgınlara karşı muazzam bir ilerleme kaydedildi. Onlar tek bir işte iyi, seçimlerde hile yapmak ve suç işlemek" dedi. 

Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles da Bondi'nin onlarca yıldır arkadaşı olduğunu söyleyip ekledi:

O inanılmaz derecede yetenekli, zeki ve çalışkan. Adalet Bakanlığı'nın başında olduğu için Trump Yönetimi şanslı.

Trump eylülde X'te yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Pam Bondi'ye seslenerek Comey ve James'in yanı sıra Demokrat Partili Senatör Adam Schiff'in de cezalandırılması gerektiğini savunmuştu.

Yanlışlıkla paylaşıldığı iddia edilen gönderide, "Aşırı suçlular ama hiçbir şey yapılmıyor. Daha fazla gecikemeyiz. Bu bizim itibarımızı ve inanırlığımızı öldürüyor" denmişti. 

Sonrasında Comey ve James hakkında iddianameler hazırlandı. Ancak yargı, Trump'ın eski avukatıyken Virginia Doğu Bölgesi Başsavcısı yapılan Lindsey Halligan'ın atanmasının kanunlara uymadığı neticesine varınca bu girişimler suya düştü. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, The Times, NBC