Filistin seçimleri, Dahlan’la kardeş Abbas’ı yakınlaşmaya itiyor

Fetih Hareketi’ne göre, Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan ile ilgili mesele siyasi bir uzlaşı meselesi değil, tamamen ona karşı açılan adli davalarla ve yargı ile ilgili bir meseledir.

(Solda )Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Sağda) Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan (Reuters_Arşiv)
(Solda )Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Sağda) Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan (Reuters_Arşiv)
TT

Filistin seçimleri, Dahlan’la kardeş Abbas’ı yakınlaşmaya itiyor

(Solda )Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Sağda) Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan (Reuters_Arşiv)
(Solda )Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas (Sağda) Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan (Reuters_Arşiv)

İzzeddin Ebu Ayşe
Filistin’de önümüzdeki dönemde yapılması planlanan seçimler, Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Demokratik Reform Akımı lideri (Fetih Hareketi'nden ihraç edilen) Muhammed Dahlan arasında yaşanan anlaşmazlıkların ardından Fetih Hareketi’nin yeniden bir araya gelmesi için zemin hazırlayacak gibi görünüyor. Fetih Hareketi’nin bir kolu olan Demokratik Reform Akımı’nın önde gelen isimleri, Fetih'in Merkez Komitesi’ne hareket içinde uzlaşı sağlanması ve hareketin yeniden birleşmesi çağrısında bulundular.
Muhammed Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı’nın lider kadrosunun çağrısı, seçimlere güçlü bir şekilde girmek ve Filistin davasının karşı karşıya olduğu tehlikelerle birlikte mücadele etmek için Abbas'la ile Dahlan arasındaki anlaşmazlıkların üstesinden gelinmesi şartına ve demokrasiye dayalı şeffaf bir siyasi sistem kurmaya çalışmak ilkesine dayanıyor.

Son çağrı
Demokratik Reform Akımı Halkla İlişkiler Sorumlusu Cevdet Ebu Ramazan, bunun Abbas’a yaptıkları son çağrı olduğunu belirterek, hareketin bileşenlerini bir araya getirilmesi talebiyle eşdeğer bir çağrı olduğunun altını çizdi. Ebu Ramazan, “Biz bu çağrıyı, Fetih Hareketi’ni yeniden birleştirmeye ve örgütlemeye dayalı temel bir strateji çerçevesinde yaptık. Ebu Mazen (Mahmud Abbas) ile siyasi anlaşmazlıkların ortaya çıkışından bu yana bunun üzerinde çalışıyoruz” dedi.
Başta Abbas olmak üzere Fetih Hareketi’nin önde gelen isimleri, özellikle Merkez Komitesi üyelerinin Gazze Şeridi'ndeki Demokratik Reform Akımı liderleriyle bir araya gelmesi ve görüşmede ortak bir eylem üzerinde tartışmaların yapılmasıyla bu teklifi kabul ediyor gibi görünüyorlar.
Ebu Ramazan, Fetih Hareketi içinde uzlaşıya varılması çağrısının Filistin davasının karşı karşıya olduğu siyasi riskleri ele almak için harekete ve Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) yeniden güç kazandıracağına ve Abbas'ın bu çağrıya cevap vermesi gerektiğine inanıyor. Çünkü Ebu Ramazan’a göre Abbas’ın Gazze sakinlerine ve çalışanlarına yaptırımlar uygulaması nedeniyle Fetih Hareketi’nin seçimler başarısız olabileceği endişelerine karşın Demokratik Reform Hareketi’nin Gazze Şeridi'nde geniş bir destekçi kitlesi olması, bu birleşmeyi gerekli kılıyor.
Aslında bu çağrı, Fetih Hareketi’nin bir kolu olan Demokratik Reform Akımı’nın ikinci numarası Semir el-Meşheravi gibi akımın üst düzey liderleri tarafından yapıldı. Gözlemciler, Meşheravi’nin Dahlan’ın talimatıyla Filistin ve FKÖ’nün çıkarına gibi göstermeye çalışarak bu çağrıyı yaptığını vurguladılar.
Çağrı metninde, “Kardeş Ebu Mazen’in başkanlığındaki Merkez Komite üyelerine, hareketi birleştiren bir koalisyonla geçmişte yaşanan anlaşmazlıkların üstesinden gelmek ve uzlaşı sağlamak için harekete geçmeye çağırıyoruz. Çünkü birlikten Filistin, ulusal birlik ve hareket için güç doğar” ifadeleri yer aldı.

Abbas kardeş
Çağrı metninde Dahlan liderliğindeki akımın Mahmud Abbas’a kur yaptığı çok açık. Çünkü akımın önde gelen isimleri Abbas’tan ‘kardeş’ olarak bahsediyor. Bu ifade, Fetih Hareketi tüzüğüne göre hareket üyelerinin birbirine seslendiği örgütsel bir ifadedir.
Öte yandan Fetih Hareketi Sözcüsü Hüseyin Hamayel, “Dahlan'la olan meselenin bir siyasi uzlaşı meselesi değil, tamamen ona karşı açılan adli davalarla ve yargı ile ilgili bir meseledir. Bunun Başkan Abbas'la uzlaşıya yönelik siyasi çabalarla hiçbir ilgisi yoktur. Dahlan taraftarları bunu iyi anlamalıdır” açıklamasında bulundu.
Ebu Ramazan ise bu çağrının, önümüzdeki süreçte yapılması planlanan üç seçimin başkanlık kararnamesiyle belirlenen tarihinin yakınlaşmasıyla yapıldığını ve Demokratik Reform Akımı’nın Fetih Hareketi listelerinde yer almaya çalıştığını gizlemedi. Ebu Ramazan, “Başkanlık kararnamesi yayınlanmasının ardından Abbas’a, önümüzdeki seçimlere birlikte girilmesi amacıyla Fetih Hareketi içinde uzlaşıya varılması çağrısı yapıldı” dedi.

Uzlaşı için arabulucular devrede
Hamayel, yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurularının yasalara tabi olduğunu ve adaylık başvurusu yapan kişinin seçimlerde aday olabileceğini, ancak Filistin Anayasası’nın hakkında açılmış bir dava veya suçlama olanların adaylık başvurusu yapmasını engellediğini söyledi.
Edinilen bilgilere göre Dahlan’ın lideri olduğu akım, Arap arabulucuların müdahalesinden sonra, Filistin davasının önünde engel oluşturabilecek yeni siyasi anlaşmazlıkların ortaya çıkmasını önlemek için, halk sandık başına gitmeden önce Fetih Hareketi’ni yeniden birleştirmeye çağrısında bulundu.
Filistin Devlet Başkanlığı Ofisi’ndeki kaynaklar, geçtiğimiz günlerde Ramallah’a gelen Ürdünlü ve Mısırlı istihbarat üyelerinden oluşan heyetleri, Abbas ile görüştüklerini ve görüşmede Dahlan’ın liderliğindeki akım ile Fetih Hareketi arasında uzlaşı sağlanması dosyasının ele alındığını söylediler. Kaynaklar, bunun siyasal İslamcı güçlerin, önümüzdeki seçimlerde herhangi bir kazanım elde etmelerine izin verilmemesi için yapıldığını da eklediler.

Fetih Hareket’nin popülaritesi etkilenmedi
Ebu Ramazan, ‘arabulucuların her zaman çabalarını sürdürdüklerini ve Abbas'ın özellikle Arap bölgesinin siyasal İslamcıların Filistin’in yönetimine hakim olmasını istememesinden dolayı uzlaşı çağrısını kabul etmesi gerektiğini’ söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Demokratif Reformist Hareket’in Ebu Mazen’e yaklaşmaya çalışmasına rağmen, akım liderlerinin Fetih ile uzlaşı için başarmaları gereken bir takım şartlar söz konusu. Ebu Ramazan, Abbas'ın Fetih Hareketi’nin bir uzantısı olan Demokratik Reform Akımı’nı desteklemesi gerektiğini, böylece seçim sürecinde temsilcilerini seçebileceğini ve gençlerin ve kadınların örgütsel çalışmalarda yer alma fırsatı bulmalarına yardımcı olacağını belirtti.
Hüseyin Hamayel ise Abbas’ın sadece Gazze Şeridi'ndeki Fetih kadrolarıyla çalışmayı dört gözle beklediğini belirterek (Dahlan'ın lideri olduğu akıma atıfla) burada diğer partilerin hoş karşılanmadığını söyledi. Hamayel, herkesin, Fetih Hareketi’nin Filistin’in hiçbir bölgesinde etkilenmediğini anlaması gerektiğinin altını çizdi.



Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi, egemenlik kararını korumak için el-Bahsani'ye karşı önlem alacağını açıkladı

Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Ferec el-Bahsani’nin Şarku’l Avsat ile yaptığı önceki bir röportajdan (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Yemen Başkanlık Konseyi’nden bir kaynak, Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin son açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, Bahsani’nin Konsey liderliğince alınan egemen nitelikteki kararlara karşı çıkmasına tepki gösterdi. Kaynak, bu kararların başında, Riyad Anlaşması ve Yetki Devri Bildirgesi’nde öngörüldüğü üzere, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında birleştirilmesinin geldiğini vurguladı.

Resmî açıklamada, söz konusu ifadelerin Başkanlık Konseyi Başkanı ve üyelerinin yemin ettikleri kolektif sorumluluk ilkesinden açık bir sapma anlamına geldiği, geçiş dönemini düzenleyen referanslarla ve Konseyin askeri ve güvenlik dosyalarını yönetme konusundaki anayasal yetkileriyle çeliştiği kaydedildi. Açıklamada, bu yetkilerin devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi, münhasır yetkilerine yönelik müdahalelerin önlenmesi ve mevcut meydan okumalar karşısında devlet otoritesinin pekiştirilmesi açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kaynak ayrıca, Suudi Arabistan’ın güney diyaloğuna yönelik himaye çabalarının sorgulanmasının ve bu diyaloğun uzlaşıyla belirlenen himaye çerçevesi dışına taşınması çağrılarının olumsuz mesajlar içerdiğini belirtti. Bu tutumun ne tansiyonun düşürülmesine katkı sunduğu ne de Başkanlık Konseyi’nin defalarca vurguladığı üzere ulusal, kapsayıcı bir çerçeve içinde adil ve kapsamlı biçimde ele alınması gereken Güney meselesinin çıkarlarına hizmet ettiği bildirildi.

zxsdefrt
Aden şehrindeki Merkez Bankası genel merkezinin dışında devriye gezen Yemen hükümet güçlerine bağlı bir asker (EPA)

Kaynak, bu tutumların önceki bir bağlamdan bağımsız olmadığını da vurguladı. Kaynak, el-Bahsani’nin daha önce de birden fazla kez Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde isyan ve tek taraflı adımlara yönelik destekleyici ya da müsamahakâr tutumlar sergilediğini ifade etti. Ayrıca el-Bahsani’nin, devletten ve ulusal kurumlarından yana tavır alan bazı ofis çalışanlarını görevden aldığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın Başkanlık Konseyi üyeliğine yüklenen egemen nitelikteki görevler ve anayasal sorumluluklarla bağdaşmadığını kaydetti.

Kararlı davranmak

Kaynak, Başkanlık Konseyi’nin bu uygulamalarla ulusal sorumluluğun gerektirdiği şekilde, anayasa ve geçiş dönemini düzenleyen referanslar çerçevesinde hareket edeceğini vurguladı. Açıklamada, egemen karar alma birliğinin korunması, ulusal mutabakata zarar verebilecek ya da güvenlik ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları zayıflatabilecek her türlü adımın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi.

Kaynak ayrıca, mevcut aşamanın dar hesaplardan uzak, ülkenin karşı karşıya bulunduğu varoluşsal zorluklarla uyumlu, sorumlu bir siyasi dil ve tutum gerektirdiğini kaydederek, yalnızca devletin ve kapsayıcı ulusal projesinin karşıtlarına hizmet eden muğlak mesajlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Yemen Başkanlık Konseyi daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani’nin topraklarından ayrılarak Riyad’a gitmesine izin verilmesini talep etmişti. Açıklamada, el-Bahsani’nin Konsey liderliğiyle birlikte çalışması ve Suudi Arabistan’ın himayesinde Yemen’deki durumu ele almaya yönelik çabalara katılması gerektiği, bunun da mevcut belirsizlik ve kafa karışıklıklarının giderilmesine katkı sağlayacağı ifade edilmişti.

Başkanlık Konseyi, sorumlu bir kaynak aracılığıyla, Başkanlık Konseyi üyeliğinin bireysel hesaplara ya da devlet çerçevesi dışındaki değerlendirmelere tabi tutulamayacak, üst düzey bir anayasal sorumluluk olduğunun altını çizdi. Açıklamada, ulusal mücadelenin, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi için en yüksek düzeyde birlik ve uyum gerektirdiği vurgulandı.


Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
TT

Sudan ordusu ile HDK arasında şiddetli çatışmalar

Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)
Sudan Kızılhaçı üyeleri pazar günü Hartum’daki yerel bir mezarlıkta savaş kurbanlarını yeniden gömdü (AP)

Sudan ordusu ile HDK arasında devam eden savaşta, Sennar eyaletinin Senga kentinde ve Mavi Nil eyaletinin Yabus beldesinde hem askerlerden hem de sivillerden onlara ölü ve yaralı olduğu bildirilirken, iki gün boyunca insansız hava araçlarının (İHA) da dahil olduğu çatışmalar yaşandı.

Görgü tanıkları, HDK'ya ait İHA’ların pazartesi sabahı Senga'yı bombaladığını ve ordunun 17. Piyade Tümeni karargahını hedef aldığını söyledi.

Görgü tanıklarının ifadesine göre 17. Piyade Tümeni karargahında yapılan bir toplantı sırasında gerçekleşen saldırıda askeri personelden ve sivillerden çok sayıda kişi öldürdü. Sennar Eyaleti Sağlık Bakanı İbrahim el-İvad, Ultra Sudan platformunda yayınlanan açıklamalarında 17 kişinin öldüğünü ve 13 kişinin yaralandığını söyledi, ancak ölen ve yaralananların kimler olduğuna değinmedi.

Sennar Hükümeti Sözcüsü Adem Abdullah, olayın önemini küçümseyerek, bir İHA’nın şehri hedef aldığını ve saha savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, sayımı devam eden sivillerin kayıplarının ise saha savunma sistemlerinin İHA’ya verdiği tepki sonucu meydana geldiğini söyledi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar'a bağlı Mavi Nil Halk Hareketi, HDK'nın yaydığı ‘kötü niyetli söylentilere kanılmaması’ çağrısında bulunan bir açıklama yayınladı, ancak tam olarak ne olduğu konusunda ayrıntılı bilgi vermedi.

Sudan ordusu henüz bir açıklama yapmazken ordu yanlısı platformlar, HDK'nın insansız hava araçlarının şehirdeki ordu kışlalarını ve sivilleri hedef aldığını bildirdi. Tanıklar ise 17. Piyade Tümeni'nin toplantı yeri yakınlarındaki bir okulun İHA’larla vurulduğunu söyledi.

Görgü tanıkları, saldırının Sennar, El Cezire, Beyaz Nil ve Mavi Nil merkez eyaletlerinin valilerinin tümen karargahında yaptıkları toplantı sırasında gerçekleştiğini söylediler, ancak bu bilgi henüz doğrulanamadı.

xcdfgth
Pazar günü Hartum'daki bir mezarlıkta savaş kurbanlarının bulunduğu çantaları inceleyen Sudanlılar (AP)

Beyaz Nil Valisi, aralarında protokol müdürü ve bir korumasının da olduğu bazı yardımcılarının öldüğünü açıkladı.

Orduya yakınlığıyla bilinen gazeteci Mazmul Ebu el-Kasım, Facebook'ta, stratejik bir İHA saldırısının Sennar eyaletindeki Senga kentinde bulunan 17. Piyade Tümeni karargahını dört füzeyle hedef aldığını söyledi.

HDK komutanlarından Paşa Tabik, Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşımda 17. Tümen karargahında yaşananları ‘geçici bir olay” olarak nitelendirdi. Tabik, saldırıya ilişkin daha fazla bilgi vermedi.

Tabik, Sennar'da yaşananların, ‘Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, ordu komutanları ve onların arkasındaki İslamcı hareket ve savaşın devam etmesi gerektiğini savunanlara yönelik doğrudan bir mesaj’ olduğunu söyledi.

Çeşitli savaş bölgelerinde benzer operasyonların devam edeceğini söyleyen Tabik, “Gelecekte yaşananlar daha şiddetli, daha acı ve daha ıstırap verici olacak” dedi.

Öte yandan Sudan ordusundan dün yapılan açıklamada, Senga ve Yabus'taki olaylara değinilmeden ordu güçlerinin son 72 saat içinde Kordofan, Darfur ve Mavi Nil bölgelerindeki savaş alanlarında HDK’ya ait 107 askeri aracı ve bazı yakıt ve mühimmat depolarını imha ettiği, onlarca HDK üyesini öldürdüğü ve yaraladığı belirtildi.

Abdulaziz el-Hılu liderliğindeki HDK’nın müttefiki olan silahlı grup Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ise yaptığı açıklamada, ordunun bir savaş uçağının pazar günü Mavi Nil eyaletindeki Yabus beldesini bombaladığını, bu saldırıda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 93 sivilin öldüğünü ve 32 kişinin yaralandığını bildirdi.

Sudan ordusu olayla ilgili yorum yapmasa da orduya bağlı platformlar, Sudan'ın Etiyopya sınırına yakın Yabus beldesindeki HDK mevzilerine hava saldırıları düzenlediğini, onlarca askeri aracın imha edildiğini ve HDK’ya ağır kayıplar verdirildiğini bildirdi.

Bu platformlara göre Sudan ordusu, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana HDK’nın Etiyopya sınırındaki mevzilerini ilk kez hedef aldı.

Bununla birlikte İslamcı çizgideki Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, dün Güney Kordofan eyaletinin Habila bölgesindeki Kartala beldesinde bir HDK konvoyunun bombalanması sonucu beş kişinin öldüğü ve bazı kişilerin de yaralandığı ifade edildi.

Dilling ve Kadugli şehirlerindeki kuşatmayı kırmak amacıyla geçici olarak kontrolünü ele geçirdikten sonra geçtiğimiz hafta Habila şehrinin kontrolünü kaybeden ordu güçleri Kartala beldesinden çekilmişti.