Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ateşkes anlaşması, Taliban’ı şiddetten temize çıkarır’

Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu. (Kameraman: Beşir Salih)
Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu. (Kameraman: Beşir Salih)
TT

Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Ateşkes anlaşması, Taliban’ı şiddetten temize çıkarır’

Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu. (Kameraman: Beşir Salih)
Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu. (Kameraman: Beşir Salih)

Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, ülkesindeki barış sürecini ilerletmede Suudi Arabistan’ın rolünün önemine dikkat çekti. Hanif, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Prens Faysal bin Farhan ile yaptığı görüşmede, Afganistan’ın barış sürecini gerçekleştirme ve çatışmayı durdurma rolünü üstlenmesi için Suudi Arabistan’ın ağırlığını koymasını istediğini dile getirdi.
Hanif, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, ülkesindeki hükümetin Taliban Hareketi konusundaki  tüm görevlerini üstlendiğini belirterek Hareket’e iyi niyetini kanıtlamak için yükümlülüklerine uyma çağrısı yaptı. Doha müzakerelerinin Taliban ile uzlaşı için iyi bir başlangıç  olduğunu vurguladı. Muhammed Hanif Atmer açıklamasında “Ancak bu müzakereler yeterli değil. Uluslararası ve bölgesel katılım gerektirmektedir” ifadesini kullandı.
Dünya İslam Birliği’nin ülkesinde istikrarın desteklenmesi konusunda oynadığı rolün de büyük bir ağırlığının bulunduğunu belirten Afgan Bakan, bölgesel çatışmaların bir parçası olmak istemediklerini söyledi. Yeni ABD yönetimiyle ilgili iyimserliğini dile getirdi. Atmer, iki ülke açısından ortak öneme sahip güvenlik meselesinin uluslararası istikrarı desteklemek için önemli olduğunu vurguladı.
Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmer, Şarku’l Avsat’ın Afganistan, bölgesel ve uluslararası alana ilişkin sorularını yanıtladı.

Suudi Arabistan’a yönelik mevcut ziyaretinizin ve yetkililerle gerçekleştirdiğini görüşmelerinizin en belirgin sonuçları neler oldu?
“Bu ziyaret sırasında uluslararası kuruluşların yanı sıra çok sayıda yetkili ve bakanla görüştüm. Genel olarak görüşmeler, oldukça verimli geçti. Ayrıca görüşmede ilişkilerimizin çeşitli boyutlarda gelişimine, bu tür bir ziyaretin neden önemli olduğuna, Suudi Arabistan’ın statüsünün olumlu ve beklenen sonuçlarına ve ayrıca bizim için olan önemine değindik. Suudi Arabistan, Afganistan’da bizim açımızdan büyük bir konuma sahip. Bize güveniyor ve bizi destekliyor. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın gösterdiği özel ilgiye ve ülkemizle ilişkilerini güçlendirme arzusuna minnettarız. Toplantılar, siyasi ve güvenlik iş birliğimiz ve ekonomik ilişkilerimiz de dahil olmak üzere temel olarak ikili iş birliğimizi çeşitli yönlerden güçlendirmeye odaklandı. Diyaloglar iki ülke ve halkın geleceği açısından oldukça verimli ve yapıcı geçti.

Görüşmelerinizde Afgan hükümetinin Taliban ile yürüttüğü uzlaşı sürecine de değindiniz mi?
“Elbette. Bunu istiyordum ve Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan ile görüşmemde uzlaşı meselesine de değindim. Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa ile yaptığım diğer görüşmemde de Prens Faysal bin Farhan ile görüşmemde de ana odak noktamız barış süreciydi. Çünkü Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası düzey ve İslam dünyası açısından statüsüne ve önemine şüphesiz şekilde inanıyoruz.”

Suudi Arabistan’ın Afganistan’ı destekleme çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuşkusuz bu çabalar büyüktür. Afganistan’da ve İslam dünyasında Suudi Arabistan’a saygı duyuluyor. Yapıcı rolünden ve özellikle de bu süreçte iki ülkenin ortak çıkarları olduğu göz önüne alındığında Suudi liderliğinin çok önemli olan barış sürecinde bu rolü ileriye götürme arzusundan eminiz. Çünkü terörizmin bölgeden uzaklaştırılmasına da katkı sağlayacaktır.

Joe Biden liderliğindeki yeni ABD yönetiminden beklentiler nelerdir?
“ABD ve Afganistan’ın özellikle de güvenliğin sağlanmasında ortak çıkarları bulunuyor. Bu ortak çıkarlar temelinde, ‘başta NATO’daki Avrupalı ve Suudi Arabistan’ın başını çektiği diğer bölgesel ortaklar olmak üzere diğer ülkelerle, ayrıca ABD ile yaklaşık 19 yıldır aynı çıkarlara ve anlaşmalara dayalı olarak’, Afganistan’da Stratejik İşbirliği Anlaşması ve ikili güvenlik anlaşması gibi her iki taraf için bağlayıcı olan anlaşmalar imzalandı. ABD ile yapıcı bir ilişki kurmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. ABD Başkanı Joe Biden’ın başta koronavirüs salgını olmak üzere iç meselelerle meşgul olacağını biliyoruz. Ancak yeni yönetimden üst düzey yetkililerin açıklamaları bizim için cesaret verici. Çünkü ABD ile iş birliğimizi daha da geliştirmek istiyoruz.”

Afganistan sahasında terörist liderler var. Ülkenizdeki teröristlerle mücadelede nasıl bir rol oynuyorsunuz? Diğer ülkelerle iş birliğinizin kapsamı nedir?
“Dünyanın dört bir yanındaki bir dizi terör örgütü, Afganistan'ı diğer ülkelere saldırmak için bir kale haline getirmeye çalışıyor. Bunu 11 Eylül öncesinde yaptılar. Taliban’ın devrilmesinden sonraki düşünceleri, İslam dünyasının başka yerlerinde ve aynı şekilde uluslararası düzeyde siyasi terörist gündemlerini sürdürebilmeleri için Afganistan’daki varlıklarını yeniden inşa etmekti. Son 19 yıldır böyle bir varlık inşa etmelerine izin vermemek için çok mücadele ediyoruz.”

Afganistan’da terörist gruplarla mücadele konusunda mevcut duruma ilişkin bilgi verebilir misiniz?
“Şu anda mücadele ettiğimiz ve oluşmalarına izin vermediğimiz 20’den fazla uluslararası ve bölgesel terör grubu var. Buna El-Kaide, TTB, DEAŞ ve diğer terör örgütleri de dahil. Dolayısıyla bu teröristlerle mücadelede iş birliğimiz çok yönlü oldu.”

Doha müzakerelerinin Taliban ile 40 yıllık savaşı sonlandırmak için bir fırsat olmasını bekliyor musunuz?
“Müzakerelerin kapısını açmak önemli bir girişimdi. Şu an ikinci tur müzakereler yürütülüyor. Ancak bu müzakerelerin bölgesel ve uluslararası düzeyde desteklenmesini umuyoruz. Çünkü müzakereler tek başına yeterli olmuyor ve istenen hedeflere ulaşmak zor olacak. Ancak güçlü bir uluslararası destek ve güvence varsa belirtilen hedefe ulaşacağımızı umuyoruz.”

Taliban’ın aranızdaki anlaşmalara olan bağlılığının boyutu nedir?
“Taliban, ABD ile yaptığı anlaşmada bir dizi taahhütte bulundu. İlk taahhütleri, dış ilişkiler dahil uluslararası terörizmle bağları koparmak, ikincisi ateşkes ve şiddetin azaltılması ve üçüncüsü de Afganistan ile siyasi bir anlaşmaya varmaktı. Diğer yandan Afganistan hükümeti, yükümlülüklerini çoktan yerine getirdi. Tutuklularından beş bininin serbest bırakılmasını istediler. Bu isteği yerine getirdik ve 6 binden fazla esiri serbest bıraktık. Taliban’ın bizden istediği tüm taahhütleri yerine getirdik. Üzerimize düşen her şeyi yaptık. Şimdi Taliban, Afgan halkına ve uluslararası topluma, verdikleri vaatleri ve imzaladıkları taahhütleri yerine getirdiğini kanıtlamalıdır.”

Ülkeyi şiddeti azaltmaya ve insanların taleplerini gerçekleştirmeye yöneltmek için Taliban ile anlaşmaya varılmış net bir mekanizma var mı?
“Henüz bir uzlaşı programı üzerinde anlaşmaya varılmadı. Ancak tek anlaşma Taliban ile ABD arasındadır. Taliban taahhütlerde bulundu. Bu nedenle müzakerelerin, Taliban ile Afganistan arasında siyasi bir anlaşmaya olanak tanımasını umuyoruz. Bu siyasi anlaşma, ekonomik yardımın siyasi entegrasyonu ve mültecilerin ve yakın zamanda Afganistan’a dönenlerin yeniden entegrasyonu için barışa yönelik düzenlemelere açıklık getirecek.”

Kabil, geçtiğimiz günlerde çok sayıda patlamaya ve suikasta tanık oldu. ABD güçlerinin sayısının azaltılmasının bu olayları etkilemesini bekliyor musunuz?
“Bu durum, ABD güçlerinin bir kısmının geri çekilmesi nedeniyle kuvvetlerin azalmasıyla ilgili değil. Bu, Taliban’ın şiddeti azaltması şartına bağlı. Yine de ABD güçlerinin sayısının azaltılmasıyla Taliban’ın da şiddeti durdurmadaki rolünü oynaması bekleniyordu. Ancak Taliban bunu yapmadı. Aksine herhangi bir şiddet olayı meydana geldiğinde bu eylemi reddetti ve başkalarını suçladı. Bu noktada şunu soruyoruz; Fail siz değilseniz neden ateşkesi kabul etmiyorsunuz? Bizim açımızdan gerçek şu ki ateşkes anlaşması, Taliban’ın şiddet istemediğinin ve ülkedeki mevcut şiddet düzeyinden sorumlu olmadığının en iyi kanıtı olacaktır.”

Afganistan meseleleriyle ilgili bazı kesimlerin görüşlerini ve İran destekli Fatimiyyun Tugayı’ndan bir dizi askerin Afganistan’a geri gönderilmesiyle ilgili endişeleri nasıl değerlendirirsiniz?
“Aynı yönelimlerle geri dönüşlerinin Afganistan’daki istikrarı kesinlikle bozacağı ve aynı şeyleri yapacağı hususunda hiç şüphe yok. Afganistan anayasası ve yasaları, Afganların ülkenin sancağı dışında herhangi bir sancak altında savaşmasına izin vermiyor. Bölgedeki tüm ortaklarımızı Afganistan’daki barış sürecine yardım etmeye çağırdık. Bölgesel çatışmaların veya diğer ülkelerin sorunlarının bir parçası olmak istemiyoruz. Birçok zorlukla karşı karşıyayız. Bu nedenle Afganlara, barışa ulaşmaları ve çatışmalara çekilmemeleri için yardım edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bir fikir birliğinin ortaya çıkmasından ve İran’ın Afganistan’daki barış sürecine yardımcı olmasından dolayı mutluyum.”

Tahran’ın bir dizi Taliban unsuruna ev sahipliği yapması hakkındaki yorumunuz nedir? Bu durum Afganistan’daki barış sürecini etkiliyor mu?
“İran’dan, Pakistan’dan ve Taliban ile ilişkisi olan diğer tüm ülkelerden, bu ilişkiyi ülkemizdeki istikrarı desteklemek ve barışı teşvik etmek için kullanmalarını istedik. Umuyorum ki barış sürecini destekleme hususunda durum bu şekilde olur. Şüphe yok ki bu olmadan işler daha da zorlaşacak.”

Afgan mülteciler ve ülkedeki vatandaşlar için üstlenilen roller nedir?
“Kardeşlerimizin ve bazı Afganların yardımıyla Pakistan’daki ve İran’daki mülteciler için birtakım faaliyetler yürütüyoruz. Mültecilerin geri dönüşü belki sorun olabilir. Onların yardım alabilmeleri ve toplumlarına tam anlamıyla yeniden entegre olabilmeleri için kademeli bir yeniden bütünleştirme programıyla ülkemize dönmelerini çok istiyoruz. Aynı şekilde eğitim burslarıyla ilgili bir projemiz var. 22 Ocak’ta Suudi Arabistan Eğitim Bakanı Dr. Hamas Al Şeyh ile görüştüm ve bize Afganistan için eğitim burslarında artırım teklif etti. Özellikle de Suudi Arabistan iyi noktalara ulaşan eğitim bursları sağlayıcılarından biri olduğu için Afgan halkı açısından oldukça iyi bir haber olan bu teklifi memnuniyetle karşıladım.”



Hackerlar, ABD'deki binlerce eğitim kurumunun kullandığı bir platforma erişimi engelledi

Paris'te korsanlıkla mücadele tatbikatı sırasında bir mühendislik öğrencisi (AFP)
Paris'te korsanlıkla mücadele tatbikatı sırasında bir mühendislik öğrencisi (AFP)
TT

Hackerlar, ABD'deki binlerce eğitim kurumunun kullandığı bir platforma erişimi engelledi

Paris'te korsanlıkla mücadele tatbikatı sırasında bir mühendislik öğrencisi (AFP)
Paris'te korsanlıkla mücadele tatbikatı sırasında bir mühendislik öğrencisi (AFP)

Harvard Universitesi ve Stanford Universitesi dahil olmak üzere bazı ABD üniversiteleri, daha önce gerçekleşen veri ihlalinin ardından dün büyük çaplı bir siber saldırının hedefi oldu.

En az 2019’dan bu yana faaliyet gösterdiği belirtilen fidye yazılımı ve siber şantaj grubu ShinyHunters tarafından üstlenilen saldırı nedeniyle eğitim platformu “Canvas”a erişim kesildi.

Öğrenci gazetesi The Harvard Crimson ve sosyal medya paylaşımlarına göre, dün platforma giriş yapmaya çalışan öğrenciler, “Canvas”ın çatı şirketi olan Instructure sunucularının “yeniden” hacklendiğini belirten bir mesajla karşılaştı.

Siber korsanlar mesajlarında, “Sorunu çözmek için bizimle iletişime geçmek yerine bizi görmezden geldiler ve bazı güvenlik güncellemeleri yaptılar” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Listede yer alan eğitim kurumlarından herhangi biri verilerinin yayımlanmasını önlemek istiyorsa, bir siber güvenlik danışmanlık şirketiyle görüşmeli ve bizimle özel olarak iletişime geçerek anlaşma müzakeresi yürütmelidir” denildi.

Grup, eğitim kurumlarının 12 Mayıs’a kadar iletişime geçmemesi halinde çalınan tüm verilerin yayımlanacağı uyarısında bulundu.

Stanford Universitesi, yaptığı açıklamada “Canvas” platformunun “tedarikçi kaynaklı bir sorun” nedeniyle şu anda kullanılamadığını bildirdi. Üniversite ayrıca Instructure şirketinin kısa süre önce ülke genelinde etkili olan bir güvenlik sorununu tespit ettiğini ve bunun kontrol altına alındığını duyurduğunu belirtti.

Bununla birlikte Stanford, yeni kesintinin yalnızca kendi sistemlerini değil, ülke çapında birçok eğitim kurumunu da etkilediğini ifade etti.

Instructure, ilk veri ihlalinde çalınan bilgiler arasında isimler, e-posta adresleri, öğrenci kimlik numaraları ve kullanıcılar arasında paylaşılan özel mesajların da bulunduğunu açıkladı.


Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Recep Tayyip Erdoğan ile Abdelmecid Tebbun, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iki ülkeden bakanların katılımıyla Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ve Tebbun, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da bulunduğu bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası meseleler ile özellikle Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmede ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm bulunmasına yönelik diplomatik girişimler de değerlendirildi. Erdoğan ve Tebbun, söz konusu çabalara destek verdiklerini ifade etti.

Liderler ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin gerçekleştirilmesine ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik girişimleri görüştü. İki cumhurbaşkanı, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.

Görüşmelerde, askeri noktalara yönelik saldırıların ardından Mali’deki güvenlik ve mali durum da ele alındı. Erdoğan ve Tebbun, Mali’nin birliğinin korunması konusunda ortak görüş beyan etti.

Tebbun, üç gün sürecek resmi ziyaret kapsamında çarşamba günü Ankara’ya geldi. Cezayir Cumhurbaşkanı, Esenboğa Havalimanı’nda Erdoğan tarafından karşılandı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm alanlarında iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi konuları masaya yatırıldı.

Türkiye ile Cezayir, söz konusu konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e yaptığı ziyaret sırasında imzalamıştı. Konsey, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde oluşturuldu.

Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.

Konseyin; enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi konularda koordinasyonun güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, farklı sektörlerde ikili ilişkileri ele almak üzere çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.

Türkiye ve Cezayir, mevcut 6 milyar dolarlık ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında 6 milyar doları aşan yatırımla Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılar arasında yer alıyor ve bu alanda Fransa’yı geride bırakıyor.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde yaklaşık bin 400 Türk şirketi faaliyet gösteriyor.

Türkiye, 2025 itibarıyla Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada bulunuyor. İki ülke arasında Türkiye’ye yıllık 4 milyar metreküp LNG tedarikini kapsayan uzun vadeli anlaşmalar da bulunuyor.

Tebbun’un, Türkiye’nin Afrika’daki varlığını güçlendirme politikası kapsamında Ankara’dan daha fazla destek ve yatırım talep ettiği belirtildi. Bu kapsamda Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu projeleri ile dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmesine yönelik Türk yatırımlarının genişletilmesi gündemde yer aldı.

Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme gösterdi. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı ziyaretlerde bulunurken, Erdoğan 2020 başında Tebbun’un cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Söz konusu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.


Hürmüz Boğazı'nda ABD ve İran arasında "sınırlı" deniz çatışması

ABD'ye ait savaş uçağı, Umman Denizi yakınlarındaki bir uçak gemisinden kalkış yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait savaş uçağı, Umman Denizi yakınlarındaki bir uçak gemisinden kalkış yapıyor (CENTCOM)
TT

Hürmüz Boğazı'nda ABD ve İran arasında "sınırlı" deniz çatışması

ABD'ye ait savaş uçağı, Umman Denizi yakınlarındaki bir uçak gemisinden kalkış yapıyor (CENTCOM)
ABD'ye ait savaş uçağı, Umman Denizi yakınlarındaki bir uçak gemisinden kalkış yapıyor (CENTCOM)

ABD ordusu, dün İran'a yönelik "karşı saldırılar" düzenlediğini duyurdu. Washington, Tahran'ın Amerikan kuvvetlerine yönelik "sebepsiz düşmanca eylemlerinden" sorumlu tuttuğu noktaların hedef alındığını açıkladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Gelen tehditler bertaraf edilmiş; füze ve İHA fırlatma sahaları, komuta kontrol merkezleri ile istihbarat, gözetleme ve keşif merkezleri dahil olmak üzere Amerikan kuvvetlerine saldıran İran askeri tesisleri hedef alınmıştır."

Açıklamada ayrıca, ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait üç destroyerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından çok sayıda füze, insansız hava aracı (İHA) ve küçük teknelerle saldırı düzenlendiği belirtildi.

Olayın ardından açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, üç donanma gemisinin ateş hattında kalmasına rağmen hasar almadan Hürmüz Boğazı'ndan başarıyla geçtiğini belirtti. Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: "Dünya standartlarındaki üç Amerikan muhribi, ateş altında Hürmüz Boğazı'nı büyük bir başarıyla geçti. Üç gemimizde de herhangi bir hasar yok ancak İranlı saldırganlar ağır darbe aldı."

İran devlet medyası ise adı açıklanmayan askeri bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ordusunun bir İran petrol tankerine saldırmasının ardından Hürmüz Boğazı bölgesindeki Amerikan deniz birimlerinin İran füze ateşiyle hedef alındığını duyurdu. Haberde, Amerikan savaş gemilerinin füze saldırıları sonucu hasar aldığı ve geri çekilmek zorunda kaldığı iddia edildi.

Gerilimin Arka Planı

Olayın kesin saati henüz netleşmezken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) konuyla ilgili soruları henüz yanıtlamadı. Ancak ABD ordusu çarşamba günü yaptığı açıklamada, bir İran limanına doğru seyretmeye çalışan İran bayraklı bir petrol tankerinin durdurulduğunu ve bir F-18 savaş uçağı ile tankerin dümen kısmının hedef alındığını belirtti.

Bu saldırılar, ABD'nin İran'a sunduğu ve çatışmaları durdurmayı öngören teklife Tahran'dan yanıt beklendiği bir dönemde gerçekleşti. Söz konusu teklif, nükleer program gibi temel anlaşmazlık konularını şimdilik bir kenara bırakarak doğrudan çatışmayı sonlandırmayı hedefliyor.