Terör saldırıları ve İran doğalgazı kesilmesiyle Irak’ın elektrik krizi derinleşiyor

Terör saldırıları ve İran doğalgazı kesilmesiyle Irak’ın elektrik krizi derinleşiyor
TT

Terör saldırıları ve İran doğalgazı kesilmesiyle Irak’ın elektrik krizi derinleşiyor

Terör saldırıları ve İran doğalgazı kesilmesiyle Irak’ın elektrik krizi derinleşiyor

Irak’ın vilayetlerinin genelinde elektrik enerjisi tedarik oranlarında bazı zamanlarda sadece iki saat elektrik verilmesine karşılık 6 saate ulaşan elektrik kesintilerinin ardından, Irak vatandaşları öfkelerini hükümet kurumlarına ve özellikle de Elektrik Bakanlığı’na yöneltti. Bu durum, Elektrik Bakanlığı’nı yaşanan soruna ilişkin birtakım gerekçeler sunmaya ve elektrik üretim ve dağıtımın önündeki bazı engelleri anlatmaya sevk etti. Bu engeller, geçtiğimiz haftalarda vatandaşın, özellikle hava sıcaklıklarının düşüşüyle birlikte çeşitli elektrikli ısıtıcılarına daha fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde eleştiri ve öfkesinin eşi görülmemiş şekilde artmasına neden oldu.
Tahran’ın 2020’nin sonlarında  Irak’a yaptığı doğalgaz sevkiyatını önemli oranda durdurdu. Irak’taki elektrik üretim santralleri bu doğalgazla çalışıyordu. Bunun yanı sıra Irak’ın çeşitli vilayetlerinde enerji iletim hatlarına düzenlenen terör saldırıları, ülkede aslında uzun yıllardan beri var olan elektrik probleminin daha kronikleşmesine ve hükümetin zor durumda kalmasına yol açtı.
Irak Elektrik Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Musa el-İbadi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Diyala, Ninova, Selahaddin ve Anbar vilayetlerindeki yedi ultra enerji iletim hattı geçtiğimiz hafta el yapımı bomba ve patlayıcılarla saldırıya uğradı. Bu da enerji üretiminde büyük bir kayba sebep oldu. Elektrik kulelerine yapılan son saldırılar, kuzey bölgesini orta bölgeden izole etti. Bu durum Ninova, Selahaddin, Kerkük ve Diyala’da tedarik saatlerini önemli ölçüde olumsuz etkiledi ve sistemin yüklerinde 500-600 megavatlık bir kayıp ve gerilemeye neden oldu. Terör örgütleri bu sefer saldırılarında spesifik metodlar takip etti. Zira enerji iletim hatlarını ve dönüştürme istasyonlarını bombaladılar. Hanekin ilçesindeki saldırılardan biri enerji alanında yüz milyon dolarlarca zarara sebep oldu.”
İbadi’ye göre, Elektrik Bakanlığı kadrolarının aralıksız çabalarına, acil durum kulesinin dikilmesine ve Kerkük ile Diyala arasında iletim hatlarının yeniden kurulmasına rağmen saldırıların devam etmesi, elektrik sisteminin çalışmasını aksatırken elektrik tedarik saatlerini de olumsuz etkiliyor.
İbadi, yetkili makamların iletim hatlarını korumak ve tekrarlanan terör saldırılarını durdurmak adına ne tür önlemler aldığı sorusuna, “Bakanlık denetleme ve yürütme organlarını, enerji komitelerini ve saldırılar hususunda araziyi koruyan askeri birlikleri bilgilendirdi. Bakanlık, güvenlik makamlarından kulelerin ve hatların güzergahının korunması için drone kullanılmasını ve bu kuleler ile hatların saldırılardan korunması için bu güzergahlara termal kameralar kurmasını talep etti” ifadelerini kullandı.
Enerji üretiminin düşüşünde terör saldırılarının payı olmakla birlikte, İran’ın Irak’a doğalgaz ithal etmeyi durdurma kararı da üretim oranlarının önemli ölçüde gerilemesinde etkisini hissettiriyor. İbadi, “İran Enerji Bakanı'nın önceki taahhütlerine rağmen İran, Irak'a doğalgaz ihracatına yeniden başlamadı. İran’ın engellemesi sonucu enerji üretim santralleri günde yaklaşık 43 milyon metreküp doğalgaza ihtiyaç duyuyor. Bu da bize günde 600 megavattan fazla kaybettiriyor. İran doğalgaz akışının sınırlandırılması, Bağdat ve Orta Fırat’taki santralleri başta olmak üzere, genel olarak tüm sistemi etkiledi. Ancak güney vilayetlerini, burada verimli doğalgaz rezervuarlarının bulunması dolayısıyla daha az etkiledi. Bu nedenle güneyin bazı doğalgaz rezervuarlarına dayanması, İran doğalgazında yaşanan eksikliğin büyük bir bölümünü gidermeye katkıda bulundu” diye konuştu.
İran Enerji Bakanı Rıza Erdekaniyan, Aralık 2020’de Bağdat’ı ziyaret etti ve Irak’a doğalgaz akışının yeniden başlayacağı taahhüdünde bulundu. Fakat İran bunu yapmadı. Zira Irak’ın İran’a olan borçları, doğalgaz tedarikinin yeniden başlamasının önündeki en büyük engeli oluşturuyor.
Resmi makamların çoğu, enerji kulelerine yapılan saldırılardan terör gruplarını sorumlu tutarken, Irak hükümetine yakın çevreler ise elektrik sisteminde yaşanan aksaklıkların arkasında yatan siyasi gerekçeleri küçümsemiyor. Bu çevreler, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’ye muhalif siyasi tarafların enerji üretimi konusunda sorun çıkartarak Kazimi’yi vatandaşın gözünde suçlu göstermeyi ve böylece Ekim’de düzenlenmesi kararlaştırılan genel seçimlerden önce Kazimi hükümetinin düşürülmesini kolaylaştırmak için çabalamalarını ihtimal dahilinde görüyorlar.
 



Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.


Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
TT

Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)

Filistin Sağlık Bakanlığı dün, Batı Şeria'nın en büyük vilayeti Hebron’a bağlı Aş-Şuyuk kasabasından genç bir Filistinli gencin Beytüllahim yakınlarındaki Tüneller kontrol noktasında İsrail güçleri tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.

Filistin Haber Ajansı'na (WAFA) göre, Filistin Sağlık Bakanlığı, "İsrail işgal güçleri tarafından Beytüllahim yakınlarında vurulan 28 yaşındaki Kusay Mahir Ismail Halayka'nın ölümüne ilişkin Genel Sivil İşler Otoritesi tarafından bilgilendirildiğini" belirtti.

İsrail yetkilileri, dün bir Filistinlinin, bir kontrol noktasında İsrail güçlerini bıçaklamaya çalışırken vurularak öldürüldüğünü bildirdi.

İsrail polisi ve sağlık görevlilerine göre Kudüs ile Beytüllahim arasındaki "Tüneller Kontrol Noktası"nda meydana gelen saldırıda hiçbir İsrail gücü mensubu yaralanmadı.

Şarku'l Avsat'ın Times of Israel'den aktardığına göre polis, kontrol noktasında görevli memurların "Batı Şeria'dan yaya olarak gelen şüpheliyi fark ettiklerini ve rutin bir arama sırasında şüphelinin kimlik kartını gösterdikten sonra bir bıçak çıkardığını" belirtti.

İsrail ordusu ise kontrol noktasında konuşlanmış bir askeri polis birliğinin "saldırgana ateş açtığını" açıkladı.

Filistin Yönetimi Sivil İşler Genel Müdürlüğü'ne göre şüpheli öldürüldü ve İsrail cesedine el koydu.


Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel