Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısına sürücüsüz otobüs Karsan Otonom Atak Electric ile gitti

(İHA)
(İHA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısına sürücüsüz otobüs Karsan Otonom Atak Electric ile gitti

(İHA)
(İHA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk mühendisler tarafından geliştirilen dünyanın ilk seri üretim sürücüsüz elektrikli otobüsü Karsan Otonom Atak Electric'in ilk yolcusu oldu. Erdoğan, "Seri üretimle birlikte bu sektörde inanıyorum ki ülkemizin adını da markalarımızın adını da duyuracaklar. Bunda hiç şüphem yok. Bunun da ilk adımının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden atılmış olması bizleri ayrıca mutlu etmiştir. Misafirlerimiz için çok ses getirir" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karsan liderliğinde ADASTEC iş birliği ile geliştirilen Avrupa ve Amerika’nın ilk gerçek yol koşullarında kullanıma hazır yüzde 100 elektrikli ve sürücüsüz otobüsü 'Otonom Atak Electric'i yakından inceleyerek test etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Karsan CEO’su Okan Baş, ADASTEC Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güçlü ve ADASTEC CEO’su Ali Ufuk Peker de katıldı. Etkinlikte, aynı zamanda kendi sınıfında Avrupa ve Amerika’nın ilk Seviye 4 sürücüsüz ve elektrikli otobüsü olan Karsan Otonom Atak Electric’le ilgili kapsamlı bilgiler alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindeki heyetle sürücü koltuğu boş olan otonom otobüse binerek Külliye içinde seyahat etti.
Yapay zekanın ideal ürünlerinden bir tanesini Karsan ve ADASTEC'in ortaklaşa ürettiğini bildiren Erdoğan, test sürüşünün de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılmış olmasından mutluluk duyduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 metre boyundaki araçta herhangi bir sesin olmadığını ifade ederek, yapay zekanın yayalara, tüm trafik sinyallerine karşı duyarlı olduğunu, yıl sonuna kadar 24 metreye kadar elektrikli hale getirileceğini aktardı. Bunun Türkiye için bir iftihar vesilesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Karsan'ı ve ADASTEC'i tebrik etti.
Erdoğan konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Seri üretimle birlikte bu sektörde inanıyorum ki ülkemizin adını da markalarımızın adını da duyuracaklar. Bunda hiç şüphem yok. Bunun da ilk adımının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden atılmış olması bizleri ayrıca mutlu etmiştir. Bundan sonraki süreçte de bu süre üretimle birlikte artık mazottu, benzindi bunlar kalkıyor. Her şey artık elektrikliye dönecek. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Bu tabi aynı zamanda temiz enerjinin de ön adımları. Çünkü dünya temiz enerjiye gidiyor. Bu iklim değişikliğinin tartışıldığı, en önde olduğu bir sürecin içerisinde... Bize de diyorlar; 'Siz niye iklim değişikliği noktasında adım atmıyorsunuz?' Ben bunu diyenlere şunu söylüyorum, Amerika şu anda iklim değişikliği ile ilgili adımı atsın, biz de atarız. Onlar atmaz, biz atarsak... Bizim şu anda sanayimizde durum ortada. Bizim de güçlü bir sanayiye sahip olmamız için her şeyden önce bazı öncü ülkelerin bu adımı atması lazım. Biz, hiçbir zaman bu konuda geride kalmayız, adımı atacağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tesla ve SpaceX'in Kurucusu Elon Musk ile bir görüşme yaptığını hatırlatarak, kendisine, bu konuları görüşmeye hazır olduklarını söyledi.

"Fiyatlandırma nasıl olacak"
Konuşmasının ardından, "Otobüsü, yurt içinde yollarda görecek miyiz?" sorusunu cevaplayan Erdoğan, "Önemli olan sürümde kazanabilmek için acaba fiyatlandırma nasıl olacak. Rakamlar yüksek olursa, talibi çok fazla olmaz. Patron biliyor bu işi. Gençler daha bu işlerden pek anlamaz, onlar hemen kazanmak isterler” dedi.
"Külliyede kullanılacak mı otobüsler?" sorusu üzerine Erdoğan, böyle bir şeyi söylediğini, firmanın "ne kadar isterseniz hemen" dediğini ifade etti. Erdoğan, özellikle misafirler için bu durumun ses getireceğini sözlerine ekledi.
Erdoğan Karsan Otonom Atak Electric'te muhabirlerle yolculuk yaptı. Muhabirlerin araç içerisinde sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Bugün 25- 30 km hızla gidiyor. Yayayı gördüğü zaman hemen duruyor. Yayayı gördü ve durdu. Başka bir jesti görmemiz lazım" dedi.
Erdoğan, "İnan bey şimdi bunlardan Cumhurbaşkanlığına kaç tane hediye edilecek" diyerek Saniye ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'a 'Mustafa kaç tane isterseniz Cumhurbaşkanlığına hediyem olur diyor" dedi. Erdoğan, bu arada inşallah süreçte test vs. özel misafirler için tam kullanılabilecek bir otobüse sahip olmuş oluruz" şeklinde konuştu.
Erdoğan, dünyada ilk kez bir Cumhurbaşkanının böyle bir aracı test ettiğinin söylenmesi üzerine şu yanıtı verdi:
"Bu ülkemizde bir ilk. Belki de öyle bilmiyorum başka var mı? Ülkemizde böyle bir eserin ortaya konmuş olması bizi ciddi manada mutlu etti. İnşallah seri üretime giriyorlar, bunun adımları atılmış vaziyette. İnanıyorum ki, Cumhurbaşkanlığı olarak böyle bir icraatı ülkemizde gerçekleştirmiş olmak ve bunu ülkem adına, milletim adına ,sanayiciler adına yaşamış olmak şahsıma tüm üreticilerimize ayrı bir mutluluk veriyor. Bu üretim bundan sonraki süreçte bizleri çok daha mutlu edecek. Temennimiz odur ki bizim sanayi üretiminde, icraatında yapay zeka ile birlikte çok büyük bir mesafeyi almış olacağımıza inanıyorum. Bu daha geliştirilecek tabi ki, hızı daha da yükselecek. 50’yi bulur" diye konuştu.
Türkiye otomotiv sektörünün köklü markası Karsan ve Türk teknoloji şirketi ADASTEC’in otonom yazılımları ile geliştirilen, Avrupa ve Amerika’nın ilk gerçek yol koşullarında kullanıma hazır sürücüsüz otobüsü Otonom Atak Electric, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen etkinlikte görücüye çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın Karsan Otonom Atak Electric’i yakından inceleyerek test ettiği etkinliğe, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Karsan CEO’su Okan Baş, ADASTEC Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güçlü ve ADASTEC CEO’su Ali Ufuk Peker de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet incelemelerinin ardından sürücü koltuğunun boş olduğu Seviye 4 otonom özelliklerine sahip sürücüsüz Otonom Atak Electric’e binerek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde özel bir tur attı. Karsan ve ADASTEC’in güçlerini birleştirerek Türk mühendisleri tarafından seri üretime hazır hale getirdiği Otonom Atak Electric, aynı zamanda kendi sınıfında Avrupa ve Amerika’nın ilk Seviye 4 sürücüsüz ve elektrikli otobüsü olma özelliğini de taşıyor.



23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua
TT

23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.

23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul

İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.


Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
TT

Erdoğan: Ortadoğu savaşı Avrupa'yı zayıflatmaya başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Ankara'da bir araya geldi (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Almanya ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Almanya ilişkilerinin son dönemde gerçekleşen üst düzey temaslarla iyi bir ivme kazandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgemizdeki savaşın Avrupa’yı da zayıflatmaya başladığını, bu gidişe barış odaklı yaklaşımla müdahale edilmemesi halinde çatışma sürecinin vereceği hasarın çok daha büyük olacağını belirtti.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün (Çarşamba) Ankara’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakereleri yeniden canlandırmak ve savaşan tarafların liderlerini bir araya getirmek için çaba gösterdiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca Erdoğan’ın, NATO’daki Avrupalı müttefiklerden transatlantik güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beklediğini dile getirdiği kaydedildi.


Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
TT

Savaş, Türkiye’deki İranlıları ülkelerine dönmeye zorlayabilir

İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)
İstanbul’da sahibi olduğu kuyumcu dükkanında müşterisiyle konuşan İranlı bir adam (AP)

İranlı Saderi Hakşenas, İstanbul’daki bir dükkânda hamur işi satarak günlerini geçiriyor; ancak aklı Tahran’daki kızında.

Ailesi, vize yenileme sürecinde yaşanan zorluklar nedeniyle kızlarını İran’a göndermek zorunda kaldı. Bu karar, kırılgan ateşkesin her an bozulabileceğine dair endişelere rağmen alındı.

Uzun yıllar boyunca kısa süreli ikamet izinleri, on binlerce İranlının ekonomik fırsatlar aramak ve Türkiye’de görece istikrarlı bir yaşam sürmek için ülkeye gelmesine olanak tanıdı. Ancak mevcut koşullar belirsizliğini korurken, savaşın etkisi durumu daha da riskli hale getirdi.

Hakşenas, çalıştığı pastane tezgâhının arkasında ellerini kaldırarak, “Her gün ağlıyorum. Ne ülkemde hayat var ne de burada. Ne yapacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.

İran’a dönüş

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Saderi Hakşenas ve eşi beş yıl önce, iki kızlarıyla birlikte Türkiye’ye taşındı. Aile, altı ay ile iki yıl arasında yenilenebilen turistik vizelerle yaşamını sürdürüyor.

Bu yıl, sağlık sorunları nedeniyle işsiz kalan eşinin durumu yüzünden bir avukat tutamayan aile, 20 yaşındaki kızları Asal için yeni vize başvurusu süresini kaçırdı. Lise son sınıf öğrencisi olan Asal, ayın başlarında bir kontrol noktasında gözaltına alındı ve bir geceyi göçmen merkezinde geçirdi.

ffgbfg
İstanbul’da bir pastanede çalışan 47 yaşındaki İranlı Saderi Hakşenas (AP)

Annesi, sınır dışı edilmenin ileride Türkiye’ye dönüşünü zorlaştırabileceği endişesiyle, kızını Tahran’a götürecek bir tanıdık buldu. Aile, Asal’ın öğrenci vizesiyle yeniden Türkiye’ye dönebilmesini umut ediyor.

Hakşenas, İran’da aylarca süren internet kesintisi nedeniyle kızından ayrıldığından bu yana onunla iletişim kuramadığını belirtiyor.

Türkiye’de yaşayan çok sayıda İranlı geçici statüye sahip bulunurken, ülkeye büyük çaplı bir mülteci akını yaşanmadı. İranlıların çoğu güvenliği kendi ülkelerinde aramayı tercih ederken, kara sınırlarından geçenlerin önemli bir kısmının başka ülke vatandaşlığına ya da oturum iznine sahip olduğu ifade ediliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’de yaklaşık 100 bin İranlı yaşıyordu. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre ise savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 89 bin İranlı Türkiye’ye giriş yaparken, 72 bine yakını ülkeden ayrıldı.

Bazı İranlılar, savaşın sona ermesini beklemek amacıyla kısa süreli ve vizesiz ikamet imkânlarından yararlanırken, ülkede daha uzun süre kalmak isteyenler için seçeneklerin sınırlı olduğu belirtiliyor.

Uluslararası koruma

İstanbul Barosu’na bağlı Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nden Sedat Albayrak, İranlılar için uluslararası koruma statüsü elde etmenin zor olabildiğini ve mevcut sistemin daha çok kısa süreli ikamet izinlerine yönlendirdiğini belirtti. Albayrak, “Bu izinlerle 10 yılı aşkın süredir yaşayan insanlar var” dedi.

Savaşın uzaması halinde daha fazla İranlının ülkelerine dönmek zorunda kalabileceği ifade ediliyor. Yaklaşık 11 yıl önce çocuklarının eğitimi için Türkiye’ye gelen Nadir Rahim de bu riskle karşı karşıya. Rahim, mevcut koşulların devam etmesi durumunda ailesiyle birlikte İran’a dönmek zorunda kalabileceğini söylüyor.

Türkiye’de iş kurma ya da yasal olarak çalışma izni almanın zorluğu nedeniyle geçimini İran’daki motosiklet dükkânından elde ettiği gelirle sağlayan Rahim, savaşın başlamasından bu yana satış yapamadığını belirtiyor. Uluslararası yaptırımlar ve internet kesintileri de para transferini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

fev
İstanbul’da bir İran marketi (AP)

Ailenin elindeki birikimin Türkiye’de yalnızca birkaç ay daha yaşamaya yeteceği ifade edilirken, çocukların Türkiye’de büyüdüğü, Farsça okuyamadıkları ve dili akıcı konuşamadıkları aktarılıyor. Rahim, çocuklarının İran’daki yaşama nasıl uyum sağlayacağı konusunda endişeli olduğunu dile getirerek, “Savaş devam ederse geri dönmekten başka seçeneğimiz kalmayacak” dedi.

Bu süreçte günlerinin büyük bölümünü telefonundan haberleri takip ederek geçiren Rahim, Tahran’daki ailesinden gelecek haberleri bekliyor ya da İranlı arkadaşlarıyla bir araya gelerek savaş hakkında sohbet ediyor.

Kötü hayat şartları

42 yaşındaki bir İranlı kadın, ailesine maddi destek sağlamak amacıyla sekiz ay önce Türkiye’ye geldi. Kendisi ve kızı, öğrenci vizesi alabilmek için üniversiteye kayıt yaptırdı. Kadın, yasal statüsünü koruyabilmek adına sabah saatlerinde derslere katıldıktan sonra hizmet sektöründe çalışıyor ve zaman zaman gece 03.00’e kadar mesai yapıyor.

Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen kadın, kızıyla birlikte bir evde altı kişiyle aynı odayı paylaştıklarını söyledi. İran’da bir gelecek görmediğini dile getiren kadın, Türkiye’de ise gelirinin son derece sınırlı olduğunu ve yalnızca ailesine küçük miktarlarda para gönderebildiğini ifade etti.

Öte yandan 33 yaşındaki serbest çalışan bir mimar, İran’da ocak ayında düzenlenen kitlesel protestolara yönelik sert müdahalelerin ardından Tahran’dan Türkiye’ye geldi. Geçici olarak sığındığı farklı yerler arasında yaşamını sürdüren kadın, başlangıçta durumun sakinleşmesiyle ülkesine dönmeyi planladığını, ancak şubat sonunda ABD ile İsrail’in İran’la savaşa girmesiyle planlarının değiştiğini belirtti.

devfre
İstanbul’da bir kafede oturan iki İranlı (AP)

İsmini açıklamak istemeyen mimar, “Durumun beklediğimden çok daha kötü olduğunu düşünmeye başladım” dedi. İnternet kesintileri nedeniyle İran’daki müşterileriyle çalışamadığını ifade eden kadın, 90 günlük vizesiz kalış süresinin dolmak üzere olduğunu ve Türkiye’de daha uzun süreli ikamet başvurusu yapacak maddi imkâna sahip olmadığını söyledi.

Kadın, bu nedenle Malezya’ya gitmeye karar verdiğini, burada vizesiz kalış süresi içinde bir ay boyunca barınma karşılığında sığınak inşaatında çalışacağını belirtti. Geleceğe dair net bir planı olmadığını da sözlerine ekledi.