Bakan Çavuşoğlu Kuveyt Emiri Es-Sabah tarafından kabul edildihttps://turkish.aawsat.com/home/article/2794471/bakan-%C3%A7avu%C5%9Fo%C4%9Flu-kuveyt-emiri-es-sabah-taraf%C4%B1ndan-kabul-edildi
Bakan Çavuşoğlu Kuveyt Emiri Es-Sabah tarafından kabul edildi
Kuveyt/İHA
TT
TT
Bakan Çavuşoğlu Kuveyt Emiri Es-Sabah tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuveyt ziyareti kapsamında Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah tarafından kabul edildi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Körfez ülkeleri turunun ilk ayağı olan Kuveyt'te temaslarına başladı. Bakan Çavuşoğlu, Kuveyt Emiri Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah tarafından kabul edildi. Çavuşoğlu daha sonra Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Mişaal Al-Ahmad el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile de bir araya geldi.
Bakan Çavuşoğlu, Kuveyt'teki temaslarının ardından Umman ve Katar’a resmi ziyaretler gerçekleştirecek. Çavuşoğlu, söz konusu ziyaretleri çerçevesinde mevkidaşlarıyla ve diğer üst düzey yetkililerle temaslarda bulunacak. Ziyaretler vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerde ikili ilişkilerin ele alınması, bölgesel ve uluslararası meselelerde görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor.
Çavuloğlu'nun ziyaretleri kapsamında ayrıca, bu ülkelerdeki Türk iş adamlarıyla bir araya gelmesi bekleniyor.
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Hacılar, Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak Terviye Günü’nü geçirmek üzere pazartesi günü (Zilhicce ayının 8. günü) Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. Suudi Arabistan hükümeti, hacıların ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunarken, kutsal bölgede manevi atmosfer hâkim oldu.
Suudi hac organizasyonu, otobüsler ve Meşair Treni üzerinden entegre ulaşım planlarını devreye aldı. Pazar akşamı hacı konaklama alanlarında yoğun hareketlilik yaşanırken, otobüsler dünyanın dört bir yanından gelen hacıları Mina’ya taşımak üzere hazırlandı. Sahadaki planlar, bekleme sürelerini azaltmayı ve hacıların intikalini akıcı şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil , hac sezonunda herhangi bir salgın veya virüs yayılımı görülmediğini açıkladı. Son dönemde küresel ölçekte gündeme gelen “Hanta virüsü” konusundaki endişelere de değinen Bakan, kaygı verici bir durum olmadığını ve tüm hacıların sağlık durumunun güven verici olduğunu söyledi.
Suudi hac organizasyonu, sevk ve ulaşım planlarını otobüsler ve Meşair Treni’nden oluşan entegre bir ağ üzerinden uyguladı. (SPA)
Hacı kafilelerinin Mina’ya hareketine, farklı güvenlik birimlerinden binlerce görevli eşlik etti. Güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönlendirilmesini takip etti. Mekke ile kutsal bölgeler arasında gelişmiş kara yolu ağı, tüneller ve yaya yolları bulunuyor.
Mekke’den Mina’ya yapılan yolculuk, ulaşım ve sevk planlarının koordineli uygulanması sayesinde sorunsuz geçti.
Suudi Sağlık Bakanlığı ayrıca hacıları, güneş şemsiyesinin doğru kullanımına ilişkin rehberi incelemeye çağırdı. Bakanlık, özellikle kutsal bölgeler arasındaki geçişlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmanın oluşturduğu sağlık risklerine karşı koruyucu önlemlere uyulmasının önemine dikkat çekti.
Açıklamada, şemsiye kullanımının sıcak çarpması, güneş çarpması ve susuzluk riskini azalttığı, ayrıca ultraviyole ışınlarına karşı koruma sağladığı belirtildi. Şemsiyelerin hacının çevresindeki sıcaklığı yaklaşık 10 derece düşürdüğü ifade edildi.
Kutsal Meşair Treni’nin bu yılki hac sezonundaki ilk seferi de pazar sabahı başladı. Tren, hacıların Arafat, Müzdelife ve Mina arasındaki ulaşımını sağlıyor. Sistem, güzergâh boyunca dağıtılmış 9 istasyondan oluşuyor.
Meşair Treni yüksek taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Her tren yaklaşık 3 bin yolcu taşıyabiliyor, sistemin saatlik kapasitesi ise 72 bin yolcuya ulaşıyor. Bu özelliğiyle dünyanın en yoğun toplu taşıma sistemlerinden biri kabul ediliyor. Bu sezon iki binden fazla seferle 2 milyondan fazla yolcunun taşınması hedefleniyor.
Suudi Sağlık Bakanlığı, hacıları doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmanın yol açabileceği sağlık risklerini azaltmak için güneş şemsiyesi kullanmaya çağırdı. (AFP)
Tren sistemi, güvenlik ve hizmet kurumlarıyla koordinasyon içinde kutsal bölgelerdeki hareket akışını düzenlemede önemli rol oynuyor. Ayrıca hac döneminde 50 binden fazla otobüs seferine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak trafik yoğunluğunu azaltıyor. Sistem, 17 trenden oluşan bir filo ile hizmet veriyor.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, ilgili kurumların hac sezonu için kapsamlı operasyon planlarını uyguladığını bildirdi. Buna göre kalabalık yönetimi, yönlendirme, sağlık ve acil yardım hizmetleri, temizlik, sterilizasyon ve mekânsal rehberlik çalışmaları yoğunlaştırıldı. Amaç, hacıların Mescid-i Haram ve çevresindeki güvenliğini ve konforunu artırmak.
Ajansa göre modern teknolojik sistemler ve dijital hizmetler de hacıların hareketlerini kolaylaştırıyor ve onları farklı hizmet noktalarına yönlendiriyor. Çok dilli rehber ekipler ve danışma noktaları da ziyaretçilere destek veriyor.
Mina’nın Dini ve Tarihi Önemi
Mina, Mekke ile Müzdelife arasında, Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer alıyor. Kuzey ve güneyden dağlarla çevrili olan bölge, yalnızca hac döneminde kullanılıyor. Mekke yönünde Akabe Cemresi, Müzdelife yönünde ise Muhassir Vadisi bulunuyor.
Mina, tarihi ve dini açıdan büyük önem taşıyor. Rivayete göre Hz. İbrahim burada şeytan taşladı ve Hz. İsmail’in fidyesini kurban etti. Hz. Muhammed de Veda Haccı sırasında aynı uygulamaları yerine getirerek Müslümanlara örnek oldu.
Tren, güvenlik ve hizmet birimleriyle koordinasyon içinde kutsal bölgelerde ulaşım akışının düzenli şekilde sağlanmasında kilit rol oynuyor. (SPA)
Bölgede şeytan taşlama alanları ile birlikte Mescid-i Hayf bulunuyor. İsmini dağın eteğindeki konumundan alan cami, Mina Dağı’nın güney yamacında ve küçük cemrenin yakınında yer alıyor. İslam inancına göre Hz. Muhammed ve önceki peygamberler burada namaz kıldı.
Mina’daki Tarihi Olaylar
Mina’da gerçekleşen önemli tarihi olaylar arasında Birinci ve İkinci Akabe Biatları bulunuyor. Nübüvvetin 12. yılında Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi Hz. Muhammed’e biat etti. Bir yıl sonra gerçekleşen ikinci biatta ise Medine’den 73 erkek ve iki kadın Peygamber’e bağlılık sözü verdi.
Bu olayların yaşandığı yerde, Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur tarafından Hicri 144 yılında Bey‘at Mescidi inşa edildi. Cami, Akabe Biatı’nın gerçekleştiği Şi‘b bölgesinin yakınında, Sebir Dağı’nın eteğinde yer alıyor. Bu biat, Ensar’ın Hz. Muhammed’e destek ve koruma sözü verdiği tarihi dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Farklı birimlerden güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönelişini takip etti. (AFP)
Yasal düzenlemeler, 1,75 milyar dolarlık satış rakamlarıyla Suudi gayrimenkul sektörünü olgunluğa taşıyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5276829-yasal-d%C3%BCzenlemeler-175-milyar-dolarl%C4%B1k-sat%C4%B1%C5%9F-rakamlar%C4%B1yla-suudi-gayrimenkul
Yasal düzenlemeler, 1,75 milyar dolarlık satış rakamlarıyla Suudi gayrimenkul sektörünü olgunluğa taşıyor
Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası’nda (Tadawul) işlem gören gayrimenkul şirketlerinin 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin mali sonuçları, kârlılık döngüsünde belirgin bir yeniden konumlanma yaşanmasına rağmen sektörün operasyonel temellerinin güçlü kalmaya devam ettiğini ortaya koydu. Şirketler, ilk çeyrekte 1,75 milyar doları aşan satış gelirine ve 378,42 milyon dolar (1,42 milyar riyal) net kâra ulaştı. Ancak toplam kârlar, spekülatif işlemlerdeki yavaşlama ve gelirlerin muhasebeleştirilme döngüsündeki değişim nedeniyle yüzde 30,56 geriledi.
Uzmanlar, bu düzeltme hareketinin temelinde piyasa verimliliğini artırmayı ve denge sağlamayı hedefleyen düzenleyici adımların bulunduğunu belirtiyor. Kira piyasasının düzenlenmesi, boş arazilere yönelik vergilerin uygulanması ve arzın artırılması gibi önlemlerin yanı sıra tüketici davranışlarında yaşanan bilinçli değişimin de etkili olduğu ifade ediliyor. Buna göre tüketiciler artık daha temkinli ve seçici hareket ederken, ürün kalitesi ile gerçek değere daha fazla önem veriyor.
Kârlardaki düşüşe rağmen şirket performansları arasındaki belirgin farklılıklar, sektörün operasyonel modeller açısından bir ‘ayıklanma’ sürecine girdiğine işaret etti. Nitelikli projelerin piyasaya liderlik etme kapasitesini koruduğu görülürken, özellikle önde gelen şirketlerin güçlü büyüme performansı dikkat çekti. Bu kapsamda Al Akaria şirketinin kârı yüzde 251,8 artarken, Dar Al Arkan’ın büyümesi yüzde 24,3’e ulaştı. Uzmanlar, bu verilerin sektörün fiyat odaklı hızlı büyüme döneminden çıkarak, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefleri ve altyapı yatırımlarına yönelik kamu harcamalarının desteğiyle daha sürdürülebilir ve olgun bir operasyonel yapıya geçtiğini gösterdiğini belirtiyor.
Riyad’ın caddelerinden birinde seyreden araçlar (Reuters)
Tadawul’de yayımlanan mali sonuçlara göre, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren 17 şirketten 15’i ilk çeyrekte net kâr açıkladı. Buna karşılık Madinat Al Maarefa ve Emaar şirketleri çeyreklik bazda zarar etmeye devam etti.
Sektörün en kârlı şirketi, ilk çeyrekte 475,7 milyon riyal (126,7 milyon dolar) kâr açıklayan Al Akaria oldu. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 251,8’lik bir büyüme kaydetti.
İkinci sırada Dar Al Arkan yer aldı. Şirket, ilk çeyrekte yaklaşık 260,2 milyon riyal (69,3 milyon dolar) kâr elde ederken, yıllık bazda yüzde 24,3’lük bir artış gösterdi. Üçüncü sırada Cenomi Centers bulunurken, şirketin kârı yüzde 8’lik düşüşe rağmen 202,5 milyon riyal (53,9 milyon dolar) seviyesinde gerçekleşti.
Öte yandan Suudi Arabistan’da borsada işlem gören gayrimenkul geliştirme ve yönetim sektörü şirketlerinin satışları, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 4,45 oranında geriledi. Sektörün toplam satış hacmi 1,57 milyar dolara (5,89 milyar riyal) düşerken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde 1,64 milyar dolar (6,16 milyar riyal) seviyesindeydi.
Dar Al Arkan projelerinden biri (Şirketin internet sitesi)
Dar Al Arkan şirketi, 1,16 milyar riyal (309 milyon dolar) gelirle sektörde en yüksek satışa ulaşan şirket oldu. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,8’lik bir büyüme kaydetti. İkinci sırada Jabal Omar yer aldı. Şirket, ilk çeyrekte 739,17 milyon riyal (197 milyon dolar) satış geliri elde etti. Ancak bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,1’lik sınırlı bir düşüşe işaret etti. Üçüncü sırada ise Red Sea International şirketi bulundu. Şirket, 631 milyon riyali aşan (168 milyon dolar) gelir elde ederken, geçen yılın aynı dönemine göre satışlarında yüzde 9,9’luk bir gerileme kaydedildi.
Muhasebe kayıtlarındaki değişim
Gayrimenkul sektörü şirketlerinin finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan borsasında işlem gören gayrimenkul şirketlerinin kârlarındaki düşüşün olumsuz bir gelişme olarak görülmemesi gerektiğini, bunun daha çok sektör içinde kârlılık döngüsünde bir yeniden konumlanmaya işaret ettiğini söyledi. El-Musa, bu gerilemenin arkasında beş temel neden bulunduğunu belirtti. İlk olarak gelir döngüsündeki ve muhasebe kayıtlarındaki değişime dikkat çekerek, gayrimenkul geliştirme sektöründe finansal sonuçların sabit operasyonel sektörler gibi okunamayacağını ifade etti. Projelerin teslim zamanlaması ve gelirlerin muhasebeleştirilmesinin çeyrekler arasında ciddi farklılıklar yaratabildiğini, bu nedenle bazı düşüşlerin operasyonel zayıflıktan ziyade teknik nedenlerden kaynaklanabileceğini söyledi.
İkinci neden olarak gayrimenkul piyasasında spekülatif hareketlerin yavaşlamasını ve bunun daha gerçekçi bir yapıya evrilmesini gösterdi. Özellikle Riyad’da piyasanın, spekülasyonla belirlenen fiyatlamadan gerçek değer ve talebe dayalı fiyatlamaya geçiş sürecinde olduğunu, bunun da daha önce spekülatif ortamdan faydalanan şirketlerin kâr marjlarını baskıladığını belirtti.
Üçüncü nedenin artan finansman ve işletme maliyetleri olduğunu ifade eden el-Musa, önceki yüksek finansman maliyetlerinin hâlâ projeler üzerinde etkili olduğunu, buna ek olarak inşaat ve operasyon giderlerindeki artışın da kârlılığı doğrudan baskıladığını söyledi.
Dördüncü olarak sektör içinde farklı iş modellerinin bulunduğuna dikkat çekerek, geliştirme şirketleri, alışveriş merkezi işletmecileri ve gayrimenkul ağırlıklı turizm şirketlerinin farklı dinamiklerle çalıştığını, bu nedenle bazı şirketlerin güçlü büyüme gösterirken bazılarının daha zayıf performans sergileyebildiğini ifade etti.
Beşinci neden olarak ise 2025’teki yüksek karşılaştırma bazını gösterdi. Bazı şirketlerin önceki dönemlerde varlık satışları veya olağanüstü işlemler sayesinde çok güçlü sonuçlar elde ettiğini, bu nedenle yıllık karşılaştırmaların daha sert göründüğünü belirtti.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
El-Musa, sektörün önümüzdeki dönemde üç belirgin şirket grubuna ayrışacağı öngörüsünde bulundu. Buna göre ilk grup, piyasadaki yeniden yapılanma sürecinden fayda sağlayacak; güçlü finansal yapıya sahip, iyi stok yönetimi bulunan, düzenli nakit akışı üreten ve net bir satış modeline sahip esnek şirketlerden oluşacak. İkinci grupta ise ağırlıklı olarak fiyat hareketlerinden beslenen, gerçek operasyonel performanstan ziyade piyasa momentumuna dayalı şirketler yer alacak ve bu şirketler daha fazla baskı altında kalabilecek. Üçüncü grup, tekrarlayan operasyonel gelir elde eden, gelir getirici varlıklar ve alışveriş merkezleri gibi düzenli nakit akışı sağlayan yapılardan oluşacak ve bu şirketler görece daha istikrarlı bir performans sergileyecek. El-Musa, genel olarak sektörün bir eleme ve olgunlaşma sürecinden geçtiğini, hızın ödüllendirildiği bir piyasadan verimlilik ve operasyonel disiplinin ödüllendirildiği bir yapıya geçiş yaşandığını vurguladı. Bu dönüşümün orta ve uzun vadede sektör açısından sağlıklı bir gelişme olduğunu da sözlerine ekledi.
Uzun vadeli sürdürülebilirlik
Gayrimenkul ve pazarlama uzmanı Sakr ez-Zehrani, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, gayrimenkul sektörü şirketlerinin ilk çeyrek sonuçlarının, piyasada endişe verici bir gerilemeden ziyade, uzun yıllar süren hızlı büyüme ve fiyat artışlarının ardından doğal bir dengeye yeniden oturma sürecine işaret ettiğini söyledi.
Ez-Zehrani, sektörde kârların yaklaşık yüzde 30 oranında düşmesinin arkasında birden fazla etken bulunduğunu belirtti. Bunlar arasında artan konut arzı, spekülatif hareketlerdeki yavaşlama, yükselen finansman maliyetleri ve piyasa verimliliğini artırmayı hedefleyen düzenleyici adımlar yer alıyor. Ez-Zehrani, bu adımların kira düzenlemeleri, boş arazi vergilerinin uygulanması ve bazı bölgelerde arzın artırılması gibi uygulamaları içerdiğini ifade etti. Ayrıca tüketici davranışlarında da belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayan ez-Zehrani, alıcıların artık daha temkinli ve seçici davrandığını, ürün kalitesi, konum, hizmetler ve gerçek değer gibi unsurlara daha fazla önem verdiğini söyledi. Bunun da özellikle yüksek fiyatlama veya hızlı satışa dayalı iş modellerine sahip şirketler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.
Ez-Zehrani, Al Akaria ve Dar Al Arkan gibi büyük şirketlerin finansal sonuçlarının, nitelikli projeler, çeşitlendirilmiş gelir yapısı ve güçlü kurumsal yönetim sayesinde mevcut piyasa koşullarında dahi büyüme ve kârlılığın sürdürülebileceğini gösterdiğini ifade etti.
Gelecek döneme ilişkin değerlendirmesinde ise gayrimenkul sektöründeki kârlılığın kısa vadede dengeli ve görece sakin bir seyir izlemeye devam edeceğini, bazı kâr marjları üzerinde baskıların süreceğini söyledi. Buna karşın orta ve uzun vadede görünümün oldukça olumlu olduğunu belirten ez-Zehrani; büyük ölçekli projeler, Vizyon 2030 programı, nüfus artışı, yabancı yatırım girişleri ve kamu altyapı harcamalarının bu tabloyu desteklediğini ifade etti. Ez-Zehrani, Suudi gayrimenkul piyasasının hızlı büyüme döneminden kademeli olarak olgunluk ve sürdürülebilirlik aşamasına geçtiğini, bunun da uzun vadede proje kalitesini artırarak piyasa verimliliğini güçlendireceğini sözlerine ekledi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Trump ve Arap ve İslam ülkelerinin liderleriyle bir telekonferans görüşmesine katıldıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5276661-suudi-arabistan-veliaht-prensi-trump-ve-arap-ve-i%CC%87slam-%C3%BClkelerinin-liderleriyle-bir
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Trump ve Arap ve İslam ülkelerinin liderleriyle bir telekonferans görüşmesine katıldı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, dün ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirilen toplu telekonferans görüşmesine katıldı. Görüşmede ayrıca Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Ürdün Kralı II. Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir de yer aldı.
Görüşmede, bölgedeki güncel gelişmeler ele alınırken, Başkan Trump’ın liderliği ile bölge liderleriyle istişare ve koordinasyona verdiği önemden duyulan memnuniyet ifade edildi. Ayrıca, Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabaları ile Katar’ın gerilimin sona erdirilmesi ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yönelik girişimlerine dikkat çekildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة