Beyaz Saray: Biden, Netanyahu’yu görmezden gelmiyor

2010 yılındaki eski bir toplantıda bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
2010 yılındaki eski bir toplantıda bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Beyaz Saray: Biden, Netanyahu’yu görmezden gelmiyor

2010 yılındaki eski bir toplantıda bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
2010 yılındaki eski bir toplantıda bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

Beyaz Saray tarafından dün yapılan açıklamada ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu 20 Ocak’ta görevine geldiğinden beri yabancı liderlerle yaptığı telefon görüşmeleri listesine dahil etmeyerek bilerek görmezden geldiğine ilişkin iddiaları yalanlandı.
İsrail’deki tahminlere ve Ortadoğu uzmanlarının görüşlerine göre Demokrat ABD Başkanı ile sağ görüşlü İsrail Başbakanı arasında doğrudan bir telefon görüşmesi yapılmamasının sebebi yeni ABD Başkanının, selefi Donald Trump ve Netanyahu’yu birbirine bağlayan sıkı ilişkilerden hoşnut olmadığını göstermesi olabilir.
Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki basın mensuplarına yaptığı açıklamada iki lider arasındaki görüşmenin ne zaman gerçekleşeceğine ilişkin bir soruya “Biden, Başbakan Netanyahu ile görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyor. Yakında kendisi ile görüşeceğini size temin ederim ancak şu anda elimde net bir tarih ya da net bir program yok” şeklinde cevap verdi.
Telefon görüşmesinin gecikmesinin Netanyahu’yu kasıtlı olarak görmezden gelme anlamı taşıyıp taşımadığına ilişkin bir soruya Psaki “Kasıtlı değil. Başbakan Netanyahu, Başkan Biden’ın belli bir süredir tanıdığı biri. Biden görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyor” şeklinde cevap verdi.
Trump ve Biden’ın başkan yardımcısı olarak görev yaptığı selefi Barack Obama, başkanlıklarını devraldıktan birkaç gün sonra Netanyahu ile temasa geçmişti.
Biden şu ana kadar Çin, Meksika, İngiltere, Hindistan, Fransa, Almanya, Japonya, Güney Kore ve Rusya da dahil olmak üzere bazı ülkelerin liderleriyle iletişime geçti.
Netanyahu, bu konunun üzerinde çok fazla durmadı.
Biden, İsrail'de bir süredir Washington’daki bir dost olarak görülüyordu. Ancak zaman zaman Netanyahu ile anlaşamadıkları noktalar oluyor.
Biden, Trump’ın çekildiği İran Nükleer Anlaşması’na geri dönerse, söz verdiği gibi Filistinlilerle “yıpranan” ilişkilerini düzeltmeye karar verirse ve Filistinlilerin devletlerini kurmaya çalıştıkları işgal altındaki topraklarda İsrail yerleşim birimlerinin inşa edilmesine karşı çıkarsa Netanyahu çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalacak.



Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
TT

Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)

Kosta Rika hükümeti dün, sağcı partisinin muhtemelen kazanacağı ulusal seçimler öncesinde Başkan Rodrigo Chavez'e suikast planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Ülkenin İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Müdürlüğü başkanı Jorge Torres, “anonim bir kaynak”tan alıntı yaparak, Chávez'e suikast için bir tetikçiye ödeme yapıldığını söyledi.

Başsavcı Carlo Diaz gazetecilere, “sosyal medyada çok aktif” olarak tanımlanan bir kadın şüphelinin soruşturma altında olduğunu söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

1 Şubat'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti.

Anayasa gereği ikinci kez aday olamayan son derece popüler Chávez, eski bakanlarından Laura Fernández'i halefi olarak destekledi.

Fernández, Karayip ülkesinde artan şiddetin sorumlusu olarak gösterilen uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alacağına dair kampanyasıyla, kamuoyu yoklamalarında önde gidiyor.

Muhalefet grupları, El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele'nin seçimlere müdahale edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Chavez, Bukele'yi bugün Kosta Rika'ya davet ederek, El Salvador'daki terörle mücadele gözaltı merkezinden esinlenerek inşa edilecek devasa yeni bir hapishanenin temel atma törenine katılmasını istedi. Bu merkezde, Bukele'nin suç çetelerine karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak binlerce genç yargılanmadan tutuluyor.

Geçen yıl ABD'den bu hapishaneye sınır dışı edilen birçok Venezuelalı, serbest bırakıldıklarında işkence gördüklerini söylediler.


Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
TT

Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)

ABD yönetimi, Lübnan, Ürdün ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) Teşkilatı’nın şubelerini, terör örgütü listesine aldı ve bu şubelere ve üyelerine yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıkları dün, bu şubelerin ABD ve çıkarları için tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Lübnan şubesini en ağır niteleme olan ‘yabancı terör örgütü’ olarak nitelendirdi ve bu gruba mali destek sağlamayı suç saydı.

Ürdün ve Mısır şubeleri, özellikle Hamas'a verdikleri destek nedeniyle Hazine Bakanlığı tarafından ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine eklendi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu sınıflandırmanın Müslüman Kardeşler Teşkilatı şubelerinin ‘şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine’ karşı yürütülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını söyledi.


Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
TT

Tayland'da meydana gelen tren kazasında en az 22 kişi hayatını kaybetti

Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)
Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattında vinç devrilmesi sonucu meydana gelen tren kazasından (yayınlanan fotoğraf)

Yerel yetkililer bugün, Tayland'ın kuzeyinde bir demiryolu hattına düşen vinç nedeniyle meydana gelen tren kazasında en az 22 kişinin öldüğünü ve 30'dan fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre yerel polis yetkilisi Thatchaporn Chinnawong, Nakhon Ratchasima eyaletinde meydana gelen kazada “22 kişinin öldüğü, 30'dan fazla kişi yaralandığını” belirtti. Kaza, bu sabah erken saatlerde, başkent Bangkok'un kuzeydoğusundaki Nakhon Ratchasima'da bir vincin yolcu treninin üzerine düşmesi ile meydana geldi.

Nakhon Ratchasima halkla ilişkiler departmanı yaptığı açıklamada, “Bir vinç trenin üzerine düştü ve trenin raydan çıkıp alev almasına neden oldu” dedi. Yerel medya tarafından yayınlanan canlı görüntülerde, kurtarma ekipleri kazanın olduğu yere koşarken, trenin raydan çıktığı ve enkazdan dumanların yükseldiği görülüyordu.

Eyalet yönetimi, trenin Bangkok'tan Ubon Ratchathani eyaletine doğru gittiğini ifade etti. Ulaştırma Bakanı Vivat Ratchakitprakarn, trende 195 kişinin bulunduğunu ve yetkililerin ölenlerin kimliklerini tespit etmek için çalıştıklarını söyledi.

Vinç, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak 2028 yılına kadar Bangkok ile Çin'in Kunming kentini Laos üzerinden birbirine bağlamayı amaçlayan, Pekin'in desteklediği 5,4 milyar dolarlık bir yüksek hızlı demiryolu ağı inşaat projesinde kullanılıyordu. Güvenlik kurallarının gevşek bir şekilde uygulanmasının sıklıkla ölümcül kazalara yol açtığı Tayland'da, fabrikalar ve şantiyelerde kazalar sıkça yaşanmaktadır.