İsrail’de yapılan bir ankette sağ blok önde

Mavi ve Beyaz İttifakı’nın (Kahol Lavan) Lideri Benny Gantz’in partisi son anketlerde geriledi. (Reuters)
Mavi ve Beyaz İttifakı’nın (Kahol Lavan) Lideri Benny Gantz’in partisi son anketlerde geriledi. (Reuters)
TT

İsrail’de yapılan bir ankette sağ blok önde

Mavi ve Beyaz İttifakı’nın (Kahol Lavan) Lideri Benny Gantz’in partisi son anketlerde geriledi. (Reuters)
Mavi ve Beyaz İttifakı’nın (Kahol Lavan) Lideri Benny Gantz’in partisi son anketlerde geriledi. (Reuters)

İsrail'de yapılan son kamuoyu yoklamasında, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu destekleyen sağ blok, rakiplerinin önüne geçeceğini, ancak bir hükümet kuramayacağını gösteren önceki anketlerin aksine, yaklaşan seçimlerde hükümet kurması için gerekli olan İsrail Parlamentosu'ndaki (Knesset) sandalyelerin yarısından fazlasını elde etti. 
İsrail kamu yayın kuruluşu KAN'ın yaptığı ve sonuçları Pazartesi günü yayınlanan ankete göre, dini partilerin de yer aldığı sağcı blok, ​​Netanyahu'nun yeni bir hükümet kurması için gerekli olan 62 sandalye sayısına ulaştı. Anketin sonuçlarına göre Başbakan Netanyahu'nun partisi Likud 30 sandalye, Yeş Atid 18, Yeni Umut 14, Yeni Sağ Partisi 12, Müşterek Liste 9, Şas (Doğulu Tevrat Muhafızları) 8, Yahudi Birleşik Tevrat (Yahudot HaTora) Partisi 7,  İsrail Evimiz (Beyteynu) 7,  İşçi Partisi 6, Hapoel HaMizrachi (radikal dinci Siyonist) 5, Meretz 4 sandalye sayısı elde etti.
Söz konusu anket sağ partilerin birkaç sandalye yükseldiğini gösterirken, Netanyahu’nun en önemli rakipleri olan Yeş Atid ve Yeni Umut partileri başta olmak üzere bazı rakipleri birkaç sandalye geriledi. Anket, sağ bloğun son üç seçimden farklı olarak tek başına hükümet kurma hakkına sahip olduğunu gösterdi. Herhangi bir koalisyonun İsrail'de hükümet kurabilmesi için  İsrail meclisindeki 120 koltuktan 61'ine ihtiyacı var. İki yıl içinde yapılan son üç seçimde, Netanyahu ikisinde hükümet kurmayı başaramazken, üçüncü seçimi Mavi ve Beyaz İttifakı Lideri Benny Gantz ile kırılgan bir ittifak kurarak başardı. Bu koalisyon, dördüncü erken seçimlerin 23 Mart'ta yapılması kararlaştırılmadan önce, geçtiğimiz yılın sonunda hızla çöktü.
İsrail'de 2021 yılına ait yıllık bütçenin onaylanmaması nedeniyle parlamento feshedildi ve erken seçimlere karar verildi. Söz konusu anlaşmazlık hükümetle muhalefet arasında olmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski rakibi Benny Gantz tarafından geçen yıl ilkbaharda kurulan "acil birlik hükümetinin” ortakları arasında yaşandı.
Mavi ve Beyaz İttifak (Kahol Lavan) Partisi anketlerde 4 veya daha az sandalyeye düştü. Bunun üzerine yaklaşık 130 üst düzey İsrailli subay ve eski general, parti lideri Benny Gantz'a bir mektup göndererek ondan gelecek ay yapılacak seçimlerden geri çekilmesini istedi. Mektupta, Gantz'ın, özellikle kamuoyu yoklamaları onun gerilediğini ve partisinin gücünün önemli ölçüde zayıfladığını gösterdiğinden, kitlelerin oylarının tehdit edilmemesi için seçimlere katılmamasını istediklerini ifade ettiler. Mektubu imzalayanlar arasında eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski Mossad Başkanı Danny Yatom ve eski  İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet Başkanı Carmi Gilon yer alıyor.
KAN kanalı dün, seçimler yaklaşırken Likud partisi lideri Binyamin Netanyahu ile Likud Partisi’nden İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev arasında seçim kampanyası nedeniyle bir gerginlik yaşandığını açıkladı. Netanyahu'nun ofisi, Regev'i kendi başına bağımsız bir kampanya yürütmekle ve Netanyahu'nun direktiflerine ve partinin kampanyasını yürüten taraflara tabi olmayan bağımsız bir figür olduğunu göstermeye çalışmakla suçladı.
Regev, Histadrut (İşçi Sendikaları Konfederasyonu) da dahil olmak üzere birçok kurumda görünerek Kahol Lavan Partisi ve diğer siyasi partilerin seçim kampanyalarına Netanyahu'nun hoşuna gitmeyen bir şekilde sözlü olarak saldırdı.
Likud kampanyasından bir yetkili, Regev'in büyük hasara neden olduğunu, onunla Netanyahu arasındaki ilişkinin çok gergin olduğunu ve Netanyahu’nun onun davranışlarından dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirtti. Regev’in, Likud Partisi’nin en güçlü kadınlarından biri olduğu ve ve Netanyahu'ya en yakın isim olduğu biliniyor.



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.