Ürdün koronavirüs salgında ikinci dalgaya giriyor

Ürdün’de kapsamlı sokağa çıkma yasağına geri dönülmesine ilişkin tartışmalar sürüyor.

Ürdün koronavirüs salgında ikinci dalgaya giriyor
TT

Ürdün koronavirüs salgında ikinci dalgaya giriyor

Ürdün koronavirüs salgında ikinci dalgaya giriyor

Ürdün’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısında yeni rekorların kaydedilmesinin ardından ülkede hafta sonu kapsamlı sokağa çıkma yasağı uygulanması ve gece sokağa çıkma saatlerinin artırılması ile ilgili tartışmalar hız kazandı.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Ulusal Epidemiyoloji Komitesi tarafından verilen tavsiyeler arasında her hafta cuma ve cumartesi günleri kapsamlı sokağa çıkma yasağının yeniden uygulanmasının, gece sokağa çıkma yasağının saatlerinin akşam 21.00-06.00 arasında uygulanacak şekilde artırılmasının ve daha fazla sektörün yeniden açılmamasının yer aldığını belirtiyor. Diğer yandan sosyal medya platformlarında kamu güvenliği önlemlerine uyulmaması sorunu karşısında önceki kararlara dönülmesine yönelik tartışmalar yaşanıyor.
Ürdünlüler çarşamba günü verilmesi beklenen hükümet kararlarını beklerken Başbakan Beşir Hani el-Hasavne parlamentoda yaptığı konuşmada, kısıtlamalara geri dönülmemesi ve salgının ikinci dalgasında krizi ele almak için alternatif seçeneklerin incelenmesi konusunda uyarda bulunan Amman Ticaret Odası Başkanı Halil Hac Tevfik’in başlattığı tartışmaya dikkat çekti. “Vatandaşların sağlığının öncelikli olduğunu” vurguladı.
Koronavirüs vakaları şubat ayı başından bu yana artmaya başladı. Kral Hüseyin Kanser Merkezi Genel Müdürü Dr. Asım Mansur bu durumu “Krallık’ın salgının ikinci dalgasına girmesini kaçınılmaz hale getiren resmi ve toplumsal rahatlama” olarak niteledi.
Kapsamlı yasak kararlarına dönülerek halk sağlığının korunması önceliği ve ekonomik sektörlerin kapatılmasına yönelik tartışma devam ederken cuma ve cumartesi günleri yasağın uygulanacağına ilişkin söylentiler yalanlandı. Kaynaklar, Ulusal Epidemiyoloji Komitesi’nin, meclisin katılımı olmadan herhangi bir adım atmakta tereddüt edebilecek olan Bakanlar Kurulu’na “bağlayıcılığı olmayan tavsiyelerini” sunduğunu, ayrıca milletvekillerinin pazar günü onaylanan genel bütçe kanun tasarısının tartışılması sırasında salgın ile mücadelede sağlık ve ekonomi politikalarının uyumlu olması gerektiğini belirttiklerini aktardılar.
Ürdün’de dün 4 bin 550 yeni vaka kaydedildi. Böylece ülkedeki vaka sayısı 368 bin 278’e yükseldi. Aktif vaka sayısı ise şu an 26 bin 349. Ülkede koronavirüs sebebiyle 16 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölenlerin sayısı 4 bin 570’e yükseldi. Tüm şehirlerde görülen koronavirüste en yüksek vaka sayısı 2 bin 953 ile başkentte kaydedildi. Bu, son 80 günde tespit edilen en yüksek vaka sayısı oldu. Dün yapılan 33 bin 846 koronavirüs testine göre pozitif vaka sayısı yüzde 13,44 oranında arttı.
Aşı şirketlerinin tedarikteki eksikliği nedeniyle koronavirüs aşılarının dağıtımındaki kriz ise sürüyor. Yetkililer aşı olmak için kayıt yaptırılması çağrısında bulunuyor. Ancak vatandaşlar kayıt yapmalarının üzerinden 1 aydan uzun bir süre geçmesine rağmen aşı olmadıklarından şikayetçiler. Ürdün’e gönderilen yaklaşık 300 bin dozluk ilk aşı partisi ile ilgili kaos yaşandığı kaydediliyor.
Sağlık bakanlığı ytkilileri tarafından devlet televizyonuna verilen demeçte 65 bin vatandaşa aşı yapıldığı belirtildi. Günlük vaka sayılarında ciddi artış yaşanacağına dair endişelere rağmen vaka oranının halen düşük olduğu vurgulandı.



Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
TT

Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)

Fas'ta seçmenler bugün, 2030 FIFA Dünya Kupası finallerine ev sahipliği hazırlıkları kapsamında yürütülen 20 milyar dolarlık planın son aşamalarını yönetecek hükümetin yapısını belirleyecek parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Seçimlerin aynı zamanda ekonomik kazanımların ülkedeki hayal kırıklığı yaşayan gençlere yönlendirilmesini amaçlayan projelerin geleceğini de şekillendirmesi bekleniyor.

Parlamento seçimlerinin Fas'taki güç dengesinde köklü bir değişiklik yaratması beklenmiyor. Ancak yeni Temsilciler Meclisi, gençlerin artan hoşnutsuzluğunu gidermeye yönelik girişimleri hayata geçirmekle yükümlü olacak. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu hoşnutsuzluk, geçen yıl İspanya'nın Ceuta (Sebte) özerk bölgesine toplu geçiş girişimi ve “Z Kuşağı” öncülüğündeki, ölümlere yol açan protestolarla kendini gösterdi.

2011'de kabul edilen Anayasa uyarınca kral, 395 sandalyeli parlamentoda en fazla sandalye kazanan partiden başbakanı atıyor.

İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters).
İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters)

Başbakanın ardından hükümet koalisyonunu oluşturmak için istişarelerde bulunması ve bakanların listesini hazırlayarak kralın onayına sunması gerekiyor.

Sandıklar sabah saat 08.00'de açıldı ve 19.00'da kapanacak. İlk sonuçların genellikle seçimden sonraki gün açıklanması bekleniyor.

Katılım oranı, özellikle genç seçmenlerin sandığa ilgisi yakından takip edilecek. Katılımın, vatandaşların seçilmiş kurumlarla ne ölçüde etkileşim içinde olduğuna ve bu kurumlara duyduğu güvene ilişkin bir gösterge olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

Fas'ta oy kullanma yaşındaki nüfus yaklaşık 27 milyon kişiden oluşuyor. Ancak seçmen kütüklerine kayıtlı kişi sayısı 15,8 milyonda kalıyor. Bu sayı, 2021 seçimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 12'lik düşüş anlamına geliyor.

Harcama planları

Mevcut parlamentodaki iki büyük parti olan Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM), gelecek beş yıllık yasama döneminde yaklaşık 1 milyon istihdam yaratma sözü verdi. İki parti ayrıca konut, ücretler ve hastanelerde iyileştirme vaatlerinde bulundu.

İki parti koalisyon hükümetinde birlikte yer alıyor. Ancak seçim kampanyası sırasında gıda fiyatlarındaki artışın önlenememesi ve diğer politika alanlarındaki eksiklikler konusunda birbirlerini suçladılar.

Bu anlaşmazlıklar nedeniyle Asalet ve Çağdaşlık Partisi yöneticileri, seçimden birinci çıkması halinde Ulusal Bağımsızlar Birliği ile yeniden koalisyon kurmayacağını açıkladı.

2021'den bu yana hükümete başbakan olarak liderlik eden milyarder iş insanı Aziz Ahnuş ise bu kez yeniden aday olmayacak. Ahnuş, bu yıl Ulusal Bağımsızlar Birliği'nin genel başkanlığından da ayrılmıştı.

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu Başkanı ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'nda bütçeden sorumlu bakan yardımcısı Fouzi Lekjaa, seçimlerden birkaç hafta önce Asalet ve Çağdaşlık Partisi yönetimine katıldı. Lekjaa, 2030 FIFA Dünya Kupası organizasyon komitesine de başkanlık ediyor.

Fas, İspanya ve Portekiz'le birlikte ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası öncesinde stadyumlar, demiryolları ve diğer altyapı projelerine büyük yatırımlar yapıyor.Ülke ayrıca 2035'e kadar kişi başına düşen ekonomik üretimi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), planlanan harcamaların yaklaşık 190 milyar dirhem, yani 20 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu tutar, Fas'ın 2024'teki GSYH'sinin yaklaşık yüzde 12'sine denk geliyor.

Seçimde yarışan diğer partiler arasında iktidar koalisyonunun ortağı olan muhafazakâr milliyetçi İstiklal Partisi, önceki seçimlerde ağır bir yenilgi alan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi ile çeşitli sol partiler bulunuyor.


Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
TT

Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)

Irak, silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik planını 2027 yılının ortasına erteledi. Planın daha önce bu ayın sonunda uygulanmaya başlanması öngörülüyordu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün yaptığı açıklamada, silahlı grupların unsurlarının devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir plan açıkladı. Zeydi planın, grupların saldırılarını durdurmaları karşılığında ABD saldırılarına maruz kalmamalarını öngören 90 günlük bir aşamayla başlayacağını belirtti.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Zeydi ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan açıklamada, Irak Başbakanı ile “milislerin dağıtılması ve saldırılarının durdurulması” konusunda mutabakata vardığını söyledi.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Irak'ın, “Haziran 2027 sonuna kadar askeri güce sahip tek makamın devlet olması” yönünde taahhütte bulunduğunu ifade etti.


Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
TT

Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)

Gazze'deki yetkililer, bölgede sakinlerin yaşadığı ve yıkılma tehlikesi bulunan bina sayısının yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Buna rağmen bölge halkı ve yetkililer, kendilerini barındıkları binaların çatılarının çökmesi tehlikesine karşı koruyabilecek herhangi bir alternatif bulunmadığını kabul ediyor.

Gazze kentinde bir hafta önce “Saade” binasının çökmesinden zarar gören kişiler ve görgü tanıkları, yaklaşan kış ve yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek tehlikelere ilişkin “Şarku'l Avsat”a konuştu. Görgü tanıkları ve mağdurlar, yağışların, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı sırasında hasar gören diğer binaların da çökmesini hızlandırabileceği uyarısında bulundu.