Riyad, yabancı şirketleri Suudi Arabistan'a çekmek için dijital platform kurdu

Riyad, yabancı şirketleri Suudi Arabistan'a çekmek için dijital platform kurdu
TT

Riyad, yabancı şirketleri Suudi Arabistan'a çekmek için dijital platform kurdu

Riyad, yabancı şirketleri Suudi Arabistan'a çekmek için dijital platform kurdu

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, yatırım fırsatlarını çekebilmek için daha fazla pazarlama ve reklam çalışması yapılabileceğini ifade etti. Tüm yatırım fırsatlarının, yakında lansmanı yapılacak olan "Invest Saudi” (Suudi Arabistana yatırım yap) platformu aracılığıyla dijital olarak gösterileceğini açıkladı. Aynı zamanda, bölge merkezlerini Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’ a taşıyan şirketler için çeşitli teşvikler belirlendiğine dikkat çekti.
Bakan Kral Selman ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın yatırım için özel bir bakanlık kurma kararına atıfta bulunarak, 2024 yılına dek merkezlerini Suudi Arabistana taşımayan şirketlerle ilişkilerin kesilmesi kararı ile ilgili olarak söz konusu şirketlerin de bu teşviklerden yararlanabileceğini söyledi.
Bakan, Arab News’in Frankly Speaking programına verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Şirketlerin bölgesel merkezlerini taşımalarının neticesinde Suudi vatandaşlar için yeni iş fırsatlarının doğacağına inanıyoruz. Aramco’daki görevim döneminde yabancı uzmanlığa ve yeterliliğe yönelik sıcak yaklaşımımız sayesinde ve birlikte çalışarak kadın ve erkek vatandaşlara sunmuş olduğumuz hizmetler ikiye katlandı. Üst düzey uluslararası uzmanların, ülkemizi yalnızca iş yeri değil, evleri olarak da görmelerini istiyoruz.”
El-Falih, hükümetin bölge merkezlerini Suudi Arabistan’a taşıyan şirketlerle sözleşme yapmayı sınırlandırma kararının özel sektörü etkilemeyeceğini ve hükümetin bu kuruluşlar için gelecekte işlerini geliştirmeye yardımcı olacak tüm prosedürleri kolaylaştıracağını belirtti.
Suudi Arabistan Hükümeti bölge merkezleri üklede olmayan yabancı ticari şirket veya kuruluşlarla olan sözleşmelerin 2024 itibari ile askıya alınacağını duyurmuştu. Bu sınırlandırma kararı devletele bağlı kurumlar ve fonları da içeriyor. Söz konusu karar, daha fazla istihdam yaratmayı, harcama verimliliğini artırmayı ve farklı devlet kurumları tarafından satın alınan ana mal ve hizmetlerin ülkede üretilmesini sağlamayı amaçlıyor.
Suudi Arabistan bu yaklaşımın, herhangi bir yatırımcının ükle ekonomisine girme veya özel sektörle iş yapmaya devam etme kabiliyetini etkilemeyeceğini, Vizyon 2030  stratejik hedefleri ile tutarlı olduğunu belirterek ve konuyla ilgili kontrollerin cari yıl içinde yapılacağını duyurdu.
Öte yandan 24 uluslararası şirket, ekonominin katlanmasına, yeni istihdamlar yaratılmasına, yaşam kalitesinin artırılmasına ve yatırımların genişletilmesine katkıda bulunacak bir adımla Suudi başkentinde kendileri için büyük bölgesel ofisler kurmak için anlaşmalar imzaladılar. Bu adımlar 2030  yılına kadar dünyanın en büyük 10 şehir ekonomisi arasında yer alamayı planlayan Riyad için, uluslararası şirketlerin bölgesel merkezleri için cazibe merkezi olmasının, kalifiye iş gücü için yeni ve kaliteli iş imkanları içeren yeni sektörler geliştirilmesinin amaçlandığı  “Riyad Stratejisi" nin bir parçası niteliğinde.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılında yüzde 4,5’lik güçlü bir büyüme kaydetti

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından yayımlanan son veriler, ülke ekonomisinin 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergilediğini ortaya koydu. Buna göre reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Ekonomideki bu ivme özellikle 2025’in dördüncü çeyreğinde daha belirgin hale geldi ve söz konusu dönemde ekonomi yüzde 5 oranında büyüme gösterdi.

GASTAT’ın verilerine göre büyüme tek bir sektörle sınırlı kalmadı; başlıca ekonomik faaliyetlerin tamamında artış yaşandı. Petrol faaliyetleri yüzde 5,7’lik büyümeyle başı çekti. Bu artışın, üretim seviyelerindeki istikrar ve küresel talebin güçlü seyriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Ekonomik çeşitlendirme kapsamında petrol dışı sektörler de olumlu performansını sürdürdü. Petrol dışı faaliyetler yüzde 4,9 oranında büyüyerek ülkenin ekonomik tabanını genişletmeye ve petrole bağımlılığı azaltmaya yönelik ulusal stratejilerin sonuç verdiğini gösterdi. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında daha sınırlı ancak istikrarlı bir büyüme kaydetti.


Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.