Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti
TT

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

ABD'nin Louisiana eyaletinde yer alan Pennington Biyomedikal Araştırma Merkezi'nin 50 ülkede 8 bin yetişkin üzerinde yaptığı araştırmaya göre pandemi ve karantinalar süresince sağlıklı beslenmekten uzaklaşmak hemen her coğrafyada görülen bir sorun oldu. 
Yani tok olmamıza rağmen bir şeyler yemek isterken, 10 dakika önce kapısını açtığımız buzdolabının kendi kendine sufle yapmasını ümit ederken, pandemi stresini yemeklerden çıkarırken yalnız değiliz. 
Ankete katılan kişilerin yüzde 27'si kilo aldığını söylerken, her 100 kişiden 17'si ise kilo kaybettiğini dile getirdi. 
Ankete göre pandemi boyunca uyku düzeni bozulanların oranı yüzde 44.
Endişe kontrolü yaşamakta zorlananlar ise yüzde 20 olarak ölçüldü.

"Eve depolanan hazır gıdalar, besin değil" 
Independent Türkçe'ye konuşan Diyetisyen Emre Uzun'a göre pandemi boyunca en fazla artan şikayet de duygusal yeme bozukluğu. 
Evde kalan, canı sıkılan, psikolojik olarak kendini kötü hisseden, strese giren, yoksulluk duygusuna giren, korkan kişilerini kendini yemeğe verdiğini söyleyen Uzun, marketlerin erken kapanıyor olmasının da kişiyi depolamaya yönelttiğini belirtti.  
"Evde depolanan hazır gıdalara besin denmez" diyen Emre Uzun, "Besin, bizim için fayda sağlayan, içinde vitamin ve mineraller barındıran gıdalardır. İngilizcede "Junk Food" dediğimiz atıştırmalıkları da besin olarak değerlendirmek de doğru değil. Ancak evin içindeki stres arttıkça bunları tüketim arttı. Fizikselden ziyade duygusal yeme bozukluklarıyla karşı karşıya kalmaya başladık" ifadelerini kullandı. 
Kişilerin hobi edinmesinin, gerekiyorsa bir psikologla görüşmesinin, açık havada yürüyüşlerin önemli olduğunu söyleyen Uzun, evlere alınan kalorili ürünlerin de kişinin sinirli ya da kötü anında ilk tüketilen gıda olduğunu hatırlattı. 

"Eskiden yüzde 70 oranında olan birebir görüşmeler, yüzde 20'ye kadar geriledi" 
Pandemide evden çıkamayan ancak daha fazla kilo alımının da önüne geçmek isteyen kişilerin başvurduğu ilk adres ise online diyetisyenlik hizmetleri. 
Özellikle pandeminin ilk aylarında oluşan "yokluk psikolojisi" ile insanların ekmek, makarna, pirinç, bulgur gibi bozulmayan ve kalorisi yüksek gıdaları depolamaya başladığını söyleyen Uzun'a göre bu dönemde online diyet taleplerinde de bir patlama oldu: 
"Pandemiden önce benim online seanslarım yüzde 30, yüz yüze seanlarım yüzde 70 civarındaydı. Pandemiyle birlikte bu tam tersine döndü. Hatta birebir görüşmeler yüzde 20'ye kadar indi. 
Çok az insan evden çıkma konusunda rahattı. Birebir görüşmeleri haftada bir gün ile sınırlı tutuyordum. 
Mart, nisan, mayıs aylarında böyle devam etti. Haziranda sokağa çıkma yasaklarının kalkmasıyla birlikte insanlar tatile gidince bizim işlerimiz bir miktar düştü. 
Hem insanlar evde durmaktan sıkılmıştı hem de tatilde oldukları için diyete devam etmediler. Hükümetin başlattığı tatil için kredi verilmesi kampanyası da etkili oldu. 
Online diyetler de bir tık azaldı ama devam etti. Sonrasında ise birebir görüşmeler yeniden artmaya başladı. Gelinen noktada yüz yüze görüşmeler yüzde 60- yüzde 70 oranında. Online yüzde 30-40. Evde kalan sayısı çok çok azaldı. 
İstanbul'da olup online danışanım iki elin parmaklarını geçmeyecek vaziyette. Şehir dışından ve yurt dışından online diyetlerimiz ise devam ediyor."
"Orta sınıfın giderek kaybolduğu sistemde biz de o sınıftaki müşterilerimizi kaybediyoruz" 
Pandemiyle birlikte online diyet taleplerinin yüzde 100'e yakın arttığını söyleyen Diyetisyen Emre Uzun'a göre diyetisyenlik, her zaman halkın refah seviyesine göre değişim gösteren bir sektör oldu. 
"Kişinin refah seviyesi yüksek olmalı ki kendine ve sağlığına dikkat etsin" diyen Uzun, ekonomik sıkıntısı yüksek olanın "ben kendi başıma yaparım" düşüncesinde olduğunu söylüyor ve ekliyor: 
"Zenginin daha çok zenginleştiği, yoksulun daha fazla yoksullaştığı ve orta sınıfın kaybolduğu bir sistem var. Makas giderek açılıyor. Üst tabaka çok etkilenmedi ama biz orta seviyedeki müşterilerimizi kaybediyoruz. Kendine dikkat etmek isteyen beyaz yakalıları kaybediyoruz."
 
Dövizin yükselmesiyle online ve yüz yüze diyetisyenlik ücretleri eşitlendi 
Haftalık seanslarda danışanlarıyla ayda dört kez görüşen Emre Uzun'un aktardığına göre pandemi öncesi online ve yüz yüze görüşmelerde fiyat farklılığı oluşuyordu. 
Ancak pandemiyle birlikte hem fiyat artırımına hem de fiyat eşitlemesine gidilmek zorunda kalındı. Zira, dövizin yükselmesi, ofisin kira masrafının devam etmesi gibi nedenlerle hem online hem de birebir diyetisyenlik hizmeti 1500 liraya kadar çıktı. 
Kendisinin genel diyetisyen ücretleri ortalamasını yansıtmadığını kabul eden Uzun, online diyetlerde yağ-kas ölçümünün nasıl yapıldığını sorduğumuzda ise şu yanıtı verdi: 
"Online diyetisyenlik hizmetlerinde yağ-kas ölçümü için kişiler dilerse bu ölçümleri yapan tartıları alabilir. Ya da bir eczane ya da spor salonunda bu ölçümü yapabiliri. Ancak online olunca yağ-kas ölçümü çok güvenilir olmuyor. Hele ki ucuz tartıların yağ ölçümüne hiç güven olmuyor. O nedenle biz kilo kaybını takip ediyoruz. Benim uyguladığım diyetler, kişiye özgü ve sağlıklı diyetler olduğu için çoğunlukla yağdan kaybettiren cinsten. Basen, bel gibi yerler mezura ile ölçüldüğünde ya da kan tahlillerinde de bu kendini gösteriyor zaten."

"Son üç ayda, marttaki psikolojiye geri dönüldü"
Diyetisyen Seçil Kenar da online diyetisyenliği, sokağa çıkma yasaklarının başladığı ilk günden bu yana devam ettiren beslenme uzmanlarından. 
Ofisinin de bir süre kapalı kaldığı o günlerdeki belirsizliğin medyadaki felaket senaryolarıyla daha da tetiklendiğini, insanların korkarak daha çok evde kaldığını hatırlatan Kenar, "Mart, nisan, mayıs aylarında herkes inanılmaz kilo aldı. Psikolojik yemeler çok başladı" diye konuştu. 
Kenar'ın aktardığına göre normalleşme sürecinin başladığı hazirandan ekime kadarki süreçte insanların psikolojisi biraz olsun toparlayınca danışan sayısı da arttı. 
Son üç ayda ise vakaların artmasıyla korkunun yeniden mart dönemine benzemeye başladığını söyleyen Seçil Kenar, "Son üç aydır insanlarda çok ciddi bunalım var. Umutsuzluk, sıkılmışlık… Dışarı çıkamamanın ve sosyalleşememenin verdiği yeme bozukluklarını görüyoruz. Psikolojik yeme bozuklukları çok arttı. Elbette danışanlar devam ediyor diyetisyene ancak diyete devam etme direnci çok düştü" dedi ve ekledi: 
"İnsanlar üç aşağı beş yukarı gün içerisinde idare edebiliyorlar. Çocuklarıyla ilgileniyorlar, ofise gidenler var… Ancak burada problem hafta sonları ve akşamları. Sürekli oturuyoruz, sürekli bir şeyler izliyoruz, sürekli hareketsiziz. İnsanlarda ciddi kas kayıpları ve aşırı yağlanma problemleri var. Gece atıştırmaları çok arttı." 

Kötü psikolojiyle mücadele için: Sağlıklı tarifler, hobi edinme, diyet yapan grupları 
Seçil Kenar'ın da bu soruna farklı çözümleri var. 
Bunlardan biri pandemiyle birlikte mutfakta daha fazla zaman geçirenlere sağlıklı yemek tarifi önerileri. 
Canı börek çekene, yufkasız kabak böreği, paket paket çikolata almak isteyen hurmalı tatlı tarifleri, bu önerilerin arasında. 
Danışanlarına pandemi sürecinin geçici olduğunu ve yemek yerine konulabilecek bir terapi sistemi bulunması gerektiğini her seferin hatırlatan Seçil Kenar, insanları farklı hobilere de yönlendirdiğini söylüyor. 
Online yoga, pilates, zumba gibi dersler evdeki stresi azaltırken, birbiriyle bağlantılı birkaç danışanın kurduğu Whatsapp grupları da grubun üyelerinin motive olması için önemli bir araç haline geliyor. 

"Yüzde 70 kapasiteyle çalışıyordum, yüzde 110'a çıktı" 
Seçil Kenar ise en "ben online sistemde yapamam" diyen danışan bile çevirimiçi hizmet almaya başladıklarını aktardı. 
Beş günün 2 buçuk gününde online, kalan yarısında da yüz yüze danışmanlık hizmeti veren Kenar, 2-3 yıl içerisinde de sektörün tamamen online olacağını öngördü. 
Emre Uzun gibi online diyetisyenlikte danışanlarının kas-yağ ölçümünü hassas tartılar, mezura, spor salonu ya da eczanelerde ölçüm ile yürüten Seçil Kenar, 2019'da yüzde 70, şimdi ise yüzde 110 kapasite ile çalıştığını belirtiyor. 
"Online diyeti 100 liraya yapan da var 500 liraya yapan da" diyen Kenar şöyle konuştu: 
"Online diyetlerin maliyeti daha düşük çünkü çoğu diyetisyen ofisini kapattı. Benim ofisin maliyeti ayda 10 bin lira. Giderlerle 12 bin lirayı buluyor. Benim giderim azalmadı. Alet kullanılmıyor, geç kalma problemi yok.. Her şey tıkır tıkır işliyor online'da. En az 100-150 TL kadar düşük seans başı." 
"Gelecekte beslenme problemleriyle ilgili bizi ne gibi hastalıklar bekliyor?" sorusuna Seçik Kenar, şu yanıtı verdi:
"Hareketsizlik çok ciddi problem. Hareketsizliğimizin bize ağır bir bedeli olacak. Kaslarımızda çok ciddi problemler çıkmaya başladı. Kas, kemik, sırt, eklem problemleri olacak. 
Hareket etmek her yerden kesildi. Spor salonuna gidilemediği gibi insanlar arkadaşının yanına bile gidemiyor. 
Bu tür hastalıklar çok öne geçecek. "

Online hizmet de Youtube kanalı da pandemide başladı
Özel bir tıp merkezinde diyetisyen olarak görev yapan Melek Sona ise mart ayında salgının başlaması ve yüz yüze randevuların birer birer iptal edilmesiyle öncelikle ücretsiz izne çıkmak durumunda kaldı. 
Ancak karamsarlığa düşmeyen Sona için pandemi bir nevi "fırsat" oldu. Çünkü kendisinin anlatımıyla çok istediği ama bir türlü cesaret edemediği online diyetisyenliğe nisan ayında başladı.
Mayıs ve haziran aylarını, danışanlarıyla internet ortamında görüşerek geçiren Sona, haziranda ise işine tekrar geri döndü. 
Sona için pandemiyle gelen bir yenilik daha vardı: YouTube kanalı 
"Hızlı yaşam bizi içine hapsetmişken odaklanamadığım YouTube işine sonunda girişmiştim" diyen Melek Sona bu durumdan hayli memnun. 
Zira Sona, hiç tanımadığı evlere girip hiç tanımadığı insanlara dokunabilmenin kendisini çok motive ettiğini söylüyor: Beni YouTube'dan görerek online diyete başlamak isteyen birçok kişi ile tanıştım. Bu benim yaptığım işin doğru kişilere ulaştığını gösteriyor. Çok minnettarım.
Sona'nın açıklamasına göre online diyetisyen görüşmelerine başlamak ilk başlarda, kendisi kadar danışanları için de bir belirsizlik taşıyordu. 
"Online diyet nedir? Ben bile tanımını doğru düzgün yapamazken insanların online diyete sıcak bakması beklenilemezdi ama bir ihtiyaçtan doğduğu için artık sıkça tercih edilen bir alan haline geldi" diyen Sona için artık online seansların yüz yüze seanslardan hiçbir farkı yok. 

Online diyetin avantajları
Hatta online diyetin evden çıkmamak, hastaneye gitmemek, trafiğe takılmamak, arabayı park etmekle uğraşmamak gibi avantajları olduğunu söylen Sona, kilo takiplerini ise evdeki tartıla ve mezura ile yapıyor. 
Bel ve kalçanın mezura ile ölçümlenmesiyle kilonun yağdan gidip gitmediğini anladıklarını söyleyen Sona'nın anlattığına göre çalıştığı tıp merkezinde seans ücretleri de uygun: 
"Yüz yüze hizmet alan danışanlarıma genellikle iki haftada bir gelmelerini öneriyorum. Ancak online da danışanlarımla sürekli iletişim halindeyiz. O yüzden online seanslarımın ücreti, yüz yüze seanslarıma göre biraz daha fazla diyebilirim. Online diyet yapan danışanlarımı bir miktar daha avantajlı görüyorum. Çünkü kendileri ile hemen her gün birebir iletişimdeyim. Sağlıklı beslenmeyi ilk ağızdan kişisel olarak göstermeye çalışıyorum." 
Görüştüğümüz diğer diyetisyenler gibi Melek Sona da pandemi sürecinde en sık rastlanan problemin duygusal yeme bozukluğu olduğunu söylüyor. 
Sona, "Çoğu kişi duygularını kontrol edemediği için bunu yemek yeme ile kapatmaya çalışıyor. Yemekten aldığı haz ile duygusal açıklarını kapatmak istiyor. Bu da doğru orantılı olarak kilo artışına sebep oluyor" değerlendirmesini yaptı. 
Pandemi psikolojisi ile mücadele etmenin bazı kişiler için daha zor olabileceğinin altını çizen Sona, başından beri koronavirüsle mücadele için sıraladığı tavsiyeleri, Independent Türkçe için yineliyor: 
"- Sağlıklı beslenelim, 
- Yeteri kadar uykumuzu alalım, 
- Bol su içelim,
- Hareketimizi artıralım.
Bunların sonucunda bağışıklığımızın kuvvetlenmesi kaçınılmaz.  Böyle bir durumda da koronavirüs bizden korkmalı, biz ondan değil."

Independent Türkçe

 



God of War'un yaratıcısı, Amazon uyarlamasını yerden yere vurdu

God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
TT

God of War'un yaratıcısı, Amazon uyarlamasını yerden yere vurdu

God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)

God of War video oyunu serisinin yaratıcısı David Jaffe, Amazon Prime Video'nun yaklaşan uyarlamasındaki ana karakter Kratos'a ilk bakışı sunan görsele sert eleştiriler yöneltti.

Video oyunu tasarımcısı yakın zamanda yayımladığı bir YouTube videosunda, Spartalı savaşçı Kratos rolündeki Ryan Hurst'ün ellerini dizlerine dayamış halde durarak oğlu Atreus'un (Callum Vinson) ormanda ok atışını izlediği fotoğrafı yerden yere vurdu.

54 yaşındaki Jaffe, "Kratos bu pozla, bu ifadeyle, adamın yüzünden bahsetmiyorum ama bu ifadeyle aptal görünüyor" dedi. 

Diziyi sırtlayacağını umduğunuz yepyeni bir karakteri, daha önce onu hiç görmeyen pek çok kişiye ilk kez tanıtırken bu şekilde mi tanıtırsınız?

Kratos'u intikama susamış öfke dolu birinden daha fazlası olarak göstermek için bilinçli bir kararla karakterin bu şekilde göründüğü ihtimalini değerlendirdi. Jaffe "Belki de 'Aslında odaklanmak istediğimiz şey baba-oğul hikayesi. Ve eğer onun Spartalı öfkesi gibi özelliklerine odaklanırsak belki de insanlar 'Bu diziyi izlemek istemiyorum' der' diye düşündüler" dedi.

Tamam, belki de öyledir. Ama o zaman, o noktada, sanki ormanda s*çıyormuş gibi görünmeyen bir resim bulamadınız mı? Çünkü bu resim aynen öyle görünüyor.

Jaffe gülerek "Herkesin gerçekten çok uğraştığına eminim [ama] bu çok aptalca" diye konuştu.

"Ama şunu iyice netleştirelim, olur mu?" diye duruma açıklık getirdi. 

İki şey doğru olabilir. Bu berbat bir görsel olabilir ve öyle. Birçok açıdan çok kötü.

Ayrıca dizi sorumlusu Ron Moore'un "harika" ve "yetenekli" biri olduğunu vurgulayarak canlı çekim dizinin nihayetinde iyi olacağından hiç şüphe duymadığını ekledi.

The Independent cevap hakkı için Amazon'la iletişime geçti.

God of War, PlayStation 2 oyunu olarak ilk kez 2005'te piyasaya sürüldü. Serinin ilk oyunları Yunan mitolojisine dayanıyor ve Kratos'un Olimpos tanrılarındam intikam alma yolculuğunu anlatıyor. İskandinav mitolojisinden esinlenen sonraki oyunlarsa Kratos'un kefaret arayışını konu alıyor ve oğlu Atreus'un da tanıtılmasıyla ikili çeşitli İskandinav tanrıları ve figürleriyle etkileşime giriyor.

Amazon canlı aksiyon dizisi siparişi verdiğini 2022'de duyurmuştu. Halihazırda Vancouver'da çekimleri devam eden dizide Kratos ve Atreus, birinin eşi ve diğerinin annesi olan Faye'in küllerini serpmek için bir yolculuğa çıkıyor. Dizinin resmi özetine göre maceraları boyunca Kratos oğluna daha iyi bir tanrı, Atreus da babasına daha iyi bir insan olmayı öğretmeye çalışıyor.

Dizinin yayın tarihi henüz açıklanmadı.

Independent Türkçe 


Deccal dersleriyle tanınan milyarder, Pentagon’la bağını güçlendiriyor

Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
TT

Deccal dersleriyle tanınan milyarder, Pentagon’la bağını güçlendiriyor

Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)

Amerikan teknoloji şirketi Palantir'in yapay zeka sistemi, Pentagon'un resmi savunma programı oldu.

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, Pentagon'dan üst düzey isimlere 9 Mart'ta gönderdiği notta, Palantir'in Maven yapay zeka platformunun resmi program haline geleceğini söyledi.

Böylelikle yazılım, ABD ordusu genelinde uzun vadeli olarak kullanılacak.

Feinberg notunda Maven sisteminin "tüm alanlarda düşmanları tespit etmek, caydırmak ve onlara karşı üstünlük sağlamak için gerekli yeni araçları" sağlayacağını belirtti.

Maven, savaş alanı verilerini analiz edip hedefleri belirleyen bir komuta ve kontrol yazılımı platformu.

Uydu, drone, radar ve istihbarat raporlarından gelen devasa miktardaki veriyi hızla analiz edebilen program, yapay zeka sayesinde düşmana ait askeri araçları, binaları ve silah depolarını otomatik olarak tespit edebiliyor.

Reuters'ın analizine göre Maven, ABD ordusu tarafından İran saldırılarının koordinasyonunda da kullanılıyor.

Feinberg, Pentagon yetkililerine gönderdiği mesajda "Yapay zeka destekli teknolojileri stratejimizin temel taşlarından biri haline getirmemiz hayati önem taşıyor" ifadelerini de kullandı.

Paris ve Roma'daki Deccal konferanslarıyla tartışma yaratan iş insanı Peter Thiel'ın şirketi, geçen yıl da ABD ordusuyla 10 milyar dolarlık anlaşma imzalamıştı. Aynı dönemde firmanın hisse değeri iki katına çıkarak 360 milyar dolara yaklaşmıştı.

Birleşmiş Milletler'den uzmanlar, insan müdahalesi olmaksızın hedef belirleyen yapay zeka programlarının etik ve hukuki açıdan risk yarattığına dikkat çekmişti.

Palantir ise yazılımının ölümcül kararlar almadığını, hedeflerin seçimi ve onaylanmasında programı kullanan kişilerin sorumlu olduğunu savunmuştu.

Diğer yandan analizde, Maven platformunun Anthropic firmasına ait Claude yapay zeka aracını kullandığına dikkat çekiliyor. Claude da Amerikan ordusunun İran'a yönelik operasyonlarında önemli rol oynuyor.

Pentagon, Claude'u hukuki çerçeve dahilinde çok daha geniş kapsamda kullanmak istiyordu. Ancak şirket, kitlesel gözetim teknolojileri ve otonom silahlar gibi alanlarda kısıtlamalar uyguluyordu.

Şirketle bakanlık arasında yaşanan anlaşmazlık sonucunda ABD Başkanı Donald Trump, firmanın federal kurumlara sağladığı hizmetlerin durdurulması talimatını vermişti.

Anthropic'in hizmetlerini "tedarik zinciri güvenliği açısından riskli" sınıfına sokan Pentagon daha sonra ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'la anlaşma yapmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Bloomberg


ABD'nin İran savaşı gönderisi topa tutuldu: "Tam bir delilik"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
TT

ABD'nin İran savaşı gönderisi topa tutuldu: "Tam bir delilik"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Amerikan halkının İran'daki savaşı sevdiğini gösteren verilere sahip olduğunu iddia ettikten sonra internette alaya alındı.

Leavitt, perşembe günü yaptığı X paylaşımında "Amerikalılar, Epik Öfke Operasyonu'nun muazzam bir başarı olduğunda hemfikir" iddiasında bulunarak katılımcıların yüzde 80 ila 90'ının savaşın verimli geçtiğine katıldığını gösteren Beyaz Saray anketlerinin bağlantısını gönderisine ekledi. 

Sorun şu ki, Leavitt sadece sıkı MAGA yandaşlarının görüşlerini dikkate almış ve daha geniş Amerikan halkının fikirlerini göz ardı etmişti.

Leavitt'in paylaşımı, X'te Topluluk Notu almasına neden oldu.

Topluluk Notu'nda, "Bağlantıda bahsedilen Beyaz Saray anketleri, yalnızca savaşı destekleyen MAGA Cumhuriyetçileri veya Cumhuriyetçilerden söz ediyor, daha geniş Amerikan halkından değil. Bu durum anket yapılan Demokrat ve Bağımsızları dışarıda bırakıyor ve verileri çarpıtarak Amerika'nın genel görüşlerini yanlış yansıtıyor" deniyor.

Aldığı tek yorum bu değildi. Pek çok kişi kendi eleştirilerini dile getirdi.

Gazeteci Medhi Hasan, X'te "Sadece MAGA Cumhuriyetçilerinin savaşı desteklediğini gösteren bir makaleye bağlantı veriyor ve ardından 'Amerikalıların buna katıldığını' iddia ediyor. Kendi bağlantısı onun bir yalancı olduğunu gösteriyor. O gururla ve açıkça yalan söyleyen biri. Gazeteciler de ona bu şekilde davranmalı" diye yazdı.

185 binden fazla takipçiye sahip muhafazakar siyasi hesap The Patriot Voice adlı kullanıcı da Leavitt'in, ABD Başkanı Donald Trump’ın işine gelecek şekilde gerçekleri çarptırma girişimlerinden bıkmıştı.

Gönderiyi "HAYIR HİÇ DE DEĞİL" diye yanıtladı. 

BİZE GASLIGHTING (kişinin, kendi hafızasını ve algısını sorgulamasına yol açan bir çeşit psikolojik manipülasyon yöntemi -çn.) YAPMAYI BIRAK!

"ConservativeG99" adını kullanan başka bir sağcı hesap da Leavitt'in paylaşımına benzer şekilde sinir oldu.

Kullanıcı "Bunun gerçekten işe yarayacağını mı sanıyorlar?" diye sordu. 

Gaslighting ve propaganda artık işe yaramıyor hanımefendi. Tam bir delilik.

İran'daki savaşı sürekli yüksek sesle eleştiren Glenn Greenwald, Reuters-Ipsos tarafından yapılan ve Amerikalıların yaklaşık yüzde 60'ının savaşı onaylamadığını gösteren karşıt bir anket paylaştı.

Eleştiriler Leavitt'i etkilemiş gibi görünmüyor. Cuma günü Politico'dan, MAGA tabanından Trump destekçilerinin çoğunun İran'daki savaşı tamamen desteklediğini gösteren bir anket paylaştı.

Leavitt, "Defalarca söylediğim gibi Amerikalılar, Başkan Trump'a Başkomutan görevinde güveniyor ve terörist tehditleri ortadan kaldırma ve güvenliğimizi sağlama çabalarını destekliyor" dedi. 

Medya ne kadar aksini iddia etmeye çalışırsa çalışsın 'MAGA'da bölünme' diye bir şey yok.

Independent Türkçe