Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti
TT

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

Pandemide buzdolabı kapağını defalarca açanlar! Yalnız değilsiniz… Online diyetlere talep artışı yüzde 100'ü geçti

ABD'nin Louisiana eyaletinde yer alan Pennington Biyomedikal Araştırma Merkezi'nin 50 ülkede 8 bin yetişkin üzerinde yaptığı araştırmaya göre pandemi ve karantinalar süresince sağlıklı beslenmekten uzaklaşmak hemen her coğrafyada görülen bir sorun oldu. 
Yani tok olmamıza rağmen bir şeyler yemek isterken, 10 dakika önce kapısını açtığımız buzdolabının kendi kendine sufle yapmasını ümit ederken, pandemi stresini yemeklerden çıkarırken yalnız değiliz. 
Ankete katılan kişilerin yüzde 27'si kilo aldığını söylerken, her 100 kişiden 17'si ise kilo kaybettiğini dile getirdi. 
Ankete göre pandemi boyunca uyku düzeni bozulanların oranı yüzde 44.
Endişe kontrolü yaşamakta zorlananlar ise yüzde 20 olarak ölçüldü.

"Eve depolanan hazır gıdalar, besin değil" 
Independent Türkçe'ye konuşan Diyetisyen Emre Uzun'a göre pandemi boyunca en fazla artan şikayet de duygusal yeme bozukluğu. 
Evde kalan, canı sıkılan, psikolojik olarak kendini kötü hisseden, strese giren, yoksulluk duygusuna giren, korkan kişilerini kendini yemeğe verdiğini söyleyen Uzun, marketlerin erken kapanıyor olmasının da kişiyi depolamaya yönelttiğini belirtti.  
"Evde depolanan hazır gıdalara besin denmez" diyen Emre Uzun, "Besin, bizim için fayda sağlayan, içinde vitamin ve mineraller barındıran gıdalardır. İngilizcede "Junk Food" dediğimiz atıştırmalıkları da besin olarak değerlendirmek de doğru değil. Ancak evin içindeki stres arttıkça bunları tüketim arttı. Fizikselden ziyade duygusal yeme bozukluklarıyla karşı karşıya kalmaya başladık" ifadelerini kullandı. 
Kişilerin hobi edinmesinin, gerekiyorsa bir psikologla görüşmesinin, açık havada yürüyüşlerin önemli olduğunu söyleyen Uzun, evlere alınan kalorili ürünlerin de kişinin sinirli ya da kötü anında ilk tüketilen gıda olduğunu hatırlattı. 

"Eskiden yüzde 70 oranında olan birebir görüşmeler, yüzde 20'ye kadar geriledi" 
Pandemide evden çıkamayan ancak daha fazla kilo alımının da önüne geçmek isteyen kişilerin başvurduğu ilk adres ise online diyetisyenlik hizmetleri. 
Özellikle pandeminin ilk aylarında oluşan "yokluk psikolojisi" ile insanların ekmek, makarna, pirinç, bulgur gibi bozulmayan ve kalorisi yüksek gıdaları depolamaya başladığını söyleyen Uzun'a göre bu dönemde online diyet taleplerinde de bir patlama oldu: 
"Pandemiden önce benim online seanslarım yüzde 30, yüz yüze seanlarım yüzde 70 civarındaydı. Pandemiyle birlikte bu tam tersine döndü. Hatta birebir görüşmeler yüzde 20'ye kadar indi. 
Çok az insan evden çıkma konusunda rahattı. Birebir görüşmeleri haftada bir gün ile sınırlı tutuyordum. 
Mart, nisan, mayıs aylarında böyle devam etti. Haziranda sokağa çıkma yasaklarının kalkmasıyla birlikte insanlar tatile gidince bizim işlerimiz bir miktar düştü. 
Hem insanlar evde durmaktan sıkılmıştı hem de tatilde oldukları için diyete devam etmediler. Hükümetin başlattığı tatil için kredi verilmesi kampanyası da etkili oldu. 
Online diyetler de bir tık azaldı ama devam etti. Sonrasında ise birebir görüşmeler yeniden artmaya başladı. Gelinen noktada yüz yüze görüşmeler yüzde 60- yüzde 70 oranında. Online yüzde 30-40. Evde kalan sayısı çok çok azaldı. 
İstanbul'da olup online danışanım iki elin parmaklarını geçmeyecek vaziyette. Şehir dışından ve yurt dışından online diyetlerimiz ise devam ediyor."
"Orta sınıfın giderek kaybolduğu sistemde biz de o sınıftaki müşterilerimizi kaybediyoruz" 
Pandemiyle birlikte online diyet taleplerinin yüzde 100'e yakın arttığını söyleyen Diyetisyen Emre Uzun'a göre diyetisyenlik, her zaman halkın refah seviyesine göre değişim gösteren bir sektör oldu. 
"Kişinin refah seviyesi yüksek olmalı ki kendine ve sağlığına dikkat etsin" diyen Uzun, ekonomik sıkıntısı yüksek olanın "ben kendi başıma yaparım" düşüncesinde olduğunu söylüyor ve ekliyor: 
"Zenginin daha çok zenginleştiği, yoksulun daha fazla yoksullaştığı ve orta sınıfın kaybolduğu bir sistem var. Makas giderek açılıyor. Üst tabaka çok etkilenmedi ama biz orta seviyedeki müşterilerimizi kaybediyoruz. Kendine dikkat etmek isteyen beyaz yakalıları kaybediyoruz."
 
Dövizin yükselmesiyle online ve yüz yüze diyetisyenlik ücretleri eşitlendi 
Haftalık seanslarda danışanlarıyla ayda dört kez görüşen Emre Uzun'un aktardığına göre pandemi öncesi online ve yüz yüze görüşmelerde fiyat farklılığı oluşuyordu. 
Ancak pandemiyle birlikte hem fiyat artırımına hem de fiyat eşitlemesine gidilmek zorunda kalındı. Zira, dövizin yükselmesi, ofisin kira masrafının devam etmesi gibi nedenlerle hem online hem de birebir diyetisyenlik hizmeti 1500 liraya kadar çıktı. 
Kendisinin genel diyetisyen ücretleri ortalamasını yansıtmadığını kabul eden Uzun, online diyetlerde yağ-kas ölçümünün nasıl yapıldığını sorduğumuzda ise şu yanıtı verdi: 
"Online diyetisyenlik hizmetlerinde yağ-kas ölçümü için kişiler dilerse bu ölçümleri yapan tartıları alabilir. Ya da bir eczane ya da spor salonunda bu ölçümü yapabiliri. Ancak online olunca yağ-kas ölçümü çok güvenilir olmuyor. Hele ki ucuz tartıların yağ ölçümüne hiç güven olmuyor. O nedenle biz kilo kaybını takip ediyoruz. Benim uyguladığım diyetler, kişiye özgü ve sağlıklı diyetler olduğu için çoğunlukla yağdan kaybettiren cinsten. Basen, bel gibi yerler mezura ile ölçüldüğünde ya da kan tahlillerinde de bu kendini gösteriyor zaten."

"Son üç ayda, marttaki psikolojiye geri dönüldü"
Diyetisyen Seçil Kenar da online diyetisyenliği, sokağa çıkma yasaklarının başladığı ilk günden bu yana devam ettiren beslenme uzmanlarından. 
Ofisinin de bir süre kapalı kaldığı o günlerdeki belirsizliğin medyadaki felaket senaryolarıyla daha da tetiklendiğini, insanların korkarak daha çok evde kaldığını hatırlatan Kenar, "Mart, nisan, mayıs aylarında herkes inanılmaz kilo aldı. Psikolojik yemeler çok başladı" diye konuştu. 
Kenar'ın aktardığına göre normalleşme sürecinin başladığı hazirandan ekime kadarki süreçte insanların psikolojisi biraz olsun toparlayınca danışan sayısı da arttı. 
Son üç ayda ise vakaların artmasıyla korkunun yeniden mart dönemine benzemeye başladığını söyleyen Seçil Kenar, "Son üç aydır insanlarda çok ciddi bunalım var. Umutsuzluk, sıkılmışlık… Dışarı çıkamamanın ve sosyalleşememenin verdiği yeme bozukluklarını görüyoruz. Psikolojik yeme bozuklukları çok arttı. Elbette danışanlar devam ediyor diyetisyene ancak diyete devam etme direnci çok düştü" dedi ve ekledi: 
"İnsanlar üç aşağı beş yukarı gün içerisinde idare edebiliyorlar. Çocuklarıyla ilgileniyorlar, ofise gidenler var… Ancak burada problem hafta sonları ve akşamları. Sürekli oturuyoruz, sürekli bir şeyler izliyoruz, sürekli hareketsiziz. İnsanlarda ciddi kas kayıpları ve aşırı yağlanma problemleri var. Gece atıştırmaları çok arttı." 

Kötü psikolojiyle mücadele için: Sağlıklı tarifler, hobi edinme, diyet yapan grupları 
Seçil Kenar'ın da bu soruna farklı çözümleri var. 
Bunlardan biri pandemiyle birlikte mutfakta daha fazla zaman geçirenlere sağlıklı yemek tarifi önerileri. 
Canı börek çekene, yufkasız kabak böreği, paket paket çikolata almak isteyen hurmalı tatlı tarifleri, bu önerilerin arasında. 
Danışanlarına pandemi sürecinin geçici olduğunu ve yemek yerine konulabilecek bir terapi sistemi bulunması gerektiğini her seferin hatırlatan Seçil Kenar, insanları farklı hobilere de yönlendirdiğini söylüyor. 
Online yoga, pilates, zumba gibi dersler evdeki stresi azaltırken, birbiriyle bağlantılı birkaç danışanın kurduğu Whatsapp grupları da grubun üyelerinin motive olması için önemli bir araç haline geliyor. 

"Yüzde 70 kapasiteyle çalışıyordum, yüzde 110'a çıktı" 
Seçil Kenar ise en "ben online sistemde yapamam" diyen danışan bile çevirimiçi hizmet almaya başladıklarını aktardı. 
Beş günün 2 buçuk gününde online, kalan yarısında da yüz yüze danışmanlık hizmeti veren Kenar, 2-3 yıl içerisinde de sektörün tamamen online olacağını öngördü. 
Emre Uzun gibi online diyetisyenlikte danışanlarının kas-yağ ölçümünü hassas tartılar, mezura, spor salonu ya da eczanelerde ölçüm ile yürüten Seçil Kenar, 2019'da yüzde 70, şimdi ise yüzde 110 kapasite ile çalıştığını belirtiyor. 
"Online diyeti 100 liraya yapan da var 500 liraya yapan da" diyen Kenar şöyle konuştu: 
"Online diyetlerin maliyeti daha düşük çünkü çoğu diyetisyen ofisini kapattı. Benim ofisin maliyeti ayda 10 bin lira. Giderlerle 12 bin lirayı buluyor. Benim giderim azalmadı. Alet kullanılmıyor, geç kalma problemi yok.. Her şey tıkır tıkır işliyor online'da. En az 100-150 TL kadar düşük seans başı." 
"Gelecekte beslenme problemleriyle ilgili bizi ne gibi hastalıklar bekliyor?" sorusuna Seçik Kenar, şu yanıtı verdi:
"Hareketsizlik çok ciddi problem. Hareketsizliğimizin bize ağır bir bedeli olacak. Kaslarımızda çok ciddi problemler çıkmaya başladı. Kas, kemik, sırt, eklem problemleri olacak. 
Hareket etmek her yerden kesildi. Spor salonuna gidilemediği gibi insanlar arkadaşının yanına bile gidemiyor. 
Bu tür hastalıklar çok öne geçecek. "

Online hizmet de Youtube kanalı da pandemide başladı
Özel bir tıp merkezinde diyetisyen olarak görev yapan Melek Sona ise mart ayında salgının başlaması ve yüz yüze randevuların birer birer iptal edilmesiyle öncelikle ücretsiz izne çıkmak durumunda kaldı. 
Ancak karamsarlığa düşmeyen Sona için pandemi bir nevi "fırsat" oldu. Çünkü kendisinin anlatımıyla çok istediği ama bir türlü cesaret edemediği online diyetisyenliğe nisan ayında başladı.
Mayıs ve haziran aylarını, danışanlarıyla internet ortamında görüşerek geçiren Sona, haziranda ise işine tekrar geri döndü. 
Sona için pandemiyle gelen bir yenilik daha vardı: YouTube kanalı 
"Hızlı yaşam bizi içine hapsetmişken odaklanamadığım YouTube işine sonunda girişmiştim" diyen Melek Sona bu durumdan hayli memnun. 
Zira Sona, hiç tanımadığı evlere girip hiç tanımadığı insanlara dokunabilmenin kendisini çok motive ettiğini söylüyor: Beni YouTube'dan görerek online diyete başlamak isteyen birçok kişi ile tanıştım. Bu benim yaptığım işin doğru kişilere ulaştığını gösteriyor. Çok minnettarım.
Sona'nın açıklamasına göre online diyetisyen görüşmelerine başlamak ilk başlarda, kendisi kadar danışanları için de bir belirsizlik taşıyordu. 
"Online diyet nedir? Ben bile tanımını doğru düzgün yapamazken insanların online diyete sıcak bakması beklenilemezdi ama bir ihtiyaçtan doğduğu için artık sıkça tercih edilen bir alan haline geldi" diyen Sona için artık online seansların yüz yüze seanslardan hiçbir farkı yok. 

Online diyetin avantajları
Hatta online diyetin evden çıkmamak, hastaneye gitmemek, trafiğe takılmamak, arabayı park etmekle uğraşmamak gibi avantajları olduğunu söylen Sona, kilo takiplerini ise evdeki tartıla ve mezura ile yapıyor. 
Bel ve kalçanın mezura ile ölçümlenmesiyle kilonun yağdan gidip gitmediğini anladıklarını söyleyen Sona'nın anlattığına göre çalıştığı tıp merkezinde seans ücretleri de uygun: 
"Yüz yüze hizmet alan danışanlarıma genellikle iki haftada bir gelmelerini öneriyorum. Ancak online da danışanlarımla sürekli iletişim halindeyiz. O yüzden online seanslarımın ücreti, yüz yüze seanslarıma göre biraz daha fazla diyebilirim. Online diyet yapan danışanlarımı bir miktar daha avantajlı görüyorum. Çünkü kendileri ile hemen her gün birebir iletişimdeyim. Sağlıklı beslenmeyi ilk ağızdan kişisel olarak göstermeye çalışıyorum." 
Görüştüğümüz diğer diyetisyenler gibi Melek Sona da pandemi sürecinde en sık rastlanan problemin duygusal yeme bozukluğu olduğunu söylüyor. 
Sona, "Çoğu kişi duygularını kontrol edemediği için bunu yemek yeme ile kapatmaya çalışıyor. Yemekten aldığı haz ile duygusal açıklarını kapatmak istiyor. Bu da doğru orantılı olarak kilo artışına sebep oluyor" değerlendirmesini yaptı. 
Pandemi psikolojisi ile mücadele etmenin bazı kişiler için daha zor olabileceğinin altını çizen Sona, başından beri koronavirüsle mücadele için sıraladığı tavsiyeleri, Independent Türkçe için yineliyor: 
"- Sağlıklı beslenelim, 
- Yeteri kadar uykumuzu alalım, 
- Bol su içelim,
- Hareketimizi artıralım.
Bunların sonucunda bağışıklığımızın kuvvetlenmesi kaçınılmaz.  Böyle bir durumda da koronavirüs bizden korkmalı, biz ondan değil."

Independent Türkçe

 



Televizyon tarihine geçen dizi bitmiyor: 23. sezon onayı geldi

56 yaşındaki Altın Küre adayı Ellen Pompeo, 2022'deki 19. sezonda Meredith Grey karakterini canlandırmayı bıraksa da konuk oyuncu olarak dizide yer almayı sürdürüyor (ABD)
56 yaşındaki Altın Küre adayı Ellen Pompeo, 2022'deki 19. sezonda Meredith Grey karakterini canlandırmayı bıraksa da konuk oyuncu olarak dizide yer almayı sürdürüyor (ABD)
TT

Televizyon tarihine geçen dizi bitmiyor: 23. sezon onayı geldi

56 yaşındaki Altın Küre adayı Ellen Pompeo, 2022'deki 19. sezonda Meredith Grey karakterini canlandırmayı bıraksa da konuk oyuncu olarak dizide yer almayı sürdürüyor (ABD)
56 yaşındaki Altın Küre adayı Ellen Pompeo, 2022'deki 19. sezonda Meredith Grey karakterini canlandırmayı bıraksa da konuk oyuncu olarak dizide yer almayı sürdürüyor (ABD)

Televizyon tarihinin en uzun soluklu medikal drama dizisi Grey's Anatomy, rekorlarını tazelemeye devam ediyor. ABC, fenomen dizinin 23. sezon onayını aldığını resmen duyurdu.

Shonda Rhimes tarafından yaratılan ve yayın hayatına 2005'te başlayan dizi, televizyondaki başarısını dijital platformlara da taşımayı sürdürüyor.

2025 verilerine göre Grey's Anatomy, Disney+ ve Hulu'da en çok izlenen dizi olarak zirveye yerleşti. Reyting ölçüm şirketi Nielsen'in verilerine göre ise ABD'deki tüm dijital platformlar arasında en çok izlenen ikinci yapım olmayı başardı. 

Grey's Anatomy, yayımlandığı akşam ulaştığı 2,22 milyonluk izleyici sayısını, dijital platform ve gecikmeli izleme verileriyle bir hafta içinde iki katın üzerine taşıyor. Ayrıca, 18-49 yaş grubunda, canlı spor yayınları hariç tutulduğunda en çok izlenen 15 yapım arasında yer almayı sürdürüyor.

Ayrılık rüzgarları

Dizinin merkezindeki Meredith Grey karakterine hayat veren Ellen Pompeo, 19. sezonda rolünü azaltmış olsa da yürütücü yapımcı, anlatıcı ve konuk oyuncu olarak yapımdaki ağırlığını koruyor.

Ancak 22. sezon finaliyle birlikte dizi iki önemli oyuncusuna veda edecek. Uzun süredir kadroda yer alan Kevin McKidd (Owen Hunt) ve Kim Raver (Teddy Altman), yeni sezonda yer almayacak.

Dizinin geniş oyuncu kadrosunda Chandra Wilson, James Pickens Jr., Camilla Luddington ve Caterina Scorsone gibi gedikli isimlerin yanı sıra son dönemde Wes Bryant karakteriyle ekibe katılan Trevor Jackson gibi yeni yüzler de yer alıyor.

ABC yeni sezon planını kuruyor

23. sezon onayıyla birlikte Grey's Anatomy, ABC'nin 2026-2027 yayın dönemindeki güçlü halkalarından biri oldu. 

Kanalın yeni sezon programında ayrıca 9-1-1, 9-1-1: Nashville, Abbott Elementary ve High Potential gibi yapımlar yer alıyor.

Grey's Anatomy, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline


Gişe şampiyonu gerilim seriye dönüşüyor: Tarih belli oldu

Freida McFadden'in 2022 tarihli romanından uyarlanan Hizmetçi'de Euphoria'yla yıldızı parlayan 28 yaşındaki Sydney Sweeney, kusursuz görünen zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan genç bir hizmetçiyi canlandırıyor (Starz Entertainment)
Freida McFadden'in 2022 tarihli romanından uyarlanan Hizmetçi'de Euphoria'yla yıldızı parlayan 28 yaşındaki Sydney Sweeney, kusursuz görünen zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan genç bir hizmetçiyi canlandırıyor (Starz Entertainment)
TT

Gişe şampiyonu gerilim seriye dönüşüyor: Tarih belli oldu

Freida McFadden'in 2022 tarihli romanından uyarlanan Hizmetçi'de Euphoria'yla yıldızı parlayan 28 yaşındaki Sydney Sweeney, kusursuz görünen zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan genç bir hizmetçiyi canlandırıyor (Starz Entertainment)
Freida McFadden'in 2022 tarihli romanından uyarlanan Hizmetçi'de Euphoria'yla yıldızı parlayan 28 yaşındaki Sydney Sweeney, kusursuz görünen zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan genç bir hizmetçiyi canlandırıyor (Starz Entertainment)

Geçen yılın sürpriz gişe canavarı Hizmetçi (The Housemaid), devam filmiyle beyazperdeye dönmeye hazırlanıyor. 

Lionsgate, Freida McFadden'ın çok satan roman serisinden uyarlanan Hizmetçinin Sırrı'nın (The Housemaid's Secret) vizyon tarihini ve iddialı stratejisini resmen duyurdu.

35 milyon dolarlık mütevazı bütçesine rağmen dünya çapında yaklaşık 400 milyon dolar hasılat elde ederek bir fenomene dönüşen Hizmetçi'nin devamı, ilk filmin yıldönümünden tam iki yıl sonra, 17 Aralık 2027'de sinemaseverlerle buluşacak.

Stüdyo, devam filmi için son derece iddialı bir vizyon stratejisi izliyor. Yapım, Avengers: Secret Wars ve Lord of the Rings: The Hunt for Gollum gibi daha geniş ve erkek ağırlıklı bir izleyici kitlesine seslenen büyük bütçeli yapımlarla aynı gün gösterime girecek.

Stüdyo, Noel döneminin yoğun gişe rekabetinde aksiyon yerine yetişkinlere hitap eden tekinsiz bir gerilim arayan seyirciyi hedefliyor.

Kadroya dev isim

İlk filmde Millie karakteriyle büyük beğeni toplayan Sydney Sweeney ve Enzo rolüyle Michele Morrone devam filminde yerlerini koruyor. Serinin bu halkasındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise usta oyuncu Kirsten Dunst'ın kadroya dahil olması oldu.

Devam halkası, zengin bir ailenin yanında çalışırken karanlık sırlarla yüzleşen Millie'nin yeni işine odaklanıyor. Millie bu kez, yüzünü görmesine asla izin verilmediği gizemli bir kadının evinde hizmetçilik yapmaya başlayacak. Ancak kilitli kapıların ardında, kendi sırlarından bile daha karanlık gerçeklerin yattığını keşfedecek.

Üçleme mi geliyor?

Yönetmen koltuğunda Paul Feig'in oturduğu yapımın çekimlerine bu yılın sonlarında başlanması planlanıyor. Senaryoyu ilk filmde olduğu gibi Rebecca Sonnenshine kaleme alacak. 

Lionsgate, McFadden'ın serideki üçüncü kitabı olan The Housemaid Is Watching'i (Hizmetçi İzliyor) de beyazperdeye taşıyarak projeyi kalıcı bir seriye dönüştürmeyi amaçlıyor.

Hollywood Reporter eleştirmeni David Rooney'nin Hizmetçi için yaptığı, "Tatil döneminde aileden kaçıp kışkırtıcı bir tekinsizlik ve karanlık sırlarla örülü şık bir eğlence arıyorsanız, doğru yerdesiniz" yorumu, serinin izleyici üzerindeki cazibesini özetler nitelikte.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Jeffrey Epstein skandalı dizi oluyor: Başrolde Oscarlı yıldız var

Trump (solda), Epstein'in (ortada) fuhuş ağında rolü olduğuna dair iddiaları yalanlasa da skandal itibarına büyük zarar verdi (AFP)
Trump (solda), Epstein'in (ortada) fuhuş ağında rolü olduğuna dair iddiaları yalanlasa da skandal itibarına büyük zarar verdi (AFP)
TT

Jeffrey Epstein skandalı dizi oluyor: Başrolde Oscarlı yıldız var

Trump (solda), Epstein'in (ortada) fuhuş ağında rolü olduğuna dair iddiaları yalanlasa da skandal itibarına büyük zarar verdi (AFP)
Trump (solda), Epstein'in (ortada) fuhuş ağında rolü olduğuna dair iddiaları yalanlasa da skandal itibarına büyük zarar verdi (AFP)

Jeffrey Epstein skandalını konu alan ilk kurmaca dizi için hazırlık süreci başladı. Sony Pictures Television imzalı mini dizinin başrolünde, Oscar ödüllü oyuncu Laura Dern yer alacak.

Dünyayı sarsan Epstein davası, bu kez bir mini diziyle ekranlara taşınmaya hazırlanıyor. Ödüllü araştırmacı gazeteci Julie K. Brown'ın 2021 tarihli aynı isimli kitabından uyarlanan Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story (Adaletin Çarpıtılması: Jeffrey Epstein Hikayesi), skandalın perde arkasını ve hukuk sistemindeki çarpıklıkları mercek altına alacak. Dizide Julie K. Brown'a Vahşi Duygular (Wild at Heart) ve Jurassic Park'la tanınan 59 yaşındaki Dern hayat verecek.

Dizi, Miami Herald muhabiri Julie K. Brown'ın, Epstein'le federal savcılar arasındaki gizli anlaşmayı ortaya çıkarma sürecini anlatıyor. Brown'ın yıllar süren titiz araştırması, 80 mağdurun kimliğinin belirlenmesini sağlamış, kilit tanıkları ifade vermeye ikna etmiş ve nihayetinde Epstein'le suç ortağı Ghislaine Maxwell'in tutuklanmasına giden yolu açmıştı.

Hukuk sistemindeki "gizli" ayrıcalıklar

Yapım, Epstein'ın 2008'de fuhşa teşvik suçlamalarından suçlu bulunmasına rağmen nasıl yalnızca bir yıl hapisle kurtulduğunu da irdeleyecek. 

O dönem Florida Güney Bölgesi Başsavcısı olan ve daha sonra Donald Trump yönetiminde Çalışma Bakanı olarak görev yapan Alexander Acosta'yla yapılan "gizli uzlaşma", Epstein'in federal suçlamalardan kaçmasını sağlamıştı. 

Brown'ın 2018'de yayımlanan haber serisi, bu hukuksuz süreci yeniden dünya gündemine taşımış ve Acosta'nın istifasına yol açmıştı.

İlk kurmaca yapım

Daha önce Netflix'in Jeffrey Epstein: Korkunç Zengin (Filthy Rich) ve Lifetime'ın Surviving Jeffrey Epstein gibi ses getiren belgesellerine konu olan bu skandal, Perversion of Justice'le ilk kez kurmaca bir diziye dönüşecek.

Jeffrey Epstein, 2019'da seks ticareti suçlamasıyla yargılanmayı beklediği cezaevindeki hücresinde ölü bulunmuştu. Resmi kayıtlara intihar olarak geçse de 66 yaşındaki tutuklunun ölümünün nasıl gerçekleştiği halen tartışmalara konu oluyor.

Dizi, Epstein'in küresel çapta kurduğu ağın kurbanları üzerindeki yıkıcı etkisini ve adaletin nasıl "saptırıldığını" detaylarıyla işleyecek.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Entertainment Weekly