Güney Afrika merkezli MTN Group, Suriye’deki hissesini 65 milyon dolara satıyor

 2020 Uluslararası Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Fuarı’na katılan MTN
2020 Uluslararası Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Fuarı’na katılan MTN
TT

Güney Afrika merkezli MTN Group, Suriye’deki hissesini 65 milyon dolara satıyor

 2020 Uluslararası Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Fuarı’na katılan MTN
2020 Uluslararası Bilgi Teknolojileri ve Telekomünikasyon Fuarı’na katılan MTN

Güney Afrika merkezli telekomünikasyon şirketi MTN Group dün yaptığı açıklamada, geçen hafta Suriye yargısının denetimine tabi tutulmasına rağmen Suriye şubesinde yüzde 75’e ulaşan hissesini 65 milyon dolar karşılığında satmak için hala müzakerede bulunmaya kararlı olduğunu söyledi.
Şam’daki bir mahkeme, MTN Group’un ruhsat sözleşmesinin şartlarını ihlal ettiği suçlamasıyla MTN Suriye’nin gözetim altına alınmasına karar verdi. Devlet MTN Suriye’nin sözleşmeyi ihlal ederek hükümeti gelirlerden mahrum bıraktığını söylüyor ve MTN bu iddiaları reddediyor. Şirket cuma günü yaptığı açıklamada temyiz başvurusunda bulunacaklarını açıkladı. Perşembe günü Suriye Devlet Konseyi MTN’nin ruhsat sözleşmesinin yükümlülüklerini ihlal ettiğini söyleyerek bunun kamu hazine haklarını toplam gelirlerin yüzde 21,5’i oranında etkilediğini belirtti.
MTN Suriye’de azınlık hissesi olan TeleInvest’in başkanı şubenin başına kayyum olarak atandı. Böylece başkan, adli denetim kararı yürürlükte olduğu sürece şubenin günlük faaliyetlerini yönetmekten sorumlu olacak. Mahkemenin beyanında kararın ne kadar süre yürürlükte olacağı belirtilmedi. Telelnvest, MTN Group’un MTN Suriye’deki yüzde 75 hissesini daha önceden belirtilmemiş bir fiyata satın almak istiyor.
Güney Afrika şirketinin bir sözcüsü Reuters'a verdiği demeçte “MTN Group, yüzde 75 hissesini ve kredilerini toplamda 65 milyon dolar karşılığında satmak için TeleInvest ile vardığı anlaşmanın yürürlükte kalmasına hala bağlı” ifadelerini kullandı. TeleInvest'e satış yapılması, MTN Group’un orta vadede Orta Doğu’dan çıkma planlarının bir parçası olarak geliyor.
MTN Group’un Ortadoğu'daki faaliyetleri, İran'da 15 yıllık işletme ruhsatı kazanmak için rüşvet verdiği ve Afganistan'daki aşırılık yanlısı gruplara yardım ettiği iddialarıyla gölgelendi. MTN bu iddiaları reddediyor. Geçtiğimiz yılın ilk altı ayında MTN Suriye, MTN Group’un faiz, vergi ve amortisman öncesi esas kazancına yüzde 0,7 oranında katkıda bulunmuştu.
O dönem MTN Group hesaplarındaki MTN Suriye’ye ait olan net kıymetler, 1,4 milyar rand (80 milyon dolar) tahmini geri kazanılabilir tutar olarak kaydedilmişti.



Barış Kurulu: Gazze planında hızlı ilerleme kaydedilmesi gerekiyor

Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
TT

Barış Kurulu: Gazze planında hızlı ilerleme kaydedilmesi gerekiyor

Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)
Gazze Şeridi’nde savaşın yol açtığı yıkımın görüntüsü (Reuters – Arşiv)

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov dün (pazartesi) yaptığı açıklamada, Hamas ve diğer silahlı grupların silahsızlandırılmasına ilişkin bir anlaşmaya varılabileceği konusunda ‘kısmen iyimser’ olduğunu belirtti, ancak sürecin zaman alacağı uyarısında bulundu.

Mladenov, Brüksel ziyareti sırasında Reuters’a verdiği röportajda, son haftalarda Hamas ile ‘son derece ciddi görüşmeler’ yürüttüklerini, ancak sürecin kolay olmadığını ifade etti.

Mladenov, “Tüm tarafları tatmin edecek bir düzenlemeye ulaşabileceğimiz konusunda kısmen iyimserim… En önemlisi de Gazze halkını tatmin edecek bir düzenleme” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, eylül ayında İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü savaşı sona erdirmeye yönelik planını denetlemek amacıyla Barış Kurulu kurulmasını önermiş, daha sonra bu yapının diğer çatışmaları da ele alacağını belirtmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Trump’ın başkanlık ettiği kurulu tanırken, çok sayıda büyük güç bu yapıya katılmadı.

Trump’ın Gazze planı, İsrail ve Hamas tarafından geçtiğimiz ekim ayında kabul edildi. Plana göre Hamas’ın silah bırakmasının ardından İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesi ve yeniden inşa sürecinin başlaması öngörülüyor.

Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması, planın uygulanması ve ekim ayında varılan, iki yıl süren kapsamlı savaşı sona erdiren ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik görüşmelerde temel anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor.

Filistin topraklarında şiddet olayları sürerken, bölgenin büyük bir kısmının hâlâ yıkım içinde olduğu belirtiliyor.

İvmenin azalması riski

Mladenov, silahsızlanmayı, Gazze Şeridi’nde yeni bir yönetimin oluşturulmasını ve İsrail’in çekilmesine ilişkin maddeleri içeren bir uygulama planı üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Bulgar diplomat Mladenov, sürecin zaman alacağını, ancak planın uygulanmasına yönelik düzenlemeler konusunda mümkün olan en kısa sürede anlaşmaya varılması için çaba gösterildiğini söyledi.

Uygulama anlaşmasına ne zaman varılabileceğine ilişkin bir soruya Mladenov, “Birkaç günümüz ya da en fazla iki haftamız olduğunu düşünüyorum. Bu benim değerlendirmem. Aksi takdirde mevcut ivmeyi kaybederiz ve bu durumda herhangi bir karar almak daha zor hale gelir” yanıtını verdi.

Devam eden müzakerelerin ayrıntılarına girmekten kaçınan Mladenov, her iki tarafla da ileriye dönük ‘olumlu bir yol haritasının’ tartışıldığını ifade etti.

Mladenov, tartışılan başlıklardan birinin de ekim ayında sağlanan ateşkesten bu yana İsrail’in kontrolünde bulunan bölgeleri belirleyen ‘sarı hat’ olduğunu belirtti. Reuters, İsrail’in söz konusu hattı Gazze Şeridi’nin daha iç kesimlerine doğru ilerlettiğini aktardı.

Sahada ele alınması gereken çok sayıda konu bulunduğunu dile getiren Mladenov, ‘sarı hat’ dahil olmak üzere yardım ve ilaç erişimi gibi başlıkların da İsrail ile görüşüldüğünü kaydetti.

Refah Sınır Kapısı konusunda güvenin tesis edilmesi

Mladenov ayrıca sahadaki bazı gelişmelere de dikkat çekerek, son günlerde Refah Sınır Kapısı üzerinden geçişine izin verilen kişi sayısının kademeli bir şekilde artırıldığını söyledi. Gazze Şeridi’ni Mısır’a bağlayan bu sınır kapısından tır geçişlerinin artırılmasının da değerlendirildiğini ifade etti.

Mladenov, güven inşasının da sürecin önemli bir parçası olduğunu belirterek, bunun son derece karmaşık bir süreç olduğunu, ancak nihai olarak planın tam uygulanmasına ulaşmak için çok sayıda küçük adımın atılması gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump şubat ayında yaptığı açıklamada, ABD müttefiklerinin Gazze Şeridi’ndeki yardım çabalarına 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını, ABD’nin ise Barış Kurulu’na 10 milyar dolar katkıda bulunacağını duyurmuştu. Ancak Reuters, Barış Kurulu’nun taahhüt edilen fonların yalnızca küçük bir kısmını alabildiğini bildirdi.

Mladenov ise Washington’da taahhüt edilen tüm fonların Barış Kurulu için mevcut olduğunu ve kurumun finansmanına ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığını söyledi.

Ayrıca üye ülkelerin, 1 milyar dolar ödeme karşılığında kurulda daimî üyelik elde edebileceği ifade edildi.


Mısır: Sudan'daki çatışmayı körükleyebilecek her türlü yabancı müdahaleyi reddediyoruz

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı'nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos ve beraberindeki heyeti Kahire'de kabul etti, (Mısır Dışişleri Bakanlığı- Facebook)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı'nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos ve beraberindeki heyeti Kahire'de kabul etti, (Mısır Dışişleri Bakanlığı- Facebook)
TT

Mısır: Sudan'daki çatışmayı körükleyebilecek her türlü yabancı müdahaleyi reddediyoruz

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı'nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos ve beraberindeki heyeti Kahire'de kabul etti, (Mısır Dışişleri Bakanlığı- Facebook)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı'nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos ve beraberindeki heyeti Kahire'de kabul etti, (Mısır Dışişleri Bakanlığı- Facebook)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Sudan'daki çatışmayı körükleyecek veya siyasi çözüm şansını baltalayacak her türlü dış müdahaleyi reddettiğini vurguladı.

Abdülati bu açıklamayı, dün Kahire’de ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Musaad Boulos ve beraberindeki heyeti kabulü sırasında yaptı. Görüşmede Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ikili ilişkiler ve ortak ilgi alanına giren bölgesel konular ele alındı; bunların başında Sudan, Lübnan, Afrika Boynuzu ve Libya'daki son gelişmelerin yanı sıra Mısır'ın su güvenliği konusu geliyordu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Temim Hilaf, yaptığı basın açıklamasında, görüşmenin Mısır ile ABD arasındaki stratejik ortaklığın derinliğine dair ortak takdiri yansıttığını belirtti. Bu ortaklığın Ortadoğu ve Afrika’da güvenlik ve istikrarın temel dayanaklarından biri olduğunu vurgulayan Hilaf, tarafların siyasi ve ekonomik alanlarda iş birliğini geliştirme ve ortak bölgesel meselelerde yakın koordinasyonu sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Görüşmede ayrıca bölgedeki mevcut durum ve ABD ile İran arasındaki müzakere süreci de ele alındı. Abdülati, Mısır’ın gerilimi düşürmeye yönelik yürüttüğü temas ve çabaları aktararak, müzakere sürecine destek verdiklerini belirterek, bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirecek bir uzlaşıya ulaşılmasının önemine dikkat çekti.

Sudan’daki gelişmelere ilişkin olarak Abdülati, ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının, ulusal kurumların ayakta tutulmasının gerekliliğini vurguladı. Kalıcı ateşkese zemin hazırlayacak insani bir ateşkesin sağlanmasının önemine işaret eden Abdülati, bunun insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştıracağını, halkın çektiği sıkıntıları hafifleteceğini ve Sudan’a ait kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için uygun ortamı oluşturacağını ifade etti.

Abdülati ayrıca Sudan devlet kurumlarının desteklenmesi, bütünlüğünün korunması, siviller ve sivil altyapının hedef alınmasının durdurulması gerektiğini ifade ederek, bunun daha fazla kötüleşmenin önüne geçeceğini ve ülkenin istikrarı ile birliğini koruyacağını söyledi.

Lübnan’a ilişkin değerlendirmelerde ise Abdülati, Mısır’ın Lübnan’ın egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yineledi. İsrail’in saldırılarının durdurulması gerektiğini vurgulayan Abdülati, başta Lübnan ordusu olmak üzere ülkenin ulusal kurumlarının güçlendirilmesini desteklediklerini belirtti ve yakın zamanda ilan edilen ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Afrika Boynuzu’ndaki gelişmelere de değinen Abdülati, bölge ülkelerinin egemenliğine ve birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini, özellikle Somali ve Eritre’nin bu kapsamda önem taşıdığını belirtti.

Abdülati, su güvenliği konusunda ise Nil Nehri’nin Mısır halkı için varoluşsal bir mesele olduğunu yineleyerek, sınır aşan nehirlerde tek taraflı adımları reddettiklerini vurguladı.

ABD’li yetkili Boulos ise Mısır’ın Ortadoğu ve Afrika’da güvenlik ve istikrarın sağlanmasında oynadığı kilit role övgüde bulundu. Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin bölgesel istikrara katkılarını takdir ettiğini belirten Boulos, ABD yönetiminin Mısır ile stratejik ortaklığı güçlendirme konusundaki kararlılığını ifade etti.


Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
TT

Suriye yetkilileri, Lazkiye vilayetindeki Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı’nın yakalanmasıyla sonuçlanan çatışmaların ardından Esed rejiminin önde gelen 3 subayını gözaltına aldı

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP – Arşiv)

Suriye makamları, Lazkiye vilayetinde gerçekleştirdikleri bir güvenlik operasyonu sırasında Esed rejimine bağlı 3 güvenlik görevlisini gözaltına aldı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan bir güvenlik kaynağı, Ceble kırsalında silahlı gruplarla çıkan çatışmalarda bir iç güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Kaynak, söz konusu çatışmaların bölgede yürütülen güvenlik operasyonunun ardından çıktığını ifade etti.

Öte yandan, Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye, Esed rejimi döneminde Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın gözaltına alındığını duyurdu. Lazkiye’deki yerel kaynaklar ise Tuğgeneral Gays Şahin ile kardeşi Albay Nizar Şahin’in de gözaltına alındığını, Nizar Şahin’in çatışmalarda yaralandığını aktardı. Ayrıca iki subayın öldüğü belirtildi.

vdfvfd
Suriye güvenlik güçleri arşivi

Yerel kaynaklar, daha önce devrik rejim ordusunda 18. Tank Tümeni Komutanı olarak görev yapan Gays Şahin’in, beldede yerel bir silahlı grup oluşturduğuna dair bilgiler paylaştı. Söz konusu grubun Suriye İç Güvenlik Güçleri’ni hedef alan saldırılara karıştığından şüphe edildiği belirtildi. İlk bilgilere göre Şahin’in baskın sırasında öldürüldüğü yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak haberin hazırlandığı ana kadar bu bilgiye ilişkin resmî bir doğrulama yapılmadı. Güvenlik operasyonunun sürdüğü bildirildi.

Ceble kırsalından gelen sahadaki ardışık veriler, Babde beldesinde yürütülen son güvenlik operasyonunun, daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olduğunu gösteriyor. Buna göre operasyon, devrik rejim kalıntılarıyla bağlantılı silahlı hücrelerin takibine yönelik olarak yetkili birimlerce yürütülen çalışmalar çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Söz konusu hücrelerin Suriye’nin sahil kesimindeki bazı bölgelerde faaliyet gösterdiği belirtiliyor.

fvbf
Geçtiğimiz aralık ayında Ceble kırsalında Süheyl el-Hasan’a bağlı Seraya el-Cevad terör hücresine mensup bir gruba ait bina hedef alındı. ​​(Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı daha önce, Seraya el-Cevad adıyla bilinen ve askerî yetkili Süheyl el-Hasan’a bağlı bir hücreyi hedef alan güvenlik operasyonu düzenlendiğini açıklamıştı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilere göre operasyon, Ceble kırsalındaki Duvayr Baabde köyünde gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında hücre üyelerinden Basil İsa Ali Cemahiri’nin gözaltına alındığı, şüphelinin sorgusunda İç Güvenlik Güçleri ve ordu noktalarına yönelik saldırılarda kullanılan silah ve mühimmatın saklandığını itiraf ettiği aktarıldı.

Bu ifadeler doğrultusunda harekete geçen özel birlikler, silah depolarının yerini tespit ederek çeşitli makineli tüfekler ve farklı türde mühimmata el koydu. Söz konusu gelişme, bu grupların sahip olduğu silah kapasitesi ve organize saldırı düzenleme yeteneğine işaret eden bir bulgu olarak değerlendirildi.

fbfbf
Lazkiye’de Devlet Güvenlik Şubesi Başkanı olan Tuğgeneral Amir el-Hasan’ın internette dolaşan bir fotoğrafı

Aynı bağlamda, yerel kaynaklar Ceble kırsalındaki Babde beldesinde güvenlik güçlerinin bölgeye takviye sevk etmesinin ardından geniş çaplı bir alarm durumu ilan edildiğini bildirdi. Bu gelişmenin, İç Güvenlik Güçleri ile ‘rejim kalıntıları’ olarak nitelendirilen bir grup arasında çıkan çatışmaların ardından gerçekleştiği, söz konusu operasyonun silahlı bir gruba liderlik ettiği belirtilen Tuğgeneral Gays Şahin’i hedef aldığı aktarıldı. Operasyonda Suriye İç Güvenlik Güçleri’nden bir personelin hayatını kaybettiği, birkaç kişinin ise yaralandığı belirtildi.

Elde edilen bilgilere göre operasyonda subaylar Nesim Şahin ve Yamen Şahin’in öldüğü, Nizar Şahin’in yaralandığı ve oğlu ile birlikte gözaltına alındığı ifade edildi. Ayrıca Gays Şahin’in de oğlu ile birlikte gözaltına alındığı öne sürüldü. Söz konusu bilgilerin resmî makamlar tarafından doğrulanmadığı, buna karşın Tuğgeneral Amir el-Hasan ile Tuğgeneral Gays Şahin’in gözaltına alındığının teyit edildiği bildirildi.

vfdfdv
Tuğgeneral Gays Şahin (Facebook)

Kaynaklara göre Tuğgeneral Gays Şahin, 18. Tank Tümeni kadrosunda görev yaptı ve Humus, Hama ve İdlib’deki çatışmalara katıldı. Şahin’in sivillere yönelik katliamlara karıştığı iddia edilirken, devrik rejimin lideri Beşşar Esed ve kardeşi Mahir Esed’e yakın isimlerden biri olduğu öne sürüldü. Mevcut bilgilere göre Şahin’in, Suriye’de görev yapan Rus güçlerine yakınlığıyla bilindiği ve Rusya tarafından verilen ‘cesaret nişanına’ sahip olduğu belirtildi.

Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz ocak ayında Lazkiye ile Hama kırsalındaki Mesyaf bölgesinde güvenlik operasyonları düzenlendiğini açıklamıştı. Söz konusu operasyonlarda ‘terör eylemlerine’ karıştığı belirtilen aranan kişilerin yakalandığı, ayrıca sivillere karşı ağır suçlarla itham edilen eski bir silahlanma sorumlusunun gözaltına alındığı bildirilmişti.

Suriye İçişleri Bakanlığı’nın, eski rejimle bağlantılı ve savaş suçları işlemekle suçlanan kişilere yönelik operasyonlarını sürdürdüğü, yakalanan şüphelilerin yargılanmak üzere adli makamlara sevk edildiği ifade edildi.