Avrupa’nın İran’ı UAEA’da kınama hamlesi

UAEA Başkanı, denetimleri bir ‘pazarlık kağıdı’ olarak kullanmama çağrısı yaptı.

UAEA Başkanı Rafael Grossi, 1 Mart’ta Viyana’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Ulusal Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, 1 Mart’ta Viyana’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Ulusal Ajans)
TT

Avrupa’nın İran’ı UAEA’da kınama hamlesi

UAEA Başkanı Rafael Grossi, 1 Mart’ta Viyana’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Ulusal Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, 1 Mart’ta Viyana’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Ulusal Ajans)

Viyana’da tüm gözler, ABD tarafından desteklenen ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu’na sunulacak olan, üç Avrupa ülkesinden (Fransa, İngiltere ve Almanya) gelen karar taslağına çevrilmiş durumda. Taslak, Tahran’ın bazı denetleme faaliyetlerini askıya almasını kınıyor. UAEA Başkanı Rafael Grossi yaptığı açıklamada uluslararası müfettişlerin görevlerini bir ‘pazarlık kağıdına’ dönüştürmemeye çağırdı. Grossi, İran’ın faaliyetlerini denetleyen uluslararası müfettişlerin çalışmalarına sınır koymanın ‘tehlikesine’ karşı da uyardı.
AFP’ye göre diplomatik bir kaynak, Almanya, Fransa ve İngiltere’nin geçen cuma günü oylamaya sunulan bir kararda ‘ciddi endişelerini’ dile getirdiğini ve İran’ı tüm denetim programlarını derhal başlatmaya çağırdıklarını söyledi.
Grossi, Yönetim Kurulu’nun üç ayda bir düzenlenen toplantısının başında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’da yürütülen denetim faaliyetlerinin ‘pazarlık kağıdına’ dönüştürülmemesi çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Joe Biden’in iktidara gelmesinden sonra İran ve dünya güçleri arasındaki nükleer anlaşmayı canlandırma çabaları bağlamında,35 ülkeden oluşan Yönetim Kurulu’nun üç aylık toplantısı bu hafta gerçekleştirilecek.
Nükleer anlaşmayı imzalayan Avrupa üçlüsü, UAEA Yönetim Kurulu üyelerine dağıttığı bir karar taslağı ile İran’ın şeffaflığı kısıtlamasıyla ilgili ‘ciddi endişelerini’ dile getirirdi. Tahran’a bu adımlardan geri adım atma çağrısı yapıldı. Reuters’a göre taslak, üç eski bölgede bulunan uranyum parçacıklarına ilişkin İran’dan gelen açıklamalarda ‘ilerleme eksikliğine’ karşı endişelere değiniyor. Söz konusu bölgeler, UAEA’nın geçen hafta parçacıkların keşfedildiğini duyurduğu iki alanı da kapsıyor.
Rafael Grossi, 1 Mart’ta UAEA’nın artık denetleyemeyeceği alanların ağırlıklı olarak ‘araştırma ve geliştirme’ bölgeleri olduğu konusunda uyardı. AFP’ye göre diplomatik bir kaynak, Avrupalıların Tahran tarafından yapılan bu ‘şantaja’ memnuniyetle yaklaşmadıklarını belirtti.
Grossi, Yönetim Kurulu’nu ‘UAEA’nın çalışmalarını korumak amacıyla yapıcı tartışmalara girmeye’ çağırırken İran nükleer programı gibi ‘karmaşık’ bir durumun ‘müfettişlerin varlığına’ ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. UAEA Başkanı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Talep edilen şeffaflık bir ödül ya da ceza değil, aksine burada yaptığımız işin özüdür. Siyasi düzenlemeler ne olursa olsun güçlü bir müfettiş varlığı olmadan bu sağlanamayacaktır. Durumun korunmasını umut ediyorum.”
Rafael Grossi, İran’ın Ek Protokol’ü askıya almasıyla UAEA’nın çalışmalarının önemli bir bölümünü kaybettiğini belirtti. Ancak müfettişlerin halen İran’daki zenginleştirilmiş uranyum miktarını izleme kabiliyetine sahip olduklarının altını çizdi. UAEA’nın Ek Protokol kapsamında 170’ten fazla giriş faaliyeti yürüttüğünü söyleyen Grossi, ajansın son adımdan sonra Tahran’ın eylemlerinde gösterdiği şeffaflığı kaybettiğini vurguladı.
İran, iddianameye tepkiyle yaklaşırken UAEA Yönetim Kurulu’na üye ülkelere de resmi olmayan bir mesaj gönderdi. Bu bağlamda UAEA ile ‘yapıcı alışverişleri tamamen göz ardı eden karar taslağının’, kesinlikle üretkenliğe aykırı ve yıkıcı olacağı uyarısı yaptı.
İran medya organlarına göre Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, 1 Mart’ta yaptığı açıklamada “Avrupalılar, ABD’nin desteğiyle UAEA’da yanlış yola saptılar. Bu hamlenin kaosa yol açacağına inanıyoruz” dedi. Zarif, “Tüm olasılıklar için çözümlerimiz var” ifadesini kullandı.
İran, son günlerde Biden üzerindeki baskıyı artırma çabasıyla 2015 anlaşmasına yönelik ihlallerini artırdı. Ayrıca her iki ülke de önce karşı tarafın yükümlülüklerini uygulaması konusunda ısrar ediyor. Tahran’ın anlaşmayı ihlal etmesi, Washington’ın 2018’de anlaşmadan geri çekilmesine ve ABD yaptırımlarını yeniden uygulanmasına yanıt olarak gelmişti.
Son ihlal ise geçen hafta Tahran’ın anlaşma kapsamında uygulanan ek denetim ve takip uygulamalarını askıya alarak UAEA ile iş birliğini kısıtlaması oldu. Bu kısıtlamaya ajansın, nükleer enerji ile ilgili olduğu beyan edilmeyen tesislere sürpriz denetimler yapma yetkisi de dahil edildi.
Diğer yandan Reuters’a göre Rusya, İran’ın açıklaması öncesinde konuya ilişkin tavrını özetleyen bir belge ile ‘anlaşmayı yeniden canlandırma çabalarına zarar verebilecek bir kararın kabul edilmemesi’ uyarısı yaptı. Karara karşı çıkacağını duyurdu.
Rusya’nın diğer üyelere yönelik uyarısında şu ifadeler kullanıldı:
“Kararın kabul edilmesi, Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın kapsamlı ve normal uygulamasına geri dönmeyi amaçlayan siyasi sürece yardımcı olmayacaktır. Aksine bu çabaları ciddi şekilde karmaşıklaştıracak ve Ortak Kapsamlı Eylem Planını ve İran ile UAEA arasındaki normal iş birliğini yeniden canlandırma şansını zayıflatacaktır.”
Rusya’nın Viyana'daki uluslararası kuruluşlar nezdindeki daimi temsilcisi Mihail Ulyanov da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, tartışmaların nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik diplomatik çabaları olumsuz etkilemesini önlemek için UAEA Yönetim Kurulu’nun ortak bir sorumluluğu olduğunu belirtti. Ulyanov “Zamana karşı bir yarış içindeyiz (…). Mevcut pencere çok daraldı” ifadesini kullandı.
Grossi, geçen hafta İran ile varılan ‘teknik’ anlaşmaya ilişkin Yönetim Kurulu üyelerine bilgi vermişti. Anlaşma kapsamında UAEA’nın temel doğrulama ve izleme faaliyetlerinin 3 ay daha ‘sınırsız’ bir şekilde süreceği belirtilmişti.
Yönetim Kurulu, nükleer anlaşmadan bu yana İran’ın ‘müfettişlerin beyan edilmemiş nükleer faaliyetlere tanık olduğundan şüphelenilen iki gizli bölgeye girmesini kabul etmemesi’ nedeniyle geçen haziran ayı dışında Tahran’ı kınayan bir karar yayınlamadı.
Tahran’ın 2019’da iki bölgede temizleme faaliyetleri yürüttüğüne inanılıyor. Ayrıca Temmuz 2015’te nükleer anlaşmanın açıklanmasından önceki maraton görüşmelerinde de faaliyetler kamuoyuna açıklanmamıştı.
Grossi, İran tarafından belirlenen son tarih olarak, üç ay içinde’ nükleer anlaşmayı kurtarmak için siyasi istişareleri beklerken, UAEA tarafından müzakerelere ilişkin yürütülen denetim faaliyetlerinin ‘tarafsız hale getirilmesi’ çağrısında bulundu. UAEA Başkanı, denetim faaliyetlerinin ‘müzakere masasındaki pazarlık kağıdı olmaması gerektiğini’ vurguladı.
Rafael Grossi, ajansın çalışmalarının ‘tarafsız’ olduğunu belirterek, UAEA’daki en yüksek otorite olan Yönetim Kurulu’nun kınamasının, duruma bir faydası olup olmayacağını değerlendirmeyi ise reddetti. Kurul tarafından verilen kararların kendi teşkilatı tarafından hazırlanan raporlara dayandığını belirten Grossi, ‘birbirini takip eden gelişmeler’ nedeniyle geçmiş aylarda İran ile ilgili 11 rapor yayınlandığına dikkat çekti.



Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Dün Kudüs’te Ultra Ortodoks Yahudilerin zorunlu askerlik hizmetine karşı düzenlediği kitlesel yürüyüşte, bir otobüs sürücüsü kalabalığa daldı. Otobüsün çarpması sonucu bir genç öldü.

İsrail polisi, sürücüyü gözaltına aldıklarını ve olayı soruşturduklarını açıkladı.

Reuters'ın haberine göre olayın videosunda otobüsün binlerce kişinin katıldığı gösteride erkeklerden oluşan kalabalığa doğrudan daldığı görülüyor.

İsrail acil servisleri, otobüsün çarptığı 18 yaşındaki gencin olay yerinde öldüğünü açıkladı.

fvgth
Ultra Ortodoks Yahudiler, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması yönündeki baskıya karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün kalabalığın içine dalması sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından bölgenin güvenliğini sağlayan İsrail güvenlik güçleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

İsrail’de zorunlu askerlik hizmeti ve bu hizmetten muaf olanlar konusunda uzun süredir devam eden tartışma, İsrail'in derin bölünmüş toplumunda gerginliğe neden oldu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu geçtiğimiz yıl boyunca üzerinde artan siyasi baskıyla karşı karşıya bıraktı.

Ortodoks dini okul öğrencileri uzun süredir zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Birçok İsrailli, askerlik yapan çoğunluk için haksız bir yük olduğunu düşündükleri bu durumu eleştiriyor.

Dini topluluğun orduya katılmaya direnmesi, dini liderlerin askerlik hizmetinin zayıflatabileceğinden korktuklarını söyledikleri güçlü dini kimlik duygusuna dayanıyor.

Askerlik konusu, artan askeri faaliyetler arasında gerginliğin kaynağı olmaya devam ediyor. Son iki yılda İsrail, Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile bağlantılı savaşlar nedeniyle son on yılların en yüksek askeri kayıplarını yaşadı.


ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD, İsrail ve Suriye hükümetleri, Paris'te üç taraf arasında yapılan görüşmelerin ardından salı günü ortak bir bildiri yayınladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“İsrail ve Suriye'nin üst düzey yetkilileri, ABD’nin himayesinde, Paris'te bir araya geldi. Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu'daki liderliği, Suriye'nin egemenliği ve istikrarı, İsrail'in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeler yapıldı.”

Açıklamada, Suriye ve İsrail taraflarının aşağıdaki mutabakatlara vardıkları da eklendi:

“Taraflar, her iki ülke için güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı düzenlemeler arayışındaki kararlılıklarını yeniden teyit ederler. Taraflar, istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak için, ABD'nin himayesinde ortak bir entegrasyon mekanizması – özel bir irtibat hücresi – kurmaya karar verdiler. Bu mekanizma, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi görecek.”

ABD tarafı, ‘bu olumlu adımları’ överken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için daha geniş çaplı çabalar çerçevesinde bu mutabakatların uygulanmasını desteklemeye kararlı olduğunu vurgulayarak “Egemen devletler saygılı ve yapıcı bir şekilde işbirliği yaptıklarında, refah da peşinden gelir” ifadelerine yer verdi.

Ortak bildiri, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve her iki tarafın gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtıyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in ‘bölgenin istikrarı ve güvenliği teşvik etme taahhüdünü yenilediğini’ doğrulayan bir açıklama yayınladı ve Suriye tarafıyla ‘ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Suriye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini’ görüştüğünü belirtti.

Öte yandan Suriye, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail’in kontrol ettiği topraklardan askerlerini çekilmesini istiyor ve egemenliğini garanti altına alacak karşılıklı bir güvenlik çerçevesi talep ediyor. Buna karşın İsrail, herhangi bir anlaşmayı, güneybatı Suriye'nin bazı bölgelerinin silahsızlandırılması da dahil olmak üzere güvenlik çıkarlarının korunmasını garanti altına alan koşullara bağladı.


Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA
TT

Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA

Kaynaklar, ABD'nin himayesinde ve Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen İsrail-Suriye görüşmelerinin beşinci turunun, Tel Aviv ve Şam arasında yeni bir güvenlik anlaşması konusunda ön anlaşma ile sonuçlandığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün dağıtılan ortak açıklamada, iki ülkenin istihbarat alışverişi ve askeri gerilimin azaltılması gibi konuları koordine etmek üzere bir iletişim hücresi kurma konusunda anlaştığı belirtildi.

ABD’li bir yetkili, ülkesinin Suriye'nin güneyindeki gerilimi azaltmak amacıyla Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD-İsrail-Suriye görev gücü kurulmasını önerdiğini söyledi. ADB merkezli haber sitesi Axios'a konuşan yetkili, ortak görev gücünün Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail ordusunun işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi konusunda yapılan müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi.

Güvenlik cephesinde ise Suriye Arap Haber Ajansı SANA dün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu bir askerin öldürüldüğünü bildirdi.

SANA ayrıca, SDG'nin şehrin Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerini çevreleyen yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu ikisi kadın üç sivilin öldüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud Mahallesi’ni hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldürüldüğünü açıkladı.