Papa’nın Irak ziyareti ve yapılan hazırlıklar

Papa’nın Irak ziyareti ve yapılan hazırlıklar
TT

Papa’nın Irak ziyareti ve yapılan hazırlıklar

Papa’nın Irak ziyareti ve yapılan hazırlıklar

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franciscus, peygamberlerin atasının doğum yeri olan Irak'a geldi. Bu, tüm etnik köken ve milletten Iraklılar için mutluluk ve oldukça önem arz eden bir durum. Diğer yandan Irak’ta en az üç gündür Papa’nın ziyareti nedeniyle zor ve karmaşık koşullar hâkim.
Onlarca yıldır acı çeken bu ülkeye yapılan ziyaret, Hıristiyan dünyasındaki en yüksek manevi statü tarafından gerçekleştiriliyor. Irak’a dair dilekler barış ve güvenlik olarak sıralanıyor. Bu nedenle Iraklıların Papa ziyaretinin ardından ilk beklentisi destek ve güvence olacak. Söz konusu ziyaret uzun zamandır nadiren sağlanan güvenlik ve huzuru destekliyor.
Ziyaretten memnun olanlar arasında görüş ayrılıkları da var. Hatta Papa’nın ziyareti hususunda davetkar olan kesimlerde dahi görüş ayrılıkları mevcut. Iraklılar, en uzlaşmacı durumlarda bile farklılık gösteriyorlar. Meseleyi daha az önemli kılan, belki de farklılık oklarının genellikle yetkililere ve ülkenin genel olarak misafirin manevi ağırlığından ve benzeri görülmemiş tarihi ziyaretinden yararlanma kabiliyetine yöneltilmiş olmasıdır.
Resmi karşılama kaçınılmazken gayri resmi eğilimler, Papa'nın ziyaretinden duyulan memnuniyeti gösterdi. Kufa Üniversitesi’nde görev yapan akademisyen Ahmed el-Alyavi, Facebook sayfasından yaptığı açıklamada Papa'nın ziyaretinin önemine ilişkin şunları söyledi:
 “Ruhlara işleyen mutlak bir çaresizlik hakimken, Hristiyanların liderinin Irak ziyareti düşünmeyi gerektiriyor. Bu ziyaret, kırk yıldır çatışmalardan ve savaşlardan bunalan, hatta neredeyse dünya haritasından silinme tehlikesi ile karşı karşıya kalan bu ülke için bir başlangıç noktasının kapısını açıyor. Papa’nın ziyareti, Irak'ı on yıllardır çevreleyen dumanı da ortadan kaldırıyor. Çünkü artık tüm dünyanın Mezopotamya'ya ziyaret düzenleyebileceğine dair bir umut var.”
Siyaset bilimi profesörü Haris Hasan, Papa’nın ziyareti ile ilgili "belirli dini, milliyetçi ve ulusal yaklaşımlardan” etkilenen dört farklı Irak eğilimi hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Hasan, bazı gençlerin de desteklediği "Irak ulusu fikrini canlandırma" düşüncesinin yanında yer aldı. Bazı gençler, özellikle "Irakçılığın" dine karşı bir kimlik olmadığını daha çok dine ve dinin çeşitli ifadelerine uyum sağladığını vurgulamayı başarırlarsa Papa’nın ziyaretinin projelerine yakınlaşabileceğine inanıyorlar. Papa Francis'in ziyaretiyle ilgili Irak kamuoyunda yapılan tartışmalarda Irak ve İran arasındaki, daha doğrusu İran'daki Necef ve Kum havzaları arasındaki ilişki üzerine herhangi bir tartışma ise yer almadı. Bazı İran destekçileri ise ziyareti hafife aldılar. Nitekim, Hizbullah Tugayları Sözcüsü Ebu Ali el-Askeri, Twitter hesabından şunları söyledi:
“Papa'nın ziyareti ve evlerimizi sakin ve huzurlu hale getireceği konusunda iyimser olmamalıyız. Papa önce, büyüklüğü Bağdat'taki Sadr bölgesinin hacmini aşmayan ülkesini ıslah etmelidir.”
İran’daki Velayet’i Fakih rejiminin vesayetine ve Irak'taki etkisine karşı çıkan eğilimlere gelince…
Ziyaretin, özellikle de Papa'nın Necef'teki, ülkenin en büyük Şii dini otoritesi Ayetullahuzma Ali es-Sistani ziyaretiyle ilgili kısmını, genel olarak Irak'ın ve dünyanın ilk Şii başkentinin önemine yönelik “bir teyit” olarak görüyorlar. Iraklı gazeteci Muntazar Nasır, eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminin İran Kültür ve İrşad Bakanı Ataullah Muhacerani tarafından paylaşılan bir Twitter mesajından alıntı yaptı. Muhacerani, İranlı bir araştırmacının Papa’nın Irak’ı ziyareti hakkında yaptığı açıklamaya yorum olarak şunları yazdı:
“Necef Havzası, gelenekçiliği bakımından derindir, Kum Havzası ise modernliği bakımından yüzeyseldir.”
Irak’ta adaletsizlik ve yolsuzluğa karşı Ekim 2019'da bir protesto hareketi başlatıldı. Bir yıldan fazla süren bu gösterilerde ağır can kayıpları yaşandı. Yetkililer şimdiye kadar protestocuların taleplerine kayıtsız kalmış olsa da Papa’nın "desteği ve sempatisi" belki bir çözüm olabilir. Papa'nın ziyareti protestocuların seslerini dünyaya duyurması için bir fırsat oldu. Necef, Nasiriye ve Bağdat'taki gruplar taleplerini, hedeflerini ve şikayetlerini Papa’ya iletecekler. Söz konusu gruplar taleplerini, içerisinde "şehitlerin" fotoğraflarının yer aldığı yüzlerce pankart ve "afiş" hazırlayarak ve Papa Francis'in geçtiği sokaklarda ve yollarda protesto gösterilerinde bulunarak gösterecekler.
Papa'nın ziyaret edeceği bazı cadde ve mekanların hazır hale getirilmesiyle ilgili hükümet hazırlıkları ve önlemleri halen sürüyor. Iraklıların hüzünlü yönleri olduğu gibi nüktedan ve mizahi yönleri de vardır. Birçok Iraklı meseleye mizahi açıdan yaklaşarak, Katolik Papa’ya gösterilerle ilgili soruşturmalara müdahale talebinin yanı sıra çoğu hizmet niteliğinde olan "acil ve komik" istekler de sundular. Örneğin bir Iraklı, Kerbela vilayetindeki Teavun mahallesinde on yıllardır ihmal edilen sokakların yenilenmesini ya da Bağdat'taki Ez-Zaferaniye mahallesindeki çukurların onarılmasını istedi. Bir başa Iraklı da Diyala ve Kerkük vilayetlerini birbirine bağlayan ve neredeyse her gün felaketle sonuçlanan kazalara neden olan yolun onarılmasını istedi. Iraklılar, Papa’nın ziyaretinde kullanacağı yolların onarılmasının ardından bu taleplerini nükteli bir biçimde dile getiriyorlar.
Örneğin son günlerde Başkent Belediyesi, Papa’nın ziyareti sırasında ayin yaptığı El-Kerade mahallesindeki Kurtuluş Meryem Ana Kilisesi'ne giden yolların temizliğini ve onarımını gerçekleştirdi. Kilisenin yakınında oturan yönetmen Nebil Joy, Bağdat Belediyesi'nin yıllarca ihmalinden sonra rekor sürede "altyapıyı" onarmaya yönelik çalışmasından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Nasıriye, Ziggurat ve İbrahim peygamberin yaşadığı Ur kentinde yetkililer, Papa'nın uğrayacağı sokakları yenilediler. 4 yıllık bir karanlığın ardından Ziggurat kentinde aydınlatma sorunları giderildi. Necef'te de sokaklarda ve caddelerde yenileme çalışmaları yapıldı.
Necefli bir vatandaş alaylı bir şekilde şu açıklamada bulundu:
“Birçok Cadde ve 1920 Irak Devrim Meydanı rekor sürede onarıldı. Papa'nın ziyaretine devam etmesini umuyoruz. Ninova vilayetinde de Papa’nın uğraması planlanan caddelerde, yollarda ve mahallelerde benzer yenileme çalışmaları yapıldı. Kürt bölgesinde de  Papa için hoş geldin pankartları asıldı ve basit yenileme çalışmaları yapıldı.



Sudan, savaşı sona erdirmek için siyasi süreç başlatma konusunda anlaştı

Addis Ababa'da bir araya gelen ve savaşı sona erdirmek için yeni bir yol üzerinde anlaşan siyasi ve sivil güçler (dolaşımda)
Addis Ababa'da bir araya gelen ve savaşı sona erdirmek için yeni bir yol üzerinde anlaşan siyasi ve sivil güçler (dolaşımda)
TT

Sudan, savaşı sona erdirmek için siyasi süreç başlatma konusunda anlaştı

Addis Ababa'da bir araya gelen ve savaşı sona erdirmek için yeni bir yol üzerinde anlaşan siyasi ve sivil güçler (dolaşımda)
Addis Ababa'da bir araya gelen ve savaşı sona erdirmek için yeni bir yol üzerinde anlaşan siyasi ve sivil güçler (dolaşımda)

Sudan’da farklı siyasi ve sivil güçler, iki gün süren müzakerelerin ardından savaşı sona erdirmeyi ve demokratik sivil yönetime geçişin temelini oluşturmayı hedefleyen ortak siyasi sürece ilişkin önemli bir uzlaşmaya vardı.

Söz konusu güçler, bir dönem aynı çatı altında yer alırken, savaşla birlikte ayrışan aktörlerden oluşuyor. Yapılan ortak açıklamaya, eski Başbakan Abdullah Hamduk’un liderliğindeki “Devrim Güçleri Demokratik Sivil İttifakı (Sumud)” ile Sudan ordusuna yakınlığıyla bilinen “Demokratik Blok” dahil oldu. Bildiride, savaşın sona erdirilmesinin insani ve güvenlik boyutlarını içeren üç ayrı eksen üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu uzlaşma, savaşın başlamasından bu yana ilk kez, savaş karşıtı “Sumud” ittifakı ile savaşın sürdürülmesini savunan “Demokratik Blok” gibi farklı pozisyonlardaki aktörleri bir araya getirmesi açısından dikkat çekiyor.

Toplantılara, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile bağlantılı “Te’sis” (Kuruluş) ittifakından bir heyet de katıldı. Ancak bazı Demokratik Blok üyelerinin itirazları nedeniyle bu yapı anlaşmanın dışında bırakıldı.

Gözlemciler, Demokratik Blok’un toplantıya katılımının Sudan ordu komutanlığının onayıyla gerçekleşmiş olabileceğini değerlendirirken, siyasi süreçten devrik Ulusal Kongre Partisi ile temsil edilen İslamcı çizginin tamamen dışlanması da kabul edildi.


Batı Şeria'da İsrail ateşiyle Filistinli bir bebek hayatını kaybetti

İşgal altındaki Batı Şeria'da, el Halil (Hebron) kenti yakınlarında yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Filistinliler evlerinin önünde hasar gören araçları inceliyor (Arşiv- AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria'da, el Halil (Hebron) kenti yakınlarında yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Filistinliler evlerinin önünde hasar gören araçları inceliyor (Arşiv- AFP)
TT

Batı Şeria'da İsrail ateşiyle Filistinli bir bebek hayatını kaybetti

İşgal altındaki Batı Şeria'da, el Halil (Hebron) kenti yakınlarında yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Filistinliler evlerinin önünde hasar gören araçları inceliyor (Arşiv- AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria'da, el Halil (Hebron) kenti yakınlarında yerleşimcilerin düzenlediği saldırının ardından Filistinliler evlerinin önünde hasar gören araçları inceliyor (Arşiv- AFP)

Filistin Sağlık Bakanlığı, dün akşam işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinin güneyindeki Tel Rümeyde bölgesinde İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 7 aylık bir Filistinli bebeğin hayatını kaybettiğini, anne ve babasının ise yaralandığını duyurdu.

Bakanlık, yaşamını yitiren bebeğin kimliğini Sam Fehd Ebu Heykel olarak açıklarken, bebeğin olay yerinde hayatını kaybettiğini, anne ve babasının ise orta derecede yaralandığını bildirdi.

Bebeğin büyükannesi, ailenin 17 numaralı kontrol noktası yakınlarında araçla seyir halindeyken uzakta İsrail askeri araçlarını ve askerleri gördüğünü, bunun üzerine aracı durdurduklarını söyledi. Büyükanne, daha sonra kendilerine ateş açıldığını ve ilk etapta bunun uyarı ateşi olduğunu düşündüklerini ifade etti.

İsrail ordusu ise dün el Halil bölgesinde yürütülen bir operasyon sırasında askerlerin kendilerine doğru hızla ilerleyen bir araç fark ettiğini ve bir askerin araca tek el ateş açtığını açıkladı. Açıklamada, üç Filistinlinin yaralandığı ve tedavi için sağlık kuruluşlarına sevk edildiği belirtildi.

İsrail ordusu tarafından yapılan ilk incelemede, yaralananların “olayla ilgisi bulunmayan siviller” olduğunun tespit edildiği kaydedildi. Açıklamada, olayla ilgili incelemenin sürdüğü ve sonuçların ilgili makamlara sunulacağı ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre El Halil'de Filistinli nüfusun arasında, yoğun askeri koruma altında yaşayan İsrailli yerleşimcilerin bulunduğu Tel Rümeyde bölgesi, uzun yıllardır işgal altındaki Batı Şeria'da gerilim ve şiddetin odak noktalarından biri olarak biliniyor.

Avrupa Birliği'nin 2024 yılında yayımladığı bir rapora göre, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da üç milyondan fazla Filistinlinin yanı sıra 700 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor.


Berri, İsrail ile ateşkes anlaşmasına ilişkin tutumunu netleştirdi: ‘Karşılıklı geri çekilme’

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Lübnan Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Lübnan Ulusal Haber Ajansı)
TT

Berri, İsrail ile ateşkes anlaşmasına ilişkin tutumunu netleştirdi: ‘Karşılıklı geri çekilme’

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Lübnan Ulusal Haber Ajansı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Lübnan Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan ile İsrail arasında çarşamba günü Washington’da ABD arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından duyurulan ateşkes anlaşmasının yol açtığı tartışmalar sürerken, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri bugün anlaşmaya ilişkin tutumunu netleştirdi. Berri, İsrail güçlerinin işgal ettiği bölgelerden çekilmesine paralel olarak Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyindeki bölgeden çekilmesini kabul ettiğini açıklarken, anlaşmanın diğer maddelerini ise ‘adaletsiz’ olarak nitelendirdi.

Berri, Lübnan Ordu Komutanı Rudolf Heykel ile yaptığı görüşmede, “Bu karma nitelikteki anlaşma yerine, metnin başında kara, deniz ve havada hiçbir ön koşula bağlı olmaksızın ilan edilmiş bir ateşkes yer alsaydı bunu olumlu karşılayabilirdik. Ancak metne, Hizbullah tarafından tam ateşkes ve Litani’nin güneyindeki tüm unsurlarının tahliyesi gibi ek şartlar konuldu” dedi.

Berri, açıklamasında şu maddeleri kabul ettiğini belirtti:

1- Ateşkesin, kara, deniz ve hava sahasını kapsayan, hiçbir ön koşula bağlı olmayan tam ve kapsamlı bir ateşkes olarak anlaşılması ve mevcut yapıların yıkımına son verilmesi.

2- Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyinden çekilmesinin, İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşmesi.

Berri, “Metnin geri kalan kısmı adaletsizdir ve üzerinde durmaya değmez” ifadesini kullandı.

Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün yaptığı açıklamada, “Nihai onayın verilmesinin ardından ateşkesin uygulanmasına 24 saat içinde başlanabileceğini” söyledi. Avn, özellikle Hizbullah başta olmak üzere ilgili tüm iç tarafların yanıtlarının alınmasının ardından Lübnan’ın tutumunun ABD tarafına iletileceğini ve sonraki adımların buna göre şekilleneceğini belirtti.

Avn ayrıca, “Varılan anlaşma son fırsattır; aksi takdirde her taraf kendi sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacaktır” diyerek sürecin önemine dikkat çekti.