AK Parti'li Canikli: Merkez Bankası başkanının değiştirilmesi, piyasalara meydan okumak değildir

TCMB
TCMB
TT

AK Parti'li Canikli: Merkez Bankası başkanının değiştirilmesi, piyasalara meydan okumak değildir

TCMB
TCMB

AK Parti Ekonomi İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Nurettin Canikli, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın görevden alınmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Nacikli, Merkez Bankası başkanının değiştirilmesinin piyasalara meydan okuma anlamına gelmediğini söyledi.
Canikli açıklamasında şunları kaydetti:
"Merkez Bankası başkanlarına Kanunla verilen öncelikli görev fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Bugüne kadar görev yapan tüm Merkez Bankası başkanları Kanunla verilen fiyat istikrarının sağlanması hedefine hep sadık kalmışlardır.
Merkez Bankası Başkanlığı görevine getirilen herhangi birisinin bu hedefin dışına çıkması mümkün değildir, eşyanın tabiatına aykırıdır.
Hükümetlerin temel hedefi olan istikrarlı büyümenin ancak öngörülebilir ve makul seviyelerde kontrol edilebilen fiyatlar genel düzeyi ile gerçekleştirilebildiği bilimsel bir olgudur. Para politikası araçları da bu gerçek göz önünde bulundurularak dizayn edilir.
TL cinsi varlıklara sağlanan reel getirinin pozitif bir değerde dengelenmesi, TL cinsi varlıklara olan talebin canlı tutulması için gereklidir. Negatif reel faizin TL cinsi varlıklardan altın ve dövize doğru yönelişi ve dolarizasyonu hızlandırdığı bilinmektedir ve görülmüştür.
Ekonomi tek bir dengeden ibaret değildir, bir dengeler manzumesidir. Tüm bu dengelerin birlikte değerlendirilmesi ve modellenmesi gerekir. Pozitif reel faizin para ikamesini durduracak, hatta ters para ikamesinin önünü açacak seviyede olması rasyonel olmanın bir gereğidir.
Diğer taraftan, pozitif reel faizin optimal seviyede olması da bir zorunluluktur. Optimal seviyenin altında kalan reel faiz oranı dolarizasyon akışını durdurmaz. Optimal seviyenin üzerinde belirlenen reel faiz ise ekonomi için maliyetler ortaya çıkarır.
Üretim, ihracat, istihdam hedeflerini olumsuz yönde etkiler. Finans kuruluşlarının aktif kalitesini bozar. Optimal reel faiz seviyesi için yol gösterici faktörlerden bir tanesi beklentilerdir, piyasa beklentisidir. Piyasa beklentisi pozitif reel faizin sınırını belirler.
Piyasa beklentisinin üzerine çıkılması ekonomiye yük getirir, enflasyon beklentisini yukarıya taşır. Ekonomideki fiyatlamalar da yükselen enflasyon beklentisine göre realize olur. Bu durum Merkez Bankasının temel hedefi olan fiyat istikrarının sağlanmasını da zorlaştırır.
Hükümetin, optimal pozitif reel faiz seviyesinin belirlenmesinde para politikası araçlarını rasyonel kullanmadığını ve bu nedenle de ekonomiye büyük bir mali yük getirdiğini düşündüğü Merkez Bankası başkanını değiştirmesi piyasalara meydan okumak değildir.
Sadece ekonominin kaynaklarının ve para politikası araçlarının verimli ve etkili kullanılması gerektiği hassasiyetini yansıtır.
Türkiye ekonomisi 19 yıldır piyasa kurallarını hiç taviz vermeden uygulamış, iç ve dış şokların yoğunlaştığı dönemlerde dahi sermaye hareketlerinin liberalizasyonunu sağlamıştır.
Türkiye ekonomisi için piyasa ekonomisi kurallarının kararlılıkla uygulanması altının çizilmesi gereken bir kredibilite kaynağı olmuştur.
Bundan sonra da piyasa kurallarının ve sermaye hareketlerindeki liberalizasyonun kararlılıkla uygulanması kırmızı çizgiler olmaya devam edecektir."

Independent Türkçe
 



ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
TT

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)

Kongre komitesi dün yaptığı açıklamada, cinsel suçlardan hüküm giymiş Amerikalı iş adamı Jeffrey Epstein'e yönelik soruşturmanın devamı olarak Adalet Bakanı Pam Bondi'yi kapalı oturumda ifade vermeye çağırdığını belirtti.

Çağrıya göre Bondi, 14 Nisan'da Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde yeminli ifade verecek.

Bondi, Adalet Bakanlığı'nın, 2008'de reşit olmayan bir kızı fuhuşa teşvik etmekten mahkum edilen, öncesinde ve sonrasında siyasi ve iş dünyası liderleriyle yakın bağları bulunan finansçı Epstein ile bağlantılı etkili kişilerin isimlerini gizlediği yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

Epstein 2019'da tekrar tutuklandı ve federal cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya iken cezaevinde öldü. Soruşturma, ölümünün intihar olduğu sonucuna vardı.

Adalet Bakanı Bondi ve yardımcısı Todd Blanch'ın bugün komiteye ayrı bir bilgilendirme yapması planlanıyor.

Milletvekilleri, Adalet Bakanlığı'nın dosyaları sansürlemesinin ve gizlemesinin, kasım ayında Kongre tarafından büyük bir çoğunlukla kabul edilen bir yasanın izin verdiği sınırlı istisnaları aştığı yönünde şikayette bulundular.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Adalet Bakanlığı yasal ayrıcalıkları gerekçe göstererek, çok sayıda belgeyi yayınlamaktan kaçındı.

Bondi, Adalet Bakanlığı'ndaki 500'den fazla avukatın, çok sayıda materyal ve belgeyi incelemek için yoğun bir program çerçevesinde çalıştığını söyledi.

Epstein dosyaları, Bondi'nin Trump yönetimi dönemindeki Adalet Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca peşini bırakmadı. Başkanın bazı destekçileri, Adalet Bakanlığı'nın Epstein hakkındaki soruşturmasıyla ilgili materyalleri yayınlamayacağını açıklamasının ardından geçen yıl Bondi'yi örtbas etmekle suçladı ve bu durum Trump ile Epstein arasındaki eski dostluğu yeniden gündeme getirdi.

Cumhuriyetçi başkan, Epstein ile ilişkilerini 2008'deki mahkumiyetinden yıllar önce kestiğini söylüyor ve cinsel istismara dair hiçbir kanıt görmediğini defalarca belirtti.

Emniyet güçleri, Epstein ile ilgili olarak Trump aleyhine herhangi bir suçlama yöneltmedi.


İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin öldürülmesinin, İran halkının protestosunun önünü açtığını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Herzog dün Laricani'nin öldürülmesini "çok önemli bir adım" olarak nitelendirerek övdü.

Daha önce İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Laricani'nin Tahran'da bir İsrail hava aracı (İHA) saldırısında öldürüldüğünü belirtmişti.

İsrail, birçok kez Tahran'da rejim değişikliğini hedeflediğini ve İran halkını siyasi liderliği devirmeye çağırdığını açıklamıştı.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)

İsrail ordusu ayrıca İran Besic komutanı Gulam Rıza Süleymani'yi de öldürdüğünü açıkladı.

Herzog, Laricani ve Süleymani'nin nefret ve terörizm yaydığını söyledi. Ayrıca 2006'da iki İsrail askerinin kaçırılmasına ve bunun sonucunda Lübnan'da savaşın çıkmasına da dikkat çekti.

Herzog, Laricani'nin Lübnanlı grup Hizbullah'a onay verdiğini açıkladı. Sözlerine şöyle devam etti: "Bu çatışmanın Ortadoğu için yeni ufuklar açmasını içtenlikle umuyorum. Ayrıca bunun dünyaya ve Avrupa'ya da fayda sağlamasını diliyorum."


UAEA: İran'ın Buşehr nükleer tesisine yapılan saldırıda herhangi bir hasar tespit edilmedi

İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
TT

UAEA: İran'ın Buşehr nükleer tesisine yapılan saldırıda herhangi bir hasar tespit edilmedi

İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)
İran'ın başkenti Tahran'ın güneyindeki Buşehr'de bulunan nükleer reaktör (Arşiv- AP)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın Buşehr nükleer santral sahasına dün akşam bir füze isabet ettiğini bildirdiğini doğruladı. UAEA, Buşehr santralinde herhangi bir hasar veya personel yaralanması bildirilmediğini kaydetti.

Rusya devletine ait nükleer enerji şirketi Rosatom ise saldırıyı kınadı ve tesis çevresindeki durumun yatıştırılması çağrısında bulundu.

Görsel kaldırıldı.

Resim  Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev (Reuters)

Rosatom Genel Müdürü Alexei Likhachev yaptığı açıklamada, "Yaşananları şiddetle kınıyoruz ve çatışmanın tüm taraflarını Buşehr nükleer santrali çevresindeki durumu sakinleştirmek için her türlü çabayı göstermeye çağırıyoruz" dedi.

Açıklamada, saldırının Buşehr nükleer santral sahasında, çalışan bir güç ünitesinin yakınında bulunan ölçüm hizmetleri binası civarında meydana geldiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, 1970'lerde bir Alman şirketi tarafından başlatılan ve daha sonra Rusya tarafından tamamlanan santral çevresindeki radyasyon seviyelerinin normal olduğu ve personel arasında herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre İran Atom Enerjisi Kurumu açıklamasında, bir top mermisinin santralin yakınlarına isabet ettiğini bildirdi.