Türk denizcilerin önünü dalgalar değil, İngilizce bilmemek kesiyor: 130 bin Türk gemiciden ancak 3 bini yabancı gemilerde çalışıyor

Türkiye'de gemilerde çalışabilmek için gerekli olan "gemi adamı cüzdanı"na sahip 220 bin kişi var (incidenizcilik.com.tr)
Türkiye'de gemilerde çalışabilmek için gerekli olan "gemi adamı cüzdanı"na sahip 220 bin kişi var (incidenizcilik.com.tr)
TT

Türk denizcilerin önünü dalgalar değil, İngilizce bilmemek kesiyor: 130 bin Türk gemiciden ancak 3 bini yabancı gemilerde çalışıyor

Türkiye'de gemilerde çalışabilmek için gerekli olan "gemi adamı cüzdanı"na sahip 220 bin kişi var (incidenizcilik.com.tr)
Türkiye'de gemilerde çalışabilmek için gerekli olan "gemi adamı cüzdanı"na sahip 220 bin kişi var (incidenizcilik.com.tr)

Pandemi sürecinde dünya ticaretinin ayakta kalmasında kargo uçakları kadar denizcilik sektörü birinci derecede yol oynadı.
Kara ve havayolu ulaşımı artmış olsa bile dünya ticaretinin halen büyük bir bölümü denizyoluyla yapılıyor.
Independent Türkçe'nin edindiği bilgilere göre halihazırda 2 bin groston üstünde 319 Türk bayraklı gemi var. 
Türk armatörü olan ortalama 840 yabancı bayraklı gemi var. Türk bayraklı gemilerde genel personel Türkiyeli denizcilerden oluşuyor ama Türk bayraklı gemi sayısı çok az.
Fakat yabancı bayraklı gemi sahibi olup armatörü Türk olan gemilerde genellikle Türkiyeli personel çalışma sayısı düşük tutuluyor ve ağırlıklı olarak Azerbaycanlı, Gürcü, Ukraynalı personel çalıştırılıyor.
Türkiye Denizcilik Sendikası'ndan verilerine göre Türkiye'de "aemi adam cüzdanı"na (sertifikasına) sahip 220 bin, buna karşın aktif çalışan sayısı 130 bin kişi.

Türkiye, gemici sayısında üçüncü iken gerilere düştü
Dünya genelinde gemilerde çalışan personellerin uyruklarına bakıldığında Türkiye, 2013 yılında üçüncü sırada iken Filipinler, Hindistan, Çin, Endonezya, Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerin gerisine düştü.
Özellikle Filipinli gemiciler, yabancı gemilerde çalışan gemi adamları sayesinde ülkesine büyük bir döviz girdisi sağlıyor. 
Batılıların zor bir iş olması nedeniyle gemicilikte tayfa olarak adlandırılan işleri daha az tercih etmeye başlamasıyla bu işlerde dünya genelinde adı sayılan ülkelerin vatandaşları daha fazla görülür oldu.
Yine Batılı tayfalara göre daha düşük ücret talep etmeleri Hindistan, Çin, Filipin'den gelen gemicilere talebi artırdı.
Buna karşılık Türk gemiciler, yabancı gemilerde pek iş bulamıyor.
Bunun en temel nedenini ise Türk denizcilerin pek azının yabancı dil bilmesi olarak açıklanıyor.
Türkiye Denizciler Sendikası Genel Başkanı İrfan Mete yaşanan bu sorunu doğruluyor.
Mete, Türk gemicilerin iş bulmada yaşadıkları sorunlara dair sorularımızı cevaplandırdı.

"Sahibi Türk olan gemilerin de yabancı personel istihdam etmesi Türk denizcilerin iş bulmasını zorlaştırıyor"
Gemi adam cüzdanına sahip 220 bin kişi olmasına karşın aktif çalışan sayısının 130 bin olmasının nedeni nedir?

Bakanlıktaki gemi adamı cüzdanına sahip kişi sayısının içerisinde balıkçılar, iç sularda çalışanlar, yat kaptanları, amatör denizci belgesi olanlar vardır. Bu sayının içerisinde yer alan herkes gemide çalışma yeterliliklerine sahip değildir. Deniz ticaretinde belirli süreli hizmet sözleşmesi ile dönüşümlü olarak çalışılır. Bu yüzden aynı anda herkes aktif sigortalı olarak görünmüyor. Bunun dışında denizcilik zor bir meslek olduğu için sektörde çalışmaya başladıktan bir süre sonra deniz yerine karada çalışmayı tercih edenler var. Genelde zabitan sınıfı denizcilik şirketlerinde makine güverte hizmetleri, işletme müdürü, personel müdürü, DPA gibi görevlerde çalışmaktadır. Aktif olarak çalışan ve tam yeterliliklere sahip olan 40-50 bin denizci vardır. Sayı farkının olmasının bir nedeni de son dönemde Türk sahipli yabancı bayraklı gemilerde yabancı personel istihdam ettikleri için Türk denizcilerin iş bulmakta zorlanmasıdır.

"130 bin denizcinin ancak 3 bini yabancı gemilerde görev almakta"
Yabancı dil bilen sayısının az olmasının Türk gemicilerin iş bulmasında sorun olduğu iddiası doğru mu?

Deniz dili bütün sular ve bayraklarda İngilizce'dir. Gemilerin Türk bayraklı ya da yabancı bayraklı olması fark etmeden konuşulan dil İngilizce'dir. Denizcilikte kuralları, sözleşmeleri anlamak ve kontrollerin yapılabilmesi için İngilizce bilmek elzemdir. Türkiye'de denizcilerin bilhassa tayfa düzeyinde olanların yabancı dil düzeyleri uluslararası şirketlerde çalışmak için yeterli değildir. Bundan dolayı 130 bin denizcinin ancak 3 bini yabancı sahipli yabancı bayraklı gemilerde görev almaktadır.

"Filipin'in gemicilerinden kazandığı paranın 10 milyar dolar olması bekleniyor"
Türkiye dil sorununu çözebilirse gemicilik yeni bir istihdam kaynağına dönüşebilir mi? Örneğin Filipin'in yabancı gemilerde çalışan gemicileri sayesinde büyük kazanç sağladığı iddia ediliyor. Benzer bir durumu Türkiye'de başarabilir mi?

Filipinlerde denizcilik ve denizci ihracı devlet desteği ile kurulan Denizaşırı istihdam Kurumu ile sağlanmaktadır. Gemi adamı istihdamını sağlamak içi 88 sayfalık bir yönetmelikleri bulunuyor. Filipinli denizciler 2018 yılında ülkelerine 6,14 milyar dolar döviz girdisi sağladılar bu rakamın bu sene için 10 milyar dolar olması bekleniyor. Devlet tarafından desteklenen denizci ihracı, turizmden sonra ikinci en büyük sektör. Denizci ihracına önem veriyorlar ve denizci eğitimlerini de buna göre şekillendirip denizci ihracını gerçekleştirebiliyorlar.

"Dil eğitimi en önemli sorun"
Bu durumun bir örneği de kendi filosu bile bulunmayan Gürcistan. En düşük seviyede gemi adamı cüzdanı alabilmek için 6 ay mesleki, 6 ay da İngilizce eğitimi olmak üzere bir senelik eğitim görüyorlar. Türkiye'deki denizcilik eğitiminde dil eğitimi ve mesleki eğitimin yeterli olmadığını görüyoruz. Türk denizciler yabancı firmalarda iş bulmakta zorlanıyorlar. Bunun çözümü için kurslardan ziyade denizcilik meslek liselerinin eğitim kalitesini iyileştirilmeli ve gemi adamı cüzdanının 45 günlük kurslarla değil denizcilik meslek liselerinden mezun olanlara verilmesi gerekmektedir. Türkiye'de 80 tane denizcilik eğitimi veren okul bulunuyor. Denizcilik eğitimi daha nitelikli hale getirilirse Türkiye, Filipinler gibi denizci ihracında aktif bir rol alabilir. Üç tarafı denizcilerle kaplı bir ülke olarak denizciliğe yeterli önem gösterilirse ve doğru projeler uygulanırsa Türk denizci ihracında başarılı olamamamız gibi bir seçenek kalmaz.

"İş bulma garantisiyle ilan veren kurslar insanları dolandırıyor"
Çok sayıda gemici adam yetiştiren kurs açıldı. Bunlar ne kadar güvenli?

Açıldı evet, bu kurslardan daha çok iş bulma garantisi ile internet ilanı verenler insanları dolandırıyor. İnsanların araştırarak kurslara gidip bilgi alması, eğitimini bu kurslarda görmesi ve cüzdanını alması daha sağlıklı olur. İş bulma garantisi diye bir şey yoktur. İş bulma garantisi verenler insanların parasını alabilmek için kandırmaktadır. Bu kursların eğitim kalitesi de denetime tabi tutulmalıdır.

"Gemicilerin en büyük sorunlarından biri de emeklilik imkanı olmaması"
Gemicilerin en önemli ve çözüm bekleyen diğer sorunları nedir?

Denizcilerin en büyük sorunları dil eğitiminin ve mesleki eğitimlerinin yetersiz kalması. Bir de 1 Ekim 2008 yılında denizciler için kaldırılan fiili hizmet süre zammı (yıpranma payı) haklarının tekrar iade edilmesi gerekiyor. Kurumsal birçok firma 50 yaşın üstünde personel istihdam etmiyorlar. 65 yaşında emekli olabilecek bir denizcinin 50 yaşından sonra iş bulma ihtimali olmamasından dolayı emeklilik imkanı olmaması ve Türk armatörlere bağlı filoların yüzde 80'in yabancı bayraklı olması ve yabancı bayrakta sigorta olmadığından sosyal sigorta sisteminde sıkıntı yaşıyorlar.

"Dil eğitimi artırılırsa Türk denizciler de Filipinliler gibi tercih edilir"
Denizcilik sektöründeki sorunların giderilebilmesi için ilk olarak yabancı bayrak ve yabancı personele kaçış nedenlerinin araştırılması gerekmektedir. İdare kaçışların önlenmesi için çözümler ve Türk bayrağa teşvikler getirmelidir. Denizcilik okullarındaki mesleki eğitim ve dil eğitiminin niteliğinin arttırılıp, kalifiye denizci yetiştirilirse Türk denizciler, dünya denizlerinde Filipinli denizciler gibi tercih edilir hale gelecektir. Türk denizci ihracı ülkemizdeki istihdam oranına katkı, ülkemize döviz girdisi sağlayacaktır. Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülke olmamıza rağmen denizciliğe yeterli önem gösterilmemektedir. Bir Denizcilik Bakanlığı kurulması sektörel ve mesleki anlamda sorunları tespit etme ve çözme noktasında daha verimli olacaktır.

Independent Türkçe



Trump bahislerini artırırken İran'ın karar alma merkezlerini vuruyor

Tahran'a dün yapılan hava saldırısının ardından yükselen duman (Ek Kaynak)
Tahran'a dün yapılan hava saldırısının ardından yükselen duman (Ek Kaynak)
TT

Trump bahislerini artırırken İran'ın karar alma merkezlerini vuruyor

Tahran'a dün yapılan hava saldırısının ardından yükselen duman (Ek Kaynak)
Tahran'a dün yapılan hava saldırısının ardından yükselen duman (Ek Kaynak)

ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttükleri savaş şiddetlenirken, ABD Başkanı Donald Trump dün ‘İran'ın tüm savunma sistemlerini yok edildiğini’ söyleyerek tansiyonu yükseltti. Öte yandan Tahran'daki Geçici Liderlik Konseyi, ülkeye yeni bir Dini Lider seçmeye çalıştığına dair sinyaller verdi. Trump, ABD güçlerinin ‘sonsuza kadar’ savaşmak için yeterli silaha sahip olduğunu belirterek, diyalog için ‘çok geç’ olduğunu söyledi. Ancak İsrail'in askeri planına yakın bir kaynak, dün Reuters'a yaptığı açıklamada, İsrail'in operasyonunun iki hafta sürmesinin planlandığını ve ‘beklenenden daha hızlı ilerlediğini’ söyledi. Kaynak, İsrail'in, Washington'ın hedeflerine ulaşmadan önce kalan İranlı liderlerle operasyonları durdurma konusunda anlaşmasından korktuğu için operasyonunu hızlandırdığını belirtti.

İran'ın çeşitli bölgelerine saldırılar düzenlenirken füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlatma rampaları ile Cumhurbaşkanlığı Ofisi ve Ulusal Güvenlik Konseyi gibi önemli karar alma merkezleri vuruldu. Dini Lider'in seçilmesinden sorumlu Uzmanlar Meclisi'nin merkezine iki saldırı düzenlendi. Öte yandan İran’da Dini Lider'in atanması için istişareler yoğun bir şekilde devam ediyor. Uzmanlar Meclisi'nin bir üyesi, yeni Dini Lider'in seçilme sürecinin ‘uzun sürmeyeceğini’ söyledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ali Naini, ABD ve İsrail'i ‘cehennemin kapılarını’ açmakla tehdit ederken, DMO Genel Komutanı Danışmanı İbrahim Cabbari, ülkesinin ‘ana merkezleri’ hedef alınırsa ‘Hürmüz Boğazı'ndan geçen Tüm gemileri ateşe vereceğini’ söyledi.


İranlı Kürt gruplar, İran'a karşı askeri bir operasyon başlatılması konusunda Washington ile görüşmeler yapıyor

İran Kürt Peşmerge savaşçıları, Erbil ilçesine bağlı Koya kasabasında İran'ın sınır ötesi saldırısının ardından İran Kürdistan Demokrat Partisi'ne ait Azadi kampında meydana gelen hasarı inceliyor (AFP)
İran Kürt Peşmerge savaşçıları, Erbil ilçesine bağlı Koya kasabasında İran'ın sınır ötesi saldırısının ardından İran Kürdistan Demokrat Partisi'ne ait Azadi kampında meydana gelen hasarı inceliyor (AFP)
TT

İranlı Kürt gruplar, İran'a karşı askeri bir operasyon başlatılması konusunda Washington ile görüşmeler yapıyor

İran Kürt Peşmerge savaşçıları, Erbil ilçesine bağlı Koya kasabasında İran'ın sınır ötesi saldırısının ardından İran Kürdistan Demokrat Partisi'ne ait Azadi kampında meydana gelen hasarı inceliyor (AFP)
İran Kürt Peşmerge savaşçıları, Erbil ilçesine bağlı Koya kasabasında İran'ın sınır ötesi saldırısının ardından İran Kürdistan Demokrat Partisi'ne ait Azadi kampında meydana gelen hasarı inceliyor (AFP)

Üç kaynak, İran Kürt silahlı gruplarının son günlerde ABD ile ülkenin batısındaki İran güvenlik güçlerine saldırı yapılıp yapılmayacağı ve nasıl saldırı yapılacağı konusunda istişarelerde bulunduğunu bildirdi.

İran-Irak sınırındaki yarı özerk Kürdistan bölgesinde konuşlanmış gruplardan oluşan İran Kürt ittifakı, ABD ve İsrail'in İran içindeki hedefleri bomba ve füzelerle vurduğu bir dönemde, ülkenin ordusunu zayıflatma umuduyla böyle bir saldırı düzenlemek için eğitim alıyor.

İki kaynak amacın, cumartesi günü başlayan ABD-İsrail saldırısından bu yana Yüksek Lider Ali Hamaney ve diğer üst düzey yetkililerin öldürülmesinin ardından, İslam Cumhuriyeti'ne karşı olan İranlıların ayaklanmasının önünü açmak olduğunu söyledi. Hassas askeri planlama hakkında özgürce konuşabilmek için isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, operasyon ve olası zamanlamasıyla ilgili henüz nihai bir karar alınmadığını belirtti.

Söz konusu grupların Amerika Birleşik Devletleri'nden askeri destek talep ettiğini ve Erbil ile Bağdat'taki Iraklı liderlerin son birkaç gündür Trump yönetimiyle temas halinde olduğunu söyledi. İki kaynak, grupların CIA'den silah temini konusunda Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerde bulunduğunu belirtti.

CNN, CIA'nın bu gruplarla teması ve olası kara harekatı hakkında ilk haberi veren kuruluş oldu. Axios bu hafta Trump'ın Irak Kürdistan'ındaki iki üst düzey komutanla telefon görüşmesi yaptığını bildirdi. Reuters, CIA'nın operasyonun planlanmasındaki rolünün kapsamını, silah teminini kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını veya ABD birliklerinin Kürt gruplarla birlikte İran'a gönderilmesi planlarının olup olmadığını bağımsız olarak doğrulayamadı.

CIA yorum yapmaktan kaçındı. Beyaz Saray ve Pentagon da henüz yorum taleplerine yanıt vermedi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi de henüz yorum talebine yanıt vermedi.

Kürt operasyonu Amerikan desteğini gerektiriyor

Irak'tan yapılacak herhangi bir operasyon, muhtemelen Amerika Birleşik Devletleri'nden önemli askeri ve istihbarat desteği gerektirecektir. Pentagon, Erbil'deki iki ABD üssünün DEAŞ militanlarıyla savaşan uluslararası koalisyonu desteklediğini söylüyor.

Irak Kürdistan'ındaki Kürt gruplarının Amerika Birleşik Devletleri ile uzun bir çalışma geçmişi var, ancak değişen sadakatleri ve ideolojileri zaman zaman Washington ile ilişkilerini gerginleştirdi.

Amerika Birleşik Devletleri, Irak Savaşı ve DEAŞ'a karşı mücadele sırasında Irak'taki bazı Kürt gruplarıyla iş birliği yaptı. Ancak, İran Kürt gruplarının İran içindeki mücadelelerinde ne kadar başarılı olabileceği belirsizdir. Bu grupların savaşçıları, farklı düzeylerde savaş deneyimine sahiptir.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre bir kaynak, planın, Kürt silahlı kuvvetlerinin İran güvenlik güçleriyle çatışarak, İran şehirlerinde silahsız İranlıların ayaklanmasını kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Bölgedeki diğer ülkelerin Kürtler tarafından İran'da gerçekleştirilecek bir operasyona nasıl bakacağı ise belirsizliğini koruyor.

İran Kürtlerinin silahlı bir ayaklanması, ülkelerinin istikrarı için ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, Pakistan'ın huzursuz Belucistan eyaletindeki ayrılıkçılarla yakın bağları olan etnik Beluç azınlık arasında İran'daki silahlı ayrılıkçı hareketi de şiddetlendirebilir. İslamabad'ın Beluç bağımsızlığına yönelik herhangi bir harekete müsamaha göstermesi ise olası değildir.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın güçlü bir destekçisi olan Türkiye, Şam ile Kürt güçleri arasındaki birleşme anlaşmasını Suriye genelinde devlet otoritesinin yeniden kurulması için hayati önemde görüyor. Türkiye, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) merkezi hükümetin kontrolüne boyun eğmemesi halinde kuzeyde askeri harekât tehdidinde bulundu.

Ankara, yasadışı Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile barışı sağlamaya yönelik uzun süredir devam eden çabalarını ilerletmek için çalışıyor ve sınırlarına yakın Kürt gruplarının silahlanmasına muhtemelen müsamaha göstermeyecektir.


İran en gelişmiş silahlarını henüz kullanmadığını vurguladı

İsrail hava savunma sistemleri, Tel Aviv üzerinde İran füzelerini engelledi (AP)
İsrail hava savunma sistemleri, Tel Aviv üzerinde İran füzelerini engelledi (AP)
TT

İran en gelişmiş silahlarını henüz kullanmadığını vurguladı

İsrail hava savunma sistemleri, Tel Aviv üzerinde İran füzelerini engelledi (AP)
İsrail hava savunma sistemleri, Tel Aviv üzerinde İran füzelerini engelledi (AP)

İran Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, ülkenin ABD ve İsrail'e karşı uzun süreli bir savaşa hazır olduğunu ve henüz en gelişmiş silahlarını kullanmadığını vurguladı.

Savunma Bakanlığı sözcüsü General Rıza Talai dün yaptığı açıklamada, "Bize dayatılan bu savaşta, (düşmanın) beklediğinden daha uzun süre direnmeye ve taarruza devam etmeye kabiliyetimiz var" ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın IRNA’dan aktardığına göre şöyle devam etti: "İlk birkaç gün içinde gelişmiş silahlar ve teçhizatımızın tamamını kullanmayı planlamıyoruz."