Rusya, Almanya ve Fransa’dan Ukrayna’yı ‘kendine getirmesini’ talep etti

Moskova’nın desteklediği ayrılıkçılara ait bir tank, geçen yıl Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk kentinde görülüyor. (EPA)
Moskova’nın desteklediği ayrılıkçılara ait bir tank, geçen yıl Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk kentinde görülüyor. (EPA)
TT

Rusya, Almanya ve Fransa’dan Ukrayna’yı ‘kendine getirmesini’ talep etti

Moskova’nın desteklediği ayrılıkçılara ait bir tank, geçen yıl Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk kentinde görülüyor. (EPA)
Moskova’nın desteklediği ayrılıkçılara ait bir tank, geçen yıl Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk kentinde görülüyor. (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna’nın doğusunda yaşanan yeni gerginliğin ışığında Almanya ve Fransa’dan Ukrayna hükümetini ‘kendine getirmesini’ talep etti.
Alman Haber Ajansı’nın haberine göre, Lavrov, dün Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi ziyareti sırasında ve Pakistan’ın başkenti İslamabad’a doğru hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, “Fransız ve Alman meslektaşlarımızın Ukrayna tarafını kendine getirmek için enerjik eylemlerini göremiyoruz” dedi.
Berlin ve Paris’in, Ukrayna’nın doğusunda Moskova ve Kiev hükümeti destekçileri arasında uzun zamandır süren çatışmaya barışçıl çözüm bulunması için Moskova ile yıllardır müzakereler yürüttüğü biliniyor.
Ukrayna güçlerinin Donetsk’e girdiğine dair çıkan haberlere de değinen Lavrov, Batı’nın tepkilerinin kendilerini ‘hayal kırıklığına’ uğrattığını dile getirdi. Rus Interfax haber ajansının aktardığına göre, Lavrov, “Herhalde Batılı meslektaşlarımız, kesinlikle kabul edilemez açıklamalar ve davranışlarla bile mümkün olan her şekilde Ukrayna yönetiminin desteklenmesi gerektiği yönünde hareket ediyor” ifadelerini kullandı.
Ateşkese rağmen, yılbaşından bu yana Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk havzası bölgesinde 40’tan fazla kişi öldürüldü. Uluslararası toplumun çatışmanın yeniden derinleşmesine dair endişesi giderek artıyor. Rusya sınırında uzanan Ukrayna’nın Donetsk ve Lugansk bölgelerinin bazı kısımları yaklaşık 7 yıldır Rusya destekli isyancıların kontrolünde bulunuyor. BM’nin tahminlerine göre hükümet güçleriyle çatışmada şu ana dek 13 binden fazla kişi öldü.
Lavrov’un dünkü açıklaması, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov’un Rusya ve ABD temsilcilerinin Ukrayna’nın güneydoğusundaki durumu konuştuğunu bildirdiği bir zamanda geldi.
Reuters’ın Rus TASS haber ajansından aktardığına göre, Ryabkov, Pazartesi günkü açıklamasında, Rusya’nın Ukrayna’yla ilgili gerginliğin yönleri hakkında ABD ile yüksek düzeyli temaslar yürüttüğünü ve Moskova’nın Ukrayna’nın yeni yaptırımlarına karşılık verme konusunda söz vermesine rağmen Rus askerlerinin bölgeye yığılmasına ilişkin endişeleri reddetti.



Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
TT

Washington, Özbekistan'dan gelen düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uyguladı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)
ABD Dışişleri Bakanlığı, Özbekistan'da düzensiz göçü kolaylaştıran kişilere vize kısıtlamaları getireceğini duyurdu (Reuters- Arşiv)

Amerika Birleşik Devletleri, Özbekistan'daki düzensiz göç ağında yer alan yetkililere yaptırım uygulayacağını duyurdu. Bu sırada Özbekistan Devlet Başkanı, günün erken saatlerinde Donald Trump başkanlığındaki "Barış Konseyi" toplantısına katılmak üzere Washington'daydı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, "Özbekistan'da ülkemize yasadışı göçü bilerek kolaylaştırdığı tespit edilen kişilere verilen vizelere kısıtlamalar getirmek için harekete geçilmiştir" denildi.

Bu işlem, ABD'ye yasadışı yollarla göç etmeyi amaçlayan yabancılara bilerek seyahat hizmeti sağlayan, vize kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış iki Özbek şirketinin yöneticileri ve üst düzey yetkililerine yöneliktir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "ulusal güvenliğimizi veya göçmenlik yasalarımızı baltalamaya yönelik herhangi bir girişime müsamaha göstermeyeceğini" ifade etti.


Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.