Yerleşimcilerin çatı örgütü: Batı Şeria'da işgal yok, İsrail devleti Filistinliler için de faydalı

Filistinlilerin ve uluslararası toplumun tepkilerine rağmen Batı Şeria'da yerleşimlerin sayısı hızla artıyor (Reuters)
Filistinlilerin ve uluslararası toplumun tepkilerine rağmen Batı Şeria'da yerleşimlerin sayısı hızla artıyor (Reuters)
TT

Yerleşimcilerin çatı örgütü: Batı Şeria'da işgal yok, İsrail devleti Filistinliler için de faydalı

Filistinlilerin ve uluslararası toplumun tepkilerine rağmen Batı Şeria'da yerleşimlerin sayısı hızla artıyor (Reuters)
Filistinlilerin ve uluslararası toplumun tepkilerine rağmen Batı Şeria'da yerleşimlerin sayısı hızla artıyor (Reuters)

Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimcilerin çatı örgütü Yeşa Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) Batı Şeria'nın işgal altında olmadığı ve İsrail'in varlığının Filistinliler için iyi olduğu iddialarını içeren bir dosya göndermeye hazırlanıyor.
The Jerusalem Post'a konuşan konseyin başkanı Yigal Delmoni, İsrail hükümetinin girişimlerinden ayrı olarak diplomatik alanda harekete geçme kararı aldıklarını söyledi. Delmoni, UCM ve uluslararası diplomatların bölgedeki durumu anlamasını sağlamak istediklerini ifade etti.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Fatou Bensouda, geçen ay İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında savaş suçu işlediği iddialarıyla ilgili ilgili soruşturmanın başladığını duyurmuştu.

İsrail'in hak iddiasının nedenleri anlatılacak
Yeşa Konseyi'nin UCM'ye sunacağı dosyada, İsrail'in ve Yahudilerin Batı Şeria ve özellikle de yerleşimlerin yoğun olduğu C Bölgesi'ndeki topraklarla ilgili hak iddiasının dini, tarihsel, hukuki, güvenlikle ilgili ve ekonomik nedenlerinin yer aldığı belirtildi.
Dosyada Eski Ahit'e ve I. Dünya Savaşı sonrasındaki Milletler Cemiyeti belgelerine referanslar da yer alıyor. Ayrıca İsrail'in Batı Şeria'dan tamamen çekilmesinin hiçbir zaman beklenmediği de iddia ediliyor.
Konsey, İsrail devletinin ve Batı Şeria'daki varlığının Filistinliler için faydalı olduğunu, böylece Filistin halkının internete erişim, okuma yazma oranı, ortalama yaşam süresi, gıda fiyatları, sanayileşme gibi başlıklarda bölge ülkelerinin çoğunun önüne geçtiğini de öne sürdü. Ayrıca İsrail'de çalışan 140 bine yakın Filistinlinin Filistin Yönetimi'ndekinden çok daha yüksek maaş aldığı belirtildi.
Batı Şeria'da tepkilere rağmen İsrail hükümeti, Filistinlilere ait evleri yıkarak yerlerine yerleşimciler için konut inşaatı planlarını onaylamaya devam ediyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, bu ay başında İsrail'in "uluslararası hukuka aykırı şekilde kontrol ettiği" Batı Şeria'yı "işgal altındaki bölge" olarak kabul etmeyi sürdürdüklerini söylemişti.

Independent Türkçe, The Jerusalem Post, Times of Israel



Uçak hangarlarında kurulan mahkeme salonları... İsrail, 7 Ekim saldırısına katılan Hamas özel kuvvetleri kadrosunu bu şekilde yargılayacak

Hamas’ın askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim saldırısı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)
Hamas’ın askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim saldırısı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)
TT

Uçak hangarlarında kurulan mahkeme salonları... İsrail, 7 Ekim saldırısına katılan Hamas özel kuvvetleri kadrosunu bu şekilde yargılayacak

Hamas’ın askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim saldırısı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)
Hamas’ın askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim saldırısı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

İsrail parlamentosu Knesset’te Hamas’ın özel kuvvetler birimine mensup ve 7 Ekim 2023 saldırısını gerçekleştirmekle suçlanan kişilerle ilgili özel yasanın son maddelerine ilişkin görüşmeler sürerken, davanın temel çerçevesi büyük ölçüde netleşti. Buna göre yargılamaların, 1967’den bu yana İsrail işgali altında bulunan Kalandiya Havaalanı binalarında gerçekleştirileceği belirtiliyor. İsrail hükümeti, söz konusu bölgede Yahudi yerleşim birimi inşa etmeyi planlıyor.

Bu süreçte yerleşim projesinin geçici olarak dondurulduğu, zira İsrail ordusunun yıllarca sürmesi beklenen davaları etkileyecek herhangi bir unsurun ortaya çıkmasını istemediği ifade edildi. Halihazırda havaalanındaki hangarların duruşmalar için hazırlandığı aktarıldı.

sdfrgfr
7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’nden fırlatılan roketlerin ardından İsrail’in güney yerleşimlerinde yanan araçları gösteren bir hava fotoğrafı (Reuters)

Sanıkların kimlikleri ve kesin sayıları gizli tutulmaya devam ederken, basına sızan bilgilere göre davada yaklaşık 350 kişinin yargılanması bekleniyor. Polis ve istihbarat yetkililerinin, tüm sanıkların mahkûm edilmesi ve haklarında idam cezası verilmesi için yeterli delile sahip olduklarına inandığı kaydedildi. Ancak aynı yetkililerin, davaların adil yargılama görüntüsü vermesi amacıyla bazı sanıkların beraat etme ihtimalini de dışlamadığı belirtildi.

Duruşmalar ne zaman başlayacak ne nasıl olacak?

Planlamaya göre davaların 7 Ekim’de başlaması öngörülüyor, ancak sürecin birkaç ay daha ertelenebileceği belirtiliyor. Mahkeme heyetinin, bazıları yedek orduda görev yapan avukat kökenli askerlerden oluşan 15 askeri yargıçtan meydana geleceği ifade edildi.

Duruşmaların haftada 5 gün ve günde 8 saat yapılmasının planlandığı, bazı oturumların kamuya açık olacağı, bazı tanıklıkların ise kapalı kapılar ardında alınacağı aktarıldı. Sanıklara yöneltilen suçlamaların çeşitlilik gösterdiği ve bunların arasında idam cezası gerektiren çok sayıda suçlamanın da bulunduğu kaydedildi.

Hamas’ın İsrail’e yönelik sürpriz saldırısında birkaç saat içinde yaklaşık bin 200 İsraillinin öldüğü belirtilirken, İsrail’in buna karşılık olarak başlattığı savaşta Gazze Şeridi’nin büyük ölçüde yıkıma uğradığı ifade edildi. Saldırılarda şu ana kadar çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere yaklaşık 73 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği, iki milyon kişinin ise yerlerinden edildiği aktarıldı.

dvdevf
Savaşın Gazze Şeridi’nde yol açtığı yıkımdan (Reuters – Arşiv)

İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, 7 Ekim saldırısını öncelikle ‘İsrail’in başarısızlığı’ olarak değerlendirdi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görev süresi sona eren Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar ve yerine atanan Omer Tishler, ordunun 7 Ekim 2023’te başarısız olduğunu kabul ettiklerini açıkladı.

Zamir, Bar’ın görevden alınma töreninde yaptığı konuşmada, “7 Ekim’de bu kuvvet, tıpkı tüm İsrail ordusu gibi, İsrail devletini savunma görevini yerine getirmekte başarısız oldu. Bu başarısızlık bizi her gün takip ediyor ve sorumluluk üstlenip meseleyi soruşturmamızı zorunlu kılıyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın Başbakan Binyamin Netanyahu başta olmak üzere siyasi liderliğin, söz konusu başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmeyi reddettiği ve olayla ilgili resmi bir soruşturma açılmasına karşı çıktığı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı haberde, hükümetin kendi başarısızlıklarını örtbas etmek amacıyla kamuoyuna dönük gösterişli yöntemler aradığı, ‘Hamas’ın elit unsurları’ olarak tanımlanan kişilere yönelik davaların da bu çabaların bir parçası olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Duruşmaya nasıl hazırlık yapıldı?

Hamas özel kuvvetlerine yönelik yargılama yasası hakkında, parlamentonun anayasa, hukuk ve adalet komisyonuna bağlı gizli alt komisyonda iki yılı aşkın süre boyunca yürütülen gizli ve daha sonra açık oturumlarda çeşitli sorular gündeme geldi. Tartışmalarda, ‘Bu dava nasıl tam anlamıyla kazançlı bir yargılama süreci olacak?’, ‘Sanıkların savunmasını hangi avukatlar üstlenecek?’, ‘Sanıkların beraat etmesi durumunda ne yaşanacak?’, ‘İsrailliler ve dünya kamuoyu ülke tarihindeki bu uğursuz günden geriye neyi hatırlayacak?’ ve ‘Bu süreç yalnızca adalet için verilen bir mücadele mi, yoksa aynı zamanda anlatı ve tarih yazımı savaşı mı?’ sorularının öne çıktığı belirtildi.

cdvdfve
Gazze Şeridi sınırında alarm sirenlerinin sesini duyan bir İsrail askeri yere çöktü, Ekim 2023 (Arşiv – AP)

Söz konusu yasa tasarısının sahibi Yulia Malinovsky. Rus kökenli olan 50 yaşındaki milletvekili, Yisrael Beiteinu adlı muhalefet partisinde görev yapıyor. Parti, Avigdor Lieberman tarafından yönetiliyor.

Malinovsky, “Hikâyeyi anlatmanın en iyi yolu hukuki süreçlerdir. Mahkeme salonlarında sunulacak iddianameler, tanıklıklar ve deliller kayda geçirilecek ve gelecek nesillere aktarılacak. Kurbanların hikâyesini anlatmalı ve ailelerini onurlandırmalıyız. Ailelerin katillerle yüz yüze gelmesi için birden fazla fırsat olacak. Savcılık yetkilileri bana herkes hakkında delile sahip olduklarını ve tüm hikâyeyi ortaya koyabileceklerini söylüyor” dedi.

Malinovsky, Yedioth Ahronoth gazetesine verdiği demeçte, davaya ilişkin düşüncenin Kasım 2023’te, yani saldırıdan yaklaşık bir ay sonra ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi: “Henüz hepimiz şok halindeydik. Kendimi çaresiz ve büyük korku içinde hissediyordum. Rehinelerin tamamı hâlâ Gazze Şeridi’nde tutuluyordu ve İsrail’de çok sayıda militanı yakalamıştık. Aslında yakalanmamaları, çatışmalarda ölmeleri daha iyi olurdu. Ama onları yakaladık ve artık bizim elimizdeler. Onlar şimdiye kadar gördüğümüz en kötü suçlular. Kendime ‘Bunlarla ne yapacağız?’ diye sordum. Onları adalet önüne çıkarmamız gerektiği benim için açıktı.”

cdsv
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus yakınlarında bir İsrail tankının üzerinde kutlama yapan Filistinliler, 7 Ekim 2023 (Arşiv – AP)

Malinovsky, davanın orduya yüklenmesine ilişkin karara nasıl ulaşıldığını ve askeri yetkililerin bu göreve başlangıçta isteksiz yaklaşmasını da anlattı. Malinovsky, “Bu zor görevi kim üstlenecek ve kim yönetecek, kararsızlık içindeydik. Mantığa göre İsrail devleti kendisine zarar veren suçluları adalet önüne çıkarmalıydı. Bu nedenle davanın yerel bir mahkemede görülmesi ve devletin savcı konumunda olması gerekiyordu. Ancak yüzlerce sanık ve binlerce tanık ifadesi söz konusu olduğunda İsrail yargı sistemi muazzam bir yük altında çökecekti. Sonuçta bu kişiler belki de yargılanmadan, yaşlılıktan öleceklerdi” ifadelerini kullandı.

Nazi yargılamasının simülasyonu

Malinovsky, yasa tasarısının benzerini dünya tarihindeki büyük davalarla karşılaştırmak istediğini belirterek, bunun Nürnberg Mahkemeleri, Tokyo Duruşmaları ve eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi örnekleri takip etmesini hedeflediklerini söyledi.

Malinovsky ayrıca, İsrail’de 1960’larda Nazi yetkilisi Adolf Eichmann’ın yargılandığı büyük ölçekli davayı hatırlattı. Ancak bu örnekten önemli bir fark bulunduğunu, Eichmann davasının tek bir sanıkla sınırlı olduğunu, mevcut durumda ise yüzlerce sanığın yargılanmasının söz konusu olduğunu vurguladı.

dfvfd
Adolf Eichmann yargılanırken (İsrail Hükümeti Basın Ofisi)

Malinovsky, mahkeme yapısının resmî olarak Lod Askerî Mahkemesi’ne bağlı olacağını belirtti. Ancak bu mahkemenin uzun süredir fiilen aktif olmadığı, yalnızca kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü ifade edildi. Malinovsky’ye göre duruşmalar, Atarot bölgesindeki özel tesislerde yürütülecek. Ayrıca duruşmaların sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleştirileceği, bu önlemlerin yalnızca tutukluların kaçma riskine karşı değil, aynı zamanda aşırı sağcı İsrailliler tarafından gerçekleştirilebilecek olası saldırı girişimlerine karşı da alındığı aktarıldı.

Mahkeme için özel donanımlar

Ordu tarafından projeye, emekli Tuğgeneral Yair Barkat atandı. Eski Askerî Polis Komutanı ve İç Cephe Komutanlığı’nda üst düzey görevler üstlenmiş olan Barkat’ın, yasal süreç henüz tamamlanmadan projede çalışmaya başladığı aktarıldı.

Planlama kapsamında mahkeme kompleksi için bir arazi tespit edildi. Bu kompleksin içinde merkezi bir duruşma salonu, eş zamanlı oturumların yapılacağı ek mahkeme salonları ve kamuya açık izleme alanlarının yer alacağı belirtildi.

Tasarıya göre mahkemenin 6 ay ile 1 yıl içinde faaliyete geçmesi, yargılamaların ise birkaç yıl içinde tamamlanması hedefleniyor. Bazı duruşmaların halka açık olacağı ve canlı yayınlanacağı, birçok tanıklığın ise ilk kez kamuoyuna açıklanacağı ifade edildi.

erbr
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na mensup savaşçılar (Arşiv)

Malinovsky, bugüne kadar medyada yer alanların ve yapılan açıklamaların, tanıklıklarda ortaya çıkacak içerikle kıyaslanamayacağını söyledi. Malinovsky, daha önce adı hiç duyulmamış ya da görülmemiş kişilerin mahkemede ifade vereceğini, bu ifadelerin soruşturma materyalleriyle destekleneceğini belirtti. Ayrıca tüm delillerin belgelenmiş ve doğrulanmış olduğunu, yargılama sürecinde ilk kez çok sayıda fotoğraf ve belgenin kamuoyuna sunulacağını ifade etti.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, önerilen yasa tasarısı ‘toplu öldürme’ suçlamasını içeriyor. Ancak Simcha Rothman başta olmak üzere bazı milletvekilleri ve çok sayıda bakan, suçlamanın ‘Yahudilere yönelik soykırımın planlanması ve başlatılması’ olarak düzenlenmesini talep ediyor.

Bazı milletvekilleri ise bu suçlamanın ispatının oldukça zor olabileceğini, bu nedenle tek başına yer almasının sanıklar açısından beraat ihtimalini güçlendirebileceğini savunuyor. Bu nedenle söz konusu madde, iddianamenin tek dayanağı olarak bırakılmayacak. Savcılığın, ‘soykırım’ ve ‘egemenliğin ihlali’ gibi farklı suçlamalar arasında seçim yapabileceği belirtiliyor. Bu suçlamaların her ikisinin de idam cezası gerektirebileceği ifade edilirken, ‘toplu terör eylemleri’, ‘silahlı güç kılığında sızma’ gibi suçların da dosyada yer alacağı, bu suçların çoğu sanık için müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımlar içerdiği kaydedildi. Ayrıca daha düşük dereceli suçlamaların da iddianamede yer alabileceği aktarılıyor.


Netanyahu, Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen baskında "Rıdvan Gücü" komutanının hedef alındığını duyurdu

6 Mayıs 2026'da Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplananlar, (AFP)
6 Mayıs 2026'da Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplananlar, (AFP)
TT

Netanyahu, Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen baskında "Rıdvan Gücü" komutanının hedef alındığını duyurdu

6 Mayıs 2026'da Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplananlar, (AFP)
6 Mayıs 2026'da Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik mahallesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplananlar, (AFP)

Resmi Lübnan Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail, Hizbullah ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından ilk kez dün akşam Beyrut'un güney banliyölerini hedef alan bir hava saldırısı düzenledi.

Ajansta yer alan kısa açıklamada, "İsrail savaş uçakları el-Gubeyri bölgesini hedef alan bir hava saldırısı düzenledi" ifadelerine yer verildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan Hizbullahı'nın üst düzey bir isminin hedef alındığını duyururken, Hizbullah’a yakın bir kaynak, AFP’ye yaptığı açıklamada, Rıdvan Gücü Operasyon Komutanı Malik Bellut'un saldırıda hayatını kaybettiğini doğruladı.

frbfrtb
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki Haret Hreik mahallesini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar- 6 Mayıs 2026 (AFP)

Saldırının ardından sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Netanyahu, operasyon emrini bizzat verdiğini belirtti:

"Savunma Bakanı Israel Katz ile koordineli olarak, Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanının etkisiz hale getirilmesi amacıyla Beyrut’ta vurulması talimatını verdim."

Netanyahu, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Rıdvan teröristleri, İsrail yerleşim birimlerinin bombalanmasından ve İsrail askerlerine zarar verilmesinden sorumludur. Kimse hukukun üstünde değildir; İsrail’in uzun kolu her düşmana ve her katile ulaşacaktır."

Netanyahu açıklamasını, kuzey bölgelerindeki güvenliği sağlama sözüyle tamamlayarak şunları kaydetti: "Kuzey sakinlerine güvenlik sağlama konusunda kararlıyız. Bu iş böyle yapılır ve böyle yapılmaya devam edilecek!"


Fetih Kongresi’ndeki gizem... Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi neden siyasi tarafsızlığına dair bir bildiri yayınladı?

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, komitenin görev bildirgesini imzalarken (X)
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, komitenin görev bildirgesini imzalarken (X)
TT

Fetih Kongresi’ndeki gizem... Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi neden siyasi tarafsızlığına dair bir bildiri yayınladı?

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, komitenin görev bildirgesini imzalarken (X)
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, komitenin görev bildirgesini imzalarken (X)

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi salı akşamı, özellikle ani şekilde duyurulması nedeniyle nedenleri ve arka planına ilişkin çok sayıda soru işareti uyandıran bir bildiri yayınladı. Bildiride, komitenin siyasi tarafsızlığına ve üyelerinin herhangi bir Filistinli gruba mensup olmadığına vurgu yapıldı.

Komite açıklamasında, siyasi aidiyeti bulunmayan profesyonel bir yapı olduğunu, hiçbir siyasi grubu temsil etmediğini belirtti. Ayrıca komite başkanı ve üyelerinin, herhangi bir örgütsel ya da partisel faaliyet yürütmeksizin, mesleki ve ulusal sıfatlarıyla görev yaptıkları ifade edildi.

Bildiride ayrıca, “Üyelerden herhangi birinin geçmişte sahip olduğu siyasi ya da ulusal arka planın, komiteye geçici ve profesyonel bir yapı olarak verilen yetkinin niteliğini etkilemediği gibi; ulusal çıkarların korunması ve görev tanımının sınırları çerçevesinde tarafsızlık, şeffaflık ve tüm Filistinli güçler ile kurumlara açık olma taahhüdünü de etkilemeyeceği” kaydedildi.

Hikâye ne?... Kimden bahsediliyor?

Şarku’l Avsat’ın komite üyeleriyle temas halindeki iki kaynaktan edindiği bilgiye göre, söz konusu bildiri, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un talebi üzerine yayımlandı. Bildirinin, komite başkanı Ali Şaas ile yapılan değerlendirmelerin ardından hazırlandığı belirtildi. Değerlendirmelerde, Şaas’ın ve bir başka komite üyesinin isimlerinin, bu ayın 14’ünde düzenlenecek olan Fetih Hareketi’nin 8. Kongresi delegeleri listesinde yer alması ele alındı.

Listede, komitenin güvenlik dosyasından sorumlu, Filistin istihbaratından emekli bir subay olan Sami Nasman’ın yanı sıra, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin güvenlik biriminde görev üstlenecek yardımcısı Naim Ebu Husneyn’in adı da yer aldı.

Kaynaklara göre komite, isimlerin Fetih Kongresi listesinde yayımlanmasının ardından ortaya çıkan tartışmalar nedeniyle açıklama yapmak zorunda kaldı. Ancak açıklamanın, hareket içindeki bazı yönetici ve isimlerin tepkisini çektiği belirtildi. İsminin açıklanmasını istemeyen bir Fetih yetkilisi, “Fetih’e mensup olmak utanılacak bir durum değil ki bazı komite üyeleri hareketle bağlarını inkâr etsin” ifadesini kullandı.

Aynı kaynak, açıklamada kullanılan ‘önceki siyasi-ulusal geçmiş’ ifadesinin ‘tehlikeli bir tanımlama’ olduğunu savunarak, söz konusu isimlerin hareket içinde uzun yıllar görev yaptığını ve halen Gazze Şeridi’ndeki önemli sembol isimler arasında yer aldığını söyledi.

Öte yandan bazı Fetih yöneticileri ve mensuplarının, kurum içi iletişim grupları üzerinden söz konusu isimlerin üyeliklerinin geri çekilmesi çağrısında bulunduğu, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin açıklama metninin üslubunu eleştirdiği aktarıldı.

vfbfb
Kahire’de gerçekleşen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi toplantısından (Mısır Enformasyon Kurumu)

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne yakın kaynaklardan biri, Şaas’ın Filistin yönetiminde daha çok profesyonel görevlerde bulunduğunu ve Fetih Hareketi içinde aktif bir siyasi faaliyet yürütmediğini söyledi. Kaynak, Şaas’ın isminin 8. Kongre üyeleri listesine eklenmesindeki amacın, kamuoyunda tanınan bir isim olarak hareketle ilişkilendirilmesini sağlamak olduğunu ifade etti.

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşması uyarınca geçici olarak bölge yönetimini üstlenecek komite üyelerinin ağırlıklı olarak akademisyenler ve profesyoneller arasından seçildiği belirtiliyor. Bununla birlikte bazı üyelerin Fetih ve sol eğilimli gruplarla geçmişte ilişkilerinin bulunduğu, buna karşın İslami gruplardan hiçbir ismin komiteye dahil edilmediği kaydedildi. Ayrıca İsrail’in, üyeleri kabul etmeden önce güvenlik soruşturması yürüttüğü aktarıldı.