Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırı girişimi geniş çapta kınandı

Husi milisler tarafından Suudi Arabistan’a doğru gönderilen bir SİHA (Şarku’l Avsat-Arşiv)
Husi milisler tarafından Suudi Arabistan’a doğru gönderilen bir SİHA (Şarku’l Avsat-Arşiv)
TT

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırı girişimi geniş çapta kınandı

Husi milisler tarafından Suudi Arabistan’a doğru gönderilen bir SİHA (Şarku’l Avsat-Arşiv)
Husi milisler tarafından Suudi Arabistan’a doğru gönderilen bir SİHA (Şarku’l Avsat-Arşiv)

İran destekli Husi milislerin Suudi Arabistan’ın Cizan şehrini 4 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve 5 balistik füze ile hedef alma girişimi Arap ülkeleri tarafından geniş çapta kınandı.
Bahreyn, güvenlik, istikrar ve toprak bütünlüğünü zayıflatmaya çalışanlara karşı aldığı tüm caydırıcı önlemlerde Suudi Arabistan’a verdiği desteği vurguladı.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Husi milisler tarafından gönderilen SİHA’lar ve balistik füzeleri imha eden Arap Koalisyonu’nun teyakkuz hali ve yeteneklerine övgüde bulundu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise, İran destekli terörist Husi milislerin Suudi Arabistan’ın Cizan şehrindeki sivilleri balistik füze ile sistematik ve kasıtlı bir şekilde hedef alma girişimlerini şiddetle kınadı.
Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, Husi milislerin terör saldırılarına devam etmesinin, uluslararası topluma açıkça meydan okuduklarını ve tüm uluslararası yasa ve normlara aldırış etmediklerini yansıttığını belirtti.
Açıklamada, BAE’nin söz konusu terör saldırının yanı sıra güvenlik ve istikrarına yönelik her tehdit karşısında Suudi Arabistan ile tam dayanışması vurgulanırken, topraklarındaki vatandaşlar ve yabancıların güvenliğini korumak için aldığı tüm önlemlerde Riyad’a verilen desteğe atıfta bulunuldu.
BAE’nin güvenliği ile Suudi Arabistan güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Riyad’ın karşı karşıya olduğu herhangi bir tehdit veya tehlikenin, Abu Dabi’nin güvenlik ve istikrar sistemi için de bir tehdit olarak görüldüğünün altı çizildi.
Ürdün’de Husi milislerin söz konusu saldırı girişimini kınadı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dayfullah el-Fayiz, tekrarlanan bu korkakça terör eylemleri ve masum sivillerin hedef alınmasının kınandığını bildirdi.
İki ülkenin güvenliğinin tek ve bölünmez, ayrıca çıkarlarının birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Sözcü, Ürdün’ün Suudi Arabistan’ın vatandaşları ve sakinlerinin güvenliği koruma noktasında tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
Arap Parlamentosu da, İran destekli terörist Husi milislerin Suudi Arabistan’daki sivilleri SİHA ve balistik füzeler ile sistematik ve kasıtlı bir şekilde hedef alma girişimini kınadı. 
Parlamento bugün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın toprakları, vatandaşları ve ülke sakinlerinin güvenliğini sağlamak için aldığı önlemlere verdiği tam desteği yineledi.



Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 kadın ve erkek umrecinin kendi özel himayesinde ağırlanmasını onayladı. Söz konusu program, Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Hizmetkârı Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı” kapsamında gerçekleştirilecek.

Programın 1448 Hicri yılı boyunca dört aşamada uygulanacak ilk etabında, 16 Asya ülkesini temsilen 250 kadın ve erkek umreci yer alacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar; Endonezya, Doğu Timor, Filipinler, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Myanmar, Laos, Singapur, Çin, Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan ve Moğolistan’dan gelecek.

Programa genel koordinatör olarak nezaret eden İslami İşler Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Al eş-Şeyh, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’a teşekkür ederek, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki kararlılığını takdir etti. Al eş-Şeyh, dünyanın farklı ülkelerindeki Müslümanların umre ve ziyaret ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için gösterilen sürekli çabanın önemine vurgu yaptı.

Bakan Al eş-Şeyh, söz konusu davetin Suudi Arabistan liderliğinin İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme vizyonunu yansıttığını, ayrıca Krallığın âlimler, din adamları ve İslam toplumlarında etkili şahsiyetlerle iletişim köprüleri kurmaya yönelik insani ve dini misyonunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Programın başlangıcından bu yana önemli başarılara imza attığını belirten Al eş-Şeyh, 140’tan fazla ülkeden misafirin bu girişimden yararlandığını, gelişmiş bir operasyonel sistem çerçevesinde sunulan kapsamlı hizmetlerin programın hedeflerine ve Suudi Arabistan’ın İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme vizyonuna katkı sağladığını kaydetti.


Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)

Umman Sultanlığı, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tüm gemiler için Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile yerel yetkili makamlar tarafından belirlenen koordinatlar çerçevesinde geçici bir deniz koridoru sağlandığını duyurdu.

Açıklamada, Umman’ın bu seçenek üzerinde IMO ile birlikte çalıştığı ve boğazdan geçmek isteyen gemilerin geçiş için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlaması gerektiği belirtildi. Bu adımın, Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sorumluluğu ve küresel ekonomi açısından taşıdığı önem doğrultusunda, uluslararası hukuk ve deniz hukuku ilkelerine bağlılık çerçevesinde atıldığı ifade edildi.

Ayrıca söz konusu düzenlemenin, boğazda geçiş serbestisini garanti altına aldığı ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadığı vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklama, ABD ile İran arasında yürütülen girişimlerin ve çabaların sonucuyla uyumlu olduğu şeklinde değerlendirildi.


Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
TT

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)

Suudi Arabistan, Arap Grubu adına yaptığı açıklamada, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiğini, ayrıca Suriye devletinin ülke genelinde egemenliğini tesis etmeye yönelik çabalarını desteklediğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl tarafından, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki insani ve siyasi durumu ele almak üzere düzenlediği oturumda yapıldı.

Arap Grubu, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun ülkede devam eden geçiş sürecine destek vermesinin istikrarın güçlendirilmesine ve insani koşulların iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Grup ayrıca, Suriye hükümetinin DEAŞ terör örgütü ve terörizmin tüm biçimleriyle mücadelesine destek verdiğini ifade ederken, bu süreçte gerekli desteğin sağlanabilmesi için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesinin önemine dikkat çekti.

Arap Grubu, uluslararası toplumu Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkelere yönelik desteği artırmaya ve genişletmeye çağırarak, bu ülkelerin insani ve ekonomik yükü tek başlarına üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Arap Grubu, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan askeri müdahalelerini ve saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyması, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'dan derhal ve koşulsuz şekilde çekilmesi gerektiği yönündeki çağrı yinelendi.