Riyad, Yemen girişimini duyurmasından buyana Husiler Suudi Arabistan’a 37 kez saldırdı

Yemen'deki çatışmayı durdurmak için bölgesel ve uluslararası çabalar devam ediyor

Riyad, Yemen girişimini duyurmasından buyana Husiler Suudi Arabistan’a 37 kez saldırdı
TT

Riyad, Yemen girişimini duyurmasından buyana Husiler Suudi Arabistan’a 37 kez saldırdı

Riyad, Yemen girişimini duyurmasından buyana Husiler Suudi Arabistan’a 37 kez saldırdı

Suudi Arabistan’ın 23 Mart'ta Yemen'deki savaşı sona erdirme girişimini duyurmasından bu yana İran destekli Husi milisler tarafından Suudi şehirleri ve sivil yerleşimleri 37'den fazla girişimle patlayıcı yüklü insansız hava aracı ve balistik füzelerle hedef alındı.
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik tırmanışına, Marib şehrine yönelik devam eden saldırı ve topçu ve balistik füzelerle yerlerinden edilmiş sivillerin ve kaldıkları kampların hedef alınması eşlik etti. Bu da ülkedeki kötüleşen insani krizi daha da şiddetlendirdi.
Uluslararası ve bölgesel topluluğun Suudi girişimini memnuniyetle karşılamasına rağmen Husi milisler yapılan tüm barış çağrılarını görmezden gelerek askeri operasyonlarını sürdürdü ve çeşitli cephelerde unsurlarını seferber ederek, savaşın sürmesine ve Yemenlilerin acılarının ikiye katlanmasına neden oldular.
Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu dün yaptığı açıklamada, Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri'nin Husilerin Suudi Arabistan’ın güneyindeki Cizan şehrini hedef aldığını ve patlayıcı yüklü SİHA’yı ve 5 balistik füzeyi durdurup imha ettiğini açıkladığını aktardı.
Aynı şekilde 12 Nisan 2021'de Suudi hava kuvvetleri Husilerin Cizan'daki sivil bölgeleri hedef aldığı saldırıda bir balistik füze ve 3 insansız hava aracını önleyerek imha etti.
Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, grubu tırmanışı durdurmaya ve barışa boyun eğmeye zorlamak için daha fazla uluslararası baskı çağrısında bulundu.
BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ve ABD Temsilcisi  Tim Lenderking, Husilerin ve İran'ın şu ana kadar gösterilen tüm çabalara karşı uzlaşmazlığına rağmen olası bir barış planını formüle etmek için çeşitli Yemenli, bölgesel ve uluslararası taraflarla yoğun istişareler üzerinde çalışıyorlar.
11 Nisan 2021'de Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Husi milislerin Suudi Arabistan'a doğru fırlattığı balistik füze ve 6 patlayıcı yüklü SİHA’nın durdurulup imha edildiğini duyurdu.
Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri 9 Nisan 2021'de terörist Husi milisleri tarafından Cizan ve Hamis Muşayt şehirlerine fırlatılan bir balistik füzeyi ve bir insansız hava aracını imha etti.
Arap Koalisyonu sözcüsü, İran destekli terörist Husi milislerin sivilleri ve sivil nesneleri hedef alma yönündeki düşmanca girişimlerini "savaş suçları" olarak nitelendirdi.
Arap Koalisyonu ayrıca, 1 Nisan'da terörist Husi milisler tarafından Hamis Muşayt şehrine fırlatılan iki SİHA’nın durdurulduğunu ve imha edildiğini duyurdu. İki gün önce ise Suudi Arabistan'daki sivilleri hedef almak amacıyla Husi milisler tarafından fırlatılan iki SİHA imha edildi.
Koalisyon 30 Mart'ta ise Husi milislerin Suudi Arabistan'da sivilleri ve sivil nesneleri hedef almak için kasıtlı ve sistematik bir şekilde fırlattığı patlayıcı yüklü 2 SİHA’yı önlediğini duyurdu.
28 Mart tarihinde ise  Hudeyde’den yakın bir saldırı gerçekleştirmeden Husi milislere ait iki patlayıcı yüklü tekne imha edilirken, Suudi Arabistan'ın güney bölgesine doğru fırlatılan iki SİHA durdurulup imha edildi.
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik düşmanca saldırıları durmadı. Koalisyon güçleri 26 Mart'ta Husiler tarafından Krallığı hedef almak için fırlatılan 6 SİHA’yı imha ettiğini açıklarken, ve Sana'dan fırlatılan bir balistik füzenin  Yemen’in el-Cevf eyaletine düştüğünü kaydetti.
Koalisyon o sırada yaptığı açıklamada, terörist milislerin Cizan ve Necran üniversitelerini hedef almaya çalıştığını, Husilerin sivil nesneleri ve sivilleri hedef alma girişimlerini kınadığını ifade etti. Koalisyon ayrıca, Yemen'in  Hacca kentinde zırhlı araç ve silahlar içeren mühimmat depolarının hedeflendiğini ve Husilerin Necran'a doğru fırlattığı balistik bir füzenin imha edildiğini duyurdu.



İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyor

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)
TT

İran'ın saldırıları devam ederken Körfez ülkelerinin savunmaları karşılık veriyor

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) Şarjah açıklarında bir kargo gemisinin hedef alındığını açıkladı (QNA)

Körfez hava savunma sistemleri dün İran'ın balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği, yerleşim alanlarını ve hayati öneme sahip tesisleri hedef alan saldırılarını engelledi.

Suudi Arabistan hava savunması, Doğu Bölgesi'ne doğru ilerleyen 11 insansız hava aracını (İHA) imha etti ve Riyad'ı hedef alan üç balistik füze tespit etti; bunlardan biri önlendi, diğer ikisi ise ıssız bir bölgeye düştü. Katar, ülkenin karasularında bir görev sırasında teknik arıza nedeniyle düşen helikopterde bulunan yedi kişinin (4 Katarlı ve 3 Türk) ölümünü açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri hava savunması 4 balistik füze ve 25 İHA, Bahreyn hava savunması ise 2 füze ve 2 İHA’yı engelledi.

Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, İran'ın ülkenin egemenliğine yönelik ihlalleri ve saldırılarıyla ilgili olarak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'ne (ICAO) resmi protestoda bulundu.

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, İran'ın Körfez ülkelerini herhangi bir askeri operasyondan sorumlu tutma iddialarını "geçersiz, kesinlikle reddedilmiş ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan" olarak nitelendirdi.


Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyor

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalışıyor

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi (DPA)

Umman bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan ‘güvenli geçişi’ sağlamak için düzenlemeler üzerinde çalıştığını duyurdu. Açıklama, Tahran’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde boğazı tamamen kapatma tehdidinde bulunmasının ardından geldi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “İran hakkında ne düşünülürse düşünülsün, bu savaş onun eseri değil… Ancak savaş geniş çaplı ekonomik sorunlara yol açıyor ve devam ederse daha da kötüleşmesinden endişe ediyorum. Umman, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi sağlamak için yoğun çaba harcıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında son iki gün içinde ‘iyi ve verimli’ olarak nitelendirdiği görüşmeler gerçekleştirildiğini duyurdu. Trump, bu temasların Ortadoğu’daki gerilimi kapsamlı şekilde çözmeye yönelik olduğunu belirtti.

Trump, ‘derin ve yapıcı’ olarak tanımladığı görüşmelerin hafta boyunca süreceğini ifade ederek, bu sürecin atmosferine bağlı olarak İran’daki enerji tesisleri ve altyapıyı hedef alabilecek olası askeri saldırıları beş gün süreyle erteleme talimatı verdiğini açıkladı. Bu ertelemenin, görüşmelerin başarısına bağlı olduğunu vurguladı.

Trump, iki gün önce İran’a Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açması için 48 saat süre tanımış ve aksi halde enerji altyapısını hedef alacağı tehdidinde bulunmuştu.

Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Trump, “İran, Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen ve herhangi bir tehdit olmadan açmazsa, ABD enerji tesislerini hedef alacak ve yok edecek” ifadelerini kullandı.

Trump’ın bu açıklamasından kısa süre sonra İran ordusu, ABD’nin söz konusu tehditleri hayata geçirmesi durumunda bölgede enerji altyapıları ve su arıtma tesislerini hedef alacağını duyurdu.


Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Dünya, ABD-İsrail-İran çatışmasının yarattığı benzeri görülmemiş kriz ortamında sarsılırken ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması tedarik zincirlerini tehdit ederken, Suudi Arabistan ekonomisi direnç ve esneklik konusunda öne çıktı. Uzmanlar, bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını, aksine erken dönemde uygulanan proaktif politikaların ve ulaştırma ile lojistik hizmetlerinin çeşitlendirilmesine yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu belirtti. Bu stratejik bütünleşme, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu tehlikeye açık deniz geçitlerine bağımlı bir noktadan, sağlam bir ekonomik kaleye dönüştürdü. Karayolu, denizyolu ve havayolu üzerinden oluşturulan alternatif güzergâhlar, ülkenin sadece enerji akışını güvence altına almasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda bölgenin gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılayarak Suudi Arabistan’ı savaş ortamında kritik bir lojistik platform haline getirdi.

Uzmanlar, Suudi politikalarının etkinliği, güç unsurlarının temini ve çoklu nakliye ile ihracat seçeneklerinin varlığının, ABD-İsrail-İran savaşının olası etkilerine karşı Suudi ekonomisinin direnç göstermesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Politikaların etkinliği ve güç unsurlarının çokluğu

Bu çerçevede Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayneyn, Suudi Arabistan ekonomisinin güç, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik özellikleri taşıdığını belirterek, mevcut krizden kaynaklanan riskler ve etkiler yüksek olsa da ekonominin mevcut kapasitesi ve verimliliği sayesinde değişen koşullara uyum sağlayabildiğini vurguladı. Bu durumun, olumsuz etkilerin azaltılmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.

gtb
Riyad ile Suudi başkentinin yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunan el-Ahsa arasındaki otoyolda seyreden kamyonlar (AFP)

El-Buayneyn, Suudi ekonomisinin derinliği ve büyüklüğünün, ani şokları absorbe etmesine ve bunlarla başa çıkmasına imkân verdiğini, hatta bazı durumları fırsata dönüştürerek olası eksiklikleri telafi edebildiğini söyledi.

Ayrıca petrol sektörüne yönelik stratejik vizyon ve tedarik güvenliğini sağlamak için alınan önleyici önlemlerin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası petrol ihracatında önemli alternatifler oluşturduğunu ve bu sayede komşu ülkelerin yaşadığı olumsuz etkilerin sınırlı kaldığını belirtti. El-Buayneyn’e göre, ihracatların sürdürülebilirliği, Saudi Aramco’nun güvenilirliğini güçlendirdi, devlet gelirlerini korudu ve yüksek petrol fiyatlarından elde edilen kazançlarla eksik olan miktarların etkisi dengelenmiş oldu.

Vizyon 2030’un temel rolü

El-Buayneyn, Vizyon 2030 kapsamında gerçekleştirilen reformların, ekonominin çeşitlendirilmesi ve finansal, ekonomik ve petrol alanlarında stratejik risk yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından doğrudan denetlenen tedbirli yönetim ile finans ve petrol alanındaki stratejik risk yönetiminin, krize karşı ilk savunma hattını oluşturduğunu belirtti.

ttrgtr
Suudi Arabistan’ın doğusundaki Selva Sınır Kapısı’ndan Katar’a geçmek için bekleyen tırlar (AFP)

El-Buayneyn, Standard & Poor’s tarafından Suudi Arabistan’ın kredi notunun ‘A+’ ve görünümünün ‘istikrarlı’ olarak teyit edilmesini, ekonominin dayanıklılığı ve verimliliği açısından en tarafsız kanıt olarak değerlendirdi.

Ayrıca savunma unsurlarının rolüne dikkat çeken el-Buayneyn, askeri sektörün gücü ve hazırlığının petrol varlıklarını koruma ve ekonomik güvenliği sağlama açısından en önemli unsur olduğunu kaydetti. Ülkenin konumu ve Kızıldeniz’e kıyısı sayesinde ticaret hatlarının sürdürülebilirliğine ve bölgesel ticaretin korunmasına da katkı sağlandığını ifade etti.

Lojistik platformu ve insani sorumluluk

El-Buayneyn’e göre, Suudi Arabistan küresel bir lojistik platformuna dönüştü. Ülkenin havalimanları ve limanları, kardeş ülkelere alternatif olacak şekilde açıldı ve böylece gıda ve ilaç tedarik zincirlerinin sürekliliği sağlanarak Körfez piyasalarına güven verildi. Enerji sektöründe ise Suudi Arabistan, müşterilerinin taleplerini karşılamaya devam etti; ayrıca Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ve yurt dışındaki stoklardan faydalanarak spot piyasaya ilave petrol sevk etti.

El-Buayneyn, ulaşım ve lojistik hizmetlerinde de Suudi Arabistan’ın, yurt dışında mahsur kalanları ülkelerine geri gönderme ve alternatif havalimanlarını kullanarak Körfez havayolu şirketlerinin faaliyetlerini güvence altına alma konusunda başarılı olduğunu aktardı.

Ayrıca ülkenin doğusundaki limanların bölgede önemli bir insani ve lojistik rol üstlendiğini belirten el-Buayneyn, yaklaşık 3 bin 200 gemiye ve 40 bin denizciye gıda, ilaç ve yakıt sağlandığını, bunun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle gerekli olduğunu ifade etti. El-Buayneyn, Suudi Arabistan’ın insani çabalarının ‘en zor koşullarda ve uluslararası hukuka aykırı barbar saldırılara rağmen devam ettiğini’ vurguladı.

Krizler karşısında metanet

Öte yandan, Abha Ticaret Odası Başkanı Abdullah el-Mubti Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ekonomisinin ABD-İsrail-İran çatışmasının etkilerine karşı dayanıklı olduğunu vurguladı. El-Mubti, bunun temelinde ‘liderliğin ekonomiyi güçlendirmek için ortaya koyduğu net vizyon ve akılcı planlar’ olduğunu belirtti.

fdfv
Otomobil yüklü bir kargo gemisi Hürmüz Boğazı’na doğru ilerliyor. (AP)

El-Mubti, Suudi ekonomisinin krizler karşısındaki direncini, ülke liderlerinin ekonomiyi güçlendirmek için belirlediği açık vizyon ve stratejik planlara bağladı. Bu durumun, Suudi Arabistan’ı yoğun bir savaş ortamında dahi güvenilir bir stratejik derinlik sağlayan ülke konumuna taşıdığını ifade etti.

Ayrıca, Suudi Arabistan’ın önceden planlama yapma ve gelişmeleri öngörme sorumluluğunu ciddiyetle benimsediğini, bunun ülke ve vatandaşların çıkarlarını koruma çabasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Kara taşımacılığı çözümleri

El-Mubti, Suudi Arabistan’ın hiçbir zaman savaş yanlısı olmadığını vurgulayarak, ülkenin stratejik alternatifler geliştirme konusundaki vizyonunun başarılı olduğunu ifade etti. Örnek olarak, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatını sağlayabilme kapasitesini ve mevcut lojistik altyapı aracılığıyla Körfez ülkeleri ve diğer bölgelere tüm ihtiyaçların ulaştırılmasını gösterdi.

fvbfr
Suudi Arabistan’dan ham petrol yüklü bir tanker Mumbai limanına ulaştı (AP)

El-Mubti, “Hızlı sonuçlardan biri olarak, Suudi kara taşımacılığı sektörünün yüksek kapasite ve hızlı yanıt verme yeteneği sayesinde, hem yolcu taşımacılığında hem de tedarik zincirlerinin güvence altına alınmasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve çevre ülkelerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı görüldü. Bu durum, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu bölge için ekonomik bir kale haline getirmedeki başarısını kanıtladı” dedi.

Krizleri yönetme yeteneği

Al-Tamayuz Technology CEO’su Abdullah bin Zeyd el-Muleyhi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarını yönlendirme konusundaki stratejik planlarının, küresel ve bölgesel ekonomiyi sarsan ciddi krizler karşısında ülkeye olağanüstü bir dayanıklılık kazandırdığını vurguladı. El-Muleyhi, Suudi ekonomisini mevcut savaşın etkilerine karşı ‘en dayanıklı ekonomilerden biri’ olarak nitelendirdi.

El-Muleyhi, Suudi politikalarının yüksek esneklikle tasarlandığını ve bu sayede krizleri emme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Tarihsel olarak 2008 küresel mali krizinde ekonominin gösterdiği direnci ve günümüzde savaşın etkileriyle başa çıkmadaki başarısını örnek gösterdi.

Ayrıca, ekonomiyi çeşitlendiren politikalar ve kara ile deniz limanlarından oluşan gelişmiş altyapının, Suudi Arabistan’ın eşsiz coğrafi konumunun en iyi şekilde değerlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. El-Muleyhi, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatının mümkün kılındığını ve ‘çoklu nakliye ve ihracat seçeneklerinin bu stratejik direnci mümkün kıldığını’ vurguladı.

El-Muleyhi, Suudi kara taşımacılığı sektörünün bugün bölge ekonomilerinin ‘ana itici gücü’ haline geldiğini, özellikle yolcu ve yük taşımacılığı açısından yoğun kullanım sayesinde güçlü bir büyüme ve canlanma yaşandığını, bu durumun başta BAE olmak üzere bölge ülkelerinin ekonomik krizlere karşı dayanıklılığını artırdığını belirtti.