ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking: İran’ın Yemen'de olumlu bir rol oynadığını görmedim

Lenderking, kongre oturumunda Marib'deki Husi saldırılarının barışa en büyük tehdit olduğunu belirtti

Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
TT

ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking: İran’ın Yemen'de olumlu bir rol oynadığını görmedim

Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)
Marib'deki cephelerden birinde Yemen ordusundan bir savaşçı (Reuters)

ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking, İran'ı Husileri desteklemekten ve Yemen'i istikrarsızlaştırmaktan sorumlu tutarak, şu ana kadar Yemen'deki rolüne ilişkin tek bir olumlu kanıt göstermediğini belirtti. Ayrıca siyasi bir anlaşmaya varmak ve çatışmayı sona erdirmek amacıyla uluslararası topluma Husiler ve İran üzerindeki baskıyı sürdürme çağrısında bulundu. 
ABD Temsilciler Meclisi'nde dün Dış İlişkiler Komitesi ile birlikte yapılan oturuma video-konferans yoluyla katılan Lenderking, çatışmanın patlak vermesinin ardından Husilerin Yemen'deki rolünü inkar etmediğini, ancak ABD yönetimi açısından krizi sona erdirmenin tek yolunun ateşkes ve uluslararası yasalara ve girişimlere uymak olduğunu açıkladı. Husilerin Yemen krizine barışçıl bir çözümü teşvik etmek amacıyla uluslararası çabaları teşvik etme konusundaki son ABD rolünü de memnuniyetle karşıladığını belirten Lenderking açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: 
"ABD, tüm taraflara çatışmayı sorumlu bir şekilde çözmek ve insani krizin şiddetini hafifletmek için gerekli adımları atmaları amacıyla baskı yapmaya devam edecek. Çünkü tarafların silahları bırakma ve  Yemenliler için çözüme ulaşmaları için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.”
Washington’un bu çatışmayı çözüme kavuşturmak amacıyla her zamankinden daha fazla uluslararası alanda çabaladığını vurgulayan Lenderking, “Suudi Arabistan ve Yemen hükümetinin de ülke çapında kapsamlı bir ateşkese destek verdiklerini açıkladıklarına şahit olduk” dedi. 
Lenderking açıklamasında şunları kaydetti:
“Yemen’deki çatışmadan sonra Husilerin hükümette önemli bir rolü olacaklarına dair geniş çaplı bir kabul var. Ancak bunun şartı Marib’e yönelik saldırıların sona ermesi. Çünkü bu saldırı barış çabaları için en büyük tehdidi oluşturuyor. Ayrıca son altı yıldır olduğu gibi yıkıcı insani sonuçlara neden oluyor. Marib, çatışmadan kaçan yaklaşık bir milyon yerinden edilmiş kişi için bir sığınak sayılıyor. Bu sığınmacıların gidecek başka yerleri yok. Husilerin kenti ele geçirmeleri yakın değil. Ancak şehri kuşatma hedeflerine yaklaşmak için saldırılarına devam ediyorlar. Bu durum 1,8 milyon nüfusa sahip kentin sakinleri için tehlikeli bir sonuca yol açabilir.”
İran rejiminin Husileri desteklemek ve Husilerin arkasında duran ve onlara silah sağlayan, askeri eğitim veren ve Yemen'i istikrarsızlaştırmak için olumsuz rolünü sürdüren tek taraf olmakla suçlayan Lenderking, “İran'ın Yemen'deki rolüne ilişkin tek bir olumlu kanıt görmedim. Bu durum, Suudi Arabistan ve bölgede çalışan ve sayıları 70 bin kişiyi bulan ABD’liler için yüksek bir risk oluşturuyor. Bende aynı şekilde onlar için ve Amerika'nın çıkarlarını korumak için çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
Husilere giden silahların yayılmasını durdurmak ve Umman’ı Yemen'e bağlayan sınırları korumak için tüm tarafların ortak çaba göstermesi gerektiğini vurgulayan Lenderking, Husilere giden tüm silah sevkiyatlarının durdurulması için çağrıda bulundu. Yemen'e gelen tüm sevkiyatların denetlenmesinin zor bir durum olduğunu belirten ABD’li temsilci, bu konuyu Pentagon ile tartıştığını, özellikle de İran'dan Yemen'e çok sayıda silah sevkiyatının önceki ABD yönetimi sırasında ele geçirildiğini belirtti.
Lenderking, ABD yönetimiyle bağlantılı İran ve Yemen dosyalarıyla ilgili bir soruya cevaben şu ifadeleri kullandı:
“İran, Husileri desteklemeyi bırakırsa, bu olumlu bir gelişme olacak. Bu meselenin Viyana’da devam eden müzakereler sırasında tartışmaya açılıp açılmadığını bilmiyorum. Husilerin ve onları destekleyen İran'ın eylemleri, Yemen'de barışa ulaşmayı amaçlayan sorumluluk sahibi veya doğal bir hükümet eylemleri değil. Aralarındaki bu ilişki Yemen halkı için zarar veriyor. Aralarındaki bu ilişkiyi koparmak önemli. Çünkü İran hala olumsuz bir rol oynuyor."
Savaşın devamının daha büyük bir şiddet ve istikrarsızlık dalgasına, diğer cephelere yönelik saldırılarda ve hava saldırılarında önemli bir artışa neden olacağını belirten Lenderking, aynı şekilde Suudi altyapısına ve sivillere yönelik daha fazla saldırıya da yol açacağı konusunda uyardı. Şehir çevresindeki çatışmaların diğerlerinden daha büyük bir çatışmaya neden olabileceğini belirten Lenderking, “Washington da dahil olmak üzere uluslararası uzlaşmadan yararlanılması gerekiyor. Umman gibi bölgesel aktörlerin acil bir insani öncelik olan saldırıyı durdurmak için katılımı gerekiyor” dedi.
Komite üyelerinin sorularını yanıtlayan ABD Temsilcisi, Yemen'deki insani durum hakkında şunları kaydetti: 
“Savaşın başında insani yardım kuruluşlarının liderleri beş ay sonra Yemen’in beş yıl sonraki Suriye gibi görüneceğini belirttiler. Çünkü Yemen'deki durum savaş başlamadan önce de istikrarsızdı. Şimdi ise ekonomi çöküyor, aileler temel malları bile alamayacak durumda kalıyor. Gıda alanındaki insani yardımlar Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun kısıtlamalarıyla karşı karşıya değil. İnsani yardım milyonlarca insan için hayati bir cankurtaran halatı gibi ve açlığın önlenmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Ancak asla yeterli olmayacak."
Savaş devam ederse insani krizin kötüleşmeye devam edeceğini ve çatışmanın kalıcı bir şekilde sona ermesi dışında hiçbir hızlı çözüm olmadığını belirten yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Açıkça söylemeliyim ki ülkenin limanları aracılığıyla yakıtın düzenli bir şekilde ve engellenmeden girişine izin verilmesi gerekiyor. Yemen hükümeti bu sorunu çözme sorumluluğunu üstlenmeli. Husiler karaborsada yüksek fiyatlarla yakıt satmak ve Yemen’deki sevkiyatları kontrol etmekten sorumlular Husiler ayrıca, acil bir şekilde satın alma gücü sağlayan Yemenli memurların maaşlarını ödemek için ayrılan liman gelirlerini kullanarak 2018 yılında imzalanan Stockholm Anlaşması’ndaki yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam ediyor. Limanlar ve kırsal yollardan, cephe hatlarından ve ticari malların transferinden gelen mallar veya insani yardımın önündeki bürokratik engeller yoluyla olsun, insani yardım ve ticari yardım hareketi her zaman Yemen çatışmasının kurbanı olmuştur.”
Geçen ay bölgeye dört geminin gelmesine rağmen ek gemilerin hareket ettiğini belirten Lenderking, aylık gıda transferinde de dikkat çekici bir artış olduğunu açıkladı. “Geçen Mart ayında yaklaşık 446 bin ton gıda Hudeyde limanına girdi. Bu da son 5 yılın en yüksek miktarı oldu. Ayrıca 2020 yılındaki ortalamadan yüzde 45 daha yüksek bir miktar. Bu yeterli bir miktar değil. Ancak bu rakamlar sahadaki gelişmeyi açıkça gösteriyor. Husiler ve Yemen hükümeti çatışmanın tarafları ve Birleşmiş Milletler'in etkili denetimi ile işbirliği içinde çalışabilir. ABD’nin halen Yemen'in en büyük insani bağışçılardan biri olmasından gurur duyuyorum. Ancak karşılaştığımız zorluklar çok büyük.”
Milletvekilleri tarafından Husiler ile görüşmesi sorulduğunda, onlarla geçmiş yıllarda anlaştığını belirten Lenderking, doğrudan cevap vermekten kaçınarak, “Husilerle geçmiş yıllarda görüşmelerde bulundum ve bu konuyu gelecekte de sürdüreceğim” dedi. Husilerin ABD’nin bu konudaki rolünü memnuniyetle karşıladıklarını belirten yetkili, “Çünkü ABD'nin süper güç olduğuna ve uluslararası destek sağlayabileceğine inanıyorlar" ifadesini kullandı.
Akaryakıt ve diğer sevkiyatların teslim edilmesi sürecinde ilerleme kaydedildiğini ve Suudi liderliğindeki koalisyonun getirdiği kısıtlamaların kaldırıldığını vurgulayan Lenderking, ateşkesin bu yardımların geçişinin sağlanarak Yemen halkına ulaşmasına izin vereceğini belirtti. 
Lenderking, Husilerin uluslararası baskıya tepki verdiğini ve tüm tarafların bu baskıyı artırmaya katkıda bulunması gerektiğini belirterek, sahada gördüklerine göre Husilerin söyledikleriyle çeliştiğini, yardım dağıtımını engellediklerini, Suudi Arabistan'a ve Yemen’e yönelik saldırıları artırdklarını, sivilleri kaçırmak ve çocukları silahlandırmak gibi ihlallerine devam ettiklerini vurguladı. “Bunların hepsi endişelerimizi artırıyor ve ayrıca anlaşmalara bağlılık konusunda ciddi olmadıklarını gösteriyor. Bu konuları takip etmeye devam edeceğiz.”
Krizin sona ermesinde Suudi Arabistan’ın rolünün önemli olduğunu, Riyad'ın Husilerle görüşmeye açık olduğunu ve bunun en iyi kanıtının sunulan son girişim olduğunu vurgulayan Lenderking, “Riyad'ı Husi saldırılarına karşı kendisini savunmada desteklemeliyiz. Krallık olumlu bir rol sergiliyor. Ayrıca Husilerle iletişime açıklar ve oynadığım rolü destekliyorlar. Ancak malesef  Husiler ateşkese yanaşmıyor” ifadelerini kullandı.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.