Lübnanlılar, fiyatların yükseleceği endişesiyle gıda stoklamaya başladı

Lübnan'da, devletin bazı sarf malzemelerine yaptığı sübvansiyonları kaldırması bekleniyor. (Merkez Ajans)
Lübnan'da, devletin bazı sarf malzemelerine yaptığı sübvansiyonları kaldırması bekleniyor. (Merkez Ajans)
TT

Lübnanlılar, fiyatların yükseleceği endişesiyle gıda stoklamaya başladı

Lübnan'da, devletin bazı sarf malzemelerine yaptığı sübvansiyonları kaldırması bekleniyor. (Merkez Ajans)
Lübnan'da, devletin bazı sarf malzemelerine yaptığı sübvansiyonları kaldırması bekleniyor. (Merkez Ajans)

Lübnan hükümetinin temel tüketim malzemelerindeki sübvansiyonları rasyonalize etme planını onaylama tarihi yaklaşırken, kendilerini adeta kaçınılmaz bir kıtlığın eşiğindeymiş gibi hissetmeye başlayan Lübnanlılar fiyatların yükseleceği ve temin etme sıkıntısı yaşanacağı endişesiyle maddi güçleri nispetinde gıda ve tüketim malları stoklamaya başladı.
Lübnanlı iki çocuk annesi Noura Ayoub, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Sübvansiyonların kaldırılma olasılığıyla ilgili tartışmalar başladığından bu yana fiyatların yükseleceği korkusuyla mercimek, şeker, pirinç, yağ gibi temel gıdaların yanı sıra temizlik malzemeleri depolamaya çalışıyorum. Bugün dolar 12 bin lira ve küçük bir şişe yağın bedeli 40 bin lira tutuyor. Eğer bütçem elverirse dolar daha fazla yükselmeden bir veya iki aylık daha stok yapacağım” dedi. Ayrıca Noura, aylardır sadece birkaç sübvansiyonlu ürün bulabildiğini fakat artan dolar kuru üzerinden fiyatlandırılmasına rağmen sübvanse edilmeyen bazı ürünleri de stokladığını belirtti.
Bloomberg Haber Ajansı tarafından yayınlanan bir haberde, Lübnan'ın yıllık enflasyon oranının 2013'ten bu yana rekor seviyeye ulaştığı ve gıda fiyatlarındaki artışın geçen Aralık ayında yüzde 400'e ulaştığını kaydedildi.
Noura’nın eşi aylık maaşı 2 milyon lirayı (yaklaşık 167 dolar) geçmeyen bir memur olduğu için az bir stok yapabildiler. Eğer maaşı 1300 dolar seviyesinde olsaydı, Mahmut, evindeki odalardan birini konserve, tahıl, yağ, makarna gibi temel gıdalar ve fiyatı her daim yükselen temizlik malzemeleriyle dolduracağını belirtiyor. Bununla birlikte, satın aldığı her ürünün bozulmasını engellemek için düzenli olarak "Google" üzerinden en iyi depolama yöntemlerini araştıran Mahmut, et ve et ürünlerini koymak için büyük bir buzdolabı satın alarak, evini söylediği gibi bir "mini market”e dönüştürdü.
Lübnan’da önümüzdeki haftalarda tavuk fiyatlarının yüzde 40'ın üzerinde artması beklenirken kırmızı et fiyatlarının ise en az ikiye katlaması bekleniyor.  
Gıda İthalatçıları Sendikası Başkanı Hani Bohsali Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Lübnan vatandaşının stok yapmaya yönelik talebinin haklı ve hatta doğal olduğunu, çünkü siyasi istikrardan yoksun ve art arda krizler yaşayan bir ülkede yaşadığını belirterek, durumu her geçen gün kötüleşen bir ülkede işlerin yoluna gireceği konusunda vatandaşı ikna etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Ayrıca Bohsali, sübvansiyon kaldırıldıktan sonra emtia fiyatlarında önemli bir artış olduğu yönündeki iddianın doğru olmadığını belirterek, fiyatı asıl artıran şeyin vatandaşın güvenle bulabileceği ancak bir süredir piyasadan çekilen, halihazırda sübvanse edilen kalemler olduğunu açıkladı. Bohsali’ye göre tedarik sorunu olan bu kalemlerdeki fiyat artışı vatandaşı etkilemeyecektir.
Piyasanın tüketiminin yüzde 90'ından fazlasını temsil eden ve şu anda sübvanse edilmeyen emtialara gelince, şayet bunların fiyatı büyük ölçüde artarsa, dolara endeksli olduğu için sübvansiyonun kaldırılmasıyla da fiyatları çok değişmeyecektir. Dolayısıyla en önemli şey doların istikrarıdır.
Bohsali, tahıl, yağ ve şeker gibi temel gıda maddelerinin piyasadan çekilmeyeceğini ve satışta kalacağını belirtirken, tüketici açısından elzem olmayan yahut lüks tüketim ürünlerinin mağazaların raflarında olmaması hiçbir zaman göz ardı edilmiyor. Ayrıca ithalatçılar, yüksek fiyatlı gıda maddelerini (belirli çikolata türleri veya konserve yiyecekler ve reçeller vb.) ithal etmeyi zaten bıraktı ve bu malların tüketicileri de önemli ölçüde azaldı.
Diğer dikkat çekici bir durum ise krizin başlangıcından beri depolamanın sadece gıda maddeleriyle sınırlı olmayıp Lübnanlıların ilaçları da depolamasıdır. Bu durum, kronik hastalık ilaçlarının temininde sorunlar yaşanmasına yol açmaktadır.



İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
TT

İsrail ordusu: Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlangıcından bu yana 350 militan öldürüldü

 İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısı, Beyrut’un Başura bölgesindeki bir binayı hedef aldı. (EPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ordunun, Aslanın Kükremesi Operasyonu’nun başlamasından bu yana 350’den fazla militanı öldürdüğünü açıkladı. Adraee, öldürülenler arasında Hizbullah’tan 15 üst düzey komutanın da bulunduğunu söyledi.

Adraee yazılı açıklamasında, “Öldürülen komutanlar, örgüt içinde farklı birimlerde görev yapıyordu ve son dönemde İsrail’e yönelik saldırı girişimlerinde yer almışlardı” ifadesini kullandı.

İsrail ordusunun geçen hafta boyunca hava, deniz ve kara unsurlarının katılımıyla bir dizi hedefli operasyon düzenlediğini belirten Adraee, bu saldırılarda Lübnan topraklarından faaliyet gösteren çeşitli gruplara mensup militanların ve aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu kişilerin öldürüldüğünü kaydetti.

Adraee, öldürülen önde gelen komutanlar arasında şu isimlerin bulunduğunu belirtti:

Zeyd Ali Cuma, Hizbullah’ın ateş gücü yönetiminden sorumlu yetkili.

Ali Rıza Bi Azer, Kudüs Gücü’ne bağlı Lübnan Kolordusu’nun istihbarat birimi komutanı.

Ahmed Resuli, yine Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin Kolordusu’nun istihbarat sorumlusu.

Ali Müslim Tabace, İmam Hüseyin Tümeni’nin komutanı.

Adraee, operasyonlar sonucunda ayrıca Hizbullah’tan yedi üst düzey komutanın, Kudüs Gücü’ne bağlı Filistin ve Lübnan kolordularından beş komutanın ve İmam Hüseyin Tümeni’nden üç komutanın öldürüldüğünü söyledi. Ölenler arasında tümen komutanının yanı sıra İslami Cihad Hareketi’nden üst düzey bir komutanın da bulunduğu ifade edildi.

Adraee, İsrail ordusunun ‘İran rejimiyle bağlantılı askeri liderlik kademesine ağır darbeler indirdiğini’ belirterek, bunun Tahran’ın Lübnan ve bölgedeki nüfuzunu zayıflattığını savundu.

Silahlı örgütleri Lübnan’da yerleşim bölgelerinden faaliyet göstermekle suçlayan Adraee, bu grupların İsrail’e yönelik operasyonlar yürütürken ‘sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını’ öne sürdü.


Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
TT

Hamas, İran'ı komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı

Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)
Hamas'ın Han Yunus bölgesinde iki Hamas militanı, hareketin dört İsrailli rehinenin cesetlerini Kızılhaç'a teslim ettiği yeri koruyor (DPA)

Hamas bugün yaptığı açıklamada, İran'ı, ABD ve İsrail'in kendisine yönelik saldırılarına karşılık olarak Körfez bölgesindeki komşu ülkeleri hedef almamaya çağırdı ve bölge ülkelerini savaşı durdurmak için iş birliği yapmaya davet etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Hamas, İran'ın bu saldırıya uluslararası normlar ve yasalara uygun olarak bütün araçlarla karşılık verme hakkını teyit ederken, İran'daki kardeşlerine komşu ülkeleri hedef almamaları çağrısında bulundu.

Hareket ayrıca, bölgedeki bütün ülkeleri bu saldırıyı durdurmak ve aralarındaki kardeşlik bağlarını korumak için iş birliği yapmaya davet etti.

Bu açıklama, İran'ın müttefiki olarak kabul edilen ve Tahran'dan askeri ve mali destek alan Hamas'ın tutumunda önemli bir değişimi temsil ediyor.

Hamas, "bu savaşı durdurmanın İslam ümmetinin ve bölgenin çıkarına olduğunu" vurgulayarak, tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları "derhal savaşı durdurmak için çalışmaya" çağırdı.

"Çeşitli ülkelerin salgının yayılmasını önlemek ve diyalog ile diplomasiye öncelik verme konusunda gösterdiği tüm çabaları takdir ettiğini" ifade etti.

İran'a karşı "Amerikan-Siyonist saldırganlığını" şiddetle kınadığını yineleyerek, bunun "uluslararası hukuk ve uluslararası insani hukuk kurallarını ihlal ettiğini ve bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı tehdit ettiğini" belirtti.


Bağdat'ta Ketaib Hizbullah'ı hedef alan saldırılarda iki kişi öldü

Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat'ta Ketaib Hizbullah'ı hedef alan saldırılarda iki kişi öldü

Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)
Bağdat'ta, Haşdi Şabi karargahını hedef alan hava saldırısında öldürülen Irak Hizbullah üyeleri için düzenlenen cenaze töreni (Arşiv- Reuters)

AFP'nin güvenlik yetkililerine dayandırdığı habere göre bu sabah Bağdat'ta düzenlenen iki saldırıda, İran yanlısı Irak Hizbullah Tugayları'nın iki üyesi öldürüldü; bunlardan biri "önemli bir şahsiyetti." Bu saldırılar, Ortadoğu'daki savaşın başlamasından sonra Irak başkentinde düzenlenen ilk saldırılar oldu.

Güvenlik yetkilisi, “Bu sabah 2:15’te Ketaib Hizbullah'ın karargahı olarak kullanılan bir eve füze saldırısı düzenlendi ve saldırıda önde gelen bir şahsiyet hayatını kaybetti (...) ve iki kişi de yaralanarak hastaneye kaldırıldı” dedi.

Bugün erken saatlerde Bağdat'ın merkezinde patlamalar meydana geldi ve ardından ambulans sirenleri duyuldu. Görgü tanıkları, İran'a bağlı Irak silahlı gruplarının karargahların bulunduğu Arasat bölgesinden duman yükseldiğini bildirdi.

Bir güvenlik yetkilisi, "Bağdat'ın doğusundaki Nehrevan bölgesinde Halk Haşdi Şabi mensubu bir kişinin, bulunduğu araca düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybettiğini" bildirdi.

Bir başka güvenlik yetkilisi ölü sayısını doğrularken, Haşdi Şabi yetkilisi ölen kişinin Ketaib Hizbullah üyesi olduğunu belirtti.

28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşı başından bu yana, İran yanlısı gruplara ait Irak üsleri, Haşdi Şabi üslerine yönelik saldırıların hedefi oldu.

Washington bu grupların birçoğunu "terörist" olarak sınıflandırıyor.