Gazze savaşı barış sürecini yeniden başlatma çabalarını hızlandırıyor

Mısır’dan bir heyet Ramallah’a geldi… Abbas, Sisi’ye sakinliği sağlamadaki rolünden ötürü teşekkürlerini iletti.

Dün, İsrail'in Gazze Şehri'ne düzenlediği hava saldırıları yüzünden zarar gören evlerine bakan vatandaşlar (AP)
Dün, İsrail'in Gazze Şehri'ne düzenlediği hava saldırıları yüzünden zarar gören evlerine bakan vatandaşlar (AP)
TT

Gazze savaşı barış sürecini yeniden başlatma çabalarını hızlandırıyor

Dün, İsrail'in Gazze Şehri'ne düzenlediği hava saldırıları yüzünden zarar gören evlerine bakan vatandaşlar (AP)
Dün, İsrail'in Gazze Şehri'ne düzenlediği hava saldırıları yüzünden zarar gören evlerine bakan vatandaşlar (AP)

Ramallah'taki Filistinli siyasi kaynaklar, Gazze Şeridi’ndeki savaşın bölgede yeni bir siyasi süreç başlatmaya yönelik çabaları hızlandırdığını belirtti. Kaynaklar, Gazze Şeridi’nde ateşkesin sağlanması için yapılan temasların, görüşmelerin ve uzun vadeli bir ateşkes yapılmaya çalışılmasının, Filistin-İsrail müzakerelerini yeniden başlatmaya ve bir barış anlaşmasına varmaya yönelik geniş bir planın parçası olduğunu vurguladı.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar “Barış sürecini yeniden başlatmak isteyen yeni ABD yönetiminin varlığı ve uluslararası ve bölgesel düzeyde buna destek verilmesinden ötürü böyle bir operasyonun başlatılması bekleniyordu. Ancak Kudüs'te yaşananlar ve Gazze'ye karşı yapılan savaş meseleyi daha acil ve kaçınılmaz bir hale getirdi” ifadelerini kullandılar.
Kaynaklar, ABD'nin doğrudan Filistinliler ve İsraillilerle olan temaslarının, yalnızca Gazze'de geçici bir ateşkes anlaşmasına varmak değil, kapsamlı bir Filistin ve İsrail anlaşmasına ulaşmak için bir barış süreci başlatma ihtiyacına odaklandığını vurguladı.
Kuveyt resmi ajansı (KUNA) dün Kuveyt Emiri Şeyh Nevaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Filistin davasına değişmez ve sınırsız bir şekilde destek vermeye devam edeceğini söyleyerek, Kuveyt’in ateşkes anlaşmasından memnun olduğunu ve haklı Filistin davasına verdiği değişmez ve sınırsız desteğini bildirdi.
Aynı şekilde Katar haber ajansı (QNA)  Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde ülkesinin İsrail’in Filistin halkına ve Mescid-i Aksa’ya yönelik “saldırılarını” engelleme çabalarını sürdüreceğini belirtti.
Yangını durdurmak için sarf edilen çabalar sırasında Cumhurbaşkanı Abbas, günler önce saldırıyı durdurmak istediğini ve ardından İsrail'in İsrail işgaline son verecek, açık bir uluslararası referansla ciddi bir siyasi sürece girdiğini doğruladı.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas günler önce ateşkes yapılması için gösterilen çabalar sırasında, saldırganlığın sona ermesini istediğini ve ardından "kutsal başkent" Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Filistin Devleti topraklarındaki İsrail işgaline son verecek açık bir uluslararası otorite ile ciddi bir siyasi sürece girildiğini vurguladı. Abbas 2002'deki Beyrut Zirvesi’nden bu yana birbirini izleyen Arap zirveleri tarafından onaylanan Arap Barış Girişimi’ne bağlılığını yineleyerek girişimin, İsrail’in ilk olarak 1967 yılında işgal ettiği Arap Filistin topraklarının hepsinden tamamen çekilmesini daha sonra İsrail ile ilişkilerle ilgili herhangi bir konunun tartışılabileceğini belirtti. Abbas “Biz barışta ısrarcıyız, savaş değil” dedi.
Kaynaklar “Fransa, Almanya, Rusya, Avrupa Birliği (AB), Mısır ve diğer ülkelerin bu konu üzerinde çalıştığı gibi ABD de bu yaklaşımı destekliyor. Halihazırda geniş çaplı bir hareketlilik var” ifadelerini kullandılar.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in bu yöndeki çabaları ilerletmek için önümüzdeki çarşamba günü bölgeyi ziyaret etmesi bekleniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Blinken’in önümüzdeki günlerde bölgeyi ziyaret edeceğini İsrail ve Filistinli yetkililer ile bölgedeki diğer meslektaşlarıyla görüşmeler yapacağını belirtti.
Blinken Gazze’deki barışı güçlendirmek istiyor. Ancak bunu daha geniş bir düzenleme dahilinde yapmak istiyor. Mısırlılar da Washington ile koordineli olarak bunun üzerinde çalışıyor.
Mısırlı yetkililer Gazze ve İsrail'de görüşmeler yaptıktan sonra dün Ramallah’a Mısır’dan bir heyet geldi. Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre Devlet Başkanı Abbas, Mısır heyetine Filistin topraklarındaki gelişmeler hakkında bilgi vererek, “kardeş ülke Mısır’ın durumu yatıştırmaya, Gazze Şeridi’ni yeniden imar etmeye ve İsrail’in Filistin Devleti topraklarındaki ve başkent Doğu Kudüs’teki işgalini sona erdirmek için siyasi sürece dönülmesine yönelik çabalarından ötürü” Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye teşekkürlerini iletti.
Fetih Hareketi’nin Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh, Mısır güvenlik heyetinin Filistin sahasındaki son gelişmeleri incelemek üzere tüm taraflarla yoğun bir şekilde temas halinde olduğunu ve Filistin liderliğiyle istişarelerde bulunmak üzere Ramallah’a geldiğini söyledi.
Mısırlı yetkililer, İsrailli yetkililer ve Hamas liderleri ile Gazze’nin yeniden imar edilmesinin yanı sıra sükunetin kalıcılığı ile ilgili tartışmalar yürüttüler.
ABD, Mısır, Katar, BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland ve AB’nin de dahil olduğu Gazze Şeridi’ni yeniden imar etme eyleminin, tüm bu çevrelerle ilişki kuracak “meşru” bir tarafa ihtiyaç duyduğu biliniyor. Bu “meşru” taraf da söz konusu çevrelere göre Hamas değil, Filistin Yönetimi. Aynı şekilde yeniden imar etme eylemi için uzun ve büyük ölçüde kesin bir anlaşma gerekiyor. Dünya iletişim kurabileceği bir taraf olmasını isterken, İsrail de kalıcı bir ateşkes olması için büyük şartlar ileri sürüyor.
İsrail merkezli Yedioth Ahronoth Gazetesi, Mısırlıların ateşkesin sağlandığından emin olmaya çalıştıklarını, daha sonra uzun vadeli anlaşmaları tartışacaklarını ve İsrail’in şartlarından ötürü bunun karmaşık bir süreç olduğunu belirtti. Gazeteye göre İsrail kalıcı bir anlaşmaya varmadan önce Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki İslami Cihat Hareketi ile birlikte askeri yeteneklerini geliştirmeye yönelik projelerini durdurmasını ve Hamas’ın elindeki askerlerini ve vatandaşlarını geri almayı istiyor. Bu iki istek Hamas ile anlaşma yapılmasını zorlaştırıyor. Nitekim Hamas daha önceden ilk talebi reddettiği gibi esir takası anlaşmasının başka bir anlaşma ile bağdaştırılmasını da kabul etmemişti.
Yedioth Ahronoth Gazetesi’ne göre uluslararası toplum Gazze’yi yeniden imar etme dosyasında Filistin Yönetimi’nin yer almasını ve onun varlığını tercih ediyor. Bu yüzden imar dosyasından Hamas’ı tamamen saf dışı bırakmak istiyor.
Filistin Bayındırlık ve İskân Bakanı Muhammed Ziyara dün basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Filistin Yönetimi, suçlu İsrail savaş makinesinin hayatın her alanında neden olduğu büyük yıkımdan etkilenen Gazze Şeridi’nde yeniden yapılanma projelerini hayata geçirmeye devam edecek. Sivilleri hedef almak; yollar, su şebekeleri, kanalizasyonlar ve elektrik şebekeleri de dahil olmak üzere kamu tesislerini, konutları, fabrikaları ve alt yapıyı yıkmak, uluslararası kanuna göre hesaba çekilecek bir savaş suçudur” ifadelerini kullanarak doğrudan bakanlığın ya da “yeniden imar için ulusal bir ekibin” Gazze Şeridi’nde faaliyet gösteren bakanlıklar, resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının yardımıyla tüm sektörlerde yeniden yapılanma projelerini uygulamaya devam edeceğine işaret etti.
Filistinli Bakan “Şu anki saldırı, genel olarak durumu 2014 saldırısı sonrasına döndürdü. Hatta bazı sektörlerde, özellikle de altyapıda durum daha da kötü” ifadelerini kullanarak, uluslararası toplumu imar için gerekli fonu sağlayarak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
Filistin Yönetimi’nin doğrudan Gazze’ye girmesi kolay olmayacak. İsrail'le müzakere yapmadan önce Hamas ile başka bir anlaşma yapılmadan da bu mümkün olmayacakmış gibi görünüyor.



İsrail'den Batı Şeria'yı ele geçirmeye yönelik benzeri görülmemiş karar

Dün yerleşimciler tarafından dikilen bir çitin yanında traktör süren Batı Şeria'nın Burka köyünden iki Filistinli çiftçi (AFP)
Dün yerleşimciler tarafından dikilen bir çitin yanında traktör süren Batı Şeria'nın Burka köyünden iki Filistinli çiftçi (AFP)
TT

İsrail'den Batı Şeria'yı ele geçirmeye yönelik benzeri görülmemiş karar

Dün yerleşimciler tarafından dikilen bir çitin yanında traktör süren Batı Şeria'nın Burka köyünden iki Filistinli çiftçi (AFP)
Dün yerleşimciler tarafından dikilen bir çitin yanında traktör süren Batı Şeria'nın Burka köyünden iki Filistinli çiftçi (AFP)

İsrail hükümeti, 1967 yılından bu yana daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir adımla, dün işgal altındaki Batı Şeria'da arazi tescil sürecini başlatma kararı alarak ilhak sürecini derinleştirdi.

Hükümet, üç bakan tarafından sunulan ve diğer bazı konuların yanı sıra ‘Batı Şeria'daki geniş alanların devlet adına (devlet arazisi) tescil edilmesini’ öngören bir öneriyi onayladı. Karar uyarınca İsrail Adalet Bakanlığı'na bağlı Tapu ve Yerleşim İdaresi, yerleşimlerin sahada uygulanması için yetkilendirilecek ve bu amaçla özel bir bütçe tahsis edilecek.

Öte yandan Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail'in kararlarını reddetti ve dün yaptığı açıklamada, bu kararların güvenlik ve istikrara tehdit oluşturduğunu, işgal altındaki Filistin topraklarının fiilen ilhakı anlamına geldiğini, Filistin topraklarını ilhak etme planlarının başladığını ve imzalanan anlaşmaların sona erdiğini belirtti.

Diğer taraftan ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington'da yapılması planlanan Gazze Barış Kurulu’nun ilk resmi toplantısının sonuçlarından büyük beklentileri olduğunu belirterek, kurulda yer alan ülkelerin insani yardım çabalarından ve Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını desteklemek için 5 milyar dolardan fazla bağışta bulunmayı taahhüt ettiklerinden söz etti.

Trump, dün sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, ‘dünya barışının’ sağlanabileceğini belirterek Gazze Barış Kurulu’nu ‘tarihin en önemli uluslararası kuruluşu’ olarak nitelendirdi.


Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

TT

Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

Refah Sınır Kapısı, Gazze sakinlerinin giriş ve çıkışına açıldı

İsrail dün Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nı sivil geçişlerine yeniden açtı. Bu adımın, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nden ayrılmasına ve İsrail’in yürüttüğü savaştan kaçarak bölge dışına çıkanların geri dönmesine imkân tanıyacağı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre İsrail, Refah Sınır Kapısı’ndan giriş ve çıkış yapan Filistinlilerin güvenlik kontrolünden geçirilmesini talep ediyor.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın başlamasından yaklaşık dokuz ay sonra, Mayıs 2024’te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmişti. Savaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda ekim ayında yürürlüğe giren ateşkesle kırılgan bir şekilde durmuştu. Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması, Trump’ın İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaları durdurmaya yönelik daha geniş kapsamlı planının ilk aşamasında yer alan önemli şartlardan biri olarak görülüyor.

cdfgt
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, yurtdışında tedavi görmek üzere Refah Sınır Kapısı’ndan tahliye edilmeyi bekliyor. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, İsrailli bir güvenlik yetkilisi, “Avrupa Birliği (AB) adına sınır desteği sağlamak üzere AB Refah Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) ekiplerinin gelmesinin ardından, Refah Sınır Kapısı, giriş ve çıkışlar için halkın kullanımına açılmıştır” dedi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın bildirdiğine göre, Gazze Şeridi’nden 150 kişinin ayrılması bekleniyor; bunların 50’si hasta. Karşılık olarak, 50 kişinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilecek.

Yabancı gazetecilerin Gazze Şeridi'ne girişi yasaklandı

Genel olarak Filistinliler, 7 Ekim 2023’teki saldırının ardından patlak veren İsrail’in Gazze operasyonlarının ilk dokuz ayında Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’a geçebiliyordu.

cdfgrt
İnsani yardım malzemesi taşıyan kamyonlar dün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a ulaştı. (DPA)

Filistinli yetkililer, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 100 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nden ayrıldığını, bunların çoğunun ilk dokuz ay içinde çıkış yaptığını belirtiyor.

Uluslararası sesler

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına yönelik uluslararası sesler gelmeye devam etti; açıklamalar arasında adımı memnuniyetle karşılayanlar ve daha fazla yardımın Gazze Şeridi’ne ulaştırılması talebinde bulunanlar oldu.

AB Komisyonu’nun Akdeniz’den Sorumlu Üyesi Dubravka Suica dün, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ardından Gazze Şeridi’ne daha fazla insani yardımın girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.

sfr
Mısır ambulansları Refah Sınır Kapısı önünde bekliyor. (Reuters)

Suica, X platformundaki paylaşımında, “Yaklaşık iki yıl aradan sonra, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı, sivil geçişleri için yeniden açıldı. Bu adım, uzun süredir beklenen bir barış planı aşamasını temsil ediyor ve birçok kişi için bir nebze rahatlama ve umut getirecek” ifadelerini kullandı.

Suica, “Şimdi daha fazla yardımın girişine izin verilmesi şart; halk hâlâ acı çekiyor ve kayıpların sayısı kabul edilemeyecek kadar yüksek” dedi.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper da dün, Gazze Şeridi’ndeki ana sınır kapısı Refah’ın yeniden açılmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Cooper, kapının Filistinlilerin her iki yönde yaya olarak geçişine imkân tanıdığını belirtirken, daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Cooper, X platformundaki paylaşımında, “Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını, insanların her iki yönde yaya olarak geçiş yapabilmesi açısından memnuniyetle karşılıyorum. Bu, bazı ciddi şekilde yardıma muhtaç kişilerin Mısır’da tıbbi hizmet almasına olanak tanıyor. Ancak hâlâ yapılması gereken çok şey var. Yardımlar akmalı, temel ihtiyaç malzemelerine uygulanan kısıtlamalar hafifletilmeli ve yardım çalışanlarının görev yapmasına izin verilmeli” ifadelerini kullandı.

İsrail, güçlerinin bölgeyi işgal etmesinin ardından Refah Sınır Kapısı’nı kapatmış, ayrıca Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Philadelphia Koridoru’nu da kapalı tutmuştu.

Bu adım, yaralı ve hastalıklı Filistinlilerin bölgeden çıkarak tedavi görmesine imkân tanıyan hayati bir geçidi işlevsiz hale getirmişti. Geçen yıl, birkaç bin kişinin üçüncü ülkelerde tedavi görmesine izin verilirken, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre hâlâ binlerce kişi yurt dışında sağlık hizmetine ihtiyaç duyuyor.

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına rağmen, İsrail yabancı gazetecilerin Gazze Şeridi’ne girişine izin vermeyi hâlâ reddediyor. Gazeteciler, savaşın başından bu yana bölgeye girişleri yasaklanan ve savaşın yol açtığı geniş yıkımla karşı karşıya kalan Gazze Şeridi’ndeki durumu aktaramıyor.

Gazze Şeridi’nde yaklaşık iki milyon Filistinli, yıkılmış şehirlerinin enkazı arasında geçici çadırlarda ve hasarlı evlerde yaşamını sürdürüyor.

İsrail Yüksek Mahkemesi, yabancı gazetecilerin İsrail üzerinden Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmesi talebiyle Yabancı Gazeteciler Derneği tarafından açılan davayı inceliyor. Hükümetin avukatları, gazetecilerin girişinin İsrail askerleri için risk oluşturabileceğini öne sürerek, olası tehlikelere dikkat çekiyor.

Dernek ise bu iddiaları reddediyor ve halkın bağımsız, hayati bir bilgi kaynağından mahrum bırakıldığını vurguluyor. Dernek ayrıca, savaşın başından itibaren birçok BM ve yardım görevlisinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verildiğine işaret ediyor.

Trump’ın Gazze planı, ikinci aşamasına girerken, yönetimin Filistinli teknokratlardan oluşan bir komiteye devredilmesini, Hamas’ın silah bırakmasını ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini öngörüyor; ardından yeniden imar çalışmaları yapılması planlanıyor.

İsrail, Hamas’ın silah bırakma olasılığı konusunda şüphelerini koruyor ve bazı yetkililer, ordunun yeniden savaşa hazırlık yaptığını belirtiyor. Gazze Şeridi’ndeki sağlık yetkilileri, ekim ayında yapılan ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 500’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, İsrail tarafında ise 4 askerin öldüğünü aktardı.

Geçtiğimiz cumartesi günü, İsrail ateşkesten bu yana gerçekleştirdiği en şiddetli hava saldırılarından birini düzenledi. Saldırılarda en az 30 kişi hayatını kaybederken, İsrail bunu, Hamas’ın cuma günü ateşkesi ihlal etmesine karşı bir yanıt olarak nitelendirdi.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.