Husiler öğrencileri hedef alan askere alma kampanyası başlattı

Sana'daki Husi toplantısında silah taşıyan çocuklar (AFP) 
Sana'daki Husi toplantısında silah taşıyan çocuklar (AFP) 
TT

Husiler öğrencileri hedef alan askere alma kampanyası başlattı

Sana'daki Husi toplantısında silah taşıyan çocuklar (AFP) 
Sana'daki Husi toplantısında silah taşıyan çocuklar (AFP) 

Marib'in batısındaki çatışmaların yoğunlaşması ve Husilerin yaklaşık beş aydır bu cephelerde herhangi bir ilerleme kaydedememesiyle birlikte, Husi milisleri dün (Pazar) okul öğrencilerini hedef alan yazlık kurslar adı altında bir askere alma kampanyası başlattı. Çeşitli eğitim düzeylerindeki öğrencileri hedef alan yıllık kampanya, aşırılık yanlısı ideolojik fikirlerin dayatılmasını içeriyor ve silah kullanımıyla sona eriyor.
 Husilerin diğer devlet kurumlarına yardımcı kuruluşlar gibi oluşturduğu Yaz Etkinlikleri ve Kursları Yüksek Kurulu, başkentte denetlediği okullarda ve gruba bağlı çeşitli valiliklerde yaz programını duyurdu.
 Sana’daki bir öğretmenin Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre Husi milisleri köylülerden çocuklarını Lübnanlı Hizbullah milislerine bağlı uzmanlar tarafından hazırlanan kararlara göre mezhepsel nitelikteki ideolojik programlar sunan bu okullara kayıtlarını hızlandırmalarını istedi. Kaynağa göre Husiler bu okullar aracılığıyla mücadele etmeyi yücelterek, insanın hayattaki amacının cihad olduğunu empoze ediyor.
 Öğretmene göre grubun yaz programı, kültürel kurslara dahil edilen kamu görevlilerinin silah kullanmak için eğitim kamplarına katılmadan önce aldıkları dersler olan milis liderlerinin zorunlu günlük derslerini içeriyor. Program ayrıca, özellikle Marib ve Cevf’te hükümet güçleri ile mücadelede öldürülen milis liderlerine yönelik dersleri ve savaş teknikleri eğitimini de içeriyor. Kaynağa göre gençlere bu liderlerin ABD ve İsrail ile çatışmada öldürüldüğü empoze ediliyor.
 
Kurslara kayıt olanlar, sınava tabi tutuluyor
Husilerin kontrolündeki bölgelerde Kovid-19 virüsünün yayılması çerçevesinde herhangi bir sağlık önlemi alınmadan başlatılan 3 aylık program süresince bu kurslara kayıt olanlar gruplara ayrılarak, mezhep dersleri, cihatçı kavramlar ve pratik eğitim konusundaki kapasitelerine göre teorik ve pratik sınavlara tabi tutuluyor. Bu sınavları kazananlar, ilk aşamada en iyisi oldukları için daha yüksek eğitim seviyelerine aktarılarak ödüllendiriliyor ve nakit ödüller veriliyor. Bunlar, ideolojik unsurlar olmaları için gereken eğitimlerini tamamlamak üzere özel kamplara nakledilirken, diğerleri ise savaş cephelerine aktarılmadan önce silahların kullanımıyla ilgili eğitim kamplarına gönderiliyor.
 Husiler çeşitli eğitim düzeylerindeki müfredatlarda birçok değişiklik yaptılar ve ABD'yi büyük şeytan ve dünyanın en kötü gücü olarak tanımlayarak, bölgeye zarar veren tüm zulümlerin arkasında olduğu şeklindeki fikirlerini yerleştirdiler. ABD’nin tüm Arapların ve Müslümanların düşmanı olduğunu ve çocukların da onunla savaşması gerektiğini empoze eden grup, aynı zamanda Humeyni'yi yüceltiyor.
 Husilerin ergenlik öncesi düzeylerdeki eğitim aşamalarındaki ders müfredatı şiddet ve silah görüntülerini içeriyor. Ayrıca öğrencilere ABD’ye karşı cihadın her Yemenli için bir görev olduğu ve siyasi çözüm arayanların korkaklar ve hainler olduğu öğretiliyor. İlkokul müfredatında cennette savaşanları bekleyen mutluluktan, şehitlerin yas tutmalarına izin verilmediğinden ve Allah'ın onlara Yahudilerle savaşmalarını emrettiğinden bahsediliyor.
 Yemen hükümeti daha önce Husi grubunu, İranlı uzmanlar tarafından çocukları eğitmek ve savaş cephelerine göndermeden önce hafif ve orta silahları kullanmayı öğretmek için yazlık merkezleri kapalı terörist kamplarına dönüştürmekle suçlamıştı.
 Yemen hükümeti, grubun Sana'da ve gruba bağlı diğer valilik ve müdürlüklerde çocukların savaşması için yüzlerce eğitim kampı kurduğunu ve Humeyni taraftarı aşırılık yanlısı fikirlerini ve grubun lideriyle ilgili dersleri empoze etmek için binlerce öğrenciyi ve genci buraya çektiğini kaydetti.
 
Yazlık kurs merkezleri kapalı terörist kampları olarak görev yapıyor
Hükümetin suçlamalarına göre grubun yazlık kurs merkezleri olarak adlandırdıkları yerlerden bazıları, çocukları hafif ve orta silahlarla eğitmek, onları savaş cephelerine itmek ve Yemen'e yabancı aşırılıkçı fikirleri yaymak için İranlı uzmanlar tarafından denetlenen ve ortaklaşa yönetilen kapalı terörist kampları olarak görev yapıyor.
 Hükümet yetkilileri, Husilerin söz konusu uygulamalarının Yemenlilerin sosyal dokusunun bozulması ve bir arada yaşama konusundaki etkilerine karşı sürekli uyarıyor. Aynı zamanda, Husi milislerinin kontrolündeki bölgelerdeki ebeveynlere, çocuklarını milisler için kolay av yapmamaları, savaşları ve sabotaj planları için yakıt olarak kullanmalarına izin vermemeleri çağrısında bulunuyor. Ayrıca İran tarafından yönetilen Husilerin Yemen’in güvenliğini ve istikrarını ve toprak bütünlüğünü hedef aldığı uyarısında bulunuyor.
 Sana'daki ve grubun kontrolü altındaki tüm bölgelerdeki Husi milisleri yıllardır grup liderinin emri doğrultusunda, Yemen’deki mevcut halk eğitim sistemine alternatif olarak okul öğrencilerini çekmek için aşırılık yanlısı fikirlerin dayatıldığı yüzlerce yazlık kurs merkezi açtılar.
 Yemenli yetkililer, daha fazla aşırılık yanlısı unsurları ve savaşçıları mezun etmeyi amaçlayan Husi merkezlerinin tehlikesi konusunda uyarırken, Yemenli aktivistler de Sana sakinlerini, çocuklarını ölüm cephesine çeken ve onları eğitim haklarından mahrum bırakan Husi tehlikesine karşı çocuklarını korumaya çağırdı. 
 Grubun lideri dün yeni bir hutbe ile söz konusu yazlık kurs merkezlerinin açılışını yaptı. Hutbede bu merkezlere maddi desteğin önemini vurgulayarak, grubun sarıklı üyelerinin İran okullarından ithal edilen Humeyni taraftarı öğretilere dayanan mezhep yanlısı ve seferberlik dersleri vereceğini kaydetti.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.