Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Rakamlarla Dünya Kupası: Tarihin en golcü milli takımları

24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
TT

Rakamlarla Dünya Kupası: Tarihin en golcü milli takımları

24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)
24 Haziran 2026'da Meksika'nın Monterrey kentinde düzenlenen 2026 Dünya Kupası müsabakasında, Güney Afrikalı forvet Thapelo Maseko, Güney Kore kalecisi Kim Seung-gyu'nun koruduğu ağları sarsarak takımının ilk golünü kaydederken (Reuters)

Dünya Kupası'nın görkemi, ilk kez düzenlendiği 1930 yılından bu yana, milli takımların zafer yolculuğunu şekillendiren ve adlarını tarihe altın harflerle kazıyan gol sayılarıyla her zaman yakından ilişkili olmuştur.

2026 Dünya Kupası'ndaki mevcut büyük mücadeleye kadar, belirli futbol ekolleri sayısal üstünlüklerini mutlak bir şekilde kabul ettirmeyi başardı; rakip kaleleri kendi güçlerini ve stratejik üstünlüklerini sergiledikleri kalıcı birer sahneye dönüştürdü. Gollerin dili hiçbir zaman sadece basit birer sayıdan ibaret kalmadı; aksine, futbolun küresel hafızasını şekillendiren futbol kimliklerinin ve hücum kültürlerinin bir yansıması oldu.

"Panzerler", "Sambacılar" ve "Tangocular"ın liderliğinin arkasında; Uruguay'daki ilk turnuvadan Kanada, Meksika ve ABD’nin ev sahipliğinde 2026'da gerçekleşen mevcut gol şölenine kadar, dünyaca ünlü yıldızları ve altın jenerasyonlarıyla ulusal kimliklerini golün diliyle yazmış köklü milli takımlar yer alıyor.

Alman panzerleri... Tarihin en skorer gol makinesi

Almanya Milli Takımı, tüm futbol devlerini geride bırakarak 1934'ten bu yana uzanan turnuva geçmişinde attığı toplam 232 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü takımı unvanını elinde bulunduruyor.

efrbr
Almanya Milli Takımı

Tarih boyunca, 1970 turnuvasında Gerd Müller ve yakın döneme kadar kupanın gelmiş geçmiş en golcü ismi olan Miroslav Klose gibi dahi golcülerin sürüklediği Panzerler, her zaman katı bir disipline ve hücum zenginliğine dayandı. Almanlar için bu yolculuğun en unutulmaz istasyonu, ev sahibi Brezilya’nın ağlarını tarihi bir yedi golle sarsarak dördüncü şampiyonluklarının yolunu açtıkları 2014 Dünya Kupası olmuştu.

Brezilya Sambası... Golün sihri ve Latin egemenliği

Brezilya Milli Takımı, tarihi bir rekabetle Almanya’yı yakından takip ediyor ve 231 golle ikinci sırada yer alıyor. Brezilya, kurulduğu 1930 yılından bu yana hiçbir Dünya Kupası’nı kaçırmayan tek takım olma özelliğini taşıyor.

dthj67k8
Brezilya Milli Takımı oyuncuları (AP)

Adı estetik futbolla özdeşleşen "Seleção" (Brezilya Milli Takımı), golcü kimliğini başta efsane Pelé ve 2002 Güney Kore-Japonya Dünya Kupası'na damga vuran "Fenomen" Ronaldo olmak üzere futbol tarihine yön veren isimlerle inşa etti. Meksika'da düzenlenen 1970 Dünya Kupası, Carlos Alberto ve arkadaşlarının attığı 19 golle Jules Rimet Kupası'nı sonsuza dek müzelerine götürdükleri, Brezilya hücum futbolunun en saf ve en görkemli tecellisi olarak kabul edilir.

Arjantin... Ağların ritmiyle dans eden tango

Arjantin Milli Takımı, tarihi sıralamada 152 golle üçüncü sırada bulunuyor. Tangocuların bu gol sayısı, Katar 2022 ve şu an oynanmakta olan 2026 Dünya Kupası'nda ülkesinin hücum hattını sırtlayan efsane Lionel Messi'nin parıltısı sayesinde çılgınca bir yükselişe geçti.

rtbgtrbn
Lionel Messi ve Arjantin Milli Takımı oyuncuları, Avusturya maçının ardından galibiyeti kutlarken (EPA)

Tangocuların gol geçmişi, Meksika 1986'daki unutulmaz performansıyla efsane Diego Maradona'nın dehasından ayrı düşünülemez. Arjantin futbolu, kritik anlardaki bitiriciliği ve büyük finalleri hafızalara kazınan birer gol festivaline dönüştürme yeteneğiyle her zaman fark yaratmıştır.

Fransa... Horozların yükselişi ve korkutucu hücum hattı

Fransa Milli Takımı, 138 golle üst sıralardaki yerini koruyor. Horozlar, bu büyük hücum mirasının temelini, İsveç 1958'de tek bir turnuvada 13 gol atarak kırılması imkansız bir rekora imza atan efsane Just Fontaine ile atmıştı.

febfe
Fransa Milli Takımı (Reuters)

Fransa'nın bu golcü mirası, 1998 ve 2006 turnuvalarında Zinedine Zidane'ın dehasıyla taktiksel ve büyüleyici bir boyuta ulaştı. Bayrağı devralan günümüzün gol makineleri Kylian Mbappé ve Antoine Griezmann; Fransa'yı Rusya 2018 ve Katar 2022'de büyük bir gol zenginliğine ulaştırırken, mevcut turnuvada da bu korkutucu hücum dalgasını sürdürüyor.

İtalya... Gök mavililer ve kolektif gerçekçilik

Son dönemlerdeki bazı turnuvalarda trajik bir şekilde yer alamamış olmasına rağmen, "Azzurri" (Gök Mavililer) 128 golle seçkin konumunu korumaya devam ediyor. İtalya'nın gol tarihi, tüm zamanların en golcü ismi Luigi Riva ile başlayan ve İspanya 1982'de attığı 6 kritik golle ülkesini şampiyonluğa taşıyan Paolo Rossi ile destanlaşan, bitirici hücum vuruşlarıyla harmanlanmış bir futbol gerçekçiliğine dayanır.

vfrbfgrb
Fabio Cannavaro, İtalya'nın 2006 Dünya Kupası şampiyonluğunu kutlarken (AFP)

90'lı yıllarda Roberto Baggio ve Christian Vieri ikilisinin performansları ile 10 farklı oyuncunun gol atarak hücumun bireysel değil kolektif bir organizasyon olduğunu kanıtladığı Almanya 2006 jenerasyonu da hafızalardaki yerini koruyor.

İngiltere... Futbolun beşiği ve üç aslan'ın kükreyişi

İngiltere Milli Takımı, Dünya Kupası sahnesine ilk çıktığı 1950 yılından bu yana toplam 104 gollük saygın bir hücum mirasına sahip. "Üç Aslan", ilk golcü şanını İngiltere'nin kendi evinde şampiyon olduğu 1966 finalinde meşhur hat-trick'e imza atan efsane Geoff Hurst ile kazandı.

drbfrgb
İngiltere Milli Takımı (Reuters)

Ardından Meksika 1986'da Altın Ayakkabı'yı kazanan keskin nişancı Gary Lineker ve Rusya 2018'in gol kralı olan, bugünün kaptanı Harry Kane gibi isimlerle jenerasyonlar devam etti. Kane, taktiksel zekası ve geniş tecrübesiyle İngiliz hücum hattına liderlik etmeyi sürdürüyor.

İspanya... Tiki-Taka dönemi ve matador senfonisi

İspanya, Dünya Kupası tarihi boyunca attığı ve 100 gole yaklaşan skoruyla dikkat çekiyor. "Matadorlar", tarihsel olarak en golcü isimleri Raúl González'in şahsında vücut bulan bireysel yetenekleriyle tanınırdı.

vfdevbf
İspanya Milli Takımı oyuncuları (Reuters)

Ancak İspanya'nın gol yollarındaki zirve noktası, tarihi Tiki-Taka dönemiyle gerçekleşti. Bu dönemde golcü David Villa, attığı kritik gollerle ülkesini Güney Afrika 2010'da şampiyonluğa taşımıştı. Son turnuvalarda (Katar 2022 ve mevcut 2026 Dünya Kupası gibi) ise takım; Dani Olmo, Ferran Torres ve Lamine Yamal gibi gelecek vadeden genç isimlerle hızlı pas trafiğine ve dinamizme dayalı bir oyun modeline dönüştü.

Hollanda... Total futbol ve Portakalların hücum mirası

Daha önce hiç Dünya Kupası şampiyonluğu yaşamamış olmasına rağmen Hollanda, 96'yı aşan gol sayısıyla turnuva tarihinin en keyif veren ve en üretken takımlarından biri olmaya devam ediyor. "Portakallar", 1970'li yıllarda efsane Johan Cruyff liderliğinde 1974 turnuvasına damga vuran "Total Futbol" anlayışıyla dünyayı adeta büyülemişti.

sdvfevbf
Hollanda Milli Takımı (AFP)

Rakip ağları sarsan o korkutucu golcü jenerasyonlar; Fransa 1998'de Dennis Bergkamp, 2010 ve 2014 turnuvalarında Robin van Persie ile Arjen Robben ikilisiyle devam etti. Hollanda, bugün de Amerika kıtasındaki sahalarda sergilediği organize hücum kimliğini koruyor.


2026 Dünya Kupası: Cezayir, 2014 başarısını tekrarlamak için çifte hedef peşinde

Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Cezayir, 2014 başarısını tekrarlamak için çifte hedef peşinde

Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)
Cezayirlilerin gözü son 32 turunda... Taraftarlar yeni bir sevinç umut ediyor. (AP)

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Cezayir, cumartesi günü H Grubu'nun son hafta maçında Kansas City'de Avusturya ile karşılaşırken hem son 32 turuna yükselmeyi hem de tarihi bir rövanşı almayı hedefliyor. Günün diğer önemli maçlarında ise İngiltere ile Portekiz, üst tura çıkmayı lider olarak garantilemeye çalışacak.

Cezayir, Avusturya karşısında kazanarak tarihindeki ikinci Dünya Kupası eleme turu başarısını yakalamak istiyor. Afrika temsilcisi daha önce bunu yalnızca 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda başarmıştı.

Kuzey Afrika ekibi aynı zamanda, 1982 İspanya Dünya Kupası'nda "Gijon Skandalı" olarak tarihe geçen olayın da rövanşını almak istiyor. O turnuvada Batı Almanya'nın Avusturya'yı 1-0 yenmesi, iki Avrupa takımının birlikte üst tura çıkmasını sağlarken, averajla elenen Cezayir'in Dünya Kupası tarihinde grup aşamasını geçen ilk Arap ve Afrika ülkesi olma fırsatını elinden almıştı. Bu başarıyı iki yıl sonra Meksika'daki 1986 Dünya Kupası'nda komşusu Fas elde etmişti.

Cezayir turnuvadaki ilk maçında Lionel Messi'nin yıldızlaştığı karşılaşmada Arjantin'e 3-0 mağlup oldu. Ancak ikinci hafta Arap derbisinde Ürdün'ü 2-1 yenerek toparlandı.

Üç puana sahip Cezayir ile Avusturya aynı puanda bulunuyor. Son 32 turunu garantileyen son dünya şampiyonu Arjantin ise altı puanla grubun zirvesinde yer alıyor.

Averaj üstünlüğü Avusturya'da olsa da Cezayir için üçüncü sırada kalmak daha avantajlı görünüyor. Çünkü ikinci sırayı alması halinde Avrupa şampiyonu İspanya ile eşleşme ihtimali bulunuyor.

Ancak grubu üçüncü bitirmesi durumunda da Cezayir'i kolay bir rakip beklemiyor. Bu senaryoda ya B Grubu lideri İsviçre, ya G Grubu lideri konumundaki Mısır, ya K Grubu'nda Portekiz ile Kolombiya'dan biri ya da L Grubu lideri İngiltere ile karşılaşması gerekecek.

dfbtyju7k8
İngiltere, Gana karşısında beklentilerin altında kaldı. (AFP)

Aynı gruptaki diğer maçta turnuvaya veda eden Ürdün, lider Arjantin ile karşı karşıya gelecek. Son 32 turunu garantileyen Arjantin'de gol krallığında zirvede bulunan ve Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu (18 gol) olan kaptan Lionel Messi'nin dinlendirilmesi bekleniyor.

Teknik direktör Lionel Scaloni'nin yıldız oyuncularını eleme turu öncesinde dinlendirmesi halinde Ürdün, Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını alma fırsatı yakalayabilir.

İngiltere yeniden çıkış arıyor

İngiltere, ikinci haftada Gana ile golsüz berabere kalarak yaşadığı puan kaybının ardından New Jersey'deki MetLife Stadı'nda Panama karşısında yeniden galibiyet yoluna dönmeyi ve L Grubu liderliğini garantilemeyi hedefliyor.

İngiltere Teknik Direktörü Thomas Tuchel, Gana beraberliğinin ardından taraftarlardan "güvenlerini kaybetmemelerini" istedi. Golsüz eşitlik, İngilizlerin erken liderlik sevincini ertelemişti.

Topa sahip olmasına rağmen gol bulamaması Tuchel'i düşündürse de Alman teknik adam, bunun İngiltere'nin son 12 maçındaki yalnızca üçüncü puan kaybı olduğunu hatırlatarak panik yapılmaması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte İngiltere dokuz galibiyet, iki beraberlik ve bir mağlubiyet aldı.

İngiltere, Dünya Kupaları'nda grup aşamasının üçüncü maçlarında son 14 turnuvada yalnızca bir kez yenildi. Bu süreçte sekiz galibiyet ve beş beraberlik elde etti.

Panama ise turnuvaya veda etti. Dünya Kupası tarihinde finallerde oynadığı ilk beş maçı da kaybeden altıncı takım oldu. Buna rağmen Orta Amerika temsilcisi, Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü İngiltere'ye karşı attı. İki takım arasındaki tek önceki karşılaşma, İngiltere'nin 2018 Dünya Kupası grup aşamasında Panama'yı 6-1 mağlup ettiği mücadele olmuştu. Bu sonuç, İngiltere'nin Dünya Kupası tarihindeki en farklı galibiyeti olarak kayıtlara geçti.

cdfrtbhyjuk
Cristiano Ronaldo galibiyetin yanı sıra goller de istiyor. (Reuters)

Aynı grupta Hırvatistan ile Gana da Philadelphia'da karşı karşıya gelecek. İngiltere'nin puan kaybetmesi halinde iki ekipten biri grup liderliğine yükselebilecek.

Hırvatistan açısından karşılaşma daha kritik önem taşıyor. İngiltere'ye 4-2 yenilen, Panama'yı ise 1-0 mağlup eden 2018 Dünya Kupası finalisti ve 2022 üçüncüsü, en iyi grup üçüncüleri arasında yer alarak üst tura çıkmayı hedefliyor.

Hırvatistan'ın Afrika takımlarına karşı Dünya Kupası'nda dört maçta yenilgisi bulunmuyor. Bu maçlarda üç galibiyet ve bir beraberlik aldı. Ayrıca grup aşamasındaki son sekiz maçının yalnızca birini kaybetti.

Teknik direktör Zlatko Dalić, Ivan Perişić ve Luka Modrić'e ilk 11'de görev vermesi halinde iki futbolcu da Dünya Kupası tarihinde 20 maça ilk 11'de başlayan ilk Hırvat oyuncular olacak.

Grupta ikinci sıradaki Gana ise Panama'yı 1-0 mağlup edip İngiltere ile golsüz berabere kaldıktan sonra, Hırvatistan karşısında alacağı bir puanla ilk iki sırayı garantileyecek. Böylece 2010'daki tarihi çeyrek final başarısından sonra ilk kez eleme turuna yükselmeye çok yaklaşacak.

Portekizli teknik direktör Carlos Queiroz da milli takım düzeyinde Dünya Kupaları'ndaki 16. maçına çıkacak. Gana ayrıca grup aşamasında üst üste üç maçta kalesini gole kapatan ilk Afrika takımı olma şansını da elinde bulunduruyor.

Portekiz'in gözü liderlikte

K Grubu'nda Portekiz ile kaptanı Cristiano Ronaldo, Miami'de Kolombiya karşısında zorlu bir sınava çıkacak.

Altı puanla lider durumda bulunan Kolombiya, grup liderliğini korumak için beraberliğin yeterli olacağı maça çıkarken, Portekiz ise Özbekistan karşısındaki 5-0'lık galibiyette iki gol atan Ronaldo'nun formunu sürdürmesine güvenerek ilk sırayı hedefliyor.

Grubun diğer karşılaşmasında ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Özbekistan, Atlanta'da karşılaşacak. Her iki takım da en iyi sekiz grup üçüncüsü arasına girerek son 32 turuna yükselme umutlarını sürdürebilmek için galibiyete ihtiyaç duyuyor.


Mourinho tartışmalı bir açıklama yaptı: Umarım Real Madrid oyuncuları Dünya Kupası'ndan elenir!

Mourinho, bu yılki turnuvanın grup aşamasının sıkıcı olduğunu kabul etti, (EPA)
Mourinho, bu yılki turnuvanın grup aşamasının sıkıcı olduğunu kabul etti, (EPA)
TT

Mourinho tartışmalı bir açıklama yaptı: Umarım Real Madrid oyuncuları Dünya Kupası'ndan elenir!

Mourinho, bu yılki turnuvanın grup aşamasının sıkıcı olduğunu kabul etti, (EPA)
Mourinho, bu yılki turnuvanın grup aşamasının sıkıcı olduğunu kabul etti, (EPA)

Portekizli teknik direktör Jose Mourinho, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda forma giyen Real Madrid oyuncularının "mümkün olan en kısa sürede elenmesini" istediğini söyleyerek yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

"Best Mode On" adlı podcast'e konuk olan Mourinho, Dünya Kupası'nın favorileri arasında Portekiz'in yanı sıra İngiltere, Fransa, İspanya, Arjantin ve Brezilya'yı göstererek, Portekiz'i "muhteşem bir takım" olarak nitelendirdi.

İngiltere Milli Takımı'nın uzun yıllardır kupayı kazanabilecek potansiyele sahip olduğunu savunan deneyimli teknik adam, "İngiltere'nin Dünya Kupası'nı kazanabileceğini hep söyledim. Frank Lampard, Steven Gerrard, John Terry ve David Beckham gibi oyunculardan oluşan harika bir jenerasyonları vardı. Mevcut kadro da çok güçlü ancak her zaman penaltılar gibi küçük ayrıntılarda takılıyorlar" dedi.

İngiliz medyasının ve taraftarlarının oluşturduğu yoğun baskının oyuncular üzerinde olumsuz etki yarattığını belirten Mourinho, Jude Bellingham gibi genç isimlerin bu tabloyu değiştirebileceğini ifade etti.

Real Madrid oyuncuları tatile çıksın

Mourinho, turnuvaya ilişkin en dikkat çekici açıklamasını ise Real Madridli futbolcular hakkında yaptı.

"Gerçeği duymak ister misiniz? Real Madrid oyuncularının kaybetmesini ve tatile çıkmasını istiyorum. Çünkü sezon öncesi hazırlık kampına bir an önce dönmelerini istiyorum" diyen Mourinho, önceliğinin milli oyuncuların mümkün olan en kısa sürede kulüplerine dönerek yeni sezon hazırlıklarına başlaması olduğunu söyledi.

Real Madrid kadrosunda Kylian Mbappe, Vinicius Junior ve Jude Bellingham gibi birçok yıldızın yer aldığını hatırlatan Mourinho, bu oyuncuların turnuvada ilerlemesinin hem kulübe dönüşlerini geciktireceğini hem de yeni sezon öncesi daha fazla yıpranmalarına neden olacağını ifade etti.

Mucize yaratmıyorum

Teknik direktörlük kariyerine de değinen Mourinho, başarılarının "mucize" olarak nitelendirilmesini kabul etmedi.

"İnsanlar bunun Mourinho'nun mucizesi olduğunu söylüyor ama öyle değildi. Ben hiçbir şey yapmadım. Oyuncu bunu kendi yaptı. Barcelona'yı yenmek, onları elemek ve Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak istiyordu" ifadelerini kullanan Portekizli çalıştırıcı, "Ben mucize yaratmıyorum. Ancak gelişmeye açık ve kendini geliştirmek isteyen oyunculara katkı sağlayabiliyorum" diye konuştu.

Galibiyet ve mağlubiyetlere yaklaşımını da anlatan Mourinho, "Kazandığımda cennete gitmeye, kaybettiğimde ise cehenneme gitmeye vaktim yok. Maçtan 10 dakika sonra sonucu geride bırakır ve bir sonraki mücadeleyi düşünmeye başlarım" ifadelerini kullandı.

Milli takım çalıştırmak istiyor

Mourinho, gelecekte bir milli takım çalıştırmanın en büyük hedeflerinden biri olduğunu da açıkladı.

"Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'nın yarattığı atmosferi gördüğümde bunu bir gün yaşamak istediğimi hissediyorum. Bir gün mutlaka yapacağım" diyen Mourinho, buna karşın Dünya Kupası'nın grup aşamasından büyük keyif almadığını itiraf etti.

"10 dakika sonra dikkatimi kaybediyorum. Dünya Kupası maçları 7-1 ya da 5-1 gibi skorlarla bitmemeli. Burası Dünya Kupası" ifadelerini kullanan Mourinho, turnuvayı asıl eleme turlarının başlamasıyla birlikte daha büyük ilgiyle takip edeceğini belirtti.