Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Jake Paul ringdeki geleceği hakkında konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthony Joshua'nın çenesini kırmasının ardından iyileşme sürecinde olan Jake Paul, bir daha boks yapamayabileceğini itiraf etti.

Aralık ayında Paul, Joshua'ya 6. rauntta nakavt olmuş, eski dünya ağırsıklet şampiyonu, YouTube fenomenliğinden boksörlüğe geçiş yapan ismi Miami'de yenmişti.

36 yaşındaki "AJ", bu karşılaşmada Paul'un çenesini kırmış ve 29 yaşındaki boksör acilen ameliyata alınmıştı. Hatta şubatta ikinci bir ameliyat daha geçiren Paul, boks kariyerinin geleceğinin belirsiz olduğunu itiraf etti.

Paul, Ariel Helwani Show'da, "İyileşme süreci hakkında bilgi almak için birkaç gün içinde çenemin yeni taramalarını yaptıracağım. Doktorlarımın ne diyeceğini göreceğiz" diye konuştu.

Sanırım tekrar dövüşüp dövüşemeyeceğime dair daha kesin bir zaman dilimi belirleyebileceğim. Bu kesinlikle olasılıklar arasında. Haftalar ve zaman geçtikçe kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ama öncelikle antrenman yapabilmem için kesinlikle onay almam gerekiyor ancak formumu korumaya çalışıyorum. Yine de neredeyse her zaman spor salonundayım, sadece formumu koruyorum ve lapa antrenmanlarının tadını çıkarıyorum. Kesinlikle, [tekrar dövüşememe ihtimalim var]. Sanırım bu, kemiğin nasıl iyileştiğine bağlı ve ayrıca burada eksik bir dişim var, büyük olasılıkla bir tür implant yaptırmam gerekecek. Ayrıca bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum. Ama benim için en akıllıca olanın ne olduğunu görüp anlamamız gerekiyor. Doktorum Arman kesinlikle tekrar dövüşmemi istemiyor. Bunu istemediğini söylüyor. Arada sırada 'Bunu yapmana gerek yok' diyen iş insanları da oluyor. [Nişanlım] ise her iki tarafa da yakın. Bir sporcu olmanın, içindeki o duyguyu, kendini daha fazla kanıtlamak istemenin, rekabet etmenin ve bunu çok sevmenin ne demek olduğunu anlıyor.

Sonuç olarak Amerikalı şöyle dedi:

Henüz işim bitmedi. Ruhumda, kalbimde ve içimde daha çıkacak çok maçım ve tamamlanmamış işlerim olduğunu hissediyorum.

Paul'un Joshua'ya yenilgisi, kariyerindeki ikinci mağlubiyet oldu. Daha önce 2023'te eski ağırsıklet şampiyonu Tyson Fury'nin üvey kardeşi Tommy Fury'ye puanla yenilmişti.

Ancak Paul'un, eski UFC şampiyonları Anderson Silva ve Tyron Woodley'le eski boks şampiyonları Julio Cesar Chavez Jr. ve Mike Tyson'a karşı kazandığı zaferler de dahil 12 galibiyeti bulunuyor.

Independent Türkçe


Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.


2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına bir ay kala geri sayım pazartesi günü başlarken, atmosfer beklenti ile endişe arasında gidip geliyor. Bilet fiyatlarındaki artış, Donald Trump döneminde ABD’de yaşanan siyasi gerilimler ve İran’daki savaşın dünyanın en büyük futbol organizasyonu üzerindeki etkileri, turnuvaya gölge düşürüyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvaya rekor sayıda 48 milli takım katılacak. Ayrıca milyonlarca taraftarın akın etmesi bekleniyor. Bu organizasyon, üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olacak.

Altı hafta sürecek turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’deki ünlü Azteca Stadı’nda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’de 82 bin 500 seyirci kapasiteli MetLife Stadı’nda oynanacak final maçıyla sona erecek.

Ancak hazırlık sürecindeki karmaşık atmosfer, 23. Dünya Kupası’nın daha başlamadan “parti sonrası baş ağrısı” havasında açılabileceği yönündeki yorumları artırdı. Artan maliyetler, siyasi çekişmeler ve uluslararası çatışmaların birleşimi kamuoyundaki havayı olumsuz etkiledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Gianni Infantino ise bu kaygıların abartıldığını savunarak eleştiri dalgasını “olumsuz medya söylemi” olarak nitelendirdi.

Infantino, Beverly Hills’te düzenlenen bir ekonomi konferansında, “Gerçek şu ki bu turnuvada olumsuz bir yön bulmak son derece zor” dedi.

Ancak bu iyimser yaklaşım futbol çevrelerinde geniş kabul görmedi. Dünya Kupası öncesindeki sorunlar hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Bilet fiyatlarına büyük tepki

Dünya Kupası biletlerindeki sert fiyat artışı küresel çapta tepki toplarken, FIFA ve Başkanı Infantino büyüyen medya baskısını kontrol altına almaya çalışıyor.

Avrupa Futbol Taraftarları Birliği, bilet fiyatlandırma sistemini “aşırı derecede fahiş” ve “büyük bir ihanet” olarak tanımladı. Kuruluş, FIFA’ya yaklaşık 13 milyar dolar gelir getirmesi beklenen turnuvanın geniş taraftar kesimleri için ulaşılamaz hale geldiğini belirtti.

2022 Dünya Kupası finalinin en pahalı bileti yaklaşık 1600 dolar seviyesindeyken, 2026 organizasyonunda en yüksek bilet fiyatı yaklaşık 32 bin 970 dolara kadar çıktı. Bu benzeri görülmemiş artış geniş eleştirilere yol açtı.

Infantino ise bu fiyat politikasını savunarak, bunun turnuvanın büyük bölümüne ev sahipliği yapan ABD’deki piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

“Piyasaya bakmamız gerekiyor. Dünyanın en gelişmiş eğlence pazarlarından birindeyiz, dolayısıyla piyasa fiyatlarını uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

FIFA verilerine göre biletler için 500 milyondan fazla başvuru yapıldı. Bu sayı, 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için yapılan toplam 50 milyon başvurunun çok üzerinde.

Ancak biletlerin tükendiği yönündeki açıklamalara rağmen yeniden satış platformlarında hâlâ birçok maç için yer bulunabiliyor. Buna, 12 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak ABD–Paraguay açılış maçı da dahil.

Hatta Infantino’nun önemli destekçilerinden Donald Trump bile fiyatlara şaşırdığını dile getirdi. Açılış maçı biletinin yaklaşık 1000 dolar olduğunu öğrendiğinde tepki gösteren Trump, New York Post gazetesine, “Bu rakamı bilmiyordum. Kesinlikle gitmek isterdim ama açıkçası ben de bu parayı ödemem” dedi.

Siyasi gerilimlerin gölgesi

Taraftarlar turnuvayı takip etmenin maliyetleriyle ilgilenirken, eleştirmenler de turnuvadaki 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak ABD’deki gergin siyasi atmosfere dikkat çekiyor.

Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, organizasyonun adaylık sürecinde çizilen tabloyu köklü biçimde değiştirdi. O dönemde “birlik dosyası” sloganıyla tanıtılan organizasyon, Kuzey Amerika’daki üç ev sahibi ülke arasındaki uyumu temsil eden bir etkinlik olarak sunulmuştu.

Trump yeniden göreve geldikten sonra Kanada’yı “ABD’nin 51. eyaleti” yapma söylemini tekrarlaması ve Kanada ile Meksika’ya karşı ticaret savaşı başlatmasıyla tartışma yarattı.

Bu çerçevede İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), turnuvanın göç, protestolar ve basın özgürlüğüne yönelik sert politikalar nedeniyle “dışlanma ve korku” ile anılabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise organizasyonun “baskı platformuna dönüşebileceğini” belirtti.

İran savaşı ve katılım tartışmaları

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları da küresel tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Saldırıların ekonomik şoklara yol açtığı, Dünya Bankası’nın da Orta Doğu’daki çatışmanın milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.

Süren çatışma, İran’ın Dünya Kupası’na katılımı konusunda da belirsizlik yarattı. Bu durum, turnuvaya katılan bir ülkenin doğrudan askeri çatışma yaşadığı rakibini ağırlayacağı ilk örnek olarak dikkat çekiyor.

Donald Trump başlangıçta İran’ın “güvenlik ve emniyet nedenleriyle” turnuvadan çekilmesi gerektiğini ima etmişti.

Ancak Infantino, İran’ın turnuvaya normal şekilde katılacağını vurguladı. İran’ın grup maçlarının Meksika’ya alınması yönündeki talebin reddedildiği ve maçların planlandığı gibi ABD’de oynanacağı açıklandı.

Infantino, 30 Nisan’da Vancouver’da düzenlenen FIFA Kongresi’nde, “Elbette İran 2026 Dünya Kupası’na katılacak ve elbette maçlarını ABD’de oynayacak” dedi.

Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın turnuvaya katılımına artık “itiraz etmediğini” söyledi.

Favoriler ve ilk kez katılacak takımlar

FIFA ve Başkanı Infantino, turnuva başladığında siyasi tartışmaların geri planda kalmasını ve futbol heyecanı ile sahne gösterilerinin tüm gerilimleri gölgelemesini umut ediyor.

Son dünya şampiyonu Arjantin, Lionel Messi liderliğinde turnuvanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Avrupa şampiyonu İspanya, 2018 dünya şampiyonu Fransa ve 1966’dan bu yana ilk büyük kupasını kazanmayı hedefleyen İngiltere de öne çıkan takımlar arasında yer alıyor.

Öte yandan genişletilmiş format sayesinde tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılacak yeni milli takımlar da turnuvada boy gösterecek. Bunların başında, Dünya Kupası’na katılan nüfus bakımından en küçük ülkeler olan Curaçao ile Yeşil Burun Adaları geliyor.