Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
TT

Alcaraz'ın şampiyonluk yolundaki gizli tehlike: Tenis topları

Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)
Carlos Alcaraz, Roman Safiullin'i yenerek geri döndü (Reuters)

Carlos Alcaraz, gelecek iki hafta boyunca Flushing Meadows'da 8. Grand Slam şampiyonluğunu ararken, ABD Açık'a özgü bir kural nedeniyle sorun yaşayabilir.

Nisanda Barcelona Açık'ta yaşadığı bilek sakatlığı nedeniyle son 4 ayını kortlardan uzak geçiren Alcaraz, Flushing Meadows'da tekler müsabakalarına geri döndü. Bu hafta Rus Roman Safiullin'e karşı ilk tur maçını 6-4, 6-4 ve 6-4'lük skorla kazandı.

7 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Alcaraz bu akşamki seansta Portekizli Jaime Faria'yla karşılaşacak. Alcaraz, 2022'de ve geçen yıl zafere ulaştığı ABD Açık'ta üçüncü şampiyonluğuna bir adım daha yaklaşmayı hedefliyor.

Bilek sakatlığının ardından yeniden elit seviyede tenis oynamak her zaman riskli ve zorlu bir süreçtir. Ancak Alcaraz'ın bu iki hafta boyunca daha büyük bir güçlükle karşı karşıya olduğu söylenebilir. Zira Flushing Meadows'daki erkekler müsabakalarında New York'taki kadınlar müsabakalarına göre daha ağır bir tenis topu kullanılıyor.

Sky Sports yorumcusu Tim Henman konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

Wimbledon'da (erkekler ve kadınlar) aynı topu kullanıyor. Avustralya Açık'ta ve diğer tüm turnuvalarda da aynı topu kullanıyorlar. Bence bu ABD Açık'a özgü bir durum. Burada erkekler ve kadınlar bir süreliğine aynı topu kullandı ancak sanırım bu WTA'nın isteğiydi çünkü kadınlar ekstra dayanıklı keçe top kullandı ve bunu pek beğenmediler, bu yüzden normal topa geri döndüler.

cd
Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Kısa saçlı Alcaraz geçen yıl ikinci ABD Açık şampiyonluğunu kazanmıştı (Reuters)

Henman'ın yorumcu meslektaşı Naomi Broady de farklı topun özellikle daha önce bilek sakatlığı geçiren Alcaraz ve diğer tenisçilere sorun yaratabileceğine inanıyor.

Broady şunları söyledi:

Bence bu, ATP Turu'ndaki sakatlıklar ve özellikle bilek sakatlıklarının sayısıyla ilgili tartışmalarla da iç içe geçiyor. Daha ağır bir topla mı oynamalılar yoksa daha hafif bir topla mı daha rahat ederler? Hafif topla ralliler kısalacak çünkü topu kontrol etmesi daha zor, top havada daha hızlı hareket edecek, bu nedenle tenisçilerin servisleri daha güçlü olacak, servisleri karşılamak ve bu uzun rallileri uzatmak daha zor olacak. Ancak erkekler tenisinin gidişatına ve yaşanan sakatlık sayısına bakarsak, bence bu oyuncuların vereceği bir karar. Öncelikle tur genelinde tutarlı bir top kullanılması gerekiyor. Çok fazla değişken var. Haftadan haftaya yalnızca kortların özellikleri değil, kullanılan toplar da değişiyor. Bazı haftalar top havada daha hızlı, bazen daha yavaş gidiyor ve raketten ayrılmıyormuş gibi hissediliyor. Sanırım erkeklerden gelen istek, gerçekten ağır topların kullanımını bırakmak yönünde; ABD Açık'ın bunlardan biri olduğunu söylemiyorum ama top kesinlikle kadınlarınkinden daha ağır ve bunun Alcaraz ve sakatlık geçiren diğer oyunculara yardımcı olduğunu düşünmüyorum.

Independent Türkçe


Benfica, El Kaabi’yi satın alma opsiyonuyla kiraladı

Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
TT

Benfica, El Kaabi’yi satın alma opsiyonuyla kiraladı

Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)
Faslı sol bek Sofyan El Kaabi (Al Qadsiah)

Portekiz temsilcisi Benfica, Faslı sol bek Sofyan El Kaabi’yi Suudi Arabistan ekibi Al Qadsiah’dan bir sezonluğuna kiraladığını ve anlaşmaya satın alma opsiyonu eklendiğini resmen açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Portekiz gazetesi A Bola’dan aktardığı habere göre 25 yaşındaki Faslı milli futbolcu, Benfica’ya transferi öncesinde gerekli sağlık kontrollerinden ve fiziksel testlerden başarıyla geçti. El Kaabi, kulüp başkanı Rui Costa ile birlikte sözleşmeye imza atarak, gazetenin daha önce duyurduğu transferi resmileştirdi.

El Kaabi, Portekiz ekibinde sol bek pozisyonu için Samuel Dahl ve José Neto ile forma mücadelesi verecek.

Gazete, anlaşmanın oyuncunun bir sezonluğuna kiralanmasını ve Benfica’nın maaşının bir bölümünü üstlenmesini öngördüğünü belirtti. Anlaşmada ayrıca yaklaşık 10 milyon euroluk, yani yaklaşık 44 milyon Suudi riyali tutarında satın alma opsiyonu bulunuyor.

El Kaabi’nin Al Qadsiah’dan ayrılması, Suudi kulübündeki kısa süreli macerasının ardından geldi. Oyuncu, Suudi ekibinin formasını hiçbir resmi maçta giyemedi. Kadrodaki yabancı oyuncu sayısının yüksek olması da oyuncunun Lizbon’a transferinin önünü açtı.

El Kaabi, Hollanda ekibi Utrecht’teki döneminin ardından Al Qadsiah’a transfer olmuştu. Ancak Suudi kulübünün teknik planlamasındaki değişikliklerin ardından, Al Khobar’a gelişinden kısa süre sonra kendisini Benfica’da buldu.

Transferinin tamamlanmasının ardından açıklamalarda bulunan Faslı milli oyuncu, Benfica ile kupalar kazanmak istediğini söyledi.


Belçika’nın Leuven Belediye Başkanı’ndan Beşiktaş’ın da rakibi olan İsrail takımı Hapoel Beer Şeva’ya stat resti

Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
TT

Belçika’nın Leuven Belediye Başkanı’ndan Beşiktaş’ın da rakibi olan İsrail takımı Hapoel Beer Şeva’ya stat resti

Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)
Union Saint-Gilloise, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Stade Joseph Marien Stadı'nda maçlarını oynuyor. (Yves Herman/Reuters)

Gazze'deki savaşın yol açtığı gerilim, İsrail takımlarının Avrupa'daki karşılaşmalarına yönelik güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Leuven Belediye Başkanı Mohamed Ridouani, Belçika temsilcisi Union Saint-Gilloise ile İsrail ekibi Hapoel Beer Şeva arasındaki UEFA Avrupa Ligi maçının kentte oynanmasına güvenlik endişelerini gerekçe göstererek izin vermedi. Ridouani, karşılaşmanın seyircisiz oynanması durumunda dahi kararının değişmeyeceğini belirterek, bunun Belçika milli takımlarının İsrail ile Leuven’de karşılaşmasını engelleyen kararla uyumlu olduğunu ifade etti.

Ridouani, kararın İsrail karşıtlığından veya antisemitizmden kaynaklanmadığını, kamu güvenliğine ilişkin kaygılar ve Gazze'deki savaşla bağlantılı protestoların yaşanma ihtimalinin etkili olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı, Belçika yayın kuruluşu VRT'ye yaptığı açıklamada, “Bu noktada her zaman sınırı çiziyorum. Güvenliği garanti edemeyiz” dedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Belçika Ligi’ni ikinci sırada tamamlayan Union Saint-Gilloise, Brüksel’deki stadının UEFA’nın Avrupa kupası maçlarına ilişkin kriterlerini karşılamaması nedeniyle, Avrupa Ligi’ndeki dört iç saha maçının tamamını Leuven’de oynama arzusundaydı.

36 takımın yer aldığı Avrupa Ligi’nin geçen cuma günü gerçekleştirilen kura çekiminin ardından Union Saint-Gilloise’nin, İsrail şampiyonu Hapoel Beer Şeva’yı 22 Ekim’de konuk etmesi planlanıyordu.

UEFA, salı günü yaptığı açıklamada, Belçika kentinin Avrupa Ligi maçıyla ilgili kararını kendilerine bildirdiğini duyurdu.

UEFA ayrıca Saint-Gilloise’nin karşılaşma için alternatif bir stat bulmakla yükümlü olduğunu ve maçın oynanacağı yerin önümüzdeki günlerde açıklanacağını belirtti.

İsrail ile Hamas arasında ekim ayında başlayan savaşın ardından UEFA, İsrail kulüpleri ve milli takımlarının tüm maçlarının tarafsız sahalarda oynanmasına karar vermişti.

Hapoel Beer Şeva da bu sezon Şampiyonlar Ligi ön eleme turlarında Macaristan ve Romanya’da yedi maç oynadı.

Beşiktaş Cuma günü çekilen kura sonucunda İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva ile de eşleşti. Fikstürdeki maçın kura gereği İstanbul'da oynanması gerekiyor. Ancak UEFA'nın bir engel koymamasına rağmen İsrail takımlarının İstanbul'a gelmek istememesi sorun yaratıyor ve bu maçlar başka ülkelerde oynanabiliyor.

Siyah-beyazlıların UEFA Avrupa Ligi lig aşamasındaki rakibi Hapoel Beer Sheva eşleşmesine ilişkin olarak Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, şu ifadeleri kullandı: "Normalde UEFA Avrupa Ligi'ne katılan takımlar dört maçı içeride, dört maçı dışarıda oynarlar ama biz dört maçı içeride oynayamayacağız bu sebeple. Tabii ki kulüp başvuru yapacaktır ama İsrail takımlarıyla olan eşleşmelerde genellikle iç sahayı vermedi UEFA Türk takımlarına."

UEFA Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazanan Beşiktaş'ın, organizasyonda mücadele edeceği rakipleri kesinleşti. Zor bir kura çektiklerini aktaran Beşiktaş, futbol direktörü Özen, İsrail ekibi Hapoel Beer Sheva mücadelesi için siyah-beyazlı ekibin UEFA'ya başvuruda bulunacağını açıkladı.