Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 2026 sezonu başlıyor ve biz de ilk yarış öncesinde takımların son durumunu inceliyoruz.

Formula 1'de yeni sezon başladı ve bu yıl pistlerde sadece rekabet değil, aynı zamanda köklü bir dönüşüm de göreceğiz.

2026 sezonu, motor teknolojisinden aerodinamik kurallara kadar birçok alanda yapılan değişikliklerle sporun yakın tarihindeki en büyük yenilenmelerden birini temsil ediyor.

Yeni teknik düzenlemeler, farklı güç dengeleri ve güncellenen pilot kadrolarıyla birlikte bu sezon, hem taraftarlar hem de takımlar için yeni bir başlangıç.

Uluslararası Otomobil Federasyonu’nun (FIA) hazırladığı yeni teknik paket, Formula 1’in daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir geleceğe yönelmesini amaçlıyor. 

Motorların elektrik gücü önemli ölçüde artırılıyor ve yakıtlar tamamen sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. 

Bu değişiklikler yalnızca çevresel hedeflere hizmet etmiyor, aynı zamanda üretici markaların spora olan ilgisini de artırıyor. 

Audi’nin spora resmen giriş yapması ve bazı üreticilerin motor projelerini büyütmesi, Formula 1’in yeni teknolojinin vitrini olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.

Aerodinamik kurallar da ciddi biçimde değişiyor. Daha hafif araçlar, aktif aerodinamik parçalar ve sürtünmeyi azaltan tasarımlar sayesinde araçların düzlüklerde daha hızlı, virajlardaysa daha dengeli olması hedefleniyor. 

Bu düzenlemeler, özellikle geçişlerin daha sık yaşandığı bir yarış ortamı yaratmayı amaçlıyor. Son yıllarda zaman zaman eleştirilen "takip edememe" sorununun bu yeni araçlarla önemli ölçüde azalması bekleniyor.
 

hy
 (F1)

Son yılların en baskın takımlarından Red Bull, yeni döneme de favorilerden biri olarak giriyor. Max Verstappen hâlâ pistlerin en dominant pilotlarından biri ve takımın teknik istikrarı büyük avantaj sağlıyor. 

Ancak yeni motor kuralları, Red Bull’un üstünlüğünü sınayabilir. Takım bu sezon kendi güç ünitesi projesini geliştirmeye devam ederken, rekabetin daha sıkı olması bekleniyor.

Red Bull’un en büyük avantajı, teknik ekibin uzun süredir birlikte çalışıyor olması. Aerodinamik departmanın yaratıcılığı ve Verstappen’in yarış zekası birleştiğinde takım hâlâ şampiyonluk denkleminde güçlü bir konumda duruyor.

Red Bull'daki en büyük beklenti, ikinci pilot Isack Hadjar'ın geçmiş yıllarda yaşananların aksine Max Verstappen'in hızını yakalayıp takıma daha fazla puan kazandırması. 

Ferrari cephesinde beklentiler yine yüksek. Charles Leclerc ve Lewis Hamilton, Maranello’nun yeni teknik paketiyle şampiyonluk yarışına geri dönmesini hedefliyor. 

Ferrari son yıllarda hız açısından rekabetçi olsa da stratejik hatalar ve tutarsız performanslar nedeniyle aradığı istikrarı bulmakta zorlanıyor.

2026 kuralları, Ferrari için yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Takımın motor geliştirme konusundaki tarihi gücü düşünüldüğünde, hibrit güç ünitesindeki değişikliklerin Ferrari’ye avantaj sağlayabileceği konuşuluyor. 

Taraftarların beklentisi ise her zamanki gibi net: Şampiyonluk.

Mercedes, uzun süre dominasyon kurduğu yılların ardından son sezonlarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Ancak takımın mühendislik kapasitesi hâlâ organizasyonun en güçlülerinden biri olarak kabul ediliyor. 2026 düzenlemeleri, özellikle motor teknolojisindeki değişiklikler nedeniyle Mercedes’e yeniden zirveye oynama fırsatı sunabilir.

Takımın stratejik yaklaşımı son yıllarda daha sabırlı bir yapıya evrildi. Mercedes yönetimi, yeni kurallarla birlikte sporun güç dengesinin yeniden şekillenebileceğine inanıyor.

Son yıllarda istikrarlı biçimde gelişen, bunu takım ve pilotlar şampiyonluğuyla taçlandıran McLaren, artık orta sıraların değil üst grubun kalıcı takımlarından biri olarak görülüyor. 

Son şampiyon Lando Norris ve Oscar Piastri'den oluşan genç ve hızlı pilot kadrosu, aerodinamik anlamda güçlü araçlarıyla birleşince birincilik mücadelesi verebiliyor.

Aston Martin ise yatırım gücüyle dikkat çeken takımlar arasında olsa da 2026 sezonu öncesinde tam bir kabus yaşıyor. Tasarım dehası Adrian Newey'nin bu üretici için tasarladığı ilk araba ve Honda'nın motoru, sezonun ilk yarışını büyük ihtimalle tamamlayamayacak. 

Fernando Alonso ve Lance Stroll'la mücadele eden takım, yeni sezon öncesinde büyük umutlara sahipti ancak artık hatalarını kabullenmiş durumda ve istedikleri hıza en kısa sürede ulaşmanın yollarını arıyor.

2026 sezonunun en dikkat çekici gelişmelerinden biri Audi’nin Formula 1’e resmen katılması. 

Alman üretici, sporun hibrit ve sürdürülebilir teknoloji yönelimini fırsat olarak görüyor. Audi’nin gelişi yalnızca yeni bir takımın katılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretici rekabetini de ciddi biçimde artırıyor.

Motor teknolojisi konusunda güçlü bir geçmişe sahip olan Audi’nin kısa sürede rekabetçi hale gelip gelemeyeceğiyse sezonun en büyük merak konularından biri.

Orta sıralardaki mücadele her zaman Formula 1’in en hareketli alanlarından biri oluyor. Alpine, Mercedes motoruyla yeniden yükselme hedefinde. 

Pierre Gasly ve Franco Colapinto'yla yarışan Alpine, son sezonlardaki kötü performanslarını geçmişte bırakıp artık toparlanmak istiyor. 

Alexander Albon ve Carlos Sainz Jr.'lı Williams ise son yıllarda yaptığı teknik yatırımlarla yavaş yavaş rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. 

Geçen sezonu 5. bitirerek büyük bir sürprize imza atan köklü takım, bu sene de aynı başarıyı tekrarlamak ve hatta geliştirme peşinde. 

Start gridinin alt sıralarındaysa finansal ve teknik kaynaklar büyük önem taşıyor. Haas, mali açıdan dengeli bir yapı kurmaya çalışırken aynı zamanda performansını artırmanın yollarını arıyor.

Esteban Ocon ve Oliver Bearman'a güvenen Amerikan takımı, bu sezon yukarı sıralara tırmanma peşinde. Ferrari motoru kullanan ekibin sezonu güçlü başlaması bekleniyor.

Racing Bulls ise Red Bull ailesinin genç pilot yetiştirme projesi olarak varlığını sürdürüyor. Takım zaman zaman sürpriz sonuçlar alabilse de genellikle orta grubun gerisinde mücadele ediyor. 

Liam Lawson ve Formula 1'de ilk sezonuna başlayacak Arvid Lindblad, bu sezon Racing Bulls adına yarışıyor.

Cadillac da 2026 sezonunda piste ilk kez çıkacak takımlardan. Valtteri Bottas ve Sergio Perez'le anlaşan Amerikan ekibi, bu sezonu tamamen öğrenmeye ayıracak. 

Puan mücadelesine girmesi ise onlar için son derece mutluluk verici bir sürpriz olur.

BeIN Sports’ta yayımlanacak 2026 Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde yarış programı şöyle: 

Sıralama turları: 7 Mart 08.00

Yarış: 8 Mart 07.00

Kaynaklar: The Guardian, BBC, NBC


UFC'de şok karar: Kemeri boşaltan Pereira ağırsıklete mı çıkıyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

UFC'de şok karar: Kemeri boşaltan Pereira ağırsıklete mı çıkıyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, şoke edici bir hamleyle UFC hafif ağırsıklet şampiyonluğunu bıraktı.

Pereira, martta Magomed Ankalaev'den geri aldığından beri unvanını savunmamıştı. O maçta bir üst sıklete çıktıktan sonra hanesine yazılan ilk yenilgisinin öcünü almıştı.

Ancak UFC Başkanı Dana White, "Poatan"ın artık 93 kiloda şampiyon olmadığını ve Jiri Prochazka'yla Carlos Ulberg'in 11 Nisan'da UFC 327'de boş kemer için ana maçta karşı karşıya geleceğini doğruladı.

Brezilyalı dövüşçünün neden unvanını bıraktığına dair açıklama yapılmadı ancak bir sakatlık sözkonusu değilse bu gelişme, Pereira'nın bu sıkleti terk edip çok beklenen ağırsıklete çıkma hamlesini gerçekleştireceğine işaret ediyor.

Bu gelişme, White'ın bu yazki Beyaz Saray etkinliğinin maçlarının "bu hafta" açıklanması "gerektiğini" doğruladığı zamanda geldi. Bu da Pereira'nın etkinlikte geçici ağırsıklet şampiyonluğu için, belki de Ciryl Gane'le karşılaşabileceği yönündeki spekülasyonları artırdı.

Mevcut şampiyon Tom Aspinall, ekimde Fransız Gane'le karşılaşmasında yaşadığı ciddi göz sakatlığı nedeniyle ringlerden uzak. Birden fazla ameliyat geçirdiği için iyileşme süreci ve dövüş geleceği belirsizliğini koruyor.

fvfevf
Ağırsıklete geçiş ve Ciryl Gane'le bir dövüş Pereira'yı bekliyor olabilir (AFP)

Pereira'nın bir üst sıklete geçmesi, ortasıklet şampiyonu Khamzat Chimaev'le yapacağı konuşulan karşılaşmanın gerçekleşmesi ihtimalini de ortadan kaldırıyor. Eğer yapılsaydı bu maç kesinlikle "şampiyon, şampiyona karşı" diye planlanacaktı.

Miami'deki Kaseya Centre'da düzenlenecek UFC 327 kartının tamamını açıklayan White'tan devasa bir duyuru geldi.

Yan ana maçta sineksiklet şampiyonu Joshua Van, aralık ayında Alexandre Pantoja'yı tahtından indirdikten sonra kemerini ilk kez savunurken şampiyonluğu gerçekten hak ettiğini kanıtlama fırsatı bulacak. O maçta Pantoja'nın kolu 26. saniyede kırılmış ve Van, Jon Jones'un arkasında en genç ikinci UFC şampiyonu olmuştu.

24 yaşındaki Van, aralık ayında eski şampiyon Brandon Moreno'yu nakavt eden Japon Tatsuro Taira'yla karşı karşıya gelecek.

Ana kartın diğer maçlarındaysa Dominick Reyes, uzun süredir hafif ağırsıklet kategorisinde iddialı olan Johnny Walker'la karşı karşıya gelecek; ayrıca Beneil Dariush ve Curtis Blaydes de ringe çıkacak.

Ayrıca, Paulo Costa, Kevin Holland, Kelvin Gastelum ve Patricio Pitbull gibi isimlerle alt kart da dolu dolu.

Independent Türkçe


El Mencho'nun ölümü Dünya Kupası'nı da riske attı

(AP)
(AP)
TT

El Mencho'nun ölümü Dünya Kupası'nı da riske attı

(AP)
(AP)

Will Castle Spor Muhabiri 

FIFA, Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak Guadalajara kentinde kartel lideri Nemesio Oseguera Cervantes'in (diğer adıyla "El Mencho") ölümüyle kargaşa çıkmasının ardından durumu "yakından takip ediyor".

Pazar günü Jalisco eyaletinde Meksika ordusunun düzenlediği operasyonda Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) liderinin ölümü, yaygın şiddete yol açtı ve kartel üyeleri 20 eyalette kaos yarattı.

Yollar yanan araçlarla kapatıldı, havaya duman bulutları yükseldi; bankalar ve yerel işletmeler de ateşe verildi. Guadalajara'da, havalimanındaki yolcuların, yakındaki bir otoyoldan gelen silah seslerini duyduktan sonra koşup yere çömeldiği görüldü.

Bu kargaşa, şehrin Dünya Kupası finali için dünyanın dört bir yanından taraftarları ağırlamasına sadece 4 ay kala başladı; Zapopan'daki Estadio Akron, bu yaz maçlara ev sahipliği yapacak üç Meksika stadyumundan biri.

Stadyum ayrıca mart sonunda Kongo, Jamaika ve Yeni Kaledonya arasında oynanacak play-off maçlarına da ev sahipliği yapacak. Ancak kartel öfkesi nedeniyle taraftar güvenliğinin sağlanıp sağlanamayacağı konusunda endişeler dile getiriliyor.

FIFA Sözcüsü, Reuters'a yaptığı açıklamada, "FIFA Meksika olarak Jalisco'daki durumu yakından takip ediyoruz ve yetkililerle sürekli iletişim halindeyiz" dedi.

Kamu güvenliğini sağlamayı ve normale dönmeyi amaçlayan çeşitli hükümet kurumlarının eylemlerini ve talimatlarını takip etmeyi sürdüreceğiz ve federal, eyalet ve yerel yetkililerle yakın işbirliği içinde olduğumuzu yineliyoruz.

Meksika'nın futbol ortamı da bu gelişmelerden etkilendi; ülkenin en üst ligi, pazar günü oynanması planlanan iki maçın (erkekler liginde Queretaro - Juarez FC ve kadınlar liginde Chivas - Club America) süresiz olarak ertelendiğini doğrularken, ikinci ligdeki iki maç da iptal edildi.
 

Guadalajara genelinde duman bulutları görülüyor (X/@RaulFierroZ/REUTERS)Guadalajara genelinde duman bulutları görülüyor (X/@RaulFierroZ/REUTERS)

Öte yandan pazar günü Aguascalientes'te Necaxa ile Queretaro arasında oynanması planlanan kadınlar maçı, oyuncuların Estadio Victoria etrafında silah sesi olduğuna inanılan yüksek sesler duyup sahadan kaçması üzerine askıya alındı.

Meksika milli takımı, çarşamba günü Queretaro'daki Corregidora Stadyumu'nda İzlanda'yla dostluk maçına çıkacak.

Öte yandan, Meksika Açık turnuvası pazartesi günü planlandığı gibi başladı ve Britanyalı Cameron Norrie, genç Rafael Jodar'a karşı bir saatten kısa sürede şok bir yenilgi aldı.

Ülkenin doğusundaki Merida Açık kadınlar turnuvası da planlandığı gibi devam etti ve WTA, turnuva alanı çevresindeki polis varlığının artırılmasına rağmen, "oyuncuların, personelin ve seyircilerin güvenliği en büyük önceliğimiz olmaya devam ediyor" diye yineledi.

Katie Boulter, Yucatan Country Club'da mücadele ediyor ve Brezilyalı Beatriz Haddad Maia'yı set kaybetmeden yenerek ilk turu geçti.

Independent Türkçe, independent.co.uk/sport/football