Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
TT

Futbol serüveni Antalyaspor'da başladı, Fransa'da şampiyonlukla taçlandı

Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP
Burak Yılmaz, şampiyonluk vitrinine Süper Lig, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'nın ardından Ligue 1'i de ekledi / Fotoğraf: AFP

"İyi bir hayatım vardı ama bu yaşta bir meydan okuma gerekti. Beni buna sportif direktör Luis Campos ikna etti..."
Burak Yılmaz, Beşiktaş'tan Lille'e transferinin üçüncü ayında bu sözleri dile getirdiğinde kimse onların Olympique Lyon, Monaco, Marsilya ve son üç sezonun şampiyonu Paris Saint-Germain'i geride bırakarak zafere ulaşacaklarına ihtimal vermiyordu.
Lille'de forma giyen Burak Yılmaz, Yusuf Yazıcı ve Mehmet Zeki Çelik, Paris Saint-Germain, Monaco, Lyon ile kıyasıya mücadele ettiği şampiyonluk yarışını kazanarak isimlerinden söz ettirdiler.
Bu sezon sergiledikleri performansla takımlarının 10 yıllık şampiyonluk hasretine son veren ekibin en önemli parçaları arasında yer alan futbolcular, şampiyonluğu da doyasıya kutladı.
Üç futbolcu arasındaki en özel isim ise hiç şüphesiz Burak Yılmaz oldu.
Temmuz ayında 36. yaşını dolduracak futbolcu, kariyeri boyunca elde ettiği başarılara Ligue şampiyonluğunu da ekleyerek, önemli bir rekora imza atmanın gururunu yaşıyor.

Bu sezon Lille formasıyla 16 gol ve 5 asistlik performans sergileyen Yılmaz, 2007-08 sezonundan sonra Avrupa'nın 5 büyük liginde bu sayıya ulaşan 2'nci isim olarak tarihe geçti.
Kariyeri boyunca birçok farklı kulüpte yer alan ve Türkiye'de "Dört Büyükler" olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da oynama başarısı gösteren ender isimlerden olan Yılmaz'ın futbol hikayesi ise Antalya'da başladı.
Beşiktaş'ın eski kalecilerinden Fikret Yılmaz ile basketbolcu Belgin Yılmaz'ın oğlu Burak, 15 Temmuz 1985'te Antalya'da doğdu.
Sporcu bir aileden gelmesinin etkisiyle futbolla erken yaşlarda tanışan Burak, okul takımında oynadığı dönemde Antalyaspor yetkilileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlı ekibin altyapısına katıldı.
Antalyaspor altyapısında kısa sürede farkını ortaya koyan ve PAF takıma yükselen Burak, yine kırmızı-beyazlı ekiple ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.

Türkiye A takımındaki ilk maçına 29 Ağustos'ta Karşıyaka ile oynanan TFF 1. Lig maçında çıkan Burak, 62. dakikada rakip, 87. dakikada da kendi kalesine gol attı. 
Antalyaspor formasıyla çıktığı 78 maçta 35 gol atan ve takımının Süper Lig'e yükselmesinde de etkili olan Yılmaz, 2006'da dönemin Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana'nın isteğiyle siyah-beyazlı ekibe transfer oldu.
Bir milyon euro karşılığında geldiği İstanbul temsilcisinde bir buçuk sezon boy gösteren Yılmaz, buradaki ilk sezonunda Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.
2007-08 sezonu ara transfer döneminde Filip Holosko karşılığında Koray Avcı ile birlikte Vestel Manisaspor'a transfer edilen Yılmaz, hedeflerinden vazgeçmeyerek burada da adından söz ettirmeyi başardı.
Manisaspor ile ligin ikinci yarısında 16 maça çıkan Burak Yılmaz, 9 gol ve 1 asistle yeniden İstanbul ekiplerinin radarına girdi.
 
Fenerbahçe'de beklentilerin altında kaldı
Sezon sonunda Luis Aragones yönetimindeki Fenerbahçe'ye transfer olan Burak Yılmaz, Fenerbahçe gibi büyük bir camiaya geldiği için gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetmişti:
"Çok mutluyum. Bana güvenen kimseyi mahcup etmeyeceğim. Fenerbahçe'nin kazanacağı kupalarda benim de emeğim olacağı için çok mutluyum. Forma yarışı içinde tabii ki olacağım... Fenerbahçe'nin büyüklüğü tartışılmaz. İlk önce kendimi burada kanıtlamak ve burada forma giydikten sonra burayı tabii ki Avrupa futbolu için bir basamak olarak kullanmak istiyorum... Artık başka bir Burak var..."
Burak Yılmaz'ın büyük umutlarla başlayan Fenerbahçe serüveni, çok da uzun sürmeyecekti. 
2008-09 sezonunda sarı-lacivertli kulüple ilk maçına 30 Temmuz 2008'de oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında MTK Budapeşte karşısında çıkan Yılmaz, sezon boyu sadece 16 maçta süre alabildi.
Fenerbahçe'ye toplamda 2 asistlik katkı sunan Yılmaz'ın yolu bir kez daha İstanbul'dan ayrıldı.
Takip eden sezonda önce Eskişehirspor'a kiralanan Yılmaz, devre arasında Trabzonspor'a Gökhan Ünal+3 milyon 200 bin euro karşılığında bonservisiyle gönderildi.

Şenol Güneş ile hayatı değişti
Beşiktaş ve Fenerbahçe'de istediğini bulamayan Yılmaz, şansını bu kez Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'da deneyecekti.
Trabzon Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki imza töreninde konuşan Burak, bu kez daha temkinli konuşmuştu:
"Trabzonspor'dan yurt dışına gideceğim diye bir şey söylemek istemem. Tek düşüncem Trabzonspor'da başarılı olmak. Trabzonsporlu Burak olmak. Dediğim gibi inşallah 2 buçuk senelik kontratımı bitirir ve uzun yıllar burada oynarım. Tek isteğim Trabzonsporlu Burak olmak..."
2009-10 sezonuna kadar farklı mevkilerde denenen Burak Yılmaz'ın kaderi tam da Trabzonspor'da değişti.
Teknik direktör Şenol Güneş tarafından forvet mevkiine çekilen Yılmaz, bordo-mavili ekipteki ilk maçına ise 15 Şubat 2010'da oynanan Bursaspor maçıyla çıkarken, ilk golünü ise 26 Şubat'taki Antalyaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, Trabzonspor'daki ilk sezonunda 14 maça çıktı, 3 gol üretti. Bu gollerden en trajik olanı ise Bursaspor ile şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe'ye ligin son haftasında oynanan ve şampiyonluğun Anadolu'ya gitmesini sağlayan Kadıköy'deki maçta kaydetti.
 
2010-11'de küllerinden doğdu, 2011-12'de gol kralı oldu
Burak Yılmaz için en önemli sezonlardan biri ise hiç şüphesiz 2010-11 dönemi oldu.
Fenerbahçe ile girişilen şampiyonluk yarışını averajla kaybeden Trabzonspor'da çıktığı 30 Süper Lig maçında 19 gol ve 2 asistlik performans sergileyen Yılmaz, kalitesini ortaya koyarak takımın en önemli isimleri arasında yer aldı.
Şampiyonluğun kaybedilmesinin ardından sonraki sezona daha hırsla hazırlanan Burak Yılmaz, şike iddialarıyla geçen yaz döneminin ardından yeni başlayan 2011-12 sezonuna da golle "merhaba" dedi.
Ligin ilk karşılaşmasında Manisaspor ile karşılaşan Trabzonspor'un tek golünü atan Burak Yılmaz, forma giydiği 30 maçta 32 gol atarak sezonun "gol kralı" unvanını kazandı.

Kariyerinin en başarılı dönemini Galatasaray'da yaşadı
Trabzonspor ile geçen başarılı yıllarından ardından Avrupa kulüplerinin radarına giren Burak Yılmaz, Lokomotiv Moskova'nın sezon başı kampına katılmış ancak bordo-mavili kulüple olan sözleşmesi kullanılarak 5 milyon euro karşılığında Galatasaray'a transfer edilmişti.
Rotasını yeniden İstanbul'a çevrilen ve Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor'un ardından Galatasaray'da da forma giyme şansı yakalayan Burak Yılmaz, Sergen Yalçın'ın kırdığı "Dört Büyükler"de forma giyen tek oyuncu rekoruna ortak olmuştu.
Galatasaray formasıyla ilk maçına Süper Lig'in 2. haftasındaki Beşiktaş maçında giyerken, ilk golünü ise 3. haftada oynanan Bursaspor karşılaşmasında kaydetti.
Burak Yılmaz, futbol kariyerinin en önemli başarılarını da yine en çok formasını giydiği Galatasaray'da yaşadı.
3 buçuk sezon Galatasaray'da oynayan Burak Yılmaz, 141 kez giydiği sarı-kırmızılı formayla 82 gol ve 23 asist üreterek kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçirdi.
Burak Yılmaz, 2012-13 ve 2014-15 sezonlarında Süper Lig; 2012-13, 2013-14 ve 2015-16 sezonlarında TFF Süper Kupa; 2013-14, 2014-15 ve 2015-16 sezonlarında ise Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.
Burak Yılmaz, ayrıca 2012-13 sezonunda Süper Lig'de attığı 24 golle ikinci kez gol kralı unvanını kazandı.

Astronomik bedelle Çin'e gitti
Kariyerinin en parlak dönemlerinden geçen Burak Yılmaz, Galatasaray'da geçirdiği üç buçuk sezonun ardından Çin'in Beijing Guoan ekibinden gelen teklifi geri çevirmeyerek, ilk yurt dışı transferine imza attı.
Süper Lig’de 2015-16 sezonu ikinci yarısının ilk mücadelesi olan Sivasspor karşısında kaçırdığı pozisyonlar nedeniyle taraftarların tepkisini gören Burak Yılmaz, Beijing Guoan'ın bonuslarla birlikte yıllık 8 milyon euroluk teklifini geri çevirmedi.
Galatasaray, Çin ekibinden kazanacağı 8 milyon euro bonservis bedelinin ise yüzde 25'ini sözleşme gereği Trabzonspor ile paylaşacaktı.
Süper Lig'de 2 kez gol krallığı tacını giyen Yılmaz'ın Çin macerası ise yaklaşık 1 buçuk sezon sürdü.
Pekin temsilcisiyle çıktığı 32 maçta 19 gole imza atan Yılmaz, 6 asist yaparak takımına katkı sundu.

2017'de küllerinden doğduğu Trabzonspor'a geri döndü
Tarihler 2 Ağustos 2017'yi gösterdiğinde Burak Yılmaz'ın yeniden Türkiye'ye dönüş yapacağı ve eski kulübü Trabzonspor ile anlaştığı haberleri ajanslarda yer aldı.
Golcü futbolcu, Beijing Guoan ile yollarını ayırmasının ardından bordo-mavililer ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladı.
2017-18 sezonunda Trabzonspor formasıyla 25 maça çıkan Yılmaz, 23 gol ve 4 asistlik performansıyla sezona damga vurdu. 
2018-19 sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sorunlar nedeniyle sahalardan uzak kalan yıldız futbolcu, 7 maçta 5 gol bulabildi. 
Trabzonspor'daki ikinci sezonunda bekleneni veremeyen Burak Yılmaz, ara transfer döneminde bu kez yeniden Beşiktaş'ın yolunu tuttu.
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile Beşiktaş'a transfer olduğunu açıklayan Yılmaz, siyah beyazlı forma için terinin son damlasına kadar mücadele edeceğini söyledi:
"Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileri doğru yaşanır. Ben de hayatı ileri doğru yaşamaya çalışırken hayat beni tekrar gönül verdiğim takımımla buluşturdu. İnanıyorum ki bu yeniden buluşmanın ileride bir gün geriye bakıp anlayacağımız güzel ve anlamlı bir sebebi var. Ben şimdiden bu yeniden buluşmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Benim yeniden Beşiktaş forması giymemi sağlayan başta Şenol hocama ve bana inanan herkese çok teşekkür ederim. Bana olan güvene layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Büyük Beşiktaş taraftarının her bir ferdinin övgüsünü de eleştirisini de saygıyla karşılıyorum. Sadece bilmenizi isterim ki; Beşiktaş formasını giydiğim an itibariyle Beşiktaşlılığın tanımı olan tüm değerlerin ve Beşiktaşlı duruşunun sorumluluğunda olacak ve terimin son damlasına kadar Beşiktaş'ımız için mücadele edeceğim."

Söz konusu dönemde Beşiktaşlı taraftarlar Burak Yılmaz transferini eleştirse de tepkiler yerini zamanla övgüye bıraktı.
Beşiktaş'taki ikinci döneminde gösterdiği performansla takımın galibiyetlerinde başrol oynayan ve siyah-beyazlı camiayı şampiyonluk potasında tutan Yılmaz, forma giydiği 15 maçta 11 gol, 1 asist üreterek taraftarların da gönlünü kazanmayı başardı.
2019-20 sezonuna mutlak şampiyonluk parolasıyla çıkan Beşiktaş'ın en önemli kozları arasında yer alan Burak Yılmaz, siyah-beyazlı ekipteki son sezonunu da etkili performansıyla noktaladı.
Oynadığı 26 maçta attığı 14 gol ve yaptığı 7 asist şampiyonluğu getirmese de Beşiktaşlı taraftarların övgüsünü kazanmaya yetti.

İlk Avrupa deneyimini şampiyonlukla taçlandırdı
Beşiktaş'ta yaşanan ekonomik sorunları gerekçe gösteren ve sözleşme şartları nedeniyle takımına yardımcı olmak isteyen Burak Yılmaz, sezon sonunda alacaklarına karşılık bonservisini alarak Fransa'nın Lille ekibinden gelen transfer teklifini kabul etti.
Türkiye milli futbolcularından Zeki Çelik ve Yusuf Yazıcı'nın ardından Fransız temsilcisindeki üçüncü Türk olan Burak Yılmaz, kalitesini burada da konuşturarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispat etti.
Sezon boyunca Avrupa basınında manşetlere taşınan ve Lille Belediye Başkanı'nın "Böyle giderse heykelini dikeceğiz" dediği Burak Yılmaz, oynadığı 33 maçta 18 gol ve 5 asist üretti.
Burak Yılmaz, Lille'in Paris Saint-Germain, Olympique Lyon, Monaco ve Marsilya gibi dev kulüpleri geride bırakarak 10 yıllık şampiyonluk hasretine son vermesinde en büyük rolü üstlendi.

EURO 2020 finallerinde Türkiye'nin en büyük silahı
Burak Yılmaz, 3 Temmuz 2001'de U17 seviyesinden başladığı Türk milli takım kariyerinde 54 kez alt yaş, 66 kez de Türkiye A Milli olmak üzere toplam 120 kez ay-yıldızlı formayı giydi.
2006’da Fatih Terim tarafından Azerbaycan ile oynanacak hazırlık maçı öncesi aday kadroya davet edilen Burak Yılmaz, Bakü Tevfik Behramov Stadı’ndaki mücadelenin 70. dakikasında oyuna girerek ilk kez A Milli Futbol Takımı formasını terletti.
Yılmaz, ay-yıldızlı formayla ilk golünü ise 3 Haziran 2011'de Belçika karşısında attı.
Türkiye A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar çıktığı 66 maçta 28 kez fileleri havalandıran deneyimli golcü ayrıca 5 asistlik katkı sundu.
Yılmaz, önümüzdeki ay düzenlenecek EURO 2020 finalleri öncesi Türkiye'nin en önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Independent Türkçe



Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
TT

Manchester City hezimetinden sonra Dominik Szoboszlai'den net mesaj

Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)
Szoboszlai, Liverpool'un Manchester City'ye 4-0 yenilerek FA Cup'tan elenmesine tanık oldu (Reuters)

Manchester City karşısında 4-0'lık ağır bir yenilgi alan Liverpool'un FA Cup'tan elenmesinin ardından Dominik Szoboszlai, takımın mücadele ruhundan yoksun olduğunu söyledi.

Orta saha oyuncusu ayrıca, çarşamba günü Şampiyonlar Ligi'nde Paris Saint-Germain'le karşılaşacakları maçta yine yeterince iştahlı oynamazlarsa sezonlarının kötü bitebileceği konusunda uyardı.

Menajer Arne Slot, bu sonucun "inanılmaz bir hayal kırıklığı" olduğunu söyledi ve Etihad Stadyumu'nda devre arası öncesi ve sonrasında 18 dakikalık bir süre zarfında 4 gol yiyen Liverpool'un savunmasını eleştirdi. Erling Haaland hat-trick yaparken, Antoine Semenyo da City'nin diğer golünü kaydetti ve City 8. kez üst üste FA Cup yarı finaline ulaştı.

Szoboszlai, TNT Sports'a şöyle konuştu:

Mücadele ruhu eksikti. Zihniyet olması gerektiği gibi değildi. Dürüst olmak gerekirse, hiçbirimiz sahada elimizden gelenin en iyisini yapmadık. Zor bir dönemden geçiyoruz ama dağılmamalıyız. Çarşamba günü bir şansımız daha var ama bu sezonun böyle bitmesini istemediğimizi unutmamalıyız. Pozisyonlar bulduk ama değerlendiremedik, kolay bir penaltı yaptırdık. 4-0 kaybettik. Bu kadar gol yiyemeyiz. Dürüst olmak gerekirse söyleyecek söz bulmak zor. Bu maçı kazanmayı çok istiyorduk. City'de 4-0 kaybettik ve daha iyisi olabilirdi.

Slot ise şunları söyledi:

Bu inanılmaz bir hayal kırıklığı. 4 gol yediğimiz 20 dakika bizim standartlarımızın altındaydı. PSG veya Manchester City gibi bu seviyedeki takımlara karşı oynarken, 4 gol yediğimiz 20 dakikada yaptığımızdan daha iyi savunma yapmamız gerekiyor. İki kez taçtan gol yedik. İkinci gol, bu sezonun başlarında burada yediğimiz gole benziyordu. Ve Manchester City'yle oynarken ikinci kez devre arasından hemen önce gol yedik. İkinci yarının başındaki 10 dakika mücadele ruhu kesinlikle yoktu. Sonrasındaysa, her iki takımın da 4-0'ı kabullendiği bir maç oldu. Ama o 10-15 dakikada, mücadele ruhu, sadece ikili mücadeleyi kazanma isteği, ilk orada olma arzusu, pas, orta veya bitirici vuruşlarda zorluk çıkarma isteğimiz yoktu. Bunu çarşamba günü kesinlikle daha iyi yapmak zorundayız.

Independent Türkçe


UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
TT

UFC'de Dövüş Gecesi: Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev buraya nasıl geldi?

Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)
Yakhyaev aynı ivmeyle devam ederse, hafif ağırsıklette kısa sürede üst sıralara çıkması kimseyi şaşırtmaz (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC'de Türkiye'yi temsil eden Abdul Rakhman Yakhyaev'i inceliyoruz.

UFC'de bazı dövüşçüler yavaş yavaş yükselir, bazılarıysa kapıyı tekmeyle açar. Abdul Rakhman Yakhyaev ikinci gruba giriyor. Hafif ağırsıklette alışılmışın dışında bir hızla zirveye yürüyen genç dövüşçü, daha kariyerinin başında olmasına rağmen şimdiden dikkatleri üzerine çekiyor.

Çeçenistan doğumlu, Türkiye adına dövüşen Yakhyaev'in hikayesi klasik bir "gelecek vaat eden dövüşçü" anlatısından farklı ilerliyor. Çünkü o sadece potansiyel göstermiyor, bunu çok kısa sürede sonuçlara çeviriyor.

8 maçlık yenilgisiz kariyeri, büyük sahnede gelen hızlı bitirişler ve UFC istatistiklerine giren performanslar, onu bir anda radarın merkezine taşıyor.

2001 doğumlu dövüşçü, 1.88 boyunda ve hafif ağırsıklette mücadele ediyor. "Avcı" lakabını taşıyor ve Almanya'daki MMA Nürnberg ekibiyle çalışıyor.

UFC'ye gelmeden önce hem Khan Fight hem de ARES FC organizasyonlarında kemer kazandı. Asıl sıçramayıysa Dana White's Contender Series'te yaptı. Alik Lorenz'i yaklaşık 30 saniyede nakavt etti ve tek gecede UFC kontratını kaptı.

UFC kariyeri de aynı hızla başladı. 22 Kasım 2025'te Rafael Cerqueira'yı sadece 33 saniyede pes ettirdi Bu performans, hafif ağırsıklet tarihinin en hızlı pes ettirmesi olarak kayıtlara geçti.

Toplam kariyerine bakıldığında 8 galibiyetin 7'si bitirişle geliyor ve bunların büyük kısmı ilk rauntta.

Yakhyaev'in asıl "ben geldim" dediği an Contender Series sahnesi oluyor.

UFC CEO'su Dana White, Yakhyaev'in performansı karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor ve kontrat açıklamasında Yakhyaev için "Onu UFC'de görmek için sabırsızlanıyorum" sözlerini kullanıyor.

Bu an, onun kariyerinde bir kırılma noktası oluyor.

Bir dövüşçünün UFC kariyerine nasıl başladığı çok şey anlatır. Yakhyaev için bu süre sadece 33 saniye.

Rafael Cerqueira karşısında maça çok agresif giriyor. İlk saniyelerde dönen tekme deniyor, ardından kombinasyonlarla rakibini sarsıyor. Yüksek tekmeyle Cerqueira'yı yere düşürüyor.

Devamında yere alınan rakip bu kez pes ettirilme tehdidiyle karşılaşıyor. Boyun kilidi kapanıyor ve maç kısa sürede bitiyor.

Maçtan sonra Michael Bisping'e verdiği röportajda Yakhyaev, planının baştan beri bu olduğunu söyledi.

Contender Series'le birlikte düşünüldüğünde, UFC platformunda geçirdiği toplam süre sadece 63 saniye. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük etki bırakmak nadir görülen bir durum.

Yakhyaev'in kariyeri tek bir coğrafyaya bağlı kalmıyor. Çeçenistan, Türkiye ve Almanya arasında şekillenen bir gelişim süreci var. Avrupa'daki farklı organizasyonlarda dövüşerek hem deneyim kazanıyor hem de stilini oturtuyor.

Bu yüzden kafese çıktığında plansız değil, sistemli bir dövüş ortaya koyuyor.

"Avcı", rastgele seçilmiş bir lakap değil. Yakhyaev bunu basit bir şekilde açıklıyor: Kemerleri avlamak istiyor.

Bu bakış açısı dövüş stiline de yansıyor.

Ayakta baskıyla başlıyor, mesafeyi hızlı kapatıyor. İlk fırsatta rakibini yere indiriyor. Sonrası kontrol ve bitiriş.

İstatistikler de bunu doğruluyor. 8 galibiyetin 4'ü pes ettirme, 3'ü nakavt. 6 maç ilk rauntta bitiyor, üçüyse 1 dakikanın altında tamamlanıyor.

Yani rakiplerine adapte olma şansı tanımıyor.

Profesyonel kariyerine 2021'de başlayan Yakhyaev, ACA Young Eagles'ta iki galibiyet alıyor.

Khan Fight organizasyonunda Nikolay Kovalenko'yu 5 raunt sonunda yenerek kemeri kazanıyor. Bu maç, onun sadece hızlı bitiren değil, gerektiğinde uzun dövüşebilen bir isim olduğunu gösteriyor.

2024'te ARES FC sahnesinde Paulin Begai'yi pes ettirip kemeri alıyor, ardından Jacky Jeanne'i yine pes ettirerek kemerini koruyor.

Bu süreç, UFC'ye çağrılmasının temelini oluşturuyor.

Yakhyaev şimdi kariyerinin ilk ciddi sınavlarından birine çıkıyor.

4 Nisan 2026'da Las Vegas'taki UFC Apex'te Brendson Ribeiro'yla karşı karşıya geliyor.

Ribeiro, Contender Series'ten gelen bir başka isim ve UFC'de daha fazla maç tecrübesine sahip. Caio Machado ve Diyar Nurgozhay karşısında aldığı galibiyetlerle dikkat çekiyor.

Bu eşleşme, Yakhyaev'in gerçek seviyesini ölçmek için önemli bir test.

Artık soru şu: Hızlı bitirişler devam edecek mi, yoksa ilk kez uzun bir savaş mı izleyeceğiz?

S Sport'tan yayımlanan UFC Dövüş Gecesi'nde Yakhyaev'in de bulunduğu ana kart dövüşleri 5 Nisan sabahı 03.00'te başlayacak.

Kaynaklar, UFC, Fightomic, ESPN


Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
TT

Taraftarların yüzde 75'i VAR'ı istemiyor

Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)
Büyük futbol liglerinden üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olduğunu söylüyor (AFP)

Futbol Taraftarları Derneği'nin (FSA) yeni anketine göre taraftarların yüzde 75'inden fazlası futbolda VAR kullanımına karşı ve yüzde 90'dan fazlası, Premier Lig'de 2019 - 2020 sezonunda kullanılmaya başlanmasından bu yana maç izleme deneyimini kötüleştirdiğini düşünüyor. Yetkililer için daha da önemlisi, taraftarlar sistemdeki çeşitli değişikliklerin aslında kayda değer bir iyileşme getirmediği görüşünde.

Ülkenin en büyük taraftar grubu olan FSA, 7 bin 981 taraftarla anket yaptı. Öne çıkan bulgulara ek olarak, katılımcıların yüzde 85'ten fazlası VAR'ın futbolu daha az keyifli hale getirdiğini ve yüzde 75'ten fazlası stadyumda kullanım nedenlerinin hâlâ net olmadığını düşünüyor.

FSA, bulguları Premier Lig ve Profesyonel Maç Hakemleri Limited Şirketi'yle (PGMO) görüşmeyi umuyor.

Taraftar grubunun Premier Lig ağ yöneticisi Thomas Concannon şunları söyledi:

Bu bulgular, taraftarların VAR'ın uygulamaya konmasına dair endişelerini dile getirdiği, FSA'nın 2021'deki önceki anketini destekliyor. Büyük çoğunluk 5 yıl sonra da aynı endişeleri dile getiriyor; gol kutlamalarındaki spontanlığın kaybı ve genel olarak maç izleme deneyiminin kötüleşmesi. Anket sonuçlarını Premier Lig ve PGMO'yla paylaştık ve bulguları onlarla görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

Taraftarlar arasında uzun süredir devam eden hayal kırıklığına rağmen neredeyse tüm büyük futbol kuruluşlarındaki üst düzey kaynaklar, VAR'ın kalıcı olacağında ısrar ediyor. Doğruluktaki iyileşme düşünüldüğünde, faydalarının olumsuzluklara ağır bastığına inanıyorlar ancak mevcut sorunları kademeli olarak ele almayı planlıyorlar.

Anketin diğer dikkat çekici sonuçları arasında, taraftarların yüzde 50'den fazlası golle sonuçlanan ofsayt kararlarının yeniden incelenmesinden vazgeçilmesini isterken, yüzde 60'tan fazlası gol öncesindeki faul veya elle oynama kararlarının yeniden incelenmesinin sonlandırılmasını tercih ediyor.

Taraftarların biraz daha büyük bir kısmı (yüzde 47'ye karşı yüzde 43), VAR'da değişiklik yapılacaksa bir tür itiraz sisteminin getirilmesini tercih ediyor.

Independent Türkçe