Ahmedinejad, Cihangiri ve Laricani'n Cumhurbaşkanlık adaylıkları reddedildi

Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı aday belgelerini sundu (EPA)
Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı aday belgelerini sundu (EPA)
TT

Ahmedinejad, Cihangiri ve Laricani'n Cumhurbaşkanlık adaylıkları reddedildi

Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı aday belgelerini sundu (EPA)
Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı aday belgelerini sundu (EPA)

İran Anayasayı Koruyucular Konseyi (Şurayi Nigehbani Kanuni Esasi) eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri ve eski meclis başkanı Ali Laricani'nin cumhurbaşkanı adaylığını iptal etti.
İran'ın yarı resmi ajansı Fars'a göre Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) Ahmedinejad, Laricani ve Cihangiri'nin yanı sıra reformist aday Mustafa Taczade'nin de cumhurbaşkanlığı adaylığını veto etti.
Şarku’l Avsat’ın İran Devrim Muhafızları’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığı habere göre DMO’nun hazırladığı raporda, adayların seçimlere uygunluğunun belirlendiği sürenin sona erdiği ve nihai aday listesinin İran İçişleri Bakanlığı Seçim Komisyonu’na gönderildiği belirtildi.
İran basınında yer alan haberlerde, eski Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) generallerinden biri olan DMTK Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, Dış İlişkiler için Stratejik Komite üyesi Said Celili, Meclis Araştırma Merkezi Başkanı Alireza Zakani ve Meclis Başkanı Yardımcısı Emir Hüseyin Gazizade’nin cumhurbaşkanlığı adaylıklarının onaylandığı açıklandı.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Hemmati ve eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin yardımcısı Muhsin Mehralizadeh de adaylar arasında.
Fars, “Nihai sonuçlar Muhafız Konseyi’nin adayların uygunluklarını, dosyalarını, geçmişlerini ve konumlarını incelediğini ve menfaat uğruna yasaların çiğnenmediğini gösterdi” dedi.
Fars'ın haberine göre muhafazakar adaylardan Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ve Said Celili'nin adaylığı ise onaylandı.
Adaylığı onaylananlar arasında Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti'nin de olduğu kaydedildi.
Öte yandan İran rejim lideri Ali Hamaney'in askeri danışmanı ve Hasan Ruhani'nin birinci hükümetinde Savunma Bakanlığı da yapan Hüseyin Dehkan ile eski İran Petrol Bakanı Rüstem Kasımi muhafazakar aday İbrahim Reisi lehine adaylıktan çekildi.



Çin, drone'ları havada şarj eden sistemi tanıttı

Çin yapımı bir insansız hava aracı, askeri geçit töreninde (AFP/Arşiv)
Çin yapımı bir insansız hava aracı, askeri geçit töreninde (AFP/Arşiv)
TT

Çin, drone'ları havada şarj eden sistemi tanıttı

Çin yapımı bir insansız hava aracı, askeri geçit töreninde (AFP/Arşiv)
Çin yapımı bir insansız hava aracı, askeri geçit töreninde (AFP/Arşiv)

Çinli bilim insanları, drone'ları havada mikrodalgayla şarj etmek için özel bir enerji iletim platformu geliştirdi. Bu, bir gün insansız hava araçlarının süresiz uçmasına yol açabilecek bir prototip tasarım.

Çin'in Xidian Üniversitesi'nden araştırmacılar, platformun drone'ları fırlatabilen ve onların operasyonel menzilini uzatabilen kara tabanlı bir araca dönüştürülmesini öngörüyor.

Bilim insanlarının yürüttüğü testler, otomobile monte edilen sistemin sabit kanatlı drone'ları 15 metre yükseklikte 3 saatten biraz fazla havada tutabildiğini gösterdi.

Araca monte edilen enerji iletim sistemi, hem drone hem de şarj platformu hareket halindeyken, enerjiyi hava aracının altındaki anten dizisine iletmek için mikrodalga yayıcı kullandı.

Ancak araştırmacılar, Aeronautical Science & Technology adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, mikrodalga yayıcıyla drone arasındaki hizalamayı korumanın zor olduğunu belirtti.

Bu, GPS konumlandırma ve drone içi uçuş kontrol sistemleri arasında yakın bir koordinasyon gerektiriyordu.

Bilim insanları, ışınlanan enerjinin yalnızca yaklaşık yüzde 3 ila 5'inin drone'a ulaştığını ve mikrodalga enerjisinin büyük çoğunluğunun boşa gittiğini belirterek, sistemin hâlâ başlangıç ​​aşamasında olduğunu kaydetti.

Sonuç olarak drone tarafından alınan enerji, rüzgar ve konumlandırma hataları nedeniyle de dalgalanma gösterdi.

Ekibe, anten yapıları ve mikrodalga tabanlı kablosuz enerji iletimi araştırmalarında uzman olan Xidian Üniversitesi profesörü Song Liwei liderlik etti.

Son yıllarda ortamdaki ve yönlendirilmiş elektromanyetik enerjiyi kullanılabilir doğrudan elektrik enerjisine dönüştürme kavramı, araştırma prototip aşamasından standartlaştırılmaya hazır bir teknolojiye dönüşüyor.

Geçen yıl ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), lazer ışınıyla 8,6 km'lik bir mesafeye 30 saniyeden fazla süre boyunca 800 vat güç ileterek enerji aktarımında yeni bir rekor kırmıştı.

Sistemin verimliliği yalnızca yaklaşık yüzde 20 olsa da DARPA, teknoloji daha düşük maliyetli hale geldikçe iyileştirmelerin mümkün olduğunu belirtti.

Devam eden bir ABD savunma projesi, neredeyse anlık enerji iletimi için bir "kablosuz enerji ağı" geliştirmeyi hedefliyor.

Son Çin çalışmasından farklı olarak DARPA tasarımı, yerdeki bir lazerin havadaki birden fazla düğümden geçerek tekrar yerdeki bir alıcıya inmesini sağlayarak uzun mesafeli güç iletimi gerçekleştirmeyi umuyor.

ABD ajansı, bu ağın drone filoları için sınırsız menzil veya dayanıklılık sağlamasını umuyor.

Independent Türkçe


Obama çiftinin prodüksiyon şirketinin akıbeti belli oldu

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Obama çiftinin prodüksiyon şirketinin akıbeti belli oldu

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Barack Obama, kendisi ve eşi Michelle'in yapım şirketi Higher Ground'un Netflix'le 8 yıllık işbirliğinin ardından geleceğini dair konuştu.

Eski ABD Başkanı ve First Lady, şirketi 2018'de kurmuş ve yayın platformuyla anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşma daha sonra 2024'te tüm film ve televizyon projelerini kapsayan çok yıllık bir ilk bakış anlaşmasına dönüştürülmüştü. Bu süre zarfında Higher Ground, Julia Roberts ve Ethan Hawke'ın başrollerini paylaştığı 2023 yapımı kıyamet temalı gerilim filmi Dünyayı Ardında Bırak (Leave the World Behind) da dahil birçok filme imza attı.

Ancak Netflix'le olan anlaşmanın sona ermesiyle birlikte 64 yaşındaki Barack, daha bağımsız bir yapıya geçmeyi planladıklarını söyledi.

The Hollywood Reporter'a göre, cumartesi günü Philadelphia'da düzenlenen bir medya, spor ve eğlence etkinliğinde konuşan siyasetçi, kendisi ve Michelle'in Netflix'le yaptıkları başlangıç için "çok minnettar" olduklarını belirterek, artık "çeşitli stüdyolarla çalışabilecekleri daha bağımsız bir [şirkete] geçiş sürecinde olduklarını" ekledi.

Higher Ground, Oscar'a aday gösterilen Rustin, American Symphony ve Crip Camp filmlerinin yanı sıra Oscar ve Emmy ödüllü belgesel American Factory'nin de yapımcılığını üstlendi. Diğer önemli yapımları arasında mini dizi Bodkin, NBA belgesel dizisi Starting Five ve Kevin Hart'ın başrolünde yer aldığı 2021 yapımı aile komedisi Bir Eksik (Fatherhood) var.

Son zamanlarda Higher Ground, film ve televizyonun ötesine geçerek faaliyet alanını genişletti. Geçen ay Obama çifti, Pulitzer ödüllü oyun Proof'un Broadway'deki yeni sahnelenişine ortak yapımcı olarak dahil oldu. 16 Nisan'da sahnelenmeye başlayan oyunda Ayo Edebiri, Don Cheadle, Pachinko'dan Jin Ha ve Orange Is the New Black yıldızı Samira Wiley rol alıyor. 16 haftalık gösterim, Tony ödüllü Thomas Kail tarafından yönetiliyor ve Kail, Mike Bosner ve Obamalarla birlikte yapımcılığı da üstleniyor.

Obama çifti daha önceki bir açıklamalarında "Bu dönüm noktası niteliğindeki oyunu Ayo, Don ve Tommy'yle ve Mike'ın öncülüğünde Broadway'e geri getirmek olağanüstü bir ayrıcalık ve bu yapımın bir parçası olmaktan daha fazla gurur duyamazdık" demişti.

Proof, Higher Ground'un desteklemek için kurulduğu türden bir hikaye; deha, şüphe ve en çok sevdiklerimizden bize kalanlar hakkında derin sorular soran bir oyun.

Higher Ground ayrıca podcast alanına da açılarak IMO with Michelle Obama and Craig Robinson, Talk Easy with Sam Fragoso ve Audible Originals yapımları olan The Wonder of Stevie ve Fela Kuti: Fear No Man gibi programların yapımını üstlendi.

Toplamda şirket, üç Akademi Ödülü adaylığı, 12 adaylıktan 6 Emmy ve üç adaylıktan iki Grammy kazandı.

Independent Türkçe


Japonya’nın silah ihracatı kararı tartışma yarattı: “Neo-militarizme direnmeliyiz”

Sanae Takaiçi yönetimi aralıkta savunma bütçesini de artırmıştı (Reuters)
Sanae Takaiçi yönetimi aralıkta savunma bütçesini de artırmıştı (Reuters)
TT

Japonya’nın silah ihracatı kararı tartışma yarattı: “Neo-militarizme direnmeliyiz”

Sanae Takaiçi yönetimi aralıkta savunma bütçesini de artırmıştı (Reuters)
Sanae Takaiçi yönetimi aralıkta savunma bütçesini de artırmıştı (Reuters)

Japonya'nın ölümcül silah ve savunma ekipmanlarının yabancı ülkelere satışı üzerindeki kısıtlamaları esnetmesi tartışma yarattı.

Ülkenin II. Dünya Savaşı sonrasında aldığı kararla yabancı ülkelere askeri teçhizat satışı arama kurtarma, nakliye, uyarı, gözetim ve mayın temizleme şeklinde 5 muharebe dışı kategoriyle sınırlıydı.

Ancak Kabine ve Ulusal Güvenlik Konseyi'nin bugünkü kararıyla bu sınırlamalar kaldırıldı.

Yeni düzenleme kapsamında savunma teçhizatı "silah" ve "silah dışı" şeklinde sınıflandırıyor.

Radar sistemleri gibi "silah dışı" ekipmanın ihracatına yönelik sınırlama kaldırılırken, füze gibi "silah" kategorisindeki ekipmanın Japonya'yla savunma anlaşması yapan ülkelere satışına izin veriliyor.

Diğer yandan çatışma halindeki ülkelere silah ihracatı yasağı devam ediyor. Fakat yönetimin ulusal güvenliğin tehlikede olduğunu düşündüğü "istisnai durumlarda" bu satışların gerçekleştirilmesinin de önü açıldı.

Japon haber ajansı Kyodo'nun analizinde, bu adımın "II. Dünya Savaşı'ndaki yenilgisinden bu yana Anayasası uyarınca kendisini ‘barış yanlısı bir ulus' şeklinde tanıtan bir ülke için savunma politikasında önemli bir dönüşüm anlamına geldiği" ifade ediliyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımında, "artık hiçbir ülkenin huzurunu ve güvenliğini tek başına koruyamayacağını" vurguladı.

Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru da ülkesinin "barışsever bir ulus olarak temel ilkelerine bağlı kalacağını" söyledi.

CNN'in analizinde, Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaşların Amerikan silah üretimi üzerinde baskı yarattığına ve ABD'nin müttefiklerinin Japon savunma sanayisine yönelebileceğine dikkat çekiliyor.

İran savaşı nedeniyle Amerikan ordusunun Asya'daki bazı birliklerini Ortadoğu'ya transfer etmesi de bölgedeki ülkeleri endişelendirmişti.

New York Times'ın görüş aldığı Tokyo'daki Keio Üniversitesi'nden Michito Tsuruoka şunları söylüyor:

ABD'nin küresel düzenin koruyucusu olduğu düşüncesinin bir tür yanılsama olduğu ortaya çıktı ve bu çok rahatsız edici bir gerçeklik. Artık Japonya, kendi güvenlik ve savunması için uygulanabilir alternatifler bulmak amacıyla acele ediyor.

Diğer yandan Japonya'nın bu hamlesi Çin'den tepki çekti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun "Japonya'nın net planlar ve somut adımlarla yeniden silahlanma sürecini hızlandırdığını" vurguladı.

Uluslararası topluma, "Japonya'nın neo-militarizminin pervasız hamlelerine kararlılıkla direnme" çağrısında bulundu.

Japonya'da ihracat kısıtlamalarının gevşetilmesine yönelik görüşmelere tepki gösteren protestocular da 19 Nisan'da Meclis binası önünde protesto düzenlemişti. Eylemciler, "Savaşa hayır!" yazılı pankartlar açmıştı.

Avustralya ve Japonya, 7 milyar dolarlık savaş gemisi anlaşmasını yürürlüğe koyan sözleşmeyi de 18 Nisan'da imzalamıştı. Bu kapsamda Japon devi Mitsubishi, Avustralya donanması için 11 adet fırkateyn üretecek.

Ayrıca Sanae Takaiçi yönetimi, Güney Çin Denizi'nde Pekin'le deniz sınırları hakkında anlaşmazlık yaşayan Filipinler'e de fırkateyn ihraç etmeyi değerlendiriyor.

Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro, Japonya'nın ihracat kurallarında yaptığı değişikliği memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bunun "caydırıcılık yoluyla bölgesel istikrara katkıda bulunacağını" savundu.

Independent Türkçe, Kyodo, New York Times, CNN, Reuters, Global Times